|
| | #1 |
| | ![]() İnsanlar yüzyıllardır uzun ve sağlıklı yaşamın sırlarını araştırıyorlar Bu yolda uzmanlar kimi zaman diyeti, kimi zaman da sporu tavsiye ediyorlar İşte bu konuda uzmanların yeni bir keşfi var: Uzun ve sağlıklı yaşamın sırlarını araştıran Amerika'nın saygın haber dergilerinden Newsweek'in haberine göre, uzun yaşamın ilk anahtarı affedici olmak (Eylül 2004)İnsanın ruh haliyle sağlığı arasında bir bağ olduğunu belirten haftalık Newsweek dergisi, birini affedememenin vücuda verdiği zararları şöyle sıralıyor: "Kortizol hormonu seviyesi artar Kalp hastalıkları, nörolojik bozukluk ve hafıza kaybı riski büyür "Newsweek dergisinin yaptığı araştırmanın sonuçları, insanın psikolojisiyle sağlığının ne kadar birbirine bağlı olduğunu bir kez daha ortaya koydu Harvard Üniversitesi uzmanları birini affetmenin vücudu birçok hastalıktan koruduğunu belirttiler Dergiye göre sağlıklı bir yaşam için ilk önce "affedici" olmak gerekiyor Newsweek, affetmemenin ve öç alma duygusunun insanın bir parçası olduğunu belirterek, "bu konuda yapılan 1200 klinik araştırma, negatif duyguların insanın hem psikolojik hem de fiziksel sağlığına zarar verdiğini gösteriyor" diye yazdı İnsanın bir olayı ya da bir kişiyi affetmemesi, kişinin üzerinde psikolojik bir baskı oluşturuyor Ve bu baskı zamanla kalp basıncının artmasına, kalp hastalıklarına sebep olan hormonal değişikliklere, nörolojik bozukluklara ve hafıza kayıplarına neden oluyor Yapılan bir diğer araştırmada affetmemek gibi negatif duygular besleyen kişilerin "kortizol hormonu" seviyesinin arttığını ortaya çıkardı Bu hormonun artması bağışıklık sistemi bozuklukları başta olmak üzere, şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi hastalıklara sebep oluyor Affetmenin Faydalarını Kanıtlayan Diğer Araştırmalar Yakın zamanda yapılan daha birçok araştırmada Amerikalı bilim adamları, affetmesini bilen insanların hem ruhen hem de bedenen daha sağlıklı olduklarını belirlediler Stanford Üniversitesi'nde görevli bilim adamı Frederic Luskin ve ekibi, San Francisco şehrinde oturan 259 kişi üzerinde araştırma yaptı Denek olarak katılan kişileri 6 kez 1 5 saatlik oturumlara çağıran bu bilim adamları, yaptıkları sohbetlerde affetmeyi öğretmeyi amaçladılar Deneye katılan kişiler kendilerine zarar veren kimseleri affettikten sonra, daha az acı duyduklarını belirttiler Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, affetmeyi öğrenen kişiler sadece duygusal olarak değil fiziksel olarak da kendilerini daha iyi hissetmektedirler Örneğin deney sonucunda stresten kaynaklanan sırt ağrısı, uykusuzluk ve mide ağrısı gibi ruhsal ve fiziksel belirtilerin de bu kişilerde önemli ölçüde azaldığı tespit edildi Stanford Üniversitesi'nde Rehberlik ve Sağlık Psikolojisi alanında profesörlüğü olan Frederic Luskin, Forgive for Good (İyilik için Affedin) adlı kitabının tanıtımında affetme ile ilgili olarak "Sağlık ve Mutluluk için Kanıtlanmış Bir Reçete" ifadesine yer vermiştir Bu kitapta affetmenin kızgınlık, acı, depresyon ve stresi azaltarak, umut, sabır ve kendine güven gibi olumlu ruh hallerinin yaşanmasını sağladığı anlatılmaktadır Dr Luskin'e göre, uzun süreli kızgınlık yaşanması insanların fiziksel sağlığı üzerinde de gözlemlenebilir olumsuz etkiler oluşturmaktadır Dr Luskin konu ile ilgili şunları ifade etmiştir: "Uzun süreli veya devam eden öfkenin zararı, vücut içindeki termostatı sıfırlamasıdır Eğer düzenli olarak düşük seviyede öfkeye kendinizi alıştırırsanız, neyin normal olduğunu ayırt edemezsiniz İnsanların alışkanlığa çevirebileceği bir tür adrenalin hücumuna yol açabilir Vücudu yakar ve sağlıklı düşünmeyi zorlaştırır, bu da durumu daha kötü bir hale getirir " Ayrıca Dr Luskin, vücut, öfke ve stres sırasında