|
| | #1 |
| | ![]() “Aydınlanmanın Duygu Alanı” ” Aşk nedir? dediler Mansur’a Sabredip bekleyin dedi Üç güne varmaz görürsünüz Önce kollarını ayaklarını kestiler Her uzvu Aşk dedi Astılar, bedenini o yine Aşk dedi Yakıp küllerini nehre saçtılar Her bir zerresi Aşk ile Enel-Hak dedi ” —AŞK’TA ABDESTİ, SAHİBİNİN KANIYLA ALİNACAK İKİ REKAT NAMAZ VARDIR— Aşk, insan duygusal alanı içinde en karşı konulmaz olanlarından biri Çağlar boyunca insanın insana, insanın hayvana, doğal dünyaya hatta kendine duyduğu sevgi karşı konulmaz seviyelere gelince bu isimle anılmış Ümitsiz aşıklar, efsaneler, aşkı için ölenler, öldürenler, bir prensesin aşkı için savaşan toplumlar, işgaller, yazılan şiirler, her yere kazınan baş harfleri, balkon altı serenatlar, gönderilen çiçekler, parfümler, yemekler, dijital aşklar, platonik aşklar, hayali aşklar, tek yanlı ümitsiz aşklar, ömür boyu süren aşklar ve anlattıkça uzayan milyarlarca aşk öyküsü Aşkın aldı benden beni / Bana seni gerek seni / Ben yanarım dünü günü / Bana seni gerek seni “Ben bu sûretten ileri adım Yunus değil iken / Ben olidim, ol benidim, bu aşkı sunandayıdım ” Sus Yunus Sus Söyleme Seni de Mansur gibi asarlar / Yunus Emre” Anam aşk, babam aşk, Peygamberim aşk, Allahım aşk, Ben bir aşk çocuğuyum, Bu aleme aşkı ve sevgiyi söylemeye geldim ” / Mevlana Varoluşuyla başlayan kimlik arayışı insanı çeşitli uygulamalara itmiş Her araştırma yeni bir fikir yeni bir duygu getirmiş Ancak dünyanın çeşitli zamanlarında ve yerlerinde bazı insanlar benzer şeyleri söylemiş, hissetmiş ve yansıtmış İşte Aşk, burada imdada gelir Boşluk kadar sonsuz sessizlik kadar yakan kavuran önünde durulmayan bir Aşk her birinin hem dilinden hem eylemlerinden dökülür Aşk diyerek anlattıkları durumda çevrelerindeki herşeyi sevdikleri tanım ötesi olan hakkında konuşulamayan bilinç durumunun yansıması olarak görürler Artık onlar ölümsüz bir oluş ve farkındalık içindedirler Bilinç ve akıl doğacak ve ölecektir onlarsa dünyanın kendi içlerinde cereyan ettiğini söyleyecektir İlahi Aşk sırlarla dolu bir sırdır Anlatması sırdır Anlaması sırdır Paylaşması sırdır Aşk öylesine bütünseldir ki “Onları affet” der “Ne yaptıklarını bilmiyorlar” Bu sevgi öylesine bütündür ki bir ata vurulduğunda kendi bedeninde hisseder acısını, öylesine nefes aldırmazdır ki semalara koşturur, şiirler dillendirir, en kötüye bağışlama yüreğini açar, en karanlığa ışık götürür İnsanlar benleriyle sevdikçe bu Aşk bilinmez Sadece o Aşka dalanların pervaneler gibi o ışığın aşkıyla daldıklarını duyarsınız ateşe yanıp dirildiklerini tekrar yandıklarını tekrar attıklarını görürsünüz o ateşe Mecnunlar bile utanır onların sevgisi karşısında İlahi Aşk işte öyle birşeydir![]()
|
| |
| | #2 |
| Üye | ![]() Rabbim(c c) ”Her bir zerresi Aşk ile Enel-Hak” demeyi cümlemize nasip eder inşAllah Selametle…
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Kainatın yaratılışındaki güzelliğin adıdır aşk Allah'ın üstün güzelliğinin dünyadaki muradıdır aşk Gönülde sevgili için hissedilen her duygu ve ruh aydınlığının kaynağıdır aşk Âlemdeki dertlerin devası, aşkın içinde gizlidir Sevgilinin ezel bezmindeki güzelliğini gören gönül gözü, onun yansımalarını bulduğu her gönüle her eşyaya âşık olur, aşkı arar maşuku bulur Sevgilinin ateşiyle yananlar, her zaman bu arayışın içindedir Allah'ın varlığına ayna olan insana