Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
İman Bölümü
> İman Alt Başlıklar > Peygamberlere İman
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 08-05-2007   #1
Bilgiler
Kıdemli Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesaj: 444
İtibar
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı : 248
Rep Derecesi :
ayşen ... hakkında olaganüstü bir havası var.ayşen ... hakkında olaganüstü bir havası var.ayşen ... hakkında olaganüstü bir havası var.
ayşen RSS Feed
Standart Resulüm! Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.”



HzMuhammed Mustafa(sav) Efendimizi Daha yakından tanımak için HzAllah'ın Ayeti kerimelerine bakmak yeterlidir

“Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiya: 107)

“(Ey insanlar!) Allah’a ve Peygamber’ine inanasınız, ona yardım edesiniz, onu büyük tanıyıp saygı gösteresiniz” (Fetih: 9)

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz
Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:


“Varlığım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, bu ümmetten yahudi olsun hıristiyan olsun, kim benim peygamberliğimi duyar da benim getirdiğime iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur
(Müslim: 153)


Allah-u Teala:

“Doğrusu siz O’nun yol göstermesinden önce sapıklardan idiniz” (Bakara: 198)


“Resulüm! Şüphesiz ki sen bizim hıfz-u himayemizde, gözetimimiz altındasın” (Tur: 48)

Bu da hiç şüphesiz ki şereflendirici ve ünsiyet verici hususi bir tabirdir Onu kendi haline bırakmamış, gözetimi altında bulundurmuş, kudret elini ondan hiç çekmemiştir


“Resulüm! Sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmiş olurlar Allah’ın eli onların elleri üstündedir” (Fetih: 10)

Ashab-ı kiram -radiyallahu anhüm- Hazeratının, Resulullah Aleyhisselam’ın elini musafaha etmek suretiyle biat yapıldığından; ayet-i kerime’de Resulullah Aleyhisselam’ın elini Allah-u Tealanın eli makamında olduğu beyan buyurulmaktadır

Bu mertebe hiç bir beşerin ulaşamayacağı bir mertebedir


En Büyük Delil

Allah-u Teala bütün insanlık alemine hitap ederek, onlara kendi katından hak bir peygamber, ilahi bir burhan, büyük bir delil gönderdiğini ayet-i kerime’lerinde haber vermektedir:

“Ey insanlar! Rabb’inizden size HAK BİR PEYGAMBER gelmiştir O halde kendi hayrınıza olarak hemen ona iman edin” (Nisa: 170)

Allah-u Tealanın nuru, alemlerin gurur ve süruru olan Hazret-i Muhammed Aleyhisselamın gerek yüksek şahsiyeti, gerekse tebliğ ettiği esaslar ve prensipler, onun hak bir peygamber olduğunu göstermektedir

Alemlerin Rabbi olan Allah-u Tealaya teslim olmak isteyenler için takip edilecek tek yol, onun getirdiği İslam dinidir

“Ey insanlar! Size Rabb’inizden KESİN BİR DELİL geldi” (Nisa: 174)

Öyle bir “Delil” ki, karşı tarafa herhangi bir mazeret bırakmayacak, her türlü şek ve şüpheyi ortadan kaldıracak kadar kesin bir “Delil”dir


“Nur Saçan Kandil”:

Onun aslı nurdur Allah-u Teala o nurda tecelli ettiği için: “Sirâc-ı münîr = Nur saçan kandil” olmuştur

Allah-u Teala kulu ve Resul’ü Muhammed Aleyhisselam’ın bizzat mübarek şahsını; mücessem bir hidayet, bir rehber ve bir önder kılmıştır

Mübarek vücudu serapa nurdur Bu nur ile körler bile görür, duymayan kulaklar duyar, kapalı kalpler açılır, yolunu şaşıranlar yol bulur

Bu hususta Allah-u Teala, Zat-ı risaletpenahi’yi muhatap kılarak şöyle buyuruyor:

“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik” (Ahzab: 45-46)

Bunun içindir ki vücud-ı şerif’leri, ruhları, lisanları, kalpleri, ahlak ve amelleri, ilim ve fehimleri nur kaynağıdır

Muhtelif Ayet-i Kerimeler:

“Biz hiç bir peygamberi, Allah’ın izni ile kendisine itaat edilmesinden başka bir hikmetle göndermedik” buyuruyor (Nisa: 64)

“Resulullah size ne verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının!” (Haşr: 7)

