|
| | #1 |
| | ![]() Müslümanın Ağlaması - İnsanlar, yaşadıkları ve hissettikleri olaylar karşısında tepkilerini çeşitli biçimlerde ortaya koyarlar Ağlamak da bu türden bir davranıştır Ağlamanın, insan hayatında özel bir yeri vardır ve bu davranış, insanın yaşamının biçimlenmesinde önemli bir işlev görür![]() Ağlamanın insan hayatındaki bu kıymet ve öneminden dolayı, bütün semâvî dinlerde aşırı derecede gülmek hoş karşılanmamış; buna karşılık ağlamak tavsiye edilmiştir Nitekim Kur'ân-ı Kerim de, az gülüp çok ağlamayı tavsiye eder Örneğin, bir ayette: "Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!" buyurulur Hz Peygamber de, bir konuşmasında: "Benim bildiğimi siz bilseydiniz az güler, çok ağlardınız" buyurmuştur![]() İslâm'da bedenî, ailevî, dünyevî acılardan dolayı taşkınlık yapmadan ağlamak yasaklanmamıştır Kalben üzülmek ve göz yaşı dökmekte dinen sakınca yoktur Bu esasın dışında kalan taşkın davranışlar içeren ağlamalar ise yasaklanmıştır İslâm'da övülen ve büyük sevap vaat edilen ağlama ise, dinî his ve heyecanla gerçekleşen ağlamalardır Meselâ, kimsenin bulunmadığı bir yerde Allah'ı anıp ağlayan müminin ahirette, Allah'ın özel lütfuna erişeceği bildirilmiştir Yine Allah korkusundan ağlayan kişinin cehennemden azad edileceği ve Allah'ın, kalbi hüzünlü, gözü yaşlı kimselere azab etmeyeceği de Hz Peygamber'den gelen rivayetler arasındadır Günümüzde pek çok müslümanın yoksun bulunduğu bir değerli erdem ve eşsiz bir imkândır ağlamak Allah hatırlanınca, okunan Kur'ân ayetlerinin içerdiği derin anlamlar kavranınca kendiliğinden boşalması gereken göz pınarlarımız, ne yazık ki, kaçırdığımız dünyevî menfaatlerin ve uğradığımız acıların ardından hoyratça akıttığımız göz yaşlarımız nedeniyle seller gibi boşalması gereken yerde tek damla akıtmaz olmuştur Bu durum, bir felaketin de habercidir Taş kesilen gönüllerimizin habercisi![]() ![]() Kalplerin taşlaşmış olması ise, istikametin yitirildiğinin açık göstergesidir Bakara Suresi’nin 74 ayeti bu tür kalpleri yermektedir Bu nedenle yeniden göz pınarlarımıza giden kaynakların yollarını temizlemeli, onarmalı ve ruh dünyamızı arıtan o eşsiz suya (göz yaşına) tekrar kavuşmalıyız Bu, bir gerekliliktir, zorunluluktur Aşağıda Hz Peygamber'in ve Sahabesinin, dinî his ve heyecanla nasıl ağladıklarına dair birkaç örnek yer almaktadır Bu örnekler üzerinde dikkatle düşünüldüğünde içinde bulunduğumuz durumun ciddiyeti ve vahameti daha iyi kavranacaktır![]() Osman Arpaçukuru
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Hz Peygamber'in AğlamasıAbdullah b Mes'ud (r a) şöyle anlatıyor: Hz Peygamber, bir gün:"Bana, Kur'ân oku!" dedi Ben de: "Ey Allah'ın Resûlü! Kur'ân sana inmiş olduğu hâlde sen benden, sana Kur'ân okumamı mı istiyorsun?" dedim Bunun üzerine:"Kur'ân'ı başkasından dinlemek hoşuma gidiyor " buyurdu Böylece İsrâ Sûresi'ni okumaya başladım "Acaba her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve seni de bunların üzerine şahid kıldığımız zaman (hâlleri) ne olacaktır?!" meâlindeki 41 âyete geldiğimde: "Yeter!" buyurdu Baktığımda, gözlerinden yaşlar akıyordu![]() Bir Âyetin İnişi Üzerine Suffa Ashâbının Ağlaması Ebu Hüreyre şöyle anlatıyor: "Şimdi siz bu sözden (Kur'ân'dan) mı hayrete düşüyorsunuz? (Günahlarınıza) ağlamıyorsunuz da (Kur'ân ile alay ederek) gülüyorsunuz" meâlindeki Necm Sûresi 59 ve 60 âyetleri nâzil olduğunda Suffa Ashâbı ağladılar Öyle ki, göz yaşları, yanaklarının üzerinden süzülüyordu Onların ağlamasını işiten Hz Peygamber de ağlamaya başladı Biz de, Hz Peygamber ağladığı için ağladık Nihayet Hz Peygamber: "Allah korkusundan ağlayan bir kimse, cehennem ateşine girmez Günah üzerinde ısrar eden de, cennete giremez Eğer siz, günah işlemeyecek olsaydınız Allah Teâlâ, sizin yerinize kendilerini affedebileceği, günah işleyen bir topluluk getirecekti " buyurdu![]()
