Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Peygamber Kıssaları & Hikayeler
> Kur'an Kıssaları & Hikayeler Alt başlıklar > Peygamberlerin Kıssaları
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-17-2007   #1
Bilgiler
mum
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: filistin
Mesaj: 11,416
İtibar
Tecrübe Puanı: 123
Rep Puanı : 8125
Rep Derecesi :
mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.
mum RSS Feed
Ampul Şuayb ÂleyhİsselÂm



ŞUAYB ÂLEYHİSSELÂM


2

Şuayb Aleyhisselâmın Soyu : 2

Şuayb Aleyhisselâmın Peygamber Gönderildiği Medyen Ve Medyenliler, Eyke Ve Eykeliler: 2

Şuayb Aleyhisselâmın Peygamber Gönderilişi Ve Bazı Faziletleri: 2

Medyen Ve Eyke Halkının Helak Oluşu: 3

Kur'ân-I Kerimin Şuayb Aleyhisselâmla Medyen Ve Eyke Halkı Hakkındaki Açıklaması: 4

Şuayb Aleyhisselâm İle Müminlerin Mekke'ye Hicret Edişi: 6

Şuayb Aleyhisselâmın Şekil Ve Şemaili: 6





Şuayb Aleyhisselâmın Soyu : Başa Dön


Şuayb b Mîkâil[1], b Yeşcür[2], b Medyen, b İbrahim Aleyhisselâmdır [3] Şuayb Aleyhisselâmın annesi: Lut Aleyhisselâmın kızı Mîkâil'dir [4] Şuayb Aleyşhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmın Kayınpederi idi[5] Şuayb Aleyhisselâmın dili: Arapça idi[6]



Şuayb Aleyhisselâmın Peygamber Gönderildiği Medyen Ve Medyenliler, Eyke Ve Eykeliler: Başa Dön


Medyen: Kulzum denizinin üst tarafında, Tebük şehrinin hizasında, Tebük'e, altı Merhale kadar uzaklıkta, Tebük'ten daha büyük bir şehirdir [7]

Medyen ile Tebük, birbirine komşu iki şehirdir [8]

Mûsâ Aleyhisselâmın, Mısır'dan kaçtığı zaman, Şuayb Aleyhisselâmın davar-larını suladığı kuyu -üzerine, bir bina yapılmış olarak- hâlâ, Medyende bulun-maktadır

Medyen'e, Medyen b İbrahim Aleyhisselâm'dan dolayı, Medyen ismi veril-miştir [9]

Medyen; hem Medyen b İbrahim Aleyhisselâm oğullarının, hem de, yurtları-nın ismi idi [10]

Medyen halkının, en büyük günahları:

Allah'a, şerik koşarak[11], çevresi, birbirine sarmaşık meşe ağaçlarıyle sarılı bir meşe ağacına tapmaları[12],

Bir çok günah işlemeleri[13]

Ölçerken, tartarken, tam alıp eksik vermeleri[14]

Hafkın eşyasına karşı, haksızfık etme/eri fdr [15]

Yolları, keserler, gelen geçenlerin mallarından, onda bir pay alırlar[16],

İnsanları, Şuayb Aleyhiselâmın yanına varmaktan, korkutur[17],

Mü'minleri, ölümle tehdid ederler[18], onları dinlerinden döndürmek is-terlerdi [19]

"Şuayb, yalancıdır! Sizi, dininizden döndürmesin!" derlerdi [20]

Eyke de: deniz sahili ile Medyen arasında bulunan[21], sık ağaçlı, meşelik bir yer olup[22] burada oturan halk'a: Eshâb-ı Eyke denilirdi,

Eshâb-ı Eyke; Şuayb Aleyhisselâmın -Medyen halkı gibi- kavmi, değildi [23]

Gerek Medyen halkı, gerek Eshab-ı Eyke, kendilerine Peygamber gönderilen iki ayrı kavim idi [24]

