Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Risale-i Nur Bölümü > Risale-i Nur

Forum Alev


Insan Dünya Hayatinda Bir Yolcu Hükmündedir ile ilgili Benzer Konular
750 Kez Görüntülendi

Asil insan idare eder, Aciz insan şikayet eder, Basit insan ihanet eder
Ey insan.. Ey insan silkin, ardından, Etmesin şeytan düğün.
sen yolcu bu yalan dünya hancıdır
sevdiğim insan ettiğim dualarla iyi ahlaklı bir insan olabilirmi?
Toplum Hayatinda MuaŞeret ÖlÇÜlerİ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 31-01-2008   #1
 
Standart Insan Dünya Hayatinda Bir Yolcu Hükmündedir


Insan Dünya Hayatinda Bir Yolcu Hükmündedir Mumsema İslam Arşivi Insan Dünya Hayatinda Bir Yolcu Hükmündedir
İNSAN DÜNYA HAYATINDA BİR YOLCU HÜKMÜNDEDİR


Bediüzzaman Said Nursi'nin bu hikmetli sözünde iman edenler için çok önemli bir ders vardır Çünkü insanların büyük bir bölümü sanki hiç ölmeyecekmiş gibi dünya hayatına bağlanıp, bu kısacık dünya hayatında bir yolcu hükmünde olduklarını unuturlar



Oysa dünya hayatı insanları denemek için yaratılmış, ortalama yetmiş yıl gibi kısa bir süre kalınmak üzere gelinen, içindeki her şeyin geçici ve ölüme mahkum olduğu bir mekandır Allah'tan korkup sakınanlarla, O'na nankörlük edenleri belirlemek için hazırlanmış bir imtihan yeridir Rabbimiz, dünyayı cennete layık olan samimi kullarının ayırt edileceği bir imtihan yeri olarak eksikliklerle yaratmıştır Bu imtihan yerinde güzelliklerle çirkinlikler, iyiliklerle kötülükler, eksikliklerle mükemmellikler bir araya konmuş ve kusursuz bir imtihan sistemi kurulmuştur Bu gerçek bir ayette şöyle bildirilmiştir:
"İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar? Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir" (Ankebut Suresi, 2-3)
Ancak insanların çoğu ayette bildirildiği üzere dünyanın bir imtihan yeri olduğunu ve geçiciliğini gözardı ederek, önlerinde uzun yıllar olduğunu düşünürler Ölümün mutlak olduğunu akıllarına dahi getirmek istemezler Dolayısıyla Allah'ın insanları denemek için eksik ve kusurlu yarattığı dünyada verilen nimetlere de aldanarak, dünyaya tutkuyla bağlanırlar Bu sevgileri bazen öylesine şiddetli olur ki, dünyada bulunuş amaçlarını unutur, asıl mekanın ahirette olduğu gerçeğini göz ardı ederler Bediüzzaman Said Nursi dünyanın sanıldığı gibi önemli bir yer olmadığını, geçici olduğunu şöyle ifade eder:
İnsan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen (devamlı olarak) gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval (ölüm) ve firakta (ayrılıkta) yuvarlanması şahittir
Gerçekten de bu çok önemli bir husustur Geçici bir yer olan dünyada insanın elde ettiği mevkinin, kazandığı paranın, edindiği servetin pek bir değeri yoktur Çünkü insan bunlardan çok kısıtlı bir süre istifade edebilir Günün birinde hem bu kazandıkları hem de tüm bunlara sahip olan kişi yok olacaktır Ahiretteki nimetler ise sonsuza dek insanın hizmetine verilmiştir Bu nedenle de dünyada insanın elinden çıkan şeylere üzülmesi çok büyük bir yanılgı olur Çünkü her nimetin ve her güzelliğin aslı cennettedir Dolayısıyla asıl çok büyük bir istekle arzulanılacak ve kavuşmak için gayret gösterilecek olan nimet, sonsuz cennet mekanıdır

Dünyada iyiliklerle kötülükler, güzelliklerle çirkinlikler, eksikliklerle mükemmellikler biraraya konmuş ve kusursuz bir imtihan sistemi kurulmuştur