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Hz Ebu Bekir'in AğlamasıKays b Ebî Hâzim şöyle anlatıyor: Bir gün, Hz Peygamber'in yanına gitmiştim Ebu Bekir de oradaydı ve Allah Teâlâ'ya hamd-ü senâlar ediyor, durmaksızın ağlıyordu![]() Hz Ömer'in AğlamasıHz Ömer, bir cuma günü hutbede Tekvîr Sûresi'ni okudu Ancak 14 âyet olan,"(İşte o zaman her) nefis (kendisi için önceden) ne hazırlamışsa onu (görür ve) bilir" meâlindeki âyete gelince artık ağlamaktan okuyamaz oldu ve bu yüzden hutbeyi yarıda kesmek zorunda kaldı![]() O, herhangi bir âyeti okuyup diğerine geçmek istediğinde ağlamaya başlıyor ve o kadar çok ağlıyordu ki, sonunda tâkati kesilip yere düşüyordu Sonra da evine çekiliyordu Halk da, hastalandığını zannederek O’nu ziyarete gidiyordu![]() Hz Osman'ın AğlamasıBir gün, bir kabir yanında duran Hz Osman, mübarek sakalı ıslanıncaya kadar ağladı Yanındakiler: "Sen, cennet ve cehennemden bahsederken ağlamıyorsun da, kabri hatırladığın da mı ağlıyorsun?" dediler O da, cevap olarak şunları söyledi: "Ben, Hz Peygamber'in: "Kabir, âhiret duraklarının ilkidir Kişi, bundan kurtulabilirse, ondan sonraki duraklar kolaydır Yok eğer kurtulmazsa, ondan sonrakiler çok daha şiddetlidir Hiçbir manzara, kabrin manzarasından daha korkunç olamaz " buyurduğunu işittim"Abdullah b Ömer'in AğlamasıAbdullah b Ömer, Mutaffifin Sûresi'ni okuyordu Altıncı âyet olan: "O gün insanlar, âlemlerin Rabbi (olan Allah)'ın huzurunda (hesap vermek için) dururlar " meâlindeki âyete geldiğinde ağlamaya başladı O kadar ağladı ki, güçten düşüp yere kapaklandı![]() Bir keresinde Ubeyd b Umeyr: "Acaba, her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve seni de bunların üzerinde şahid kıldığımız zaman (hâlleri) ne olacaktır?!" âyet-i kerimesini sonuna kadar okudu O’nu dinlemekte olan Abdullah b Ömer, sakalı ve yakası gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar ağladı Bu olayı aktaran Abdullah, şunları söylüyor: "O sırada Abdullah b Ömer'in yanında oturmakta olan kişinin söylediğine göre kendisi, neredeyse kalkıp Ubeyd b Umeyr'e: "Vaazını kısa kes! Çünkü şu ihtiyara (Abdullah b Ömer'e) eziyet ediyorsun!" diye bağıracakmış"![]() Kuşkusuz onların ağlamaları, dünyevî kaygılardan ileri gelmiyor; aksine Allah'a duydukları korkudan kaynaklanıyordu Bu korku karşısında kendilerinden geçiyor, göz yaşlarını tutamıyorlardı![]() Onlar, bu çok derin ve ileri korkuyu, bizzat Hz Peygamber'den öğrenmişlerdi Aşağıdaki olay da, Sahabenin hayatında bu korkunun boyutlarını gösteren canlı örneklerden birini oluşturuyor Allah Korkusundan Dolayı Ensar'dan Bir Gencin Ciğerlerinin Parçalanması Ensar'dan bir gencin kalbine, Allah korkusu girmişti Cehennem adı geçti mi ağlıyordu Sonunda bu durumun etkisiyle evinden çıkamaz oldu Yakınları, onun bu hâlini Hz Peygamber'e haber verdiler Hz Peygamber de, bu genci evinde ziyaret etti Hz Peygamber, içeri girdiğinde genç, O’nun boynuna sarıldı ve akabinde ruhunu teslim etti Bunun üzerine Hz Peygamber, yanındakilere: "Arkadaşınızın techiz ve tekfinini yapınız Biliniz ki, Allah korkusu, onun ciğerini paramparça etmiştir " buyurdu![]()
|
| |
![]() |
| Tags: aglamasi, muslumanin |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Resulullah (s.a.a)'ın Ağlaması | ihramlı | Peygamberimizin Hayatı | 1 | 2 Hafta önce 21:07 PM |
| Hz.Ebubekir'in ağlaması... | rana | Raşid Halifeler | 1 | 08-25-2008 03:24 AM |
| Ölüm halinde bulunan Muaz b. Cebel'in ağlaması! | mumsema | Sahabelerin Hayatından Öyküler | 1 | 07-26-2008 14:49 PM |
| Müslümanın Günlüğü | Amenna | Güzel Ahlak Sıfatları | 2 | 06-09-2008 21:18 PM |
| Öğrencinin ağlaması - Öğretmenin bağlaması | elif | Komik yazılar | 1 | 12-07-2007 09:53 AM |