yapılan hürmet gerçekte varlığın yaratıcısına duyulan aşkın eseridir Sevgilinin cemâline yönelmenin adına mihrâbı ebrû denmiştir Hilal ebrû, bayramın müjdecisi ve hatta bayramın ta kendisidir Yoluna canlar kurban edilen bayramdır Tûr dağındaki ateş gibi gönülde zuhur eden ilahi tecelliler, içe doğan hikmetler, ilahi aşkın gerçekleşip ortaya çıkmasıdır Güneş gibi parlayan bir mucizevi elin sahibine, ihsan olunan kudret âşıklara da verilen hazinedendir Allah'ı bilmenin ve tanımanın adına aşk denmiştir Allah'ın zatına ait olan bu kutlu özelliğin gizli hazînenin bilinmek istemesiyle bu iklimin ankâsı aşk olmuştur İlahi bir cezbe ile aşk, insanın bütün hücrelerini kaplayınca, bu sarhoşluk hali, hakikatlerin öğrenilmesine yol açan bilgelik ve ârifliğin kapılarını âşıklara aralar Sevgili ile yakınlığın tanığı olan gönül can-ı dilden inleyince gözyaşlarının oluşturduğu aşk deryası cûşa gelir İnci ve mercanları derûnunda saklayan sükûnetli derya mâsivayı dışına atar da inci mercanı kendinde saklar Sevgilinin ilahi nuruna kalbini yakan âşık, içini aydınlatır, irfana erişir Mumda yanan pervane gibi kül olunca varlıktan kurtulur içten içe neşe gelir Sevilendeki parlaklık seveni ateşleyip yakınca çağırdığı her yere koşa koşa gelir Belâlar mihnetler sırrına saklamayan âşıklarda başa gelir Gönül evi Allah evi gibidir Aşkın her çeşidine kapısı açıktır Bülbülün gül için dikene katlandığı gibi, sevginin hükmüne bende olanlar da ondan gelene razı olurlar![]() İlahi aşk imanla başlar, vahdete ulaştırır Şu hakikat malum ki; seven gönül aşka gelir…
|
| |
| | #4 |
| Özel Üye ![]() | ![]() Mecnun'a "adın ne?" diye sorarlar, "Leyla" diye cevap verir Bir gün yine Mecnun’a "Leyla ölmedi mi " derler "Hayır, Leyla kalbimde yaşıyor ölmedi, Leyla benim" diye karşılık verir Yine bir gün Mecnun, Leyla’nın evi önüne gider ve gözlerini gök yüzüne diker Ona "ey Mecnun, gökyüzüne değil, Leyla’nın odasının duvarına bak, belki onu görürsün" derler O böyle diyenlere "gölgesi Leyla'nın evine düşen yıldız bana yeter" diye karşılık verir Elbette ki Tasavvufi anlamda, aşık kul; sevgili, âlemlerin Rabbi olan Allah'tır Aşk, züleyha ve yusuf hikayeside olduğu gibi mecazi aşkla başlayarak yol alan ve Allah'a ulaştıran İlahi Aşk'tır Allah razı olsun azracım eline sağlık ![]()
|
| |
| | #5 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() allah cümlemizden razı olsun güzel paylaşım s a
|
| |
| | #6 |
| Kıdemli Üye ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() İLAHİ AŞK "Aydınlanmanın Duygu Alanı" ![]() " Aşk nedir? dediler Mansur'a Sabredip bekleyin dedi Üç güne varmaz görürsünüz Önce kollarını ayaklarını kestiler Her uzvu Aşk dedi Astılar, bedenini o yine Aşk dedi Yakıp küllerini nehre saçtılar Her bir zerresi Aşk ile Enel-Hak dedi "Aşk, insan duygusal alanı içinde en karşı konulmaz olanlarından biri Çağlar boyunca insanın insana, insanın hayvana, doğal dünyaya hatta kendine duyduğu sevgi karşı konulmaz seviyelere gelince bu isimle anılmış Ümitsiz aşıklar, efsaneler, aşkı için ölenler, öldürenler, bir prensesin aşkı için savaşan toplumlar, işgaller, yazılan şiirler, her yere kazınan baş harfleri, balkon altı serenatlar, gönderilen çiçekler, parfümler, yemekler, dijital aşklar, platonik aşklar, hayali aşklar, tek yanlı ümitsiz aşklar, ömür boyu süren aşklar ve anlattıkça uzayan milyarlarca aşk öyküsü