|
| | #1 |
| | ![]() ADI GÜZEL KENDİ GÜZEL PEYGAMBERİMİsim, bir nesneyi zihinde canlandıran alâmet ve nişan demektir İsim ile müsemma, yani ad ve o adla adlanan arasında sıkı bir ilişki vardır İsim, insan zihninde müsemmayı canlandıran bir irtibat vasıtası olduğu için olmalıdır ki, Peygamber Efendimiz insanlara güzel isim konulmasını istemiştir Çocuklara güzel isim vermek, güzel olmayan manalara gelen isimleri değiştirmek sünnet-i nebevîdir Nitekim Rasûl-i Zîşân Efendimiz (s a v ): “Çocuğun baba üzerindeki hakkı, ona güzel bir isim koyması ve onu iyi bir terbiye ile yetiştirmesidir ”(1), “Şüphesiz ki sizler, kıyamet günü isimlerinizle, babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız; o halde isimlerinizi güzel koyun ”(2) buyurmuşlardır![]() Güzel isme bu derece kıymet veren Peygamber Efendimiz ise isimlerin en güzellerine sahiptir Yaratılışı, ahlâkı ve yaşantısı en güzel olanın, isminin de en güzel olması tabiidir Bu güzelliği Zât-ı Şahanelerine bahşedense, muhakkak ki Cenâb-ı Hakk’tır Cenâb-ı Mevlâ, O’nun ismini Zât’ının ismine en yakın kılmıştır Mesela, bu yakınlık Kelime-i Tevhid’de açıkça görülür Bilindiği üzere Tevhid birbirini tamamlayıcı iki unsurdan oluşur; 1 Lâ ilâhe illa’llâh, 2 Muhammedü’r-Rasûlullâh Hidrojen ve oksijenin birleşerek suyu oluşturduğu gibi bu iki kelime de birleşerek Tevhîd’i oluşturur Bu bütünlüğü sağlamak için, önce Cenâb-ı Hakk’ın ismini, sonra da Rasûlullah Efendimizin ismini zikretmek gerekmektedir Allah’u Teâlâ, burada Habîb’inin ismini kendi isminin yanına koyarak, O’na verdiği kıymeti açıkça belirtiyor Yine aynı şekilde her namazın tahiyyesinde okuduğumuz şehadet cümlesinde ve günde beş vakit minarelerden yükselen Ezân-ı Muhammedî’de de, “Allah” (c c ) isminin peşinde “Muhammed” (s a v ) ismi gelmektedir “Biz Sen’in şan ve şerefini yükseltmedik mi?!”(3) âyet-i celîlesinde bu durum ifade edilmektedir![]() Cenâb-ı Hakk’ın Zât ismi “Allah” (c c ) olduğu gibi; Rasûlullah Efendimizin zât ismi de “Muhammed” (s a v )’dir Peygamberimiz’in, Kur’ân’da dört yerde(4) bu ism-i şerifi bulunmaktadır Kelime olarak Muhammmed, tekrar tekrar, çokça övülen, sena edilen manasındadır Bu mübarek isim ilk defa Rasûlullah Efendimize verilmiştir Hz Âmine annemize bu isim rüyasında bildirilmiştir Kureyşliler, Peygamberimizin dedesi Abdulmuttalib’e neden bu ismi verdiğini sorduklarında: “Gökte Allah’ın, yerde de halkın O’nu övmesini istedim!” diye cevap vermiştir (5) Rasûlullah (s a v ) Efendimiz resmi yazışmalarında ve mühründe bu ism-i şerifini kullanmıştır![]() Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ının tek, isim ve sıfatlarının da çok olduğu gibi, Peygamber-i Zîşân Efendimizin de isim ve sıfatları çoktur Rasûlullah (s a v ) Efendimizin, Kur’ân