Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Sağlık Bölümü
> Sağlık
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-12-2008   #1
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesaj: 80
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 40
Rep Derecesi :
faybar Seçkin bir yolda.
faybar RSS Feed
Standart ağrı nimeti



Talebelik yıllarında acil serviste nöbetçi olduğum bir gün, hastaneye koma hâlinde bir hasta getirildi Yakınları, hastaya 18 saat önce ağrı kesici iğne (baralgine) yapıldığını ve yapılan bu iğneden sonra hastanın ağrılarının geçtiğini söyledi Yapılan muayenede hastanın tansiyonunun sıfıra yaklaştığı ve karnında aşırı bir sertlik olduğu tespit edildi Müdahalelere rağmen hasta kurtarılamadı Otopside hastanın, zamanında ameliyat olmadığı için apandisit patlaması neticesi şok ve komaya girerek öldüğü anlaşıldı Şâfi-i Hakîm’in hiçbir şeyi abes yaratmadığının bir işareti olan bu hâdise, ağrının teşhis ve tedavide ne kadar faydalı (vücut için arıza alarm sistemi) olduğunu bize göstermektedir Ağrı sebebiyle acil servise müracaat etseydi, hastanın apandisit olduğu erkenden anlaşılacak ve belki de tedavisi yapılabilecekti

Doku hasarı meydana geldiğinde ağrı, alarm vazifesi görerek, hastalığı haber verir Beş duyudan farklı bir vazife gören ağrı duyusu kaybolduğunda, kişi doku hasarını hissetmez Meselâ, beyin kanaması veya başka bir sebeple ayakları felç olan hastalar, ayaklarındaki doku hasarını hissedemez Böyle bir rahatsızlığı olan kişi, batırılan iğneyi dahi hissetmez

Dokunma, koklama, işitme, sıcak, soğuk gibi birçok duyu sistemine alışma (adaptasyon) kabiliyeti verilmiştir Meselâ derimize dokunan bir eşyayı önce hissederiz; ancak kısa bir süre sonra dokunma devam etmesine rağmen, dokunma hissi kaybolur Bu şekilde beynimizin gereksiz bilgilerle meşgul edilmesi engellenmiş olur Ancak ağrı duyusu, teşhis ve tedavi açısından çok mühim olduğundan Şâfi-i Alîm ağrı duyusu için adaptasyon yaratmamıştır Eğer ağrıya da adaptasyon olsaydı (ağrı başladıktan kısa süre sonra ortadan kalksaydı), kişi rahatlayacaktı; ancak hastalığın devam edip etmediği bilinmediğinden teşhis ve tedavide aksaklıklar ortaya çıkacaktı

Ağrının hızlı (keskin veya akut) ve yavaş (künt veya kronik) olmak üzere iki tipi vardır Hızlı ağrı, ağrıya yol açan uyarıcıyı ( iğne batırma gibi) uyguladıktan yaklaşık 0,1 sn sonra; yavaş ağrı ise saniyeler -hattâ bazen dakikalar- sonra hissedilir Hızlı ağrı mekanizması; bıçak kesmesi, iğne batması, yanma gibi durumlarda ortaya çıkan ağrının hemen hissedilmesinde ve kişinin ağrıyı uyarıcı faktörlerden hızla uzaklaşmasında vazife alır Hızlı ağrı sinyali daha beynimize ulaşmadan ve kişi tarafından hissedilmeden önce omurilikte bir reflekse (geri çekme refleksi=fleksör refleks) sebep olur Bu öyle bir reflekstir ki, dâima ağrıdan uzaklaşma ile ilgili gayriiradî karmaşık kas kasılmalarına sebep olur Hattâ ağrılı uyaran durumlarında omurilikte yukarıdaki refleksten başka ikinci bir refleks daha gerçekleştirilir ki, bu da ağrıyan kol veya bacağımıza ilâveten vücudun tamamının ağrılı uyarandan uzaklaştırılmasını sağlar Buna çapraz ekstensör refleks ismi verilmektedir Hızlı ağrının vücut için koruyucu olduğu, bu reflekslere sebep olmasıyla daha iyi anlaşılır

