Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Siyer [Peygamberimizin Hayatı]
> Siyer Alt başlıklar > Peygamberimizin Hayatından Öyküler
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-05-2007   #1
Bilgiler
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: Türkiye
Mesaj: 13,058
İtibar
Tecrübe Puanı: 139
Rep Puanı : 8376
Rep Derecesi :
mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.
mumsema RSS Feed
Standart Sevgiyi yaşayan ve öğreten insan



Sevgiyi yaşayan ve öğreten insan

Sevgi, barış, şefkat, merhamet ve ışık denince tek akla gelen Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizdir O kin dolu gönülleri hidayete ve kardeşliğe çevirmiş, düşmanlıkla kararan kalbleri sevgi ve şefkatle doldurmuş, asık suratları güldürmüş, kabalıkları nezakete çevirmiş, bütün olumsuzlukları müsbete ve güzele döndürmüş
Onun hayatı barış ve sevginin binlerce örneği ile doludur Şu örnekler ondan sadece bir demet gül–i Muhammedî'dir Sallallahu Aleyhi ve Sellem

Kiralık kâtil sevgiye vuruldu

Kureyş müşrikleri Peygamber'imizin varlığını ortadan kaldırmak için karar üstüne karar alıyorlardı Ama her seferinde yüzgeri dönüyorlar, hiçbir şekilde emellerine ulaşamıyorlardı
Bu sefer de toplandılar, iki tane kiralık kâtil tuttular Yüklü miktarda para karşılığında görev verdiler Bu iki adam Umeyr ve Safvan'dı
İki kafadar kendi aralarında konuştular Safvan Mekke'de kalacak, Umeyr ise Medine'ye gidecekti Umeyr Medine'de kimseye hissettirmeden Peygamberimizin hayatına son verecek, sessiz sedasız dönüp gelecekti
Umeyr yola koyuldu, bin bir düşünce ve plan içinde uzun bir yolculuktan sonra Medine'ye ulaştı Başıboş bir şekilde şehirde dolaşıp duruyordu Çevreden ne niyetle geldiği de seziliyordu artık
Umeyr'in Medine'ye geldiğini öğrenen Peygamberimiz onu görür görmez hemen yanına çağırdı
Umeyr'in gözlerinin içine bakarak şöyle konuştu:
"Safvan ile aranızda şöyle şöyle konuştunuz, şu kararı aldınız, değil mi?" Sözleri bitince de mübarek elini Umeyr'in göğsü üzerine koydu Umeyr kızardı, bozardı, telaşa kapıldı Peygamberimiz bütün düşündüklerini ve konuştuklarını birer birer söylemişti "Evet, doğru söylediniz" demekle yetindi Bu arada korkusundan ne yapacağını bilemez olmuştu Ancak Peygamberimizin gözünün içi gülüyordu O merhamet, şefkat ve bağış peygamberiydi Eliyle Umeyr'in göğsündeki düşmanlık duygularını, kin ve nefretini çıkarıp almıştıUmeyr rahatladı, sakinleşti O katil ruh gitmiş, yerine temiz ve aydınlık bir ruh gelmişti Yapacak başka hiçbir şey de kalmamıştı Zaman geçirmedi, hemen Peygamberimizin eline kapandı, şehadet getirdi, Müslüman oldu Peygamberimizin sevgisi bu kiralık katili de kurtarmış, onu Sahabileri arasına katmıştı O güzelim sevgi nelere kadir değildi ki? Peygamberimiz pek haklı olarak onu öldürtebilir, kimse de bir şey diyemezdi Çünkü adamın niyeti belliydi Fakat O bunu yapmadı, Umeyr'i iman Cennetine çekti, İslâm kahramanı yaptı, gücünü İslâm yolunda kullandı Peygamberimiz adam harcayan biri değil, insan kazanan bir güzelliktir