Samimi İmanın Karşılığı: Cennet Hayatı


İnsanları din ahlakından uzaklaştıran en önemli nedenlerden biri, dünyayı sonsuz bir yurt sanmalarıdır Oysa dünya, sonu olan ve yalnızca ahirette cennet hayatını umut edebilmek için verilen bir fırsattır İnsanın yapması gereken, bu fırsatı en iyi şekilde kullanmaktır Bu da, dünya hayatını Allah'ın hoşnutluğunu ve rızasını kazanacak şekilde yaşamakla, güzel ahlak gösterip, Allah'a samimi bir kalple teslim olmakla mümkündür İnsanın dünyadaki nimetlerin bir deneme olarak verildiğini asla aklından çıkarmaması gerekir Güzel olan, bu nimetlere tutkuyla bağlanmak yerine, bütün bunların asıl sahibi olan Allah'a samimi bir kalple bağlanmak, Allah'ı en güzel şekilde yüceltmektir Zira bütün güzelliklerin, nimetlerin ve gerçek sevginin asıl sahibi O'dur Bediüzzaman Said Nursi bu gerçeğe de şöyle işaret etmiştir:
"İnsan, mahiyet-i câmiiyyeti itibariyle (herşeyle ilgili ve geniş kapsamlı olması nedeniyle) mevcudatın (var olan herşeyin) hemen ekserisiyle (çoğuyla) alâkadardır Hem insanın mahiyet-i câmiasında (geniş yapısında-herşeyle ilgili) hadsiz bir istidad-ı muhabbet dercedilmiştir
(insana sınırsız bir sevebilme özelliği verilmiştir) Onun için insan da umum mevcudata (bütün varlıklara herşeye) karşı bir muhabbet besliyor Koca dünyayı bir hanesi gibi seviyor Ebedi Cennet'e bahçesi gibi muhabbet ediyor Halbuki muhabbet ettiği mevcudat (herşey) durmuyorlar, gidiyorlar Firaktan (ayrılık) daima azab çekiyor Onun o hadsiz (sonsuz) muhabbeti, hadsiz bir mânevi azaba medâr (dönüşüyor) oluyor O azabı çekmekte kabahat, kusur ona aittir Çünki kalbindeki hadsiz istidad-ı muhabbet (sevebilme kabiliyeti), hadsiz bir cemal-i bâkiye mâlik (sonsuz bir güzelliğe sahip) bir zata tevcih etmek (yöneltmek) için verilmiş O insan sû-i istimâl ederek o muhabbeti fâni mevcudata sarf ettiği cihetle kusur ediyor, kusurun cezasını, firakın azabıyla çekiyor (O insan sevgi hissini kötüye kullanarak geçici olan varlıklara yönlendirmekle hata ediyor ve bunun cezasını ayrılık azabıyla çekiyor)
İşte bu kusurdan teberri edip (arınıp) o fâni mahbubattan (sevgililerden) kat-ı alâka etmek (ilişkisini kesmek), o mahbublar (sevgililer) onu terk etmeden evvel o onları terk etmek cihetiyle Mahbûb-u Bâki'ye (sonsuz sevgiliye) hasr-ı muhabbeti (sevgiyi odaklamayı) ifade eden olan birinci cümlesi: "Bâki-i Hakiki yalnız sensin Mâsiva (ALLAHın dışındakiler) fânidir"
Bediüzzaman'ın dikkat çektiği husus son derece önemlidir Zira geçici olanı istemek, çok büyük bir gaflettir Akılcı olan tavır ise sonsuz olanı istemek, sonsuz olana gönülden bağlanmaktır Said Nursi ayrıca dünya nimetlerinin, cennette verilecek nimetlerin ancak bir benzeri olabileceğine, "Dünya alem-i ahirete bir fihriste (fihrist) hükmündedir"1 sözleriyle işaret etmiştir

" Ahirete çalışan, dünyayı elde eder Dünyaya çalışan ise ahireti kazanamaz Zira âhiret hakikat, dünya haleftir Ağacı kökünden götürürsen, gölgede beraber gider Ahirette ne varsa, dünyada onun misâli vardır Eğer olmasa dünya yalan olur Teyemmüm abdestin halefidir, dünya da ahiretin (Süleyman Hilmi Tunahan)