belirli enzimler salgıladığından, kolesterol ve tansiyonun yükseldiğini, bunların da vücudun uzun süreli maruz bırakılmaması gereken bir durum oluşturduğunu belirtmektedir Healing Currents Magazine dergisinin Eylül-Ekim 1996 sayısında yayınlanan "Affetme" adlı makalede ise, bir kişiye ya da olaya karşı duyulan öfkenin kişilerde olumsuz duygulara yol açtığı, ruhsal dengelerini hatta fiziksel sağlıklarını bozduğu belirtilmektedir Aynı makalede kişilerin öfkeden dolayı yaşadıkları olumsuzlukları zaman içerisinde fark ettikleri ve bozulan ilişkilerini düzeltmek, problemleri halletmek için affetmeye karar verdiklerinden de bahsedilmektedir Yaşadıklarından sonra, değerli zamanlarını ve hayatlarını öfkeyle geçirmek istemedikleri, bu nedenle kendilerini ve başkalarını affetmeyi seçtikleri de belirtilmektedir Öte yandan 1500 kişiyi kapsayan bir araştırmada, dinine bağlı kişilerde depresyon, stres ve akıl hastalıklarının daha az olduğu görülmüştür Araştırmayı yürüten Dr Herbert Benson, bu durumu dinin "affetme" duygusunu teşvik etmesine bağlamakta ve şunları ifade etmektedir: "Din, insanlara diğer kişileri affetmeyi öğütler Bu yüzden dini inancı olanlar, sorunlarını içlerinde biriktirmez ve hayatla daha kolay başa çıkar Bu da depresyon ve stres gibi rahatsızlıklarla daha az karşılaşmalarını sağlar " Harvard Gazetesi'nde yayınlanan "Öfke Kalbinizin Düşmanıdır" adlı makalede yer alan bilgilere göre öfke, kalp sağlığı açısından son derece zararlıdır Tıp alanında asistan profesör olan Ichiro Kawachi ve meslektaşları, bu gerçeği çeşitli test ve ölçümlerle bilimsel olarak kanıtlamışlardır Yaptıkları çalışmalar sonucunda aksi huylu yaşlıların, daha sakin yaşıtlarından üç kat daha fazla kalp hastalıkları riskine sahip olduklarını tespit etmişlerdir Kawachi'ye göre, "Yüksek seviyede kızgınlık ve nesneleri kırma ya da bir kişiye kavga sırasında zarar verme isteği bu riskleri artırmaktadır " Çünkü öfke sırasında stres hormonları artarak, kalp kaslarındaki hücrelerin daha fazla oksijen ihtiyacı duymasına ve kandaki trombositlerin yapışkanlığının artarak pıhtılaşmaya yol açmasına sebep olmaktadır Bu da kalp sağlığını olumsuz etkilemektedir Ayrıca öfkelenme sırasında kalp atışları normalin üstünde bir seviyeye çıkar ve damarlarda kan basıncının yükselmesine, dolayısıyla kalp krizi riskinin artmasına sebep olur Araştırmacılara göre öfke ve düşmanlık, kanda enfeksiyonla bağlantılı proteinlerin üretimini de tetikleyebilmektedir Psychosomatic Medicine (Psikosomatik Tıp) isimli dergide, aşırı öfkenin enfeksiyona yol açan proteinlerin üretimini artırdığı, bunun da atardamarların sertleşmesine, dolayısıyla damar tıkanıklığına ve kalp krizine neden olduğu belirtilmiştir Kuzey Carolina Bölgesi'ndeki Duke Üniversitesi'nden Asistan Profesör Edward Suarez'e göre, interleukin 6 (IL-6) proteini çok kızgın ve morali bozuk kişilerde normal seviyeden daha yüksek oranda bulunmaktadır Kandaki yüksek IL-6 seviyesi ise atardamarların duvarlarında yağ birikimine, bu da damar tıkanıklığına yol açmaktadır Sonuç olarak Suarez'e göre kalp hastalıkları, sigara kullanımı, yüksek tansiyon, şişmanlık ve yüksek kolesterol gibi faktörlerin yanı sıra depresyon, öfke ve düşmanlık gibi psikolojik durumlarla da yakından bağlantılıdır The Times'da yayınlanan "Öfke Kalp Krizi Riskini Artırır" adlı makalede, kolay öfkelenmenin kalp krizlerine kısa bir yol olduğu, strese öfkeyle tepki veren kişilerin, kalp hastalıklarına üç kat daha fazla, erken kalp krizine ise beş kat daha fazla yakalanma riski altında oldukları belirtilmektedir Maryland, Baltimore'daki John Hopkins Üniversitesi'nden bilim adamlarının tespitlerine göre, çabuk sinirlenen kişiler, ailelerinde kalp hastalıkları geçmişi olmasa da risk altında