“O Peygamber’e uyun ki, doğru yolu bulasınız” (A’raf: 158)

“Peygamber’e itaat edin ki rahmete erdirilesiniz” (Nur: 56)


“Eğer siz gerçekten müminlerseniz, Allah’a ve Peygamberine itaat ediniz” (Enfal: 1)

“Peygamber’e itaat eden, muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur” (Nisa: 80)

Buradan da anlaşılıyor ki, ona itaat etmeyip Sünnet-i seniyye’sine riayet etmeyen, Hadis-i şerif’lerini hafife alan kimseler gerçek imandan mahrumdurlar Çünkü ona itaat Allah-u Tealaya itaattir

 

ayşen isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 08-05-2007   #2
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Diyare-Bekir
Mesaj: 36
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 17
Rep Derecesi :
ensarsaid Seçkin bir yolda.
ensarsaid RSS Feed
Standart --->: Resulüm! Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.”



İnsanlar ona zulmettikleri halde o(Resullullah(sav)) İnsanlara yine şefkatle karşılık verirdi Buda onun alemlere rahmet olarak gönderildiğinin apaçık göstergesi

 

ensarsaid isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-01-2007   #3
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 10,052
İtibar
Tecrübe Puanı: 104
Rep Puanı : 3504
Rep Derecesi :
İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.
İnşirah RSS Feed
Standart --->: Resulüm! Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.”



Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) âlemlere rahmet olarak gönderilmesi ne demektir? Bunu nasıl anlamalıyız?


Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) âlemlere rahmet olduğu Kur'an-ı Kerim'in değişik ayetlerinde ifade edilmektedir Enbiya Sûresi'ndeki 'Ve mâ erselnâke illâ rahmeten li'l-âlemîn - Biz seni bütün âlemlere sırf bir rahmet vesilesi olman için gönderdik' (Enbiya, 21/107) ayet-i kerimesi bu hakikati açıkça seslendirir Bu ayet, ümmet-i Muhammed arasında da Allah Rasulü'ne karşı saygının ifadesi olarak çok yaygınlaşmış ve dualardan evvel okunur olmuştur
Evet, Efendimiz, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir Kur'an'da ağırlığı ile yerini alan bu husustan önceki iki ayette, salih kulların yeryüzüne varis oldukları/olacakları anlatılmaktadır (Bkz Enbiya, 21/105-106) Kur'an'da bu hakikati de ifade eden değişik ayetler vardır Yeryüzünün idaresi durmadan el değiştirecek ve neticede her şey, imanı tam, ameli sağlam salih kulların eline geçecektir Kur'an, tarihi devr-i daimleri anlatırken: 'Ve tilke'l-eyyâmu nüdâviluhâ beyne'n-nâs - Biz zafer ve muvaffakiyet günlerini insanlar arasında döndürür dururuz' (Âl-i İmran, 3/140) buyurmaktadır Bugün bazılarına bayram ve seyran, yarın da başkalarına bugün bazıları mâmureler içinde mutlu ve müreffeh, yarın da başkaları bu, hep böyle değişip durmuştur, değişip duracaktır Fakat yeryüzünde, hem gökler ötesinin hoşnutluğu içinde hem de ukbayı netice verecek bir temsil er geç salih kulların eliyle gerçekleşecektir (Buraya hemen bir nokta koyup, Cenab-ı Hakk'a, bizi o salih zümreye ilhak buyurması niyazımızı iletelim) Cennete girecek onlar olduğu gibi, yeryüzünde insanlığın makûs talihini değiştirecek de -biiznillah- yine onlar olacaktır Hususiyle ahirzamanda, Efendimiz'den sonra gelecek olan karakter insanlarının pişdârı ve rehberi olması itibarıyla hemen bu iki ayetin peşinden 'Ve mâ erselnâke illâ rahmeten li'l-âlemîn' gelmektedir ki, çok manidardır Biz, ilk salih zümrenin Efendimiz devrinde kendilerini ifade ettiklerini görüyoruz Ümit ediyoruz ki, -inşallah- son bir kere daha ümmet-i Muhammed yeryüzünde kendini ifade eder ve 'Ve mâ erselnâke' hakikati bütün dünyaca duyulur ve saygıyla karşılanır
Bu nükteli istidraddan sonra Efendimiz'in, mertebe mertebe, kademe kademe, derece derece âlemlere rahmet oluşuna geçebiliriz: Mesela, bizler için Allah Rasulü bir rahmettir Âlemin bir parçası olan bütün insanlık dünyası ve hususiyle de bizim için bir rahmet olması itibarıyla, O'nun sayesinde bütün kara delikler, ak delikler haline gelmiştir Bütün karanlıklar aydınlığa inkılab etmiştir Dünya bir matemhane-i umumiye iken, O'nun sayesinde bayramlara, şenliklere ve şehrayinlere dönüşmüştür O'nun sayesinde insanlık sahipsiz ve yetim olmaktan kurtulmuş ve yine O'nun sayesindedir ki insanlık, yokluk çukuruna yuvarlanmaktan kurtulmuştur Ölüm, ahirete ve cennet saraylarına giden bir koridor haline gelmiş ve aydınlanmış; bu itibarla imanın kuvveti nisbetinde herkes, değil ölümden korkmak ve kabirden geriye durmak, ahireti iştiyakla arzular hale gelmiştir Çünkü ahiret O'nun yanında bütün dostların da içtima ettiği bir yerdir Yine O'nun neşrettiği nur sayesinde ihtiyarlık, başarılı bir hayatın finali haline gelmiş; hastalıklar, musibetler, insanı manevi kirlerden arındıran birer kurna haline gelmiş; hiç olmazsa öyle algılanmaya başlamış ve kâinat câmidât-ü meyyite (ruhsuz ölüler) olmaktan çıkmıştır evet O ziya, rahmet ve ümit insanının neşrettiği hakikat ve nur sayesinde dağlar, taşlar adeta bize birer enis (dost) haline gelmiş ve O'nun mesajının ulaştığı yerlerde küfür ve nifakla kararmış ve zift gibi görünen bütün eşya birdenbire aydınlanıvermiştir Evet, adeta her şeyin mahiyeti değişmiş, başaşağı gidenler, ayaklarının üzerinde yürür hale gelmiş; dağlar birer canavar görünümünde olmaktan çıkmış, Allah'ın musahhar birer mahluku vahşi hayvanlar ise emrimize âmâde birer mûnis ve muvazzaf memur haline gelmişlerdir