Beyne ağır iletilen yavaş ağrı, uzun süreli sızlama ve yanma şeklindedir Romatizma ağrıları bu gruba girer Âcil bir durum söz konusu olmadığından, Yaratıcı’nın rahmet ve hikmetiyle yavaş iletilir Yanmalarda olduğu gibi, burada refleksif bir korunma gerekmez
Ağrıyı hızlı ileten sinir lifleri kalındır Elektrik kablosunda olduğu gibi sinir lifi de kalınlaştıkça nakil hızı artar Ancak bu liflerin sayısı ağrıyı yavaş iletenlerin sayısından bir hayli azdır Kronik ağrılar da hızlı iletilseydi, bunların da kalın sinir lifleriyle iletilmesi icap edecekti Bütün ağrılar hızlı liflerle iletilmiş olsaydı, omuriliğin çapı 1–2 cm yerine 1–2 metre olacaktı Kadîr-i Alîm, hemen hiçbirimizin istemediği kronik sızlama şeklindeki ağrıların yavaş iletilmesini murad buyurarak, bizi ne kadar hikmetli yarattığını ağrılarımızda bile hissettirmektedir

Ağrı algısı
Ağrının algılanmasında çeşitli faktörlere rol verilmiştir Meselâ, gündüz, işlerin arasına gömülmüş bir kişi ağrılarını unutur İşi olmayan insanlar ağrıdan daha çok şikâyet ederler Gece olduğunda ağrılarımız kendilerini daha fazla hissettirir Çünkü gece, beş duyu yoluyla gelen uyarılar azalır ve vücut dinlenmeye, insan da onu dinlemeye çekilir İşte bu esnada ağrı daha şiddetli hissedilir

Kişinin ağrıyı hissetmesinde önemli bir yeri olan ağrı eşiği, kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir Ağrı eşiği düşük olan kişilerde az bir uyarıcı bile ağrıya sebep olurken, ağrı eşiği yüksek olan kişiler kuvvetli ağrı uyaranına bile dayanabilir Ayrıca kişinin daha fazla konsantre olduğu durumlarda, ağrı hissi epeyce azalmakta, kişi ancak söz konusu hâdise bittiğinde bir yerinin zedelendiğini fark etmektedir

Ağrıyı azaltan rahmet eseri mekanizmalar
Ağrı hissine adaptasyonun olmaması erken teşhis ve tedaviyi kolaylaştırır; bununla birlikte Şâfi-i Alîm, insan vücuduna ağrı azaltan mükemmel mekanizmalar da koymuştur
Dokunma ve diğer duyularımızdaki alıcı (reseptör) hücreler, kendi sahalarıyla ilgili uyaranları tam ve kolay hissedecek şekilde bazı hassas yapılara sahip kılınmıştır Ancak ağrıyı hisseden reseptör hücrelerinde bu hassas yapılar bulunmamaktadır Ağrı hissi reseptörleri, ağrının kabaca hissedilmesini sağlayacak şekilde yaratılmıştır Hassas reseptörlerden yapılmış olsalardı, ağrı daha şiddetli hissedilecekti Bu durum özellikle yavaş ağrı için önemlidir

İnsan beynine yerleştirilmiş bazı elektronik devreler de, ağrının beyne ulaşmasını azaltma veya engellemede vazife yapar Buna beynin ağrı kontrol sistemi denir Şiddetli ağrı durumlarında beyinden çıkan bazı sinir lifleri, önce beynin girişinde bulunan bölgeyi (rafe çekirdekleri) uyarır Bu bölgeden çıkan sinyaller beyinden omurilik vasıtasıyla aşağıya doğru iner ve omurilikte ağrı sinirlerinin giriş kavşaklarında (sinapslar) serotonin salgılar; böylece omuriliğe giriş noktasında ağrının azalmasına vesile olur Serotonin, ağrının azaltılmasında, kişinin uyumasında ve rahatlamasında vazife görür