bulunmaktadırlar Kuran'da Tavsiye Edilen Üstün Ahlak Özelliği: Affedici Olmak İşte bilim affetmenin insan sağlığı üzerindeki tüm bu olumlu etkilerini yeni keşfederken, Yüce Allah affetmeyi 14 asır önce Kuran'da insanlara önemle tavsiye etmiştir, Kuran'da tavsiye edilen güzel ahlak özelliklerinden biri de "affedici ve bağışlayıcı olmak"tır: "Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir " (Araf Suresi, 199) Bir başka ayette Allah, " ![]() ![]() affetsinler ve hoşgörsünler Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir " (Nur Suresi, 22) şeklinde buyurmaktadır Kuran ahlakından uzak yaşayan kimseler için affetmek son derece zordur Çünkü yapılan bir hata karşısında hemen öfkeye kapılırlar Ancak Allah müminlere affetmenin daha güzel bir davranış olduğunu bildirmiştir: "Kötülüğün karşılığı, onun misli (benzeri) olan kötülüktür Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup-sağlarsa) artık onun ecri Allah'a aittir![]() ![]() " (Şura Suresi, 40) ![]() ![]() Yine de affeder, hoş görür (kusurlarını yüzlerine vurmaz) ve bağışlarsanız, artık elbette Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (Teğabün Suresi, 14) Kuran'da "Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, azme değer işlerdendir " (Şura Suresi, 43) ayetiyle de affetmenin üstün bir ahlak özelliği olduğu haber verilmektedir Dolayısıyla müminler affedici, merhametli, hoşgörülü davrananlar ve Kuran'da bildirildiği gibi onlar, "öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir " (Al-i İmran Suresi, 134) Müminlerin affedicilik anlayışları, Kuran ahlakını yaşamayan kimselerinkinden çok farklıdır Bazı kişiler, karşılarındaki kişiyi bağışladıklarını söyleseler de, bu kişilerin kalplerindeki kin ve kızgınlıktan kurtulmaları uzun sürer Tavırları genellikle bu kızgınlığı yansıtacak şekildedir Müminlerin affediciliği ise samimidir Müminler insanın dünyada imtihan olan, hata yaparak öğrenen bir varlık olduğunu bildikleri için hoşgörülü ve şefkatlidirler Ayrıca müminler, tamamen haklı oldukları ve karşı tarafın tümüyle haksız olduğu bir durumda bile hiç tereddütsüz affedebilirler Affetme konusunda, hataları, büyük ya da küçük olarak ayırmazlar Bir kimse hatayla büyük bir kayba sebep olabilir Ancak meydana gelen her olayın Allah'ın kontrolünde ve bir kader dahilinde geliştiğini bilen müminler, bu tür bir olay karşısında tevekküllü davranır ve kişisel bir kızgınlık içerisine girmezler Kısacası öfkelenmek insanın en başta ruh halini olumsuz yönde etkileyen ve buna paralel olarak sağlığını zedeleyen bir tavır bozukluğudur Affetmek ise kişiye zor gelse de öfkenin getirdiği tüm olumsuzlukları ortadan kaldıran, kişinin hem fiziken hem ruhen sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olan güzel bir davranış şekli, üstün bir ahlak özelliğidir Elbette ki affetmek, sağlıklı kalmaya vesile olan davranışlardan biridir ve herkesin yaşaması gereken olumlu bir özelliktir Ancak affetmede asıl amaç -herşeyde olduğu gibi- Allah'ın rızasına uygun bir ahlakı yaşamak olmalıdır Faydaları bilimsel olarak günümüzde tespit edilen bu ahlak özelliğinin Kuran'da pek çok ayetle bildirilmesiyse, Kuran'daki hikmetlerden sadece bir tanesidir
|
| |
| | #2 |