Eshabı-Eyke; Ehl-i Bâdiye = Kır halkı idi [25]

Eshâb-ı Eyke de, müşrik oldukları gibi, aynı zamanda, Medyen halkının kötü âdetlerini de, benimseyip âdet edinmişlerdi [26]



Şuayb Aleyhisselâmın Peygamber Gönderilişi Ve Bazı Faziletleri: Başa Dön


Yüce Allah; Şuayb Aleyhisselâmı, hem kendi kavmi olan Medyen kavmine, hem de, Eshâb-ı Eyke'ye, Peygamber olarak gönderdi [27]

Şuayb Aleyhisselâm; Yüce Allah'ın, Âdem, Şis, İdris, Nuh ve İbrahim Aleyhis-selamlara indirdiği Sahifeleri okurdu [28]

Şuayb Aleyhisselâm; kavmini, güzel ve yüksek sözlerle uyarmağa çalıştığı için, kendisine (Peygamberler Hatîbi) denilmiştir'[29]

Şuayb Aleyhisselâm, onları, Yüce Allah'a, ibadet ve tâata davet etti [30]

Yer yüzünde fesad çıkarmaktan,

Halkı, Allah yolundan men etmeğe çalışmaktan[31]

Zulümden ve benzeri kötülüklerden[32]

(Eksik veya kalp) para kesmekten sakındırdı'[33]

Yüce Allah'ın verdiği rızık bolluğu ve geçim rahatlığı, ancak, onların, Allah'a karşı küfürlerini artırıp azaplarını çabuklaştırmağa yaradı [34]

Azgınlık ve sapkınlıkta devam ettiler

Şuayb Aleyhisselâmın, onlara, Allah'ı hatırlatması, kendilerini, Allah'ın azabı ile korkutması, bir fayda vermedi [35]

Şuayb Aleyhisselâm, yalnız halkı değil, Mısır Firavununu bile:

"Ey Firavun! Gök halkı, yer halkı, denizler ve dağlar halkı, kızdığı zaman, Al-lah'ın da, gazaba geleceğinden korkmaz mısın?" diyerek uyarmağa çalışmak-tan geri durmadı [36]

O zaman, Peygamberlerin Asaları ve bu cümleden olarak Musa Aleyhissela-ma vermiş olduğu mucize asa da, Şuayb Aleyhisselâmın yanında bulunuyordu [37]



Medyen Ve Eyke Halkının Helak Oluşu: Başa Dön


Medyen ve Eyke halkı, Şuayb Aleyhiselâmı, yalanladıkları ve onun öğütlerini reddettikleri için, azaba uğradılar [38]

Yüce Allah; yedi gün, onların üzerlerinden, tatlı yel esintisini kesti [39]

Üzerlerine, son derecede şiddetli, yakıp kavurucu bir sıcaklık saldı

Sıcaklık, kendilerini, yakaladı, bunalttı

Hemen, evlerin içine girdiler

Sıcaklık, evlerin içinde de, kendilerini, yakaladı, bunalttı [40]

Yüce Allah, yedi gün, Sam yeli estirdi

Sıcaklık; kuyuları ve su kaynaklarındaki suları bile kuruttu!

Ayaklarının altındaki yerin sıcaklığından, ayaklarının etleri döküldü[41]

Sıcaklığa dayanamayarak kendilerini, yere attılar, yanlarının üzerine yattılar [42]

Kendilerine, ne gölge, ne su, bir fayda vermedi [43]

Nihayet, evlerden çıkarak Sahra'ya kaçtılar

Bunun üzerine, Yüce Allah, onlara, güneşten gölgeleyecek bir bulut gönderdi

O bulutun altında biraz serinlik ve rahatlık bulunca, birbirlerini, bulutun altında toplanmağa çağırdılar