Bu sefer farklı bir aşka bakacağız Bilmediğimiz belki duysakta hissetmediğimiz bir aşka İlahi Aşka Ancak konuyu yalnız dinsel anlamıyla değil kültürlerarası ortak öğeleriyle göreceğiz Aşkın aldı benden beni / Bana seni gerek seni / Ben yanarım dünü günü / Bana seni gerek seni "Ben bu sûretten ileri adım Yunus değil iken / Ben olidim, ol benidim, bu aşkı sunandayıdım " Sus Yunus Sus Söyleme Seni de Mansur gibi asarlar / Yunus Emre"Anam aşk, babam aşk, Peygamberim aşk, Allahım aşk, Ben bir aşk çocuğuyum, Bu aleme aşkı ve sevgiyi söylemeye geldim " / MevlanaVaroluşuyla başlayan kimlik arayışı insanı çeşitli uygulamalara itmiş Her araştırma yeni bir fikir yeni bir duygu getirmiş Ancak dünyanın çeşitli zamanlarında ve yerlerinde bazı insanlar benzer şeyleri söylemiş, hissetmiş ve yansıtmış Batıda Panteizm diye anılan felsefe her atomun, her ağacın, her insanın gördüğümüz ve görmediğimiz her nesnenin evrensel bir Tanrı'nın parçaları olduğunu, insan ve Tanrı ayrımının olmadığını savunur Aynı düşünce tasavvufta Vahdet-i Vücud ve Vahdet-i Şühud olarak iki geleneksel yaklaşıma bölünmüştür "İnsanın Tanrı anlayışı evreni kapsayamaz" kabulü ile başlayan anlatımlar yine de insanın tüm evrenin akışının ayrılmaz bir parçası olabileceğini söyler Bilinç daha önce bir zarla ayrı kaldığı ben dediği beden ve ruh dualitesini teklik bilincine aktarabilir Bunun olanaklı olduğunu savunan tüm öğretilerde ortak bir yön vardır Zen'deki "Geçitsiz Geçit", Gerçek Akıl aklın yokluğudur Fenafullah, Vecd, Brahman bilinci, Taoist felsefe dikkatle okunduğunda aynı aşkın durumun anlatıldığı görülür Zihinle çıkılan yolda Bir manevra zihne derin bir sessizlik getirir Durmak bilmeyen düşünce akışı susmuştur Kimlik tanımlanamaz bir alana dönüşmüştür Çatışması biten zihin durgun bir göl gibi artık dalgalanmamaktadır Bilinç şu ana odaklanmış ayırmadan bölmeden sınıflandırmadan, onaylamadan ve reddetmeden gözlemektedir Şuurun evrenle kopacağı hiçbir yer kalmamamıştır Kişi Satoriye ulaşmış, ermiş, Aziz olmuş Aşkın bilince geçmiştir Ama orada kendisi yoktur "Gökyüzü nasılda mavi / Bak kuyudan su çekiyorum / Ormandan odun taşıyorum " / Zen Şiiri Tarifi son derece garip gelen ve bu adamın eline doğru kabul edersek ne geçmiştir dedirten bir dönüşümdür bu Kafayı bulmaktan uyuşmaktan bir travma geçirmekten ne farkı vardır sorularını geitirir Ya da klinik bir şizofreni vakasından farkı nedir? ![]() Sanırım fark ve gerçek o kişiler için son derece açık Çünkü isimleri sevgiyle saygıyla anılıyor Mevlana, Santa Claus, Yunus Emre, Buda, Krishnamurti, Nisargadatha Maharaj vb ) Ancak dışarıdan bakan biz araştırcıları ikna edecek nedir? Bir değişim olmuş mudur? O insanların sonsuz sevgisini enerjisini hatta belki sıradışı pek çok eylem ve oluş hallerini görebiliriz Kendi bilincimizde değişimin gerçekliğini nasıl ispatlarız? İşte Aşk, burada imdada gelir Boşluk kadar sonsuz sessizlik kadar yakan kavuran önünde durulmayan bir Aşk her birinin hem dilinden hem eylemlerinden dökülür Aşk diyerek anlattıkları durumda çevrelerindeki herşeyi sevdikleri tanım ötesi olan hakkında konuşulamayan bilinç durumunun yansıması olarak görürler Artık onlar ölümsüz bir oluş ve farkındalık içindedirler Bilinç ve akıl doğacak ve ölecektir onlarsa dünyanın kendi içlerinde cereyan ettiğini söyleyecektir İlahi Aşk sırlarla dolu bir sırdır Anlatması