Ağrı; tokalaşma veya deriye hafif dokunmayla da azalabilmektedir Dokunma sinyalleri, omurilik vasıtasıyla beyne ilerlerken bir yan dal verir Bu yan dal, omurilikte ağrı sinyallerini ileten kavşaklarda sonlanarak ağrının durdurulmasında vazife yapar

Kedilerin insanlara sürtünmesi ve sırtlarının sıvazlanmasını istemesi; annelerin, ağlayan çocuklarının ağrıyan yerlerine hafifçe dokunması ve ‘Öpeyim de geçsin!’ demesi boşuna değildir Çünkü sıvazlama ve öpme ile de bir çeşit dokunma ve buna bağlı olarak ağrıda azalma olmaktadır Fizik tedavide ağrının giderilmesi maksadıyla uygulanan masaj ve el-ayak bölgesine tatbik edilen refleksoloji de bununla alâkalıdır

Beynin afyon (opiyat) sistemi
‘Opiyatlar’ denen madde grubu, aslında afyondan elde edilen morfin ve benzeri ağrı kesici, uyuşturucu ve alışkanlık yapıcı maddeleri ihtiva eder Morfin, tıpta kanser benzeri çok şiddetli ağrı yapan hastalıklarda ağrı giderici olarak kullanılabilmektedir Ancak morfinin, uyuşturucu ve alışkanlık yapıcı tesirinden dolayı serbestçe satılması yasaktır Bundan dolayı morfin sadece ilgili uzman hekimlerin yazabildiği kırmızı reçetelerle eczanelerden temin edilebilmektedir

Beyinde de ağrı durumlarında morfin benzeri maddeler salgılanmaktadır Bunların bazılarının ağrı kesici tesiri morfinden bir milyon kat daha güçlüdür Dinorfin, enkefalin, metenkefalin, leu-enkefalin ve benzeri bu maddelere beynin opiyat sistemi denir Bilim adamları ilk zamanlar afyon bitkisinden elde edilen morfinin beyindeki bu harikulâde tesirine şaşırmışlardır Çünkü bir bitkide bulunan maddenin beyinde reseptörünün olabileceği akla gelmemiştir Ancak daha sonra yapılan araştırmalarda, bitkiden elde edilen maddelerin aslında beyinde zaten var olan morfin türü maddelerin reseptörleri üzerinden tesirli olduğu keşfedilmiştir Aslında bu misâl de, Tevhid hakikatini, her şeyin tek Yaratıcı’nın eseri olduğunu göstermektedir Buradan da, toprak, maden, bitki, her türlü mikroorganizmanın gereksiz ve hesapsız yaratılmadığını bir defa daha anlaşılmaktadır

Netice itibariyle, vücuda dercedilmiş mükemmel ağrı kesici mekanizmalar, hemen her ağrıda, ağrı kesici ilâç kullanmanın doğru olmadığını göstermektedir Çünkü Hâlık-ı Rahîm çok güçlü ağrı kesici mekanizmaları insan vücuduna yerleştirmiştir Ağrı kesici ilâçların aşırı kullanımının mide, karaciğer başta olmak üzere birçok organa zarar verebildiğini hatırdan çıkarmamak gerekir

 

faybar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

yapilisi basit ...deneyin bakalim!! | ilkyardım: Tanım Ve Onemı

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Dizlerinizde ağrı mı var? Menisküs olabilirsiniz LeoparGS Sağlık 3 4 Gün önce 01:03 AM
Vücud Nimeti LeoparGS Tefekkür ve Zikir 10 02-10-2008 15:51 PM
Ağrı Resimleri elif Türkiye'deki İl Resimleri 4 11-19-2007 14:00 PM
Ağrı Dağı'nın müthiş infilakı LeoparGS Risale-i Nur 0 07-19-2007 08:48 AM
İhtiyarlık nimeti helen Diğer Soru ve cevaplar (kategorilerin dışında kalanları bu bölüme açalım) 0 05-23-2007 08:47 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya Yudumla TOPlist Saat 16:09 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293