Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Sorularla İslamiyet
> Sorularla İslamiyet > Siyer / Peygamberlerin Hayatı soru ve cevapları
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 09-21-2008   #1
Bilgiler
Moderatör
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: aşkından eriyim ya Rasulullah
Mesaj: 3,447
İtibar
Tecrübe Puanı: 36
Rep Puanı : 1952
Rep Derecesi :
Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.
Gülehasret RSS Feed
Standart Peygamberimizin beşeri ve nübüvvet yönlerini açıklar mısınız?



Değerli Kardeşimiz;


Allah, her asrın ve her bölgenin ihtiyacına uygun olarak, bir peygamber göndermiştir Onun için peygamberler, temel inanç konularında birlik içinde olmalarına rağmen, pratiklerde birbirlerinden farklı hareket etmişlerdir


Peygamberimiz ise, eski çağlara oranla dünyanın medenileştiği, bir şehir hükmüne geçtiği dönemde dünyaya geldiği ve ihtiyaçlar arttığı için, geçmiş peygamberlerin bütün hususiyetlerini ruhunda derc etmiş ve son peygamber olduğunu göstermiştir O'nun varisleri olan alimler ise, temel ruhu muhafaza etmekle beraber yaşadıkları asra en uygun olan hükümleri seçmişlerdir Bu şekilde islam tarihinde birçok mezhep ortaya çıkmış, dolayısıyla yeni bir din ve şeriata ihtiyaç kalmamıştır


Peki neden bir arap ve ümmi bir zat? Ali şeriati, “Muhammed'i (asm) tanıyalım” adlı kitabında diyor ki: “Allah, peygamberlik için hiç kirlenmemiş ruhları seçer Eğer alim, şair, veya kahin gibi bir kul seçilseydi, Kur'an için: 'bu adam bilgilidir, kendi bilgisinden üretiyor, bize sunuyor' diyeceklerdi 'Bütün peygamberler çobanlık yapmışlardır' hadisi, bu hakikata dikkat çekmektedir


İşte insanların şüpheleneceği bütün kapılar kapalı olduğu içindir ki, müşrikler hz Peygamber'e ancak, 'delidir' veya 'sihirbazdır' diyebilmişlerdir Kur'an: “de ki: Allah dileseydi onu ben size okumazdım, o da size bildirmezdi Bundan evvel de ben sizin aranızda bir ömür geçirdim Hiç düşünmez misiniz? (yunus, 16)” demekte, o'nun deli veya sihirbaz olmadığını gösterip, vahiy hakikatını kabul etmeyen o müşrikleri susturmaktadır Çünkü onlar ona “Muhammedü'l emin” diyorlardı


Peygamberimizin ahlâkının en önemli özelliği, Allah vergisi oluşudur O bütün güzel vasıfları, çalışıp, emek verip, bir çaba sonucu kazanmış değildir Onun ahlâkı Allah tarafından ihsan edilmiş, ikram edilmiştir Yüce Allah onu insanların örnek alacağı kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir şekilde yaratmıştır


O dünyaya gözünü açıp kapayıncaya kadar hep aynı huy ve ahlâk üzerinde yaşamıştır Ondaki güzel vasıflar yaratılışında mevcuttu Onu eğiten, edep ve ahlâkın en üstün özellikleriyle süsleyen Yüce Rabbidir


İşte bundan dolayı, onu kendisine örnek kabul eden insan, onu ne kadar taklit edebilirse, o kadar istifadesi fazla olur, o nurdan aldığı feyiz, o nisbette çoğalır


Peygamberimizin ahlâkının en belirgin özelliklerinden birisi de, insan yaratılışında var olan birbirine zıt ve ters huyları en mükemmel şekilde bağdaştırıp, bütün duyguların ideal noktasını bulmasıdır Hiçbir şekilde aşırılığa kaçmadan, orta yola, doğruya ulaşmasıdır


Peygamberimiz, herkesin arzu edip de bir türlü ulaşamadığı en üstün değerleri ve olgunluğu mükemmel bir şekilde hayâtı boyunca ümmetine göstermiş, bütün insanlığın gözleri önüne sermiştir


Bazı anlar olmuş, en cesur bir fedai olarak, düşmanın kat kat üstünlüğüne hiç aldırmadan, binlerce düşmana tek başına meydan okumuştur Ama bu halinde bile yumuşak kalpliliğini, merhametini geri bırakmamıştır


Meselâ bir savaş sonrası, öldürülmüş olarak gördüğü düşman çocuklarına o kadar acımıştı ki, düşman da olsa çocukların öldürülmemesi gerektiğini, çünkü onların suçsuz ve Cennetlik olduklarını haber vermişti


O, bütün insanlığın kurtuluşu ve İslâmın dünyaya yayılması gibi yüce bir gaye için zihnini yorarken; bu arada binleri bulan ve Arabistan'ın her tarafına dal budak salan ümmetinin halini ve işlerini düşünürken; çevresinde bulunan yoksul ve fakir Müslümanları hiçbir zaman unutmamış; kendi çoluk çocuğunu, onların eğitim ve ihtiyaçlarını da ihmal etmemiştir Birincisini büyük görürken, öbürünü küçümsememiştir


Bu kadar ağır ve sorumluluk isteyen bir görev üzerinde bulunduğu halde, o yine kendisini Rabbine vermiş, günün büyük bir kısmını ibadet ve zikirle geçirmiştir


Kalbi her an Allah'a bağlıdır Bu haliyle dünya ile ilişkisini kesmiş gibi görünse de, yine o dünyanın içindedir Bütün işlerinde Allah'ın rızasını gözetmiştir


Peygamber Efendimiz, dâva arkadaşlarını gözü gibi korumuş, onlara ana-babalarından görmedikleri şefkat ve yakınlığı göstermiş, kendi şahsına yapılan kötülüğü affetmiş, intikam almayı düşünmemiştir Kendisini öldürmek için tuzak kuranları yakaladığında serbest bırakmış, ama Allah düşmanlarını asla bağışlamamış, onların yakasını bırakmamıştır


İçi bozuk, dıştan Müslüman gibi görünen münafıkların kalbine devamlı Cehennem korkusunu vermiş, âhiretteki acı hallerini hatırlatmıştır


İslâm toprakları, güneyde Yemen'e kuzeyde İran ve Suriye sınırına dayandığı sırada Peygamberimiz, Arapların sultanı, Arabistan'ın hakimi idi Savaş sonrası düşmanın bırakıp gittiği mallar ve ganimetler mescidin içini doldururken, en kıymetli mallar Müslümanların eline geçtiği halde, yine o kuru bir hasır üzerinde yatacak kadar engin ruhlu; içi ot dolu bir yastığa yaslanacak kadar mütevazı; her türlü imkân mevcutken, açlık sıkıntısı çekecek kadar kanaatkar ve tok gönüllü idi


Hz Ömer'in "Bizans kralı ve İran şahı dünya nimetleri içinde yüzerken, Resulullah kuru hasır üstünde yaşıyor" diyerek ağlaması üzerine, Sahabîsinin gönlünü hoş tutan yüce Peygamberimiz:


"Yâ Ömer, varsın, Kisra ve Kayser dünya nimetlerinden zevklerini alsınlar, keyif sürsünler Âhiret nimeti bize yeter" diyerek tevekkül ve rızasını dile getiriyordu


Peygamberimizin ahlâkı bir meleke halindeydi, öz olarak mevcuttu Güneş nasıl ışık saçar, çiçekler nasıl rengi ve kokusuyla ortalığı Cennete çevirip burcu burcu kokular saçarsa; ağaçlar nasıl türlü türlü meyveler verir, yaratılışlarında var olanları ortaya çıkarırsa; Resul-i Ekrem Efendimizin ahlâkî hayâtı da o şekilde normal bir seyir içinde cereyan ediyordu


Öyle ki, her gören, Peygamberimizin o faziletle birlikte yaratıldığı kanaatine varırdı Hiç kimse ondan o fazilete aykırı bir şeyin görüleceğine inanmazdı O her zaman muhtaçlara yardım eder; zayıfları korur; tatlı sözlü, güler yüzlü bulunur; izzet ve vakarını muhafaza eder; tevazu ve hoşgörüsünü hiç kimseden esirgemezdi Güneş nasıl ki, Allah'a inananın da, inanmayanın da üzerine doğarsa, Peygamberimizin dünyayı kaplayan şefkati de küçük-büyük, gençihtiyar, müslim-gayr-i müslim herkese aynı şekilde yayılırdı