ve hadislerden toplanıp bildirilen isimlerini, Esmâü’l-Hüsnâ’ya denk getirmek için 99 olarak tespit edenler olduğu gibi, 400’e kadar vardıranlar da olmuştur Zira o, Seyyidü’l-Beşer’dir İnsanlığın en güzel, en ekmel vasıfları kendisinde mevcuttu Âdeta, rengârenk çiçekleri içinde barındıran bir bahçe gibi O’nun, bu türlü güzellikleri de ancak, türlü isim ve sıfatlarla anlatılabilir Nitekim kendisi de bir hadis-i şeriflerinde bu gerçeği şöyle ifade etmiştir: “Benim bir takım isimlerim vardır: Bir ismim Muhammed’dir Bir adım da Ahmed’dir İsmimin biri de Mâhî’dir ki Allah, benim vasıtamla küfrü mahveder Diğer bir adım Hâşir’dir Yani, kıyamet gününde ben herkesten önce dirileceğim, diğer bütün insanlar ise benim arkamdan haşrolunacaktır İsimlerimden bir diğeri de Âkıb’dir Âkıb, artık kendisinden sonra bir daha peygamber gelmeyecek kimse demektir ”(6) Başka bir hadis-i şerifinde de şöyle buyurmuşlardır: “Ben Muhammed’im Ben Ahmed’im Ben rahmet peygamberiyim Ben tevbe peygamberiyim Ben Mukaffî’yim Ben Hâşir’im Ve ben, meydan muharebelerinin peygamberiyim ”(7)Cenâb-ı Hak da Kur’ân-ı Kerim’de, O İki Cihan Serveri’ni birçok sıfat ve isimlerle zikretmiştir: O (s a v ), geleceği müjdelenen Ahmed’dir (8) Kendisinden sonra bir daha peygamber gelmeyecek olan Hâtem’dir (9) Vahyin ilk ağırlığıyla örtüsüne bürünen Müddessir ve Müzzemmil’dir (10) Mü’minleri tertemiz yapan Müzekkî, onlara kitap ve hikmeti öğreten Muallim’dir (11) İnsanları müjdeleyen ve uyaran Beşir ve Nezir’dir (12) İzzet sahibi Azîz, mü’minlere çok düşkün Hâris, onlara karşı çok şefkatli ve merhametli Raûf ve Rahîm’dir (13) Şâhid, Mübeşşir, Dâî, Sirâc, Münir, Kerim, Ümmî, Tâhâ, Yâsin![]() ![]() gibi daha birçok sıfat-isimleri âyeti celîlerde geçmektedir; fakat Kur’ân’da en çok zikredilen sıfat-ismi Rasûl ve Nebî’dir![]() Kur’ân-ı Kerim’de “Muhammed” (s a v ) ism-i şerifi sadece dört yerde geçmektedir Peygamberimizden bahsedilirken hep “rasûl”, “nebî” gibi diğer sıfat-isimleri kullanılmıştır Burada, Kur’ânî bir ahlâk, bizlerin dikkatine sunulmuştur O da şudur ki, Rasûlullah Efendimize direk ismiyle hitap etmeme ahlâkıdır Sahabe-i Kiram Efendilerimizin de ahlâkı böyleydi Onlar, Peygamberimize kendi ismiyle değil de, daima “yâ Rasûlallah” diyerek hitap ederlerdi Hatta, henüz terbiye edilip şekillendirilmemiş “bedevî” diye bilinen kişilerin, Rasûlullah Efendimize ismiyle “yâ Muhammed!” şeklinde hitap etmelerine son derece üzülürlerdi![]() Sahabe Efendilerimiz, Rasûlullah Efendimize olan sevgilerinden dolayı, çocuklarına “Muhammed” ismini koyma hususunda izin istemişler ve Efendimiz de buna müsaade etmiştir, fakat Rasûlullah Efendimizden sonra, bu mübarek isme gereken edebin gösterilemeyişi sebebiyle, bu ismin