Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Siyer [Peygamberimizin Hayatı]
> Siyer Alt başlıklar > O'nun adına yazılanlar
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-23-2008   #1
Bilgiler
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: Türkiye
Mesaj: 13,058
İtibar
Tecrübe Puanı: 139
Rep Puanı : 8376
Rep Derecesi :
mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.
mumsema RSS Feed
Standart Gün ışığında günlük hayatımız



Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, yürürken ayaklarını yerden biraz kaldırıp önlerine hafif eğilerek yürürlerdi Adımlarını uzun ve seri atmakla beraber, sükûnet ve vakar üzere yürürlerdi Rastgele sağa sola bakmazlardı Yere bakışları, göğe bakışlarından daha çoktu Çoğunlukla göz ucuyla bakarlardı Yolda karşılaştıkları kimselere onlardan önce hemen selam verirlerdi

Hazreti Peygamber, dostlarının ölümünde metaneti muhafaza ederek ağlamazlar, fakat mezar gerisinde yere oturarak, üzüntülü bir şekilde sakal-ı şerifini elleriyle tutarlardı Onu bu halde görenler, son derece üzgün ve mahzun olduğunu anlarlardı
İbadetler dâhil, bütün hareket ve davranışlardaki dikkat çekici aşırılıklar, Hz Peygamber nezdinde hüsnü kabul görmemiştir
“Peygamber efendimiz, abdest ve gusül gibi temizliklerinde saç ve sakal-ı şeriflerini tararlarken ve ayakkabılarını giyerlerken, hep sağ eliyle, sağ ayağı ve sağ tarafıyla başlamayı severlerdi
“Ey müminler! Gönlünüzce yiyiniz, içiniz, giyininiz ve Allah yolunda sarf ediniz Ancak israf veya kibir ve gurura kaçmayınız!” buyururlardı
Hz Peygamber yüzüğü sağ elinin serçe parmağına takarlardı
Hz Peygamber: “Ben hem rahmet peygamberiyim, hem de savaş meydanlarının peygamberiyim” buyurmuşlardır O, devlete konmak için devlet kurmamıştır O, bir dünya devleti kurmak için de gönderilmemiştir Ancak O’nun üstlendiği ilâhî vazifenin karakteri bir devlet kurmayı gerektirmiştir Devlet vazifenin icrasında bir vasıta olarak kullanılacaktır
Hz Peygamber sabah namazını kıldırdıktan sonra, güneş iyice doğana kadar bağdaş kurup otururlardı “Ben sıradan bir insanın yediği gibi yer ve sıradan bir insanın oturduğu gibi otururum” buyururlardı
İlk devir metinlerinde, yemek için, “iki öğün” den bahsedilmektedir Üç öğün yemek yeme geleneğinin ne zaman yerleştiğini bilmiyoruz
Peygamber Efendimiz en fazla iki öğün yemek yemişlerdir O’nun üç öğün yediğine dair bir kayda rastlanmamıştır Bu iki öğünden biri ise daima hafif yiyecekler şeklinde olmuştur Hz Peygamberin hafif yiyeceklerini ise “hurma” teşkil etmiştir
Rasulullah efendimiz, akşam öğününün ihmal edilmemesini tavsiye ederek:
“Bir avuç hurma ile de olsa akşam yemeklerinde vazgeçmeyiniz Zira akşam öğününün ihmali, insanı ihtiyarlatır, bünyeyi yıpratır” buyurmuşlardır
Hz Peygamberin yemek öncesi ve yemek sonrasında ellerini yıkadıkları bilinmektedir Namaz için abdest neyse, yemek içinde el yıkama odur Yemekten önce el yıkamak yemeğin abdesti durumundadır Bunun anlamı şu olsa gerektir: Yemek yiyeceğiniz zaman, eliniz pis olmasa bile onu yine de yıkayınız, zira yemek Allah’ın aziz bir nimetidir Bu şekilde davranmak, