Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Sahabe Hayatı
> Sahabe hayatı Alt başlıklar > Sahabelerin Hayatından Öyküler
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-11-2007   #1
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesaj: 198
İtibar
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 244
Rep Derecesi :
musab ebubekir ... hakkında olaganüstü bir havası var.musab ebubekir ... hakkında olaganüstü bir havası var.musab ebubekir ... hakkında olaganüstü bir havası var.
musab ebubekir RSS Feed
Standart kim daha adil Hz. Ömer.r.a



KİM DAHA ADİL?
BİLAL DEMİRSOY

Yeryüzünde Hz Ömer ra kadar adalet kelimesiyle özdeşleşmiş ikinci bir kişi göstermek mümkün değildir Onun tazeliğinden hiç bir şey kaybetmeyen kıssaları, her türlü adaletsizliğin kol gezdiği bugünkü dünyada yeniden okunmalı, tekrar takrar yorumlanmalı En azından bir gaye olarak hep akılda tutulmalı İşte onun en etkileyici kıssalarından biri

Halife Hz Ömer ra'ın Mısır valisi Amr b As, Mısır'ı bayındır bir ülke yapmak için imar çalışmalarına başlar Bunun için İskenderiye şehrinden başlamak üzere, öncelikle caddelerin genişletilmesine ihtiyaç vardır Plân yapılıp işe başlanır

Çalışma ilerledikçe yol üzerine denk gelen evler ve araziler, sahiplerinin razı oldukları paralar ödenerek istimlak edilmekte ve yollar genişletilmektedir

Bir gün yol çalışması bir yahudinin evinin bulunduğu yerde kesilir Yolun genişletilmesi için yahudinin evinin yıkılması gerekmektedir Yahudi ise evini terk etmek istemez

Görevliler yahudiyi ikna etmek için çok çaba sarfederler Fakat yahudi evini terketmemeye kararlıdır Durum Amr b As'a intikal ettirilir Vali yahudiyle bizzat görüşür Fakat o da ikna edemez Bunun üzerine hiddetlenir ve “bedelini fazlasıyla verdikten sonra tabii ki seni o evden çıkarırım” der Yahudi durumu Halife Ömer'e arzedeceğini söyler Amr b As da “sen bilirsin” der

Yahudi yola koyulur ve bir zaman sonra Medine'ye varır Rastladığı bir adama halifenin sarayının nerede olduğunu sorar Adam halifenin sarayının olmadığını söyler Yahudi şaşırır, zira Mısır'daki valisinin bile sarayı varken, yedi düvele hükmeden şahsın bir sarayı yoktur! Öyleyse halifeyi nasıl bulabileceğini sorar Adam halifenin evine gitmesini söyler ve yolu tarif eder

Yahudi tarif edilen yere varır Gayet basit, mütevazi bir evdir burası Diğer evlerden bir farkı yok Kapıyı çalar Hz Ömer ra'ın kızı Hz Rukiye ra kapıyı açar Yahudi, halifeyle görüşme isteğini bildirir, Hz Rukiye ra da halifenin evde olmadığını, belki mescid civarlarında olabileceğini söylenir

Yahudi geri dönüp halifeyi aramaya başlar Hava çok sıcaktır ve yahudinin mecali de tükenmiştir Mescide vardığında bir duvarın gölgesinde başını bir tuğlaya yaslamış, elbisesi eski, hırkası yamalı, uyumakta olan birine rastlar Ayağıyla dürterek adamı uyandırır Adam:

- Ne istiyorsun, diye sorar

Yahudi:

- Müminlerin emirini arıyorum Onu mutlaka bulmam lazım, der

Adam:

- İşte buldun, der Müminlerin emiri benim!

Yahudi inanmaz Bu yabancı olduğu yerde, bu garip insanların arasında halifeyi bulma ümidi azalmaktadır Bu sırada oradan birkaç kişi geçer Adamlar o eski elbiseli, hırkası yamalı adamı saygıyla selamlarlar O da büyük bir tevazu ve vakarla karşılık verir Böylece yahudi, yanındaki adamın halife olduğuna kanaat getirir Hz Ömer ra'ın yanına diz çöker, rahatsız ettiği için özür diler Hz Ömer ra:

- Rahatsız etmedin Ne istiyorsan söyle, der

Yahudi bunun üzerine hikayesini anlatır Hz Ömer dikkatle dinledikten sonra:

- Sen haklısın, der Bizde kimsenin malını satmaya zorlamak yoktur Değerinden fazla bedel vermek de bu hareketi haklı kılmaz

Sonra etrafına bakınır Bir kemik parçası görür Onu alır ve üzerine “Nuşirevan bizden daha mı adildi?” diye yazar Sonra bunu yahudiye uzatıp:

- Bunu al, Amr'a götür, der

Yahudi, halifenin kendisini başından savdığını düşünür Çaresiz, kemik parçasını alır

Ertesi gün Mısır'a doğru yola koyulur İskenderiye'ye gelir Valiye çıkmaya gerek duymadan evine gider Davasından ümidini kesmiştir Sarayı, tacı-tahtı olmayan bir hükümdarın kemik üzerine yazılmış bir sözünden sonuç çıkmayacağını düşünür

Amr b As ise yahudinin İskenderiye'ye döndüğünden haberdardır ve halifenin kararını merak etmektedir Birkaç gün sonra yahudiyi çağırtır ve halifeyi görüp görmediğini sorar Yahudi gördüğünü ve konuştuğunu söyler Vali:

- Ne söyledi, diye sorar Bunun üzerine yahudi kemik parçasını çıkartır ve uzatır:

- Hiç Bunu Amr'a götür dedi, der

Amr b As, kemiği alır ve üzerindeki yazıyı okur ve birden sapsarı kesilir Gözleri dalmış bir vaziyette bir süre hareketsiz kalır:

- Tamam, evini almaktan vazgeçtik, der

Yahudi bir kez daha şaşkındır Sıradan görünümlü birinden, devlet işleriyle hiç bağdaşmayan, kemik üzerine yazılı bir söz, Mısır'ı yöneten birini nasıl böyle etkiler?

- Ey emir, bu sözün sırrı nedir? Bir emir bile ifade etmeyen bir söz sizi kararınızdan nasıl vazgeçirdi, diye sorar

Amr b As, anlatır:

“Henüz cahiliye zamanıydı Ben ve Ömer Mekke'de yaşar ve ticaretle meşgul olurduk Sermayemiz fazla değildi Ortaklaşa alabildiğimiz malları devemize yükler, uzak yerlerde onları satar, kârını paylaşırdık

Bir seferinde İran'ın Medayin şehrine gittik O zamanlar İran'ın kisrası (kralı) adaletiyle meşhur Nuşirevan idi

Mallarımızı satıp bir handa konakladık Hancı bize devemizi koruyabileceğini, paralarımızı da kendisine emanet verebileceğimizi söyledi Biz, yabancı bir ülkede paramızı emanete vermeyi düşünmüyorduk Devemizi de ayrı bir ücret ödememek için hanın avlusuna bağladık

Ertesi gün satmayı düşündüğümüz malları alıp Mekke'ye geri dönecektik Ancak sabahleyin uyandığımızda yastığımızın altındaki para çalınmıştı Baktık ki devemiz de çalınmış Yabancı bir memlekette ortada kalmıştık Hancının yakasına yapıştık ama nafile Hancı:

- Ben size her şeyinizi emanet etmenizi söylemiştim ama kabul etmediniz, dedi

Haklıydı Ben boynumu büktüm Ama Ömer durumu Nuşirevan'a götürmeye kararlıydı Nuşirevan öğleye kadar devlet işleri ile meşgul olur, öğleden sonra da halkın şikayetlerini dinlerdi Öğleden sonra Nuşirevan'la görüşüp başımıza gelenleri anlattık Nuşirevan:

- Demek yastığınızın altından paranızı çaldılar Peki be adamlar, paranız yastığın altındayken siz uyuyor muydunuz? Uyanık kalıp paranıza sahip çıksaydınız ya, diye çıkışınca ben cevap veremedim Ama Ömer başını kaldırıp pervasızca:

- Evet efendim, biz uyuyorduk Çünkü sanıyorduk ki siz uyumuyorsunuz, deyiverdi

Ömer'in kralı kızdırmış olmasından korktum Nuşirevan biraz düşündü Acaba bize ne gibi ceza verecek diye düşünürken:

- Ey Arap, galiba sen haklısın… Memleketimde bulunan herkesin rahatça, huzur içinde uyuyabilmesi için benim uyanık olmam lazımdı, dedi

Biraz sustu, sonra bir haftaya kadar olayın sorumlularının ortaya çıkarılacağını söyleyip bizi gönderdi Bu arada bir haftalık konaklama masraflarımızı da karşılayacağını söyledi

Bir hafta sonra saraya gittik Nuşirevan bizi huzuruna çağırttı İçeri girince devemizi gördük Hem şaşırmış hem de sevinmiştik Sonra para kesemizi de bize uzattı ve “bununla ne yapacaksınız?” diye sordu Biz de, memleketimizde satmak için kumaş, ıtriyat gibi şeyler alacağımızı, iki gün sonra da yola çıkacağımızı söyledik

Nuşirevan:

- Şehirden çıkarken, biriniz şehrin iki kapısından biri olan Güneş Kapısı'ndan, diğeriniz de Ay Kapısı'ndan çıkın, diye bizi tenbihledi

İşlerimizi bitirdikten sonra yola koyulduk Ömer Güneş Kapısı'na, ben de Ay Kapısı'na yöneldim Dışarı çıkarken, kapının üzerinde süslü elbiseler içinde birinin asılmış olduğunu gördüm Yakından bakınca onun şehrin güvenliğinden sorumlu olan Şahnepehlev olduğunu anladım Kapıdaki nöbetçiye:

- Bunu neden asmışlar, diye sordum

Nöbetçi:

- Tahkikat sonucunda hırsızlarla birlikte çalıştığı öğrenildi Çaldıklarının bir kısmı ele geçirildi Kendisi de ibret için buraya asıldı, dedi

Dehşet içinde oradan uzaklaştım ve Ömer'le buluştum Ona gördüklerimi anlattım O da bana Güneş Kapısı üzerinde güzel giyimli bir gencin asılmış olduğunu gördüğünü, nöbetçilere onun kim olduğunu sorduğunu ve Nuşirevan'ın oğlu olduğunu söylediklerini anlattı Meğer, Şahnepehlev ile Nuşirevan'ın oğlu ortak olup, bu hırsızlarla işbirliği içindeymişler İbret olsun diye ikisi de şehrin iki kapısına asılmışlar Bu hadiseyle Nuşirevan'a niçin adil denildiğini daha iyi anlamış olduk

Amr b As susar Sonra:

- Ey adam, anladın mı şimdi Ömer'in bana bunu niçin yazdığını? Nuşirevan, mecusi olduğu halde adalet uğruna kendi oğlunu bile feda etti Halife, “Biz Nuşirevan kadar adil değil miyiz ki, sen cizyesini ödeyen, emanımız altında bulunan birine böyle davranıyorsun?” demek istiyor Vazgeçtik, yoksa Ömer'in adaleti bizi mahveder



Bugün yapılan haksızlıklara adaletle hükmedecek, bizi korkutarak haksızlık etmekten alıkoyacak bir Ömer yok Ama Ömer'e adil olmayı emreden, öğreten Rabbi var O, ezeli ve ebedidir ve adaletle hükmedenlerin en hayırlısıdır








 

musab ebubekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-09-2007   #2
Bilgiler
Süper Moderator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesaj: 557
İtibar
Tecrübe Puanı: 6
Rep Puanı : 279
Rep Derecesi :
evin Pürüzler içinde bir mücevher.evin Pürüzler içinde bir mücevher.evin Pürüzler içinde bir mücevher.
evin RSS Feed
Standart --->: kim daha adil h.z ömer.r.a



çok güzel Allah razı olsun Allah, adil ömerleri başımızdan eksik etmesin

 

evin isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alt 10-09-2007   #3
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 2,132
İtibar
Tecrübe Puanı: 22
Rep Puanı : 948
Rep Derecesi :
seyit Farkına varılacak bir görkemseyit Farkına varılacak bir görkemseyit Farkına varılacak bir görkemseyit Farkına varılacak bir görkemseyit Farkına varılacak bir görkemseyit Farkına varılacak bir görkemseyit Farkına varılacak bir görkemseyit Farkına varılacak bir görkem
seyit RSS Feed
Standart --->: kim daha adil h.z ömer.r.a



Yeryüzünde Hz Ömer ra kadar adalet kelimesiyle özdeşleşmiş ikinci bir kişi göstermek mümkün değildir Onun tazeliğinden hiç bir şey kaybetmeyen kıssaları, her türlü adaletsizliğin kol gezdiği bugünkü dünyada yeniden okunmalı, tekrar takrar yorumlanmalı En azından bir gaye olarak hep akılda tutulmalı İşte onun en etkileyici kıssalarından biri


Bu dünyaya bir ömer gedi başka da gelmediDin ve Siyeseti birarada götüren tek şahıs
Allah razı olsun

 

seyit isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , ,

İdam sehpasında bir kahraman... | Durun! Gelene Bir Bakın!

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Âdil-i Mutlak ACİLSERVİS A-B 1 bir Hafta önce 04:49 AM
Adil Avaz_arkadaşım Yusuf Flashlar 2 06-22-2008 20:21 PM
El-Adil ZiyaN Dua ile ilgili yazılar/Tavsiyeler 0 02-12-2008 18:04 PM
Âdil Yönetici ACİLSERVİS A-B 0 04-12-2007 18:58 PM
adil sultan musab ebubekir Yaşanmış Öyküler & Nükteler 0 04-07-2007 12:08 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya Yudumla TOPlist Saat 14:24 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293