Daha önemlisi de bizler O'nun sayesinde küfrün ve dalaletin korkunç girdabından kurtulup imanı elde etmişizdir Bununla birlikte Bediüzzaman'ın yaklaşımıyla O'nun neşretmiş olduğu nur sayesinde insan-ı kâmil olma yoluna girmişizdir O'na yönelen ve gereken cehd u gayreti gösteren herkes, kâmil bir insan olabilir İşte bu yönüyle Efendimiz, bizim için mahz-ı rahmettir Aslında Hz Muhammed (aleyhissalâtü vesselam), o ulvî mahiyetiyle adeta Cenab-ı Hakk'ın rahmetinin tecessüm etmiş şeklidir İstidad ve kabiliyetlerini yerinde kullananlar, kullanıp o pak mevride uğrayanlar, o sayede hem dünyalarını hem de ukbalarını mamur etmiş, küfür ve dalaletin verdiği susuzluklarını giderip imansızlığın o korkunç girdabından kurtulabilmişlerdir Bunların hepsi, Efendimiz'in bizim aramızda rahmet halinde temessül etmesi sayesinde olmuştur
O, aynı zamanda hayvanlar âlemi için de bir rahmettir -Bağışlayın- İnek, öküz, koyun, keçi, deve vs hayvanlar, Efendimiz'in bir rahmet deryası halinde varlık ufkunda tecellisi ve nuru sayesinde aydınlanmış ve manası anlaşılır hale gelmiştir Yani hayvanlar da o sayede mana ve muhtevalarıyla anlaşılır olmuşlardır Allah (celle celaluhu), O'nun tercümanlığıyla yerde, gökte ne varsa hepsini insanın emrine musahhar kıldığını bildirmiş ve ona her şeyden istifade etme yolunu göstermiştir Bugün bizzat her fert bundan istifade etmese de, nev'en insanlık kendi istifade ve istihd----- arz edilen bu nimetlerin bütününden bir gün istifade edecektir Evet, bir gün gidip yıldızlar alemine ulaşacak ve ondan da istifade etmesini bilecektir Belki gün gelecek, fezanın çeşitli kesimlerinde kentler kurulacak ve insanlık, arzlı olduğu gibi fezalı da olabilecektir Zaten şu anda Allah'ın o dünyalardan istifade eden bir hayli mahlukatı var O varlıkların istifade keyfiyetleri bizim için bilinmese de onların istifadelerine arz edilen kocaman kâinatlardan birgün gelecek insanoğlu daha geniş çapta yararlanabilecektir
Buradan hareketle bizler, Allah Rasulü'nün neşrettiği nur sayesinde, hiçbir canlının abes olmadığını ve Allah'ın abes yaratmadığını anlıyor, Allah'ın bu iç içe meşherleri karşısında iki büklüm oluyor ve 'Sen ne büyüksün!' diyoruz; diyor, uzak–yakın çevremizde görüp hissettiğimiz her şeye karşı derin bir hayranlık duyuyoruz Onun neşrettiği nur sayesindedir ki, büyük-küçük, canlı-cansız her şeyin çehresindeki hikmetleri müşahede ediyor ve 'Sübhâne men tehayyera'l-ukûl' sözleriyle nefesleniyoruz Ve yine Onun neşrettiği nur sayesindedir ki, sağa sola atılmış değersiz emtia gibi olan şeylerin birer antika sanat eseri olduğunu anlıyor ve takdirle alıp yüzümüze gözümüze sürüyoruz İnsanoğlunun kendisi de öyle kıymetli bir sanat abidesidir ve ancak O'nun neşrettiği ziya sayesinde hakiki mahiyeti okunup anlaşılabilmiştir
Evet, Allah Rasulü, her şey için bir rahmet tecellisi olmuştur Bu sırlı nükteden ötürüdür ki, Efendimiz'in, değişik yaratıklarla alakalı zuhur eden mucizeleri, bir bakıma Allah Rasulü'nün kendilerine ait manayı ifade etmesine karşılık bir teşekkür, bir mukabele ve farklı bir dille O'nun konumunu ifadedir Mesela, Allah Rasulü, bütün insanlığa 'Efelâ yenzurûne ile'l–ibili keyfe hulikat - Onlar, bakmazlar mı, deve nasıl yaratıldı?' (Gâşiye, 88/17) ayetiyle devenin manasını anlatmıştır O develerden bir deve de nev'i adına O'na minnet ve saygılarını ifade etme manasına gelip O'nun ayaklarına yüzünü sürmüştür Bu şekilde o hayvan, hal diliyle orada Efendimiz'in bir mucizesini temsil etmiştir Sanki deve bu haliyle şunu anlatmaktadır: 'Ya Muhammed! Senin sayende benim de manam anlaşıldı Seni tahiyye etmek ve Senin karşında iki büklüm olmak bana bir vecibedir'