Hepsi, bulutun altında toplandıkları zaman, altlarından, yer sarsıntısına[44], üst-lerinden de, Cebrail Aleyhisselâmın Sayhasına tutuldular

Cebrail Aleyhisselâm, üzerlerine inip bağırınca, dağlar ve yer sarsıldı [45]' Yüce Allah; gölgeyi, onların üzerlerinden kaldırıp açtı, güneşi, alevlendirdi [46] Sonra da, üzerlerine, ateş saldı, yağdırdı [47] Çekirgelerin, tava içinde piştikleri gibi yanıp kavruldular! [48]

Medyen halkının helakinden sonra, Eyke halkı da, yedi gün süren şiddetli sı-cak ve ateşle helak edildiler [49]

Yüce Allah; Suayb Aleyhisselâmla ona, iman edenleri, bu azaplardan Rahmetiyle kurtardı [50]



Kur'ân-ı Kerim’in Şuayb Aleyhisselâmla Medyen Ve Eyke Halkı Hakkındaki Açıklaması: Başa Dön


"Medyen (halkına)da, kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik, Şuayb, onlara):

Ey kavmim! Allah'a, ibâdet ediniz! Sizin, Ondan başka hiç bir ilâhınız yoktur!

Rabb'inizden, size apaçık bir Burhan gelmiştir

Artık, kileyi, teraziyi, tam tutunuz

İnsanların eşyasına (karşı) haksızlık etmeyiniz!

Yer yüzünü -o, ıslah edildikten sonra- fesada vermeyiniz!

(Bana) inanıcı iseniz, (bu söylediklerim), sizin için, hayırlıdır

Siz; Allah'a iman edenleri, tehdid ederek, (onları) Allah'ın yolundan men ederek (o yolun) eğriliğini arayarak, öyle bir caddenin başına tutup oturmayınız!

Düşününüz ki: vaktiyle siz, pek az idiniz de, (Allah) sizi, çoğalttı

Eğer, içinizden bir kısmı, benimle gönderilen şeye, iman etmiş, bir kısmı da, inan-mamışsa, Allah, aramızda hükmünü verinceye kadar, sabrediniz

O, hâkimlerin en hayırlısıdır" dedi

Onu kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen kodamanlar:

"Ey Şuayb! Seni ve yanındaki iman edenleri, ya muhakkak, memleketimizden çıkaracağız, yahud, mutlaka, bizim dinimize döneceksiniz!" dediler

O:

Ya biz, istemesek de mi? dedi

Allah, bizi, ondan kurtardıktan sonra, yine, sizin dininize dönersek, Allah'a kar-şı, muhakkak, yalan düzmüş, iftira etmişiz (demek)tir ki, ona, dönmemiz, bizim için, olacak şey değildir

Meğer ki, Rabbimiz olan Allah, dileye!

Rabb'imizin ilmi, her şeyi kaplamıştır

Biz, ancak, Allah'a güvenip dayandık

Ey Rabb'imiz! Bizimle kavmimizin arasında, Sen, hakk olanı, hükmet!

Sen, hükmedenlerin en hayırlısısın!"

Onun kavminden kâfir olan ileri gelenleri:

"Şuayb'a uyarsanız, and olsun ki: o takdirde, muhakkak, en büyük zarara uğ-ramış kimseler olacaksınız!" dediler

Bunun üzerine, onları, o müdhiş zelzele ve sayha yakalayıverdi de, yurtlarında diz üstü çöken (halâke uğrayan) kimseler oldular

Şuayb'ı, yalanlayanlar, sanki, (yurtlarında) hiç oturmamış gibi oldular Şuayb'ı yalanlayanlardır ki, en büyük zarara uğrayanlar, onlar, olmuşlardır

Bunun üzerine (Şuayb), onlardan yüz çevirip (kendi kendine) and olsun ki, dedi, ey kavmim! Ben, size, Rabb'imin gönderdiği (hükümleri) ulaştırdım Sizin iyiliğinizi istedim