| haftanın üyesi-6 ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() Allahu Teala razı olsun hepimiz icin guzel ve gerekli bir hatirlatma oldu insaAllah ![]() Rabbimin her daim verdigimiz kararlardan dolayi pisman olmaktan bizleri korumasi duasi ve keske kapilarini acip seytana davetiye cikarmayanlardan,affetmeyi becerenlerden olabilmek gayret ve duasi ile insaAllah! ![]() ![]() Affeden Kaybetmezmis ![]() ![]() !!!En uzun yolculuğun Edirne’den Kars’a olduğunu düşünürsek yanılmış oluruz En uzun yolculuk beynimizden yüreğimize yaptığımız yolculuktur Üzücü bir olay karşısında aşağıdan, yukarıdan, sağdan, soldan düşünerek, çeşitli yorumlar yaparak zihnimizi çatlatırcasına yorarız Olayları siyah ya da beyaz çerçeveler içerisine oturtmaya çalışarak ara renklerden şiddetle kaçınırız Hâlbuki insan ilişkilerinde siyah ya da beyaz çerçeveye yerleştirilebilecek olaylar çok sınırlıdır Gri, pembe, yeşil, mavi gibi diğer ara renklere de ihtiyacımız vardır Özellikle bize yapılan haksızlıklar karşısında, canımızı acıtan olayları yorumlarken onları siyah ya da beyaz çerçeveler dışındaki çerçevelere yerleştirmek bizi müthiş rahatlatacaktır Karşımızdakini «kötü» addedip siyah bir çerçeveye, kendimizi de «iyi» addedip beyaz bir çerçeveye yerleştirmek gerçekte problemi çözmeyecektir Belki de sadece peygamberleri beyaz çerçeveler içine yerleştirebiliriz Diğer tüm insanlar için kendimiz de dâhil hep ara renklere ihtiyacımız vardır Ve bu rengârenk çerçevelere insanları ve olayları yerleştirirken mantığın merkezi olan beynimizden; inancın, sevginin, mâneviyatın merkezi olan yüreğimize yolculuğa çıkmamız gerekecektir Çok büyük bir nimet olan akıl ve mantık hiçbir zaman tek ve yegâne nimet değildir Canımızı acıtan, üzen ve hattâ hayatımızı etkileyen/değiştiren kırıcı söz ve davranışlar karşısında affedici olabilmek çoğu zaman mantığımıza, kaybettiğimizi kabullenmek gibi gelse de gerçekte yüreğimize onu özgürleştirdiğimiz, ağırlıklardan kurtardığımız hissini verir Ki bu gerçekten de böyledir çünkü affedememek, suçlamak, kinlenmek, öfkelenmek hayat enerjimizi tüketerek, hayat kalitemizi düşürür Fakat insanları ve olayları siyah/beyaz çerçeveler dışındaki çerçevelere yerleştirerek onları affedebilmek için, beynimizden yüreğimize yapmamız gereken bu yolculuk benliğin patiska yollarında çok uzun sürer; zamana ve sabra ihtiyaç vardır Affedebilmenin aslında insanı ne kadar çok hafiflettiğini öğreten güzel bir hikâye vardır: Öğretmen bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: “Hayatı tecrübe ederek öğrenmek ister misiniz?” Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler «O zaman» der öğretmen «şimdi yarınki ödevinize hazır olun Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!» Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlamazlar Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: «Şimdi, bugüne dek affedemediğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun » Bazı öğrenciler torbalarına üçer beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur Öğretmen, kendisine; «Peki şimdi ne olacak?» der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: «Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken, sıranızın üstünde, hep yanınızda olacaklar » Aradan bir hafta geçmiştir Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar: «Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor Hocam, patatesler kokmaya başladı Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık Hem sıkıldık, hem yorulduk!» Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: «Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz Kendimizi rûhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyoruz Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir lütuf olarak düşünüyoruz, hâlbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir » Fakat beynimizden yüreğimize yaptığımız bu zorlu yolculuk sonucunda affetmeyi başarabildiğimizde karşımızdaki kişinin davranışlarını onayladığımızı düşünmemiz yersizdir Çünkü affetmek sadece geçmişin günümüzdeki yıkıcı etkisini kaldırmaktır Affetmek; «Yaptığını onaylamıyorum, yanlış buluyorum, belki de kendimi özür dilemeni gerektirecek kadar suçsuz görüyorum, fakat canımı çok acıtmasına rağmen bundan senin habersiz oluşuna, umursamaz oluşuna