 

Gülehasret isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 09-21-2008   #2
Bilgiler
Moderatör
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: aşkından eriyim ya Rasulullah
Mesaj: 3,447
İtibar
Tecrübe Puanı: 36
Rep Puanı : 1952
Rep Derecesi :
Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.
Gülehasret RSS Feed
Standart --->: Peygamberimizin beşeri ve nübüvvet yönlerini açıklar mısınız?



Peygamberimiz'in (sa) Beşeri Özellikleri


Cenab-ı Hak, Resul-i Ekremi (asm) insanlara bir Peygamber, bir örnek ve bir muallim, öğretmen olarak göndermiştir Ümmetinin her hususta tek rehberidir Bütün Müslümanlar onu hal ve hareketlerinde örnek alırlar Nitekim âyet-i kerimede bu hakikata işaret edilmektedir: "And olsun ki, Resulullahta sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için çok mükemmel bir örnek vardır" 1


Resulullah Efendimizin bu hususiyetinden dolayı bütün hal ve hareketleri mucizevî olmamıştır Cenab-ı Hak onu insan suretinde göndermiştir İnsanlar içtimaî hayatındaki hal ve tavırlarını ondan öğrenirler Ona bakarak yaparlar Dünyevî ve uhrevî saadetlerini ancak onu örnek almakla kazanabilirler Çünkü her cihetiyle rehberdir İnsan suretinde değil de, melek suretinde gönderilmiş olsaydı, insanlar onu nasıl örnek alırlardı? O ümmetine nasıl rehber olabilirdi?


Yemek ve içmek, zarurî ihtiyaçlarını gidermekten, günlük yapılması gereken ibadetlere kadar her hususta Resul-i Ekremi örnek alırlar Hz Peygamber (asm) hayatının her safhasında harikulade olsaydı, meselâ yemeden içmeden yaşasaydı, gerçek mânâda ümmeti onu örnek alamazdı Diğer taraftan her cihetle hârika olsa, bütün halleriyle mucize gösterseydi, bu defa imtihan sırrı bozulur, herkes onu tasdik etmeye mecbur olurdu Böyle bir durumda Hz Ebû Bekir ile Ebû Cehil arasında bir fark kalmazdı

İşte bu hakikati idrak etmeyen kimseler Resulullahı sadece maddî cihetiyle nazara verdiklerinden onun yüce şahsiyetini göremiyorlar


Evet, Resul-i Ekremin (asm) yaşayışı ve vasıfları siyer kitaplarında bütün teferruatıyla açıklanmıştır Fakat siyer kitaplarında açıklanan cihetler onun beşeriyet yönüne bakar O cihetle o da diğer insanlar gibi üşümüş, diğer insanlar gibi hastalanmış, diğer insanlar gibi harbe katılmış, hattâ yaralanmıştır Bunlar anlatılırken, dâima manevî yüksek mertebesiyle beraber anlatılmalıdır


Bediüzzaman'ın ifadesi ile "Her gün, hattâ şimdi de bütün ümmetinin ibadetleri kadar bir azîm ibadet sahife-i kemâlâtına ilâve oluyor Nihayetsiz rahmet-i İlâhiyeye, nihayetsiz bir surette, nihayetsiz bir istidat ile mazhar olduğu gibi, her gün hadsiz ümmetinin hadsiz duasına mazhar oluyor Ve şu kâinatın neticesi ve en mükemmel meyvesi ve Halik-ı Kâinatın tercümanı ve sevgilisi olan o Zat-ı mübarekin tamam-ı mahiyeti ve hakikat-ı kemâlâtı, siyer ve tarihe geçen beşerî ahval ve etvara sığışmaz" 2


İşte Peygamberimizin (asm) hayatı ve mübarek sureti anlatılırken dâima bu manevî cihetleri de nazara verilmelidir Yoksa sadece beşerî tarafını nazara vermek kâfi değildir Peygamber Efendimiz düşünüldüğü zaman iki cihetiyle mütalaa edilmelidir Onun beşerî mahiyeti ile birlikte, hakiki mahiyeti, risalet ciheti, nuranî ve manevî şahsiyeti de düşünülmelidir