Şimdi, ben, o kâfirler güruhu üzerine nasıl tasalanırım?" dedi

Biz, hangi memlekete bir Peygamber gönderdik ise, onun halkını, yalvarıp ya-karsınlar diye mutlaka fakirlikle, şiddetle, hastalıkla (sıkıp) yakaladık

Sonra, bu sıkıntının yerine, iyilik (selâmet, bolluk) verdik Nihayet, çoğaldılar:

"Atalarımıza da (gâh böyle) fakirlik, şiddet, hastalık, (gâh böyle) iyilik, genişlik dokunmuştur" dediler

Bunun üzerine, biz de, kendileri farkına varmadan, onları, ansızın tutup yakala-yıverdik!

Eğer, o memleketler halkı, iman edip te (küfür ve isyandan) sakınmış olsalardı, elbette, üzerlerine gökten ve yerden nice bereketler açardık

Fakat, onlar, (Peygamberlerini) yalanladılar da, biz de, kazanmakta oldukları (kü-für ve isyan) yüzünden onları, tutup yakaladık!

O memleketlerin halkı, kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın gelip çatma-sından (korkmayıp) emin mi oldular?

Onlar, artık, Allah'ın, (kendilerini) ihmal ettiğinden mi emin oldular?

Fakat, büyük zararı göze alanlar güruhundan başkası, Allah'ın imhalindenemîn olmaz

(Evvelki) sahiplerinden sonra, yeryüzüne vâris olanlara, hâlâ şu hakîkat belli ol-madı mı ki: Biz, dileseydik, onları da, günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık

Biz, onların kalbleri üzerine mühür basarız

Binâenaleyh, (hakîkati) işitmezler

İşte, o memleketlerin hali!) Sana, onların haberlerinden bir kısmını naklediyoruz

And olsun ki: Peygamberleri, onlara, apaçık alâmetler (Mucizeler) getirmişlerdir

Fakat, daha önceden yalanlamış oldukları şeylere iman etmediler

İşte, kâfirlerin yüreklerine -Allah, böyle mühür basar

Biz, onların çoğunda ahdfe vefa) bulmadık

Onların çoğunu, muhakkak ki, itâattan çıkmış kimseler bulduk, [51]

"Medyen'e de, kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik):

Ey kavmim! Allah'a ibadet ediniz Sizin, Ondan başka hiç bir İlâhınız yoktur

Ölçeği, tartıyı, eksik tutmayınız

Ben, sizi, hakîkat bir nimet (ve refah) içinde görüyorum

Şüphesiz ki, ben, bir gün, (hepinizi) çepeçevre kuşatıcı bir azabdan kork-maktayım!

Ey kavmim! Ölçekte ve tartıda adaleti, yerine getiriniz!

İnsanların eşyasını (mallarını, haklarını) eksiltmeyiniz!

Yer yüzünde fesadcılar olarak fenalık yapmayınız!

Eğer, Mü'min iseniz, Allah'ın (helâlından) bıraktığı (kâr), sizin için, daha hayırlıdır

(Bununla beraber) ben, sizin üzerinizde bir bekçi de, değilim" dedi

"Ey Şuayb! Atalarımızın taptığı şeylerden, yâhud, mallarımıza ne dilersek, onu, yapmamızdan vaz geçmemizi, sana, namazın mı emr ediyor?

Çünki, sen, muhakkak ki, sen, yumuşak huylu, aklı başında (bir adam)sın!" dediler

"Ey kavmim! Ya ben, Rabb'imden (gelen) apaçık bir Burhanın üzerinde isem, ve O, bana, Kendisinden, güzel bir rızık ihsan etmiş ise, ne dersiniz?