o kadar çok acıyorum ki bu yüzden senin affedilmen gerekir diye düşünüyor ve hissediyorum » diyebilmektir Affetmek unutmak da değildir Unutmamalıyız da Yaşadıklarımız, bizi çok üzmüş olsa da kazandığımız tecrübelerdir O kişiyle olduğu kadar başka kişilerle de olan ilişki ve iletişimimizde de bir daha böyle tatsızlıkların yaşanmaması için neler yapabileceğimizi öğretmiştir o acı hâtıra Olayı hatırlamak fakat duygu depomuzu boşaltmak gerekir Bunun için de bu tür olayları bir bakıma, beynimizden yüreğimize doğru yolculuğa çıkarak, kaderin cilvesidir diye telâkkî etmek zihnimizi ve yüreğimizi rahatlatacaktır Affedebilmek için ilk ve tek yapabileceğimiz şey sabırlı olmaktır elbet Sabredebildiğimiz sürece öfkemize ve kinimize hâkim olabilir, zamanı lehimize çevirebiliriz Fakat bazen öyle anlar olur ki kişi şiddetle uğradığı haksızlığa misliyle karşılık vermek ister Böyle durumlarda misliyle olduktan sonra hiç kimsenin itiraz hakkı olamaz çünkü buna Rabbimiz de müsaade etmiştir: “Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, böyle hareket edenlerin aleyhine bir yol (mes’ûliyet) yoktur (onlar kınanamaz ve cezalandırılamaz) (Şûrâ, 41) Özellikle affedilecek kişiyi affettiğimiz takdirde bu onun aynı davranışı tekrarlaması neticesini doğuracaksa burada af değil misliyle olmak şartıyla buna karşılık vermek daha doğru olacaktır Buna haksızlık edene bir ders vermek de denebilir Yine de âyetin devamında: “Kim sabreder ve affederse şüphesiz bu hareketi yapılmaya değer işlerdendir ” (Şûrâ, 43) diye buyururken Rabbimiz bize affetmenin faziletini işaret ediyor olsa gerektir Sabretmek ve affetmek şüphesiz sâlih amellerdendir Rûhu özgürleştirir, benliği köreltir Fakat bir de üstün ahlâk sahibi olan kişilerin kendilerine yapılan haksızlıklar, acı ve üzücü olaylar karşısında takındığı tavır vardır ki bu hakikaten takdire şayandır Bu kişiler hakkında Rabbimiz: “İyilikle kötülük bir olmaz Sen (kötülüğü) en güzel bir tavırla önle O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost olur Bu haslete ancak sabredenler kavuşturulur Buna ancak (hayırdan) büyük pay sahibi olan kimse kavuşturulur ” (Fussılet, 34-35) buyurur Kötülüklere misliyle karşılık vermenin ya da affetmenin dışında bir de iyilikle karşılık vermek vardır ki bunu da hakikaten herkes beceremez Bunu ancak hayırdan büyük pay sahibi olan kişiler başarabilir Ne mutlu öyle olamasa da olmak gayreti içinde olanlara! Aklın zincirlerini kırıp uzun yolculuklar sonucu yüreğin sahillerine ulaşarak gerçek özgürlüğü tadanlara!
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye | ![]() Allah ebeden razı olsun Mumtehine kardeşim ![]()
|
| |
| | #4 |
| ihramlı | ![]() Allah'ın rızasına uygun bir ahlakı yaşamak olmalıdır Faydaları bilimsel olarak günümüzde tespit edilen bu ahlak özelliğinin Kuran'da pek çok ayetle bildirilmesiyse, Kuran'daki hikmetlerden sadece bir tanesidir[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
|
| |
| | #5 |
| Gönül Sızım, Âh Efendim ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() hepinizden ALLAH cc razı olsun kardeşler ![]()
|
| |
![]() |
| Tags: affet, uzun, yasa |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Kaynananı Sev Uzun Yaşa!! | @hmet | Eşlere Tavsiyeler | 1 | 2 Hafta önce 10:40 AM |
| Kan ver Uzun Yaşa | LeoparGS | Sağlık | 1 | 10-14-2008 01:38 AM |
| Uzun Emel'in Kötülenmesi, Kısa Emel'in Fazileti, Uzun Emel'in Sebebi ve Çaresi | @hmet | Kötü Ahlak Sıfatları | 1 | 10-04-2008 19:00 PM |
| Kur'an-ı Kerim'in Ortası en uzun ve en kısa ayet. en uzun süre ile en kısa süre | mum | Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler | 1 | 08-04-2008 13:52 PM |
| Affet Allah'ım Affet | malik eşter | Bizi ilgilendiren haberler | 2 | 09-09-2007 01:42 AM |