Dünya Hayatının Geçiciliğini Kavramak, Gaflet Perdesini Kaldırır




Dünya hayatında kusurların ve eksikliklerin yaratılmasındaki hikmetleri kavrayamayan pek çok kimse, öldükten sonra toprağa karışıp yok olacaklarını, yaptıklarından sorumlu tutulmayacaklarını düşünerek, dünyanın geçici hırsları peşinde koşarlar Allah " Siz dünyanın geçici yararını istiyorsunuz Oysa Allah (size) ahireti istemektedir" (Enfal Suresi, 67) ayetiyle insanların bu eğilimine dikkat çekmiştir
Dünya hayatının geçiciliğini kavrayan bir kimsenin göstermesi gereken tavır ise, yaratılış amacı üzerinde düşünmek ve Allah'a karşı sorumluluklarını yerine getirmektir Böyle bir kişi Allah'ın izniyle gaflet perdesinden kurtularak dünya hayatının gerçek amacını görebileceği için, düşünceleri ve davranış şekli yalnızca ahiret hayatına yönelik olacaktır Çünkü bugüne kadar gelmiş geçmiş tüm insanlar gibi dünyada bir yolcu olduğunun, kendisinin de zamanı belirlenmiş bir vakitte öleceğinin ve dünyada nice zengin ve güç sahibi toplulukların yerle bir olduğunun farkına varacaktır Nitekim Bediüzzaman Said Nursi de, dünya hayatını bir misafirhaneye benzetir:
Dünya bir misafirhanedir İnsan onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayat-ı ebediyeye lazım olan levazımatı (gerekli herşeyi) tedarik etmekle mükelleftir En ehem (önemli) ve elzem (gerekli) işler, takdim edilecektir
Bediüzzaman'ın bu hikmetli örneğinde dikkat çektiği gibi, dünya bir misafirhane hükmündedir Bu misafirhanede olduğunu unutan ve kendisini misafirhanenin sahibi zanneden insanlarsa, ölümün yakın olduğunu hissettikleri anlarda şiddetli bir panik yaşar ve umutsuzluğa kapılırlar Halbuki ölüm bir son değil, insanın sonsuz hayatının başlangıcıdır Dolayısıyla asıl korkulacak olan ölüm değil, dünyada yolcu olduğunu unutup gaflet içinde yaşamak ve Allah'ın cehennem azabıyla karşılaşmak olmalıdır Bu bakımdan Allah'ın rızasını kazanmak için samimi bir çaba içerisinde olan müminler, dünya hayatını Allah'a yakınlaşmak için bir yol olarak görürler Her kim ahiret günü, dünyanın aldatıcı hırslarına kapılmanın pişmanlığını yaşamak istemiyorsa, dünyadaki sınırlı vaktini Allah yolunda kullanarak geçirmelidir

"Dünya çok kısa Ahiret sonsuz olunca, sonsuzun yanında asırlar bile kısa kalır Çok kısa küçük hayırcıklar, az bir şey Asıl hayır ahiret hayrı" (02 02 2001 - Avustralya, Esat Coşan Hocaefendi)



Unutulmamalıdır ki başta Allah'ın rızası olmak üzere, olağanüstü manzaralar, insan güzelliği, yemyeşil mekanlar, pınarlar, gölgelikler, altından ırmaklar akan evler, köşkler, hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan elbiseler, canların çektiği kuş etleri, süzme baldan ırmaklar, bahçeler, üzüm bağları, yüklü dalları bükülmüş kiraz ağaçları, eşsiz hurma ve narlar ve daha birçok meyveler, altın tepsiler, dahası gözlerin lezzet aldığı her şey ve nefislerin arzuladığı nimetler tümüyle cennettedir Cennette büyük bir zenginlik ve ihtişam vardır Bütün bunların numuneleri dünyada insana sunulmuştur, ancak bunlar dünyaya ait oldukları için bozulmaya, eskimeye, yıpranmaya, solmaya ve çürümeye mahkumdurlar, çünkü geçicidirler Bunların cennetteki asılları ise mükemmeldir, eksiksizdir, kusursuzdur ve sonsuzdur Bu gerçek bir Kuran ayetinde şöyle müjdelenmiştir:
"Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur" (Tevbe Suresi, 72)
kaynak:



"Şu dünyada terk ettiğin herşeyin en hayırlısını ahirette bulursun Artık sen ömründen tek bir gün kalmışcasına hazırlıklı ol" (Abdülkadir Geylani)
Kutu yazısı: Dünya arkasını dönmüş gidiyor, ahiret ise yönelmiş geliyor Bunlardan her ikisinin de kendine has evlatları var Sizler ahiretin evlatları olun Sakın dünyanın evlatları olmayın Zira bugün amel var hesap yok, yarın ise hesap var amel yok"
(Sahih-i Buhari, Rikak 41, Hadis no:1973)


KAYNAK:
1 Mesnevi-i Nuriye - Onuncu Risale - s1354

 

rana isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 09-01-2009   #2
 
Standart --->: Insan Dünya Hayatinda Bir Yolcu Hükmündedir


Şu dünyada terk ettiğin herşeyin en hayırlısını ahirette bulursun Artık sen ömründen tek bir gün kalmışcasına hazırlıklı ol" (Abdülkadir Geylani)
rabbım razı olsun

 

betafix isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: bir, dunya, hayatinda, hukmundedir, insan, yolcu

Ey İnsan! Ne sen ölümden kaçabilirsin nede ölüm Senin peşini bırakır | ibadet ve rızık

Konu Araçları


Insan Dünya Hayatinda Bir Yolcu Hükmündedir ile ilgili Benzer Konular
750 Kez Görüntülendi

Asil insan idare eder, Aciz insan şikayet eder, Basit insan ihanet eder
Ey insan.. Ey insan silkin, ardından, Etmesin şeytan düğün.
sen yolcu bu yalan dünya hancıdır
sevdiğim insan ettiğim dualarla iyi ahlaklı bir insan olabilirmi?
Toplum Hayatinda MuaŞeret ÖlÇÜlerİ

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369