Resulullahın beşerî mahiyetinden böylesine kudsî, böylesine yüce manevî bir şahsiyetin çıkmasını ve maddî şahsiyeti ile beraber bu manevî şahsiyetinin de mütalaa edilmesi gerektiğini Bediüzzaman güzel bir misalle açıklamakta; tavus kuşunu misal olarak vermektedir Tavus kuşunun yumurtasına hararet verilir, o yumurtadan bir tavus civcivi çıkar Daha sonra bu civciv mükemmel, her tarafı kudret eliyle yazılmış, süslenmiş bir tavus kuşu olur Gittikçe büyür, güzelleşir


Tavus kuşu ile yumurta arasında bir münasebet kurulduğunda, insan başını o âdi yumurtadan kaldırıp o güzel tavus kuşuna bakmalıdır O gözle dikkat etmelidir Aksi takdirde böyle bir yumurtadan böyle hârika güzel bir kuşun çıkmasına aklı bir türlü inanmayacaktır Hele o kuşun vasıflarını, özelliklerini, rengârenk oluşunu bir türlü kabul edemeyecektir Fakat yumurta ile beraber kuşu da nazara alırsa inkâr edemeyecek, kuşun hakiki mahiyetini rahatlıkla kabul edecektir


Evet, bu misalde olduğu gibi, "Resulullahın (asm) beşerî tarafı o çekirdek gibidir Risalet vazifesi ile güneş gibi parlayan manevî ciheti ise Cennetteki tayr-ı hümâyûn (Cennette bir çeşit güzel kuş) gibidir Onun için çarşı içinde bir bedevî ile niza eden o zâtı düşündüğü vakit; Refref e binip, Cebrail'i arkada bırakıp, kab-ı kavsey-ne koşup giden zât-ı nurânisine hayal gözünü kaldırıp bakmak lâzım gelir Yoksa ya hürmetsizlik edecek veya nefs-i emmaresi inanmayacak"3


O halde Peygamberimizin (asm bazı ahvalini, bilhassa insanî taraflarını ümmetine her yönüyle imam ve rehber olması cihetine hamledip, onlarla beraber devamlı o yüce şahsiyetini, manevî mertebesini beraber mütalâa etmek gerekir


1Ahzap Suresi21

2 Mektubat, 89

3 age 90


Mehmed Paksu Meseleler ve Çözümleri - 1

Selam ve dua ile
Sorularla İslamiyet Editör

 

Gülehasret isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 3 Hafta önce   #3
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesaj: 175
İtibar
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 41
Rep Derecesi :
*Reyhan* Seçkin bir yolda.
*Reyhan* RSS Feed
Standart --->: Peygamberimizin beşeri ve nübüvvet yönlerini açıklar mısınız?



Allah razı olsun

 

*Reyhan* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , , ,

Peygamberimiz Medinedeki Ilk Cuma Hutbesinde mutu en kable mutu diyor nedir? | Maide suresi 67. ayette Allah-u Teala Peygamberimiz'i koruyacağını vaad ediyor ancak

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Demiri biz indirdik ayetini açıklar mısınız? Sedanur itikat / İman soru ve cevapları 1 3 Hafta önce 03:14 AM
Adem-i kabul ve kabul-ü adem kavramları arasındaki farkı açıklar mısınız? ßaran Diğer Soru ve cevaplar (kategorilerin dışında kalanları bu bölüme açalım) 0 07-13-2008 20:06 PM
Yusuf Süresinde geçen Hz. Yusuf (as)'ın gömleği ile ilgili üç kıssayı açıklar mısınız Engin Siyer / Peygamberlerin Hayatı soru ve cevapları 1 06-28-2008 23:31 PM
Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz” hadisini açıklar mısınız? HakanDilek Sizden gelen sorular 3 05-20-2008 17:28 PM
Havf ve Muhabbet zıtlığını açıklar mısınız? Nursedaa Risale-i Nur 0 01-30-2008 22:20 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 09:45 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308