Size ettiğim yasağa, ben kendim muhalefet etmek istemiyorum ki Ben gücümün yettiği kadar ıslahdan başka bir şey arzu etmem! Benim muvaffakiyetim, ancak, Allah'ın yardımıyladır Ben, yalnız Ona güvenip dayandım ve yalnız Ona dönerim

Ey kavmim! Bana olan düşmanlığınız, Nuh kavminin, ya Hûd kavminin ya da, Salih kavminin başlarına gelenler gibi, size bir musibet yüklemesin!

Lut kavmi da, size uzak değil!

Rabb'inizden, mağfiret dileyiniz! Sonra, Ona, tevbe ile rücu' ediniz

Çünkü, benim Rabb'im, çok Esirgeyendir, (Mü'minleri) çok sevendir" dedi

"Ey Şuayb! Biz, senin söylemekte olduğundan bir çoğunu iyice anlamıyoruz

Seni de, içimizde cidden zaif (âciz) görüyoruz

Eğer, kabilen olmasaydı, muhakkak ki, seni, taşla öldürürdük!

Sen, bizden üstün bir şeref sahibi değilsin ki" dediler

(Şuayb):

"Ey kavmim! Size göre benim kabilem mi, Allah'dan daha şereflidir ki onu (tu-tup) arkanıza atılmış (değersiz) bir şey edindiniz?

Benim Rabb'imfin ilmi), şüphesiz, ne yaparsanız, hepsini, çepçevre kuşatıcıdır! Ey kavmim! Elinizden geleni yapınız! Ben de, (vazifemi) yapıcıyım

Yakında bileceksiniz ki: kendisini rüsvay edecek azab, kimin başına gelecektir ve o yalancı kimdir?

O azabı gözetleyiniz!

Ben de, sizinle birlikte (onu) gözetleyiçiyim?" dedi

Vaktâ ki, (Azab) emrimiz geldi

Şuayb'ı ve onun yanındaki iman etmiş olanları, bizden bir Esirgeme olarak, kur-tardık

Zulümedenleri ise, korkunç bir ses yakaladı da, yurdlarında diz üstü çöke kaal-dılar (helak oldular)

Sanki, onlar, orada zâten hiç oturmamışlardı

Haberiniz olsun ki: Semud (kavmi), İlâhî rahmetten uzaklaştıysa, Medyen (kav-mına) da, öyle bir uzaklık (verildi)[52]

"Eshâb-ı Eyke de, gönderilen (Peygamberleri, yalanlamıştır

O zamada ki, Şuayb, onlara:

(Allah'dan) korkmaz mısınız?

Şüphesiz ki, ben, size gönderilmiş emin bir Peygamber'im

Artık, Allah'dan korkunuz ve bana, itaat ediniz!

Ben, buna karşı, sizden hiç bir ücret istemiyorum

Benim mükâfatım, Âlemlerin Rabb'inden başkasına âid değildir

Ölçeği, tam ölçünüz! Eksiltenlerden olmayınız!

Doğru terazi ile tartınız!

İnsanların hakkından, bir şeyi kısmayınız!

Yer yüzünü, bozgunculukla fesada vermeyiniz!

Gerek sizi, gerek (sizden) önceki ümmetleri yaratan (Allâh)dan, korkunuz!" dedi

"Sen, dediler, ancak, fazla büyülenmişlerdensin!

Sen, bizim gibi bir beşerden başkası değilsin?

Biz, senin, muhakkak yalancılardan olduğunu sanıyoruz!

Eğer, doğruculardan isen, hemen üstümüze gökten bir parça düşür!

(Şuayb):

"Siz ne yapıyorsanız, hepsini, Rabbim, daha iyi bilicidir!" dedi

Hâsılı, onu yalanladılar da, kendilerini, o gölge gününün azabı yakalayıverdi!

