Şefaat Kaç Kısma Ayrılır

Şefaat Kaç Kısma Ayrılır

Şefâat İki Kısma Ayrılır

1-Günahlarından dolayı Cehennem’e girmeye müstahak oldukları halde Cehenneme girmekten kurtulmak için kendilerine şefâat edilen günahkâr Müslümanlar.

2- Cehennem’e girdikten sonra müstahâk oldukları süre dolmadan Cehennem’den çıkarılmaları için kendilerine şefâat edilen günahkâr Müslümanlar

Allâh-u Teâlâ Peygamberlerin, Meleklerin, şehitlerin ve ilmiyle amel eden âlimlerin sadece Müslümanlara şefâat etmelerine izin verir ve şefâatlerini kabul eder. Muttaki Mü’minlerin ise şefâate ihtiyaçları yoktur.

Ey Müslüman Kardeşim!

Kim Allâh’ın Peygamberlerinden herhangi birinin Kıyâmet gününde bir kâfire şefâat edeceğine îtikad ederse küfre girer, çünkü Kur’ân’ı yalanlamış olur. Aynı şekilde Allâh-u Teâlâ’nın Kıyâmet gününde bazı Müslümanlara merhamet ettiği gibi kâfirlere de merhamet edeceğine îtikad ederse dinden olur. Çünkü Allâh-u Teâlâ Âhiret’te merhametinin sadece Müslümanlara has olacağını bize bildirdi.

En Büyük Şefâat

Şefâat-i Uzme, yani en büyük şefâat, Peygamber Efendimiz Muhammed’e ﷺ has kılınmıştır.

İmâm Buhârî ve İmâm Muslim’in rivâyet ettikleri bir Hadîs-i Şerîf’te Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyuruyor: “Kıyâmet günü olduğunda insanlar birbirlerine karışırlar. Her ümmetten bazı günahkâr Müslümanlar toplanıp Âdem (Peygamber)’e giderek ‘Bize şefâat et’ derler. Âdem (Peygamber) ‘Ben bu şefâatin sahibi değilim, İbrâhîm (Peygamber)’e gidiniz’ der. Onlar da İbrâhîm (Peygamber)’e gidip ondan şefâat isterler. O da ‘Ben bu şefâatin sahibi değilim, Mûsâ (Peygamber)’e gidiniz’ der. Onlar da Musâ (Peygamber)’e gider ondan şefâat isterler. O da ‘Ben bu şefâatin sahibi değilim, Îsâ (Peygamber)’e gidiniz’ der. Onlar da Îsâ (Peygamber)’e gidip ondan şefâat isterler. O da ‘Ben bu şefâatin sahibi değilim, Muhammed (Peygamber)’e gidiniz’ der. Onlar da Efendimiz Muhammed’e gidip ondan şefâat isterler. Peygamber Efendimiz Muhammed ‘Ben yaparım’ der. Hemen secdeye kapanıp Allâh’a dua ederim. O zaman bana şöyle denir; ‘(Yâ Muhammed) başını kaldır iste sana verilsin, şefâat et şefâatin kabul olunsun ve söyle, sen işitilensin.’  Ben de ümmetim ümmetim diyeceğim.”

Bu hadîste geçen Peygamber Efendimiz’in “ben yaparım” demesi büyük şefâat hakkındadır. Çünkü her Peygamber sadece kendi ümmetinden olan günahkâr Müslümanlar’a dua eder. Ama bu hadîste toplanan grupta her ümmetten insanlar olduğu için bu şefâat yetkisi sadece Peygamber Efendimize verilmiştir. Bundan dolayı diğer Peygamberler ben yapamam demiştir. Hâşâ bazıların iddia ettikleri gibi “Âdem Cennet’teyken ağaçtan yediği için” veya “İbrâhîm (hâşâ) yalan söylediği için” veyahut ”Mûsâ adamı öldürdüğü için onların durumu ne olacak diye belli olmadığı için şefâat edemezler.” anlamında değildir. Muhakkak ki Peygamberler şüphesiz Cennetliktir. Bütün Peygamberler bunu çok iyi biliyorlar. Nasıl olur da bizim hâlimiz ne olacak diye şüphe edecekler? Buradaki mesele şudur; her Peygamber kendi
ümmetinden olan günahkâr Müslümanlara şefâat eder. Burada toplanan grup her ümmetten olduğu için bu şefâat yetkisi sadece Peygamber Efendimiz’e verilmiştir.

Allâh’ım!

Senden bizlere merhamet ve mağfiret etmeni diliyoruz. Kalplerimizi iman üzerine sâbit kıl ve Peygamber Efendimiz’in bizlere şefâat etmesini nasip eyle. Bizleri  “Lâ İlâhe İllallâh Muhammedun Rasûlullâh” kelimesi üzerinde vefat edenlerden eyle.

Şefaat Kaç Kısma Ayrılır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön
Exit mobile version