Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Sohbet & Muhabbet Bölümü
> Sohbet & Muhabbet
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 10-21-2007   #1
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2007
Mesaj: 1,220
İtibar
Tecrübe Puanı: 13
Rep Puanı : 914
Rep Derecesi :
Efdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkem
Efdal RSS Feed
Standart Kendinle Tanışmak



Sahiden, kendi kendinizle konuştunuz hiç? Ipıssız bir gecenin yapayalnızlığında dinlediniz mi içinizi, ne diyor? Herkes herkesle birlikte, siz ise kimsesizlikte Bir dayalı sandalyesine oturtup kendinizi, hesaba çektiniz mi bir savcı tavrıyla? Geçirdiniz mi bütün bir ömrü, muhasebenin hassas imbiğinden? Süzdünüz mü hayatınızın üsaresini kışırından? Sonra elediniz mi kof edebiyatı, içli sözlerinizden? Tutabildiniz mi ihlasın şefaat elini, amellerin mahşerinde? Nasıl, ümit var mı? Bulabiliyor musunuz amel defterinizde cenneti gösteren bir işaret? Ne dersiniz? Yoksa kendinizi mi aldatıyorsunuz ‘desinler’e kurban kulluğunuza bakarak?! Birbirine düşman düşüncelerin beyninizi kıymık kıymık kemirmesi karşısında, hafakan gelgitlerini yaşadınız mı iki dünya arasında, bazen de olsa? Bir lahza sükut içre yakalayıp kendinizi, kulak verdiniz mi son sözüne kadar, neler söylüyor? Münakaşa yaptınız mı yer yer, arzuları, idealleri hakkında? “Gel ey şu kadar yılı iç içe geçirdiğimiz dost! Söyle, nedir şu ağlatan ahüzarın? Nedendir bu denlü etkar ü efganın? Bunca heves ve iştiha da neyin nesi?!” diyerek

Derinliğin olduğu yerde, kaynama olur böyle Ve her kabir suali de ucu “ahfa’ya açılan helezonik bir girdapla burgular durur, derin insanların ruhunu Günahların kalbe bir gaflet perdesi germesine ve aynasını da ise-pasa boğmasına rağmen, delip atar her türlü maniayı, bu mahşer korkusu!

Evet, söz dinlemez, irade tanımaz duygularınızı, böyle ezici bir hesap cenderesinde ayarlayabilirsiniz sırat-ı müstakime İfrattan aşağı, tefritten yukarı vasat

Kendinizle barışacaksınız önce Anlatacaksınız, anlatacaksınız melekutiyete dönük kürsünüzde Susan dilinize mukabil hiç susmayacak diliniz İkna edinceye dek veya ilzam

Olmadı, tutacaksın yakasından; vuracaksın, vuracaksın İndireceksin toprağa, geçireceksin mezarlığa Silkeceksin üzerinden sarhoşluğu, sarsacaksın ta ayılıncaya kadar, Münker-Nekir sayhasıyla Yuyup paklayacaksın ahirzaman çehreni nasuhi gözyaşlarınla, kendin olacaksın Sütbeyaz benliğine kavuşmak için, buğu evinde tedaviye alacaksın Göynükleri kesip atacaksın bıçak gibi, ameliyat masasında Bir yaka-paça olmadır gidecek Zinhar! Pes etmeyeceksin!

Ve kat’iyen bileceksin ki, senin hakkından yine ancak sen gelebilirsin Yoksa bir Nebi veya Mehdi zuhur edip, nefsinin boynuna bir bukağı geçirip, zimamını da senin eline verecek değil Bilakis sen tutacak, sen binecek ve sen koşturacaksın, inayet-i İlahi dizginiyle

Ne istiyorsun, güç-kuvvet mi? Unutma ki, imanın gücü ve iradenin dirayeti, her türlü havailiği ve şeytaniliği ters yüz etmeye fazlasıyla kafidir Aradığın kurtarıcı pazu, ruhunun derinliklerinde gizlidir Açığa çıkar ve kullan!

Mükemmel insan, en başta iç kutuplaşmalarından sıyrılır; sadece iyiliği düşünür ve yapar Nasıl mı?

Kendinle tanışacaksın evvela Halvetleşeceksin atomlarına kadar sonra Anlatacaksın; dinleyeceksin Dinleyeceksin; anlatacak, mafihaya kilitli odalarda Sendeki “İkinci senle” anlaşıp kaynaşacaksın Onu da eriteceksin dostluk (hillet) potanda Ahiret kardeşi olacaklar tertemiz ruhunla Hakikatın sılasına teslim edeceksin onu Ta bamteline dokunduracaksın mızrabını; onikiden vuracaksın Ve konuşacaksın hiç durmaksızın kendi kendinle “Bu adam deli midir nedir?” diyecekler belki, ama sen hiç kesmeyeceksin Öyle nafiz kelimeler, öyle ateşin cümleler, öyle kor ifadeler döktüreceksin ki ta ahfana oturacak, çöreklenecek oraya Bir niyet gibi mayalaşarak özleşecek Ve sen bu mahkeme kazanın- da pişerek, musaffa kul kıv----- kavuşacaksın Bir daha da asla üşümeyeceksin