Gerçekten, bu, o günün büyük azabı idi [53]

"Kendilerini, bir Recfe (korkunç bir Sayha, şiddetli yer sarsıntısı) yakalayıverdi de, hepsi yurdlarında (ölü olarak) diz üstü çöke kaldılar [54]



Şuayb Aleyhisselâm İle Müminlerin Mekke'ye Hicret Edişi: Başa Dön


Medyen ve Eykeliler, helak olduktan sonra, Şuayb Aleyhisselâm, kendisine iman edenlerle birlikte Mekke'ye gidip yerleştiler ve vefatlarına kadar oradan ay-rılmadılar [55]

Şuayb Aleyhisselâmla yanındaki Mü'minlerin kabirlerinin, Kabe'nin batısında Dârünnedve ile Benî Sehm kapısı arasındaki yerde bulunduğu rivayet edilir [56]

Zâten, Peygamberlerden, ümmeti helak olan Peygamber, Mekke'ye gelir, ora-da, Allâha ibadete koyulur, kendisi ve yanındakiler, vefat edinceye kadar orada kalırdı

Nitekim, Nuh, Hûd, Salih ve Şuayb Aleyhisselâmların kabirlerinin Zemzem'le Hacerülesved arasında bulunduğu bildirilmektedir [57]

Şuayb Aleyhisselâm, vefat ettiği zaman, yüz kırk yaşında idi [58] Ona ve gönderilen bütün Peygamberlere selâm olsun![59]



Şuayb Aleyhisselâmın Şekil Ve Şemaili: Başa Dön


Şuayb Aleyhiselâm: orta boylu, buğday benizli idi Son zamanlarında, gözleri, görmez olmuştu [60] Âmâ idi [61]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Taberî-Tarih c1,s167, Hâkim-Müstedrek c2,s568, Sâlebî-Arais s 164, Muhyiddin bArabî-Muhadaratülebrar c1,s129, Kurtubî Tefsir c7,s247

[2] Taberî-Tefsir c8,s237, Sâlebî-Arais S1Ş4, İbnArabi-Muhadara c1,s129, Kurtubî-Tefsir c7,s248

[3] Taberî-Tefsirc8,s237, Sâlebî-Arais s164, Kurtubî-Tefsir c7,s248

[4] Sâlebî-Arais s164

[5] Mûsâ Aleyhisselâm Bölümüne bakınız!

[6] Mes'ûdî-Murucuzzeheb c1 ,s49

M Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/327

[7] Yâkut-Mûcemülbüldan c5,s77

[8] Yâkut-Mûcemülbüldan c1,s291

[9] Yâkut-Mûcemülbüldan c5,s77

[10] Taberî-Tefsir c8,s237, Yâkut-Mûcemülbüldan c5,s77-78, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s184-185

[11] ibnAsâkir-Tarih c6,s319

[12] Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s185

[13] İbnAsâkir-Tarih c6,s32O

[14] Sâlebi-Arais s165, ibnAsâkir-Tarih C6S319-320

[15] Taberî-Tefsir c8,s237, Sâlebî-Arais s165, İbnAsâkir-Tarih c6,s319-320

[16] Taberî-Tefsir c8,s238, Sâlebî-Arais s165, Ebülferec İbnCevzî-Tabsıra c1,s2O5, Ebülfida-Elbidaye venniha-ye c1,s186

[17] Taberî-Tefsir c8,s238, Sâlebî-Arais s165

[18] Taberî-Tefsir c8,s238

[19] Taberî-Tefsir c8,s239

[20] Taberî-Tefsir c8,s238, Sâlebî-Arais s165

[21] İbnAsâkir-Tarih c6,s321

[22] Taberî-Tarih c1,s167, Hâkim-Müstedrek c2,s569, Sâlebî-Arais s164, ibnAsâkir-Tarih c6,s321

[23] İbnAsâkir-Tarih c6,s321

[24] Taberî-Tarih c1,s168, Hâkim-Müstedrek c2,s569, İbnEsîr-Kâmil c1,s158

[25] Taberî-tefsir c19,s1O7

[26] ibnAsâkir-Tarih c6,s321

M Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/327-328

[27] Taberî-Tarih c1 ,s168, Tefsir c19,s1O7, Hâkim-Müstedrek c2,s569, Sâlebî-Arais s164, İbnEsîr-Kâmil c1, s158