Sevgiye dönüşen düşmanlık

Yıl 630 Peygamber Efendimiz on bin kişilik İslâm ordusu ile Mekke'ye girdi ve şehri fethetti Hazreti Bilal'e de emir verdi, Kâbe'nin d----- çıkıp ezan okumasını istedi
Hazret–i Bilal hemen Kâbe'ye tırmandı, heyecanlı ve yanık bir sesle ezan okumaya başladı
Müslümanlar tarifi imkânsız bir heyecana kapılmışlar, sevinçten uçuyorlardı
Mekke'nin ileri gelenleri de üzüntülerinden çatlayacak hale gelmişlerdi Ebû Süfyan, Attab ve Hâris bir köşeye oturmuşlar, kendi aralarında konuşuyorlar, birbirlerine dert yanıyorlar, çaresizlik içinde kıvranıp duruyorlardı
Attab üzüntüsünü şöyle ifade ediyordu:
"Babam Esid ne şanslı bir adamdı ki, bu günleri görmedi"
Hâris daha ileri gitti, içindeki kini kelimelere döktü, Hazret–i Bilal'i tahkir etti:
"Muhammed bu kara kargadan başka bir adam bulamadı mı ki, müezzin yapmış?"
Ebû Süfyan insaflıydı Kötü konuşmaktan çekindi O da şöyle dedi:
"Ben korkarım, bir şey demeyeceğim, kimse duymasa da şu Batha'nın taşları konuştuklarımı Ona haber verir, O da öğrenir, gelir bize söyler"
Gerçekten de az sonra Peygamber Efendimiz çıkageldi, onları bir arada gördü ve aralarında geçen konuşmayı, ne söylediklerini kelimesi kelimesine söyledi
O esnada Attab ile Haris, Efendi'mizin bu güzelliği ve sevimliliği karşısında daha fazla dayanamadılar, Şehadet getirdiler ve Müslüman oldular, Peygamberimizin yanında yer aldılar Çok bir zaman geçmeden Ebû Süfyan da Müslüman olacaktı
Efendi'mizin sevgisi onların gönlünü de fethetmişti

Süheyl'i değiştiren sır

Süheyl iman etmemişti, henüz Müslüman değildi Bir çarpışma sonunda esir düştü Müslümanların elindeydi
Hazret–i Ömer Peygamberimizin yanında oturuyordu Kızgın ve öfkeli bir hal vardı üzerinde Peygamberimize eğilerek keskin bir sesle dedi ki:
"Ey Allah'ın Resulü, izin verin de dişlerini sökeyim şu adamın Bu adam yaptığı etkili konuşmalarıyla Kureyşlileri ayaklandırdı, üzerimize gönderdi, bizimle savaşmalarına sebep oldu"
Peygamber Efendimiz Hazret–i Ömer'i sakinleştirdi, adama bir zarar vermesine izin vermedi Sonra da şöyle konuştu:
"Yâ Ömer, Birgün gelir, bu adam senin hoşuna gidecek bir iş yapar"
Peygamber'imizin merhameti ve şefkati Süheyl'in gönlünü almaya yetmiş, artmıştı bile Fazla bir zaman geçmeden Süheyl İslâm bahçesinde gözünü açacaktı
Medine'ye hicret etmemiş, Mekke'de kalmış, orada yaşıyordu
Birgün geldi, Peygamber Efendimiz dünyasını değiştirdi, âhirete göç etti Sahabiler çok üzüldü, bir kısmı kendinden geçti Bunlardan birisi de Hazret–i Ömer'di Şöyle haykırıyordu:
"Kim Muhammed öldü, derse onun boynunu vururum"
Efendimizin ölümüne inanamıyordu Peygamberimizi o kadar çok seviyordu
Hazret–i Ömer gibi insanları bu halde görünce Hazret–i Ebû Bekir bir konuşma yaptı, şu gerçekleri dile getirdi:
"Kim Muhammed'e inanıyorsa o öldü, ama kim Allah'a inanıyorsa, o Hayy'dır ve diridir, ölmez" Hazret–i Ömer'e de hitaben, "Kendine gel ey Ömer!" diyerek teskin etmeye çalıştı
Kısa süre sonra Hazret–i Ömer sakinleşmiş, Sahabeler de rahatlamışlardı
Mekke'deki sahabelerin durumu da Medine'dekilerden pek farklı değildi Büyük bir yıkıma uğramışlardı Aralarında Hazret–i Ömer gibi aşırı derecede üzülenler olmuştu
Bu esnada Hazret–i Süheyl aynen Hazret–i Ebû Bekir'in yaptığı konuşma gibi bir konuşma yapmış, Sahabeleri teskin etmiş, ortalığı yatıştırmıştı
Hz Süheyl İslâm öncesi yaptığı konuşmalarla nasıl Kureyşlileri Müslümanların üzerine kışkırtıyorsa, o etkili dili kullanarak bu sefer de Müslümanları rahatlatmış ve diliyle İslâma hizmet etmişti
Peygamberimizin Hazret–i Ömer'e sözünü ettiği mesele böylece ortaya çıkmış oluyordu