Aişe validemiz, evindeki Dâcin denilen bir kuşu anlatırken şöyle demektedir: Efendimiz, evde bulundukları zaman kuş sükûnetle durur ve Allah Rasulü'nü dinler gibi bir temkin içinde bulunurdu O, evden ayrılınca, kuş da debelenir durur ve adeta huysuzlaşırdı Yine Allah Rasulü'nün Advâ ismindeki devesi, Efendimiz'in vefatından sonra bir şey yememiş–içmemiş ve birkaç gün sonra da ölmüştür
Hâsılı, O'nun neşrettiği nur sayesinde, hayvanların da ne ifade ettiği aydınlığa kavuşmuş, adeta hayvan, hayvan olmaktan kurtulmuş, İlahî sanat olma seviyesine yükselerek farklı bir kıymet almıştır
Taşlar ve ağaçlar gibi câmid varlıklar için de Allah Rasulü bir rahmettir O, eline bir avuç kum alınca onlar, 'Minnet Sana, şükran Sana' manasına, O'nun elinde Allah'ı (celle celaluhu) tesbih u takdis etmişlerdir Ağaç, O'nun mana ve muhtevasını aydınlığa kavuşturduğundan ötürü, bir bedevinin imanına vesile olma sadedinde, vadinin öbür tarafından yeri yara yara yürür gibi Efendimiz'in davetine icabet edip gelmiş ve lisan-ı halle sanki şunları söylemiştir: 'Ya Rasulallah! Cemâdât âlemi içinde anlaşılmaz bir şeydik Senin neşrettiğin nur sayesinde, alınlarımızda Allah'ın sikkesini taşıyan çok kıymetli varlıklar haline geldik'
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür İşte Allah Rasulü'nün bir de böyle umum mahlukat adına âlemlere rahmet olma keyfiyeti söz konusudur
Melekler âlemi için de Efendimiz bir rahmettir Çünkü melekler de Allah'ın yarattığı âlemlerden bir âlemdir Hatta Cebrail Aleyhisselam mukarreb bir meleğin de o umumi rahmetten istifade ettiği söylenebilir Zira Cibril, Efendimiz'e şöyle der: 'Ben âkıbetimden emin değildim Kur'an, Sana nâzil oldu Onu ben getirdim Tekvir Sûresi'nde, 'Mütâin semme emîn - Göklerde ona itaat edilir, vahiyler ona emanet edilir' (Tekvir, 81/21) denildi Yani, Kur'an'ı öyle bir melek getiriyor ki, o melek güçlü ve kuvvetlidir O kadar güçlü ve kuvvetlidir ki, hiçbir mevâni ve arıza ona emanet vahyin sıhhatine dokunamaz Aynı zamanda o, Allah'ın emirlerine itaat ve imtisal içindedir Sonra da emindir Âkıbetinden endişe edilecek bir hali yoktur İşte ya Muhammed! Getirdiğin Kur'an sayesinde, durumum aydınlığa kavuştu Ben de o rahmetten istifade ettim' Gerçi, Cebrail, mehabet-i İlahi ve mehafet-i İlahi karşısında yine tir tir titriyor ve inim inim inliyordu ama artık âkıbetinden endişe etmiyordu Bu şekilde değişik bir buutta meleklere de Allah Rasulü rahmet olmuştu
O, öyle geniş bir rahmettir ki, ahirette de 'Rahmeten lilâlemîn' olduğunun ifadesi mücrimlere şefaat edecek ve şefaatinin ayrı bir tecellisi olarak O'nun yolunu takip eden ulemâ ve sulehâ da şefaat edecektir ve tabii, o gün en büyük şefaat En Büyük'ten sadır olacaktır; O Yüceler Yücesi de şefaat edecek ve milyonlarca kişiyi elim bir azaptan kurtarıp saadete ulaştıracaktır
Tefsirciler, Allah Rasulü'nün mahşerde herkese rahmet olacağını ifade etmektedirler Kafirler, O'nun âlemlere rahmet olması sayesinde mahşerin dehşeti, şiddeti, hiddeti ve öldürücü havasından kurtulacak, hesapları tezden görülecek ve herkes gideceği yere gidecektir Yukarıda da ifade edildiği gibi Efendimiz, ahirette müminlere şefaat edecektir Bu müjdeyi Allah Rasulü bize, 'Her Peygamberin bir duası vardır Ben ise -inşaallah- duamı kıyamet gününde ümmetime şefâat etmek için saklıyorum' ifadeleriyle vermektedir