Sus ve içini dinle; bugüne dek hangi fiillerinde hangi sesin emrine boyun eğdiğini derkedeceksin “Bir” ile şerrin menba farkını öğreneceksin; ya berhüdar olacaksın veya bedbaht Ama sonuçta kendine geleceksin

Bir hoştur murakabenin irfan çiçekleriyle bezenmiş balözü yamaçları Oralarda tersine döner kıstaslar, görüntü değiştirir aynalar, kırılır gider bakış açılarının kısırlığı ve asli berraklığına yücelir tüm çizgiler Bütünüyle hayat sürprizleşir Oyuncular, yerlerini gerçeklere, vekiller de asıllara terkederler Mesela coşkun bir sevinçle kahkahalara boğulduğunuzda, hemen dahili aleminize yönelin ve muhasebeye çekilin Göreceksiniz k bu kadar gülmek yersizmiş! Veya eriten bir acıyla ızdırap içinde beklediğinizde yine ona koşun, dışa sürgülü dünyanıza ve konuşun kendinizle Göreceksiniz ki, o dem; bu denli üzüntüye değmezmiş! Veya herhangi bir şeyi hırsla arzuladığınızda, yine öyle peşinden koşturulacak kadar kıymetli olmadığını idrak edeceksiniz

“Kendini dinlemek ve nefsine dinletmek” ten bahsediyorum Lakin kendini dinlemeyenler bilemezler bunu Sekine sağnağı altında sırılsıklam içe bakışı tatmamış olanlar bunu kavrayamazlar ki!

Yine sana dönüyorum, kargaşa asrı nın bezgin çocuğu!

Yalnızlık ahtapotu sardığı zaman dört bir yanından; Rahman’a sığın, O’na koş İçini dök huzurunda, seni hiç terketmeyen vefadar bir yaran bulacaksın, yine kendi sinende Bir daha irkilecek ve hıçkırıklar boğazında boğumlanarak, kurbiyetin haşyetinden Ya da itmi’ nanın şevkinden Zaten vurulacaksın o dakikada yüreğinden Sevgiliye, mavera seccadesinde Dost busesiyle öpülmüşçesine

Evet Kendinizle baş başa buluşmayı başardığınızda, billur vicdanlarınızda hakka’l-yakin duyacaksınız ki, Mutlak bir YARATICI var! Ayaz ayaz haykıran varlığın şimşekten soluklarını yakalayacaksın o sessizlikte İştirakle nasiplenmek için bu koroya sen de, yakarışa geçeceksin harfsiz duan, nağmesiz niyazın ve tarifsiz halinle

“Kimsesiz hiç kimse yoktur; vardır her kimsenin kimsesi

Kimsesiz kaldım şimdi; yetiş ey Kimsesizler Kimsesi!” manasının hicranıyla büklüm büklüm olarak Zevk alacaksınız ıssız gecelerden Bambaşka bir haz yudumlayacaksınız boş caddelerden, duransız duraklardan Ve yıkılmayacaksın artık yolcusuz yokuşlarda

Bütün bunlar, kendine aşık olup onunla tearüften sonra gerçekleşecek; “Tanışanlar dost olur” Nebi beyanının ikliminde Çünkü sen, temelde kendi varlığını tanımak ve külliyetinde birlikteliği sağlamak mükellefiyetindesin; “Kendini tanıyan Rabbini mutlaka bilir” sırrınca Bileceksin; ilme’l-yakini tutacaksın Çünkü marifet-i nefse malik olan kişi, marifetullaha sahip olur Ardından Mahiyetinle harmanlaşmış istisnasız her ülkenin yegane başbuğu tahtına yükseldiğin zaman ise sendeki bir başka hükümdarın külli hükümranlığına değecek başın Perdelerden, tecellilerden değil, belki ayne’l-yakin göreceksin Belki de “Allah ve Ben” yakınlığındaki ayniliği yaşayacaksın, esma ve sıfatların kanatlarıyla Zat’ında uruçla, bu masivasız uzaklıklarda

Hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi arama; kendini özle! Yitirdiğin kimliğini Kendin olduğun an; O’na kavuşacak ve O’nda O’nunla olacaksın

Daima süzen bir nazar, düşünen bir kafa, eşyayı hallaç eden bir beyin, herşeyi kaydeden bir dimağ, devamlı med ve ceziri olan bir sine, müstakim bir vicdan, inkişaf etmiş pırıl pırıl duygular, çelikten bir irade, inceleyen bir tavır, kucaklayan bir el, kristal bir kalp ve rakik birer gönül İşte ideal insan!

0, her an kendini yoğuran ve varlığı da kendinde damıtan gaye insandır 0, aslının ardına düşmüştür bir hayat boyu “Safiyenin” labirentlerinden aşınca, Kudreti Sonsuza uzanır yolu Hakiki Tek Varlık olarak O’nu müşahede eder gölgelerin semasından Çünkü Allah, hariçte değil dahilde aranır ve aranmalıdır

Marifet kapısının anahtarı yine sende!

Ey insanoğlu?




Musa Hop

 

Efdal isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

rahmet eczanesi | Ağlamaktır benim işim

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Özgürlük için dört işlem - Kendini kendinle topla Şem'a Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 1 11-21-2008 19:51 PM
Beni Kendinle Meşgul Eyle esesim Dini Hikayeler 4 10-09-2008 23:55 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 14:51 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308