Kurtlar çoban olunca

Efendimiz sadece insan canavarları değil, dağların canavarı, çobanların korkulu rüyası, koyun ve keçilerin kâbusu olan kurtları da sevgi hâlesi içine almıştı Kurtların çoban olduğu bir devir ki, anlamaya, anlatmaya ve yaşamaya değer
Çoban Medine'nin dışında, dağlık bir kesimde sürüsünü otlatıyordu Bir ara sürünün dağılmaya başladığını gördü Keçiler, koyunlar sağa sola kaçışıyorlar, zapt olmuyorlardı Dikkat etti, baktı ki, sürüye kurt dalmış, keçinin birisini de kapmış, götürmeye çalışıyordu Hemen gitti, keçiyi kurdun ağzından kurtardı Kurt çobana saldırmadı, birden bire çıkıştı, başladı konuşmaya:
"Allah'tan korkmadın da mı, rızkımı elimden aldın?"
Çoban şaşırdı, yılların çobanıydı, ama kurdun insan gibi konuştuğunu hiç görmemişti ve duymamıştı, ama kendini tutamadı:
"Hayret doğrusu" dedi, "bu kurt tıpkı insan gibi konuşuyor?"
Kurt susmuyordu, konuşmaya devam etti, aynı şekilde çobana karşılık verdi:
"Asıl hayret edilecek kişi sensin Sürünün başında duruyorsun da Allah'ın gönderdiği peygamberden haberin yok O öyle bir peygamber ki, Allah ondan daha büyük ve şerefli bir peygamber göndermemiştir Cennet kapıları ona açılmıştır Cennet ehli onun sahabilerini seyrediyor Nasıl savaştıklarını ibretle izliyorlar Seninle onun arasında sadece bir vadi vardır "Haydi git de onların arasına katıl"
Kurt doğru söylüyordu ama sürüyü dağ başında bırakıp nasıl gidecekti? Üstelik kurt da oradaydı, nasıl itimat edecekti? Kurda dedi ki:
"Tamam, ben giderim ama benim keçilere kim bakacak?"
Kurt, "Ben bakarım" dedi, "Sen dönünceye kadar onları gözetlerim"
Artık yapacak bir şey yoktu Kurdu Allah konuşturuyordu Çobanlığı kurda devretti, şehre indi, doğruca Peygamberimizin huzuruna gitti Durumu anlattı ve iman etti
Tekrar sürüsünün başına döndü Bir de baktı ki, kurt çobanlığa devam ediyor Sürüde herhangi bir kayıp yok Gitti, sürüden bir keçi tuttu, getirdi, kurda ikram etti Çünkü kurt kendisine hem rehberlik yapmış, hem de sürüsünü korumuştu
Evet, onu evcil hayvanlar değil, canavarlar, yırtıcı hayvanlar da seviyordu Davasını insanlara ulaştırıyordu Kurt kurtluğunu bırakmış, insanları imana ve İslâm'a davet ediyordu
Kurtlar da onun getirdiği hidayet, barış ve huzur ortamından istifade etmişler, dağdaki insanları Efendimizin huzuruna göndermişlerdi
Bu örnekleri çok dile getirmek, çok anlatmak, yaygınlaştırmak lazım Sevgiden mahrum gönülleri, barışa düşman bakışları, kinle dolan gözleri bu sevgi güneşine çevirme görevi bizi bekliyor
Mehmet Paksu

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 07-22-2008   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesaj: 1,728
İtibar
Tecrübe Puanı: 18
Rep Puanı : 71
Rep Derecesi :
Ravya Yakında ünlü olacaktır.
Ravya RSS Feed
Standart --->: Sevgiyi yaşayan ve öğreten insan



Allah razı olsun

 

Ravya isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , ,

üzgünüm nineciğim.. | Hz. Zeyd'den Gençlere Mesaj

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Müslümanlara adabı muaşeret’i öğreten sure; Hucurat LeoparGS Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler 2 11-21-2008 23:06 PM
Başarılı insan - başarısız insan... LeoparGS Kişisel Gelişim 8 11-17-2008 00:57 AM
Sevgiyi yaşayan esesim O'nun adına yazılanlar 1 10-26-2008 11:31 AM
sevgiyi en güzel yaşayan ve yaşatan gülizar.... suara Dini Şiirler 1 07-25-2008 01:28 AM
Sevgiyi en güzel yaşayan ve yaşatan gülizar sahra O'nun adına yazılanlar 2 04-27-2008 21:38 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 04:59 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308