sırdır Anlaması sırdır Paylaşması sırdır Bu her çeşit dinin figürleri içine hatta günümüzün Matrix bilinçlerine kadar girmiş, Fizik biliminin Quantum belirsizliklerinde tüm evreni oluşturan quark denizinde ortak bilinç alanları olarak ortaya çıkmış olağanüstü bir potansiyeldir İnsan evriminin bir sonraki adımıdır Ancak yine aynı soruyu sormak biz okuyan merak eden ve doğruluğunu sorgulayanlar için şarttır Bilinç üzerinde kökten değişimi sağlayacak beyni bu Aşk akışıyla açacak süperbilinç halinin anahtarı nedir? "Bu bilgiyi arayarak bulamazsın ![]() Ama ne var ki bulanlar, yalnızca aramış olanlardır Bu cüppenin altında Tanrı'dan başkası yoktur / Beyazıt-Bistami" Cevap verenler sadece koanlarla, paradokslarla anlaşılması zor sorularla olur Bu sorular ikili şartlanmış gece/gündüz, doğru/yanlış, beyaz/siyah şeklinde kodlanmış bir aklı paralize edecek yapıdadır "Bana tek elin sesini göster" "Annenle baban seni doğurmadan önceki yüzünü hatırla " " Hiçbirşey yapmamak " "Wu-wei" İçinden çıkılması her cevapla zihin kesin bir duyguyla yüzleşir Cevap, aradığı o kesin varoluş bilinç alanı içinde değildir Bu aşkı görenler içinse bunu zihin diliyle anlatmak imkansızdır Tanımlama için gerekli duygusal karşılıklar yoktur Tanımlama için gerekli olan zıtlıklar yoktur Tarif edilmek istenen şuur hali tariflerin ötesindedir Bu nedenle ustalar şaşırtıcı şeyler yaparlar Çoğunlukla cevap vermez susarlar Ya da uzakdoğu'da çok ünlü bir kalıpla konuşurlar "Sana verecek hiçbirşeyim yok Hazinen dururken benimkini mi istiyorsun" "Yemeğini yedinse git kapları yıka" "Bırak bu senliği benliği" Tüm bunlar aynı evrensel şuurun parçalı bir zihinde akseden yarım ifadeleridir Aşk ise öylesine bütünseldir ki "Onları affet" der "Ne yaptıklarını bilmiyorlar" Bu sevgi öylesine bütündür ki bir ata vurulduğunda kendi bedeninde hisseder acısını, öylesine nefes aldırmazdır ki semalara koşturur, şiirler dillendirir, en kötüye bağışlama yüreğini açar, en karanlığa ışık götürür O kadar sessiz ve karanlık ki ona Boşluk diyoruz Tao Te King İnsanlar benleriyle sevdikçe bu Aşk bilinmez Sadece o Aşka dalanların pervaneler gibi o ışığın aşkıyla daldıklarını duyarsınız ateşe yanıp dirildiklerini tekrar yandıklarını tekrar attıklarını görürsünüz o ateşe Mecnunlar bile utanır onların sevgisi karşısında İlahi Aşk işte öyle birşeydir ![]() ![]() ![]()
|
| |
| | #7 |
| Haftanın Üyesi | ![]() İnsanlar benleriyle sevdikçe bu Aşk bilinmez Sadece o Aşka dalanların pervaneler gibi o ışığın aşkıyla daldıklarını duyarsınız ateşe yanıp dirildiklerini tekrar yandıklarını tekrar attıklarını görürsünüz o ateşe Mecnunlar bile utanır onların sevgisi karşısında İlahi Aşk işte öyle birşeydir allah razı olsungüzel paylaşım s a
|
| |
![]() |
| Tags: alani, ask, aydinlanmanin, duygu, ilahi |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Zaman Yönetiminde 7 Eylem Alanı | @hmet | Dini, Güzel Yazılar / Makaleler | 1 | 4 Hafta önce 15:48 PM |
| çin'de bir fuar alanı (nüfusa göre normal) | yaren | Genel Resimler | 7 | 10-29-2008 19:06 PM |
| ilahi aşk(Aydınlanmanın Duygu Alanı") | ayasofya | Dini, Güzel Yazılar / Makaleler | 0 | 02-22-2008 20:25 PM |
| Öfkenin Kullanım Alanı | LeoparGS | İslamda Aile | 3 | 12-18-2007 17:18 PM |
| Sahipsizlik 'Duygu' su Yada 'Duygu' suz Kalmak | Dini, Güzel Yazılar / Makaleler | 0 | 08-15-2007 04:08 AM | |