verilmesi hoş görülmemiştir Enes b Malik (r a )’in: “Hem çocuklarınıza Muhammed adını koyuyorsunuz, hem de onlara lanet okuyorsunuz!” sözünden bunu anlıyoruz Hatta Hz Ömer (r a ) Kûfe halkına resmi bir genelge göndererek çocuklarına Muhammed adını koymayı yasaklamıştır (14)Türk-İslâm kültüründe de bu edeb çizgisine riayet edildiği görülmektedir Nitekim ecdadımız, çocuklarına Muhammed ismini verirken, 15’inci yy’dan sonra, bu ism-i şerif üzerinde küçük bir telaffuz değişikliği yaparak Mehmed olarak kullanmaya başlamışlardır “Muhammed” önce Mehemmed’e, sonra da Mehmed’e çevrilmiştir Bu, Rasûlullah Efendimizin adını tahrif değil, bilakis yolda, sokakta ve uygun düşmeyen yerlerde ism-i şerife karşı gerekli edep tavrının ihlaline karşı alınmış bir tedbir ve bulunmuş bir çaredir (15)Rasûlullah Efendimizin ismi anılınca, O’na salât ü selâm getirmek, ismi şerifine ve zâtına karşı takınılması gereken önemli bir edebtir Zira Rasûl-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Yanında ismim anıldığında bana salât ü selâm getirmeyen kimse, cimrilerin en cimrisidir ”(16)Rabb’im cümlemizi, Rasûlullah Efendimizi gerçek manada tanıyıp seven ve mahşerde de şefaatine mahzar olan ümmetinden eylesin Âmin![]() “Sen, Ahmed ü Mahmud u Muhammed’sin Efendim Hakk’tan bize Sultan-ı Müeyyedsin Efendim! ![]() ”(17)Kaynakça: 1 Beyhakî, VI/401, No: 8667; Suyutî, C Sağîr, I/149![]() 2 Ebû Dâvûd, Edeb, 69![]() 3 el-İnşirah, 94/4![]() 4 eL-Fetih, 48/29; Âl-i İmrân, 3/144; el-Ahzâb, 33/40; Muhammed, 47/2![]() 5 Köksal, M Âsım, İslâm Tarihi, c I![]() 6 Tirmizî, Şemâil, Esmâü’n-Nebî 1![]() 7 Tirmizî, Şemâil, Esmâü’n-Nebî 2![]() 8 es-Saff, 61/6![]() 9 el-Ahzâb, 33/40![]() 10 el-Müzzemmil, 73/1; el-Müddessir, 74/1![]() 11 el-Bakara, 15112 Sebe, 34/28![]() 13 et-Tevbe, 9/128![]() 14 Kâdı İyaz, eş-Şifa, s 516![]() 15 Yardım Ali, Peygamberimizin Şemaili, s 432![]() 16 Suyûtî, Menahil 70![]() 17 Şeyh Gâlib![]()
|
| |
| | #2 |
| Özel Üye ![]() | ![]() Allah (cc) Razı Olsun Mumsema ![]()
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() paylasım için ALLAH c c razı olsun![]() ![]()
Konu *irem* tarafından (08-24-2008 Saat 17:08 PM ) değiştirilmiştir.. |
| |
![]() |
| Tags: adi, guzel, kendi, peygamberim |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Güzel konuşmayı öğrendiğin gibi güzel dinlemeyi de öğren! | mumsema | Sohbet & Muhabbet | 5 | 4 Hafta önce 00:03 AM |
| Güzel Hatırlanmak için, güzel hatıralar bırakmalı...! | prénsés | Dini Hikayeler | 11 | 08-20-2008 15:56 PM |
| Çok güzel bir şiir Tevhid güzel oLduğu kadarda Gerçekler! | ReLaW | Dini Şiirler | 4 | 07-05-2008 11:55 AM |
| güzellik bakan gözdedir güzel gören güzel düşünür | asudebeyazgul | Yeni Üye Olanlar | 12 | 08-31-2007 02:05 AM |