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-01-2007   #4
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 10,052
İtibar
Tecrübe Puanı: 104
Rep Puanı : 3504
Rep Derecesi :
İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.
İnşirah RSS Feed
Standart --->: Resulüm! Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.”



Başka bir hadislerinde yine Allah Rasulü, ümmeti içinde büyük günah işleyenlere şefaat edeceğini bildirmektedir Günah-ı kebaîr işlemiş, düşmüş kalkmış, yer yer sürüm sürüm olmuş ve kirlenmiş, fakat ümidini yitirmemiş, ümitle ve zayıf da olsa imanla Huzur-u Risaletpenâhî'ye varabilmiş, Rasulü Ekrem'in şefaat atmosferi içine girmiş ne kadar mücrim varsa herkese bir beşarettir bu Allah (celle celâluhû) O'na 'Şefaat et! Şefaatin kabul görecektir' buyurmuşsa, O da bu teveccühü değerlendirecektir evet, Cenab-ı Hak, Habibi başına yere koyup, 'Ümmetim, Ümmetim!' diye yalvardığında O'nun içine su serpecek ve rahmet esintili şu sözleri söyleyecektir: 'Ya Muhammed! İrfa' ra'seke, işfa' tüşeffa' - Ya Muhammed! Başını kaldır Şefaat et! Şefaatin makbuldür bugün' İşte bu, âlemlere rahmet olarak gönderilen Allah Rasulü'nün, günah-ı kebâir işlemek suretiyle cennet yolundan aşağıya düşmüşlere yeniden çizgilerini bulma manasında bir rahmet zuhuru ve tecellisidir Cenab-ı Hak, istifadeye muvaffak kılsın
Efendimiz, ümmetine cennette ve Cenab-ı Hakk'ın cemalini müşahede etmede de rehberlik ve pişdarlık yapacaktır O, 'Müminler, cennette cuma günü Cenab-ı Hakk'ı göreceklerdir' buyurmaktadır Biz, bu işin âdâb ve erkanını bilemeyiz Bu mevzuda da yine huzurun âdâb ve erkanını bilen Zât bize yol gösterecektir Orada Livaü'l-hamd bayrağı altında, çok hamd eden, Allah'ın nimetlerini ruhunda ve vicdanında duyan ve o nimetler karşısında iki büklüm olan, bir adı da Ümmet-i Muhammed ve Hammâdûn olan ümmet-i merhume toplanacaktır Allah Rasulü, Livâü'l-hamd bayrağı altında ümmetini arkasına alacak, yer yer Havz-ı Kevserine götürecek, yer yer Cenab-ı Hakk'ın cemalini -ki, cennet hayatının binlerce senesi bir saat rü'yet-i cemaline mukabil gelmeyen, anlaşılmaz ve idrak edilmez bir derin zevk ve lezzettir- O'nun sayesinde ve O'nun rehberliğinde ümmet-i Muhammed o âb-ı kevseri dahi nûş edecektir Aynı zamanda müminler, O'nunla ebedî ve daima yenilenen bir güzelliğe, ebedî ve daima yenilenen bir lezzet ve zevk alma istidadına ulaşacaklardır
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür Mümin, 'Vemâ erselnâke illâ rahmeten li'l-âlemîn' derken, Cenab-ı Hakk'ın âlemlere rahmet olarak gönderdiği O Zât'ın kâmet-i bâlâsını, yaptığı ve yapacağı bütün bu şeylerle görmeye çalışmalıdır Hatta bir mümin sadece kendi şuur ve idrakiyle, kendisine gelen şeyleri değil, zerreden kürreye kadar her şeyin, O'nun neşrettiği nur sayesinde aydınlığa kavuşmasını ve onların hal diliyle O'na minnet ve şükranda bulunmasını ve onlara müekkel olan meleklerin, zerreler, küreler, sistemler ve canlılarda hücreler n-----, manaları anlaşıldığından ve aydınlığa kavuştuğundan, meleklerin onlara ait hal diliyle yapılan bu tesbih, takdis ve tahmidi Cenab-ı Hakk'a takdim ettiklerini şuuren düşünmelidir Böylece mümin, Efendimiz'in nasıl büyük bir hamde vesile olduğunu anlamalı ve şöyle demelidir: 'El-hak Sen Ahmed-i Mahmud-u Muhammed'sin Efendim Hak'tan bize Sultan-ı müebbedsin Hammâ-dun Senin ümmetin; Livaü'l-hamdin ve Kevser'in sahibi de Sensin' İşte bir mümin, namazda her Tahiyyat okuyuşunda ve her 'Muhammedun Rasulullah' deyişinde, iliklerine kadar bu manayı duymalı ve saygıyla eğilmelidir
Sakın, Efedimiz'in kâmet-i bâlâ-sına uygun anlatmayı, benim şu bulanık sözlerime münhasır görüp de, siz de O'nu bulanık ve karanlık görmeyin Siz kendi vicdanınızın ve kalbinizin derinliğinde -o kalb ki kenzen Hak orada bilinir ve o bilinişi de hiçbir idrak ifade edemez- o çok buudlu aynada Allah Rasulü'nün kâmetini görmeye çalışın ve 'Minnet Sana, şükran Sana ey Allah'ın Rasulü!' deyip biatınızı yenileyin

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-23-2008   #5
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesaj: 137
İtibar
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi :
AmeS Seçkin bir yolda.
AmeS RSS Feed
Standart --->: Resulüm! Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.”



Allah razı olsun

 

AmeS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , , , ,

::..Peygamberlere İman..:: | Peygamber, Peygamberlik

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
....sizler, ancak müslüman olarak can verin.”Âl-i İmran 102. MeZaR Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler 1 4 Hafta önce 08:44 AM
Alemlere Rahmet Peygamber (sav) serdarr78 Hz.Muhammed ismi (sav) 3 11-25-2008 13:47 PM
Efendimiz’in âlemlere rahmet olarak gönderilmesi İnşirah O'nun adına yazılanlar 1 11-20-2008 21:31 PM
Resûlüm İnşirah Na'atlar & Şiirler 2 04-29-2008 22:30 PM
Kutlu Doğum Tiyatro (Alemlere Rahmet Geliyor) nursema O'nun adına yazılanlar 2 03-22-2008 14:01 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 05:10 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308