[28] İbnAsâkir-Tarih c6, S322

[29] Taberî-Tarih c1,s168, Hâkim-Müstedrek c2,s568, Ebülferec-Tabsıra c1,s2O4, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s185

[30] Taberî-Tefsir c8,s237, İbnAsâkir-Tarih c6,s32O, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s185

[31] Taberî-Tefsir c8,s237

[32] İbnAsâkir-Tarih c6,s32O, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s185

[33] Taberî-Tarih c1,s169, İbnEsîr-Kâmil c1,s159

[34] Taberî-Tarih c1,s168, İbnEsîr-Kâmil c1,s157

[35] Taberî-Tarih c1,s168, İbnEsîr-Kâmil c1,s157

[36] ibnAsakir-Tarih c3,s195, İbnEsîr-Kâmil c1,s129

[37] Sâlebî-Araiss175

M Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/328-329

[38] İbnAsâkir-Tarih c6,s319, 321

[39] Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s19O

[40] Taberî-Tarih c1,s168, Hâkim-Müstedrek c2,s568, Sâlebî-Arais s165, İbnEsîr-Kâmil c1,s158

[41] ibnAsâkir-Tarih c5,s321

[42] Sâlebî-Arais s 165

[43] Taberî-Tarih c1,s168, Sâlebî-Arais s165, İbnEsîr-Kâmil c1s158, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s19O

[44] Taberî-Tarih c1,s168, Sâlebî-Arais s165, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s19O

[45] İbnAsakir-Tarih c6,s32O

[46] Taberî-Tarih c1,s168

[47] Taberî-Tarih c1,s168, Hâkim-Müstedrek c2,s569, Sâlebî-Arais s165, İbnEsîr-Kâmil c1,s158

[48] Taberî-Tarih c1,s168, Hâkim-Müstedrek c2,s569, Sâlebî-Arais s165

[49] Ebülferec ibnCevzî-Tabsıra c1,s2O6

[50] Hûd: 94

M Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/329-330

[51] Ârâf: 85-102

[52] Hûd: 84-95

[53] Şuarâ: 176-189

[54] Ankebût: 37

M Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/331-334

[55] ibnKuteybe-Maarif s19

[56] ibnAsâkir-Tarih c6,s322

[57] Ezrakî-Ahbaru Mekke c1,s68

[58] Ebülferec ibnCevzî-Tabsıra C1S207

[59] M Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/335

[60] Mîr Hâvend-Ravzatussafa Terceme s235

[61] Taberi-Tarih c1,s167, Hâkim-Müstedrek c2,s568, Sâlebî-Arais s164, İbnAsakir-Tarih c6,s32O, İbnEsîr-Kâmil c1,s157, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c1,s188

M Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/335

 

mum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 03-28-2007   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 10,052
İtibar
Tecrübe Puanı: 104
Rep Puanı : 3504
Rep Derecesi :
İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.
İnşirah RSS Feed
Standart --->: Şuayb ÂleyhİsselÂm



Kabrinden bir görüntü:

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

- | Hz. Peygamber Ve Savaş

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Hud AleyhİsselÂm mum Peygamberlerin Kıssaları 1 10-25-2008 13:53 PM
Nuh AleyhİsselÂm mum Peygamberlerin Kıssaları 1 10-25-2008 13:52 PM
Şİs ÂleyhİsselÂm mum Peygamberlerin Kıssaları 1 10-25-2008 13:52 PM
Nuh AleyhİsselÂm Engin Dini Hikayeler 0 08-02-2007 22:51 PM
İsa Aleyhisselâm mumsema Peygamberlerin Kıssaları 28 08-02-2007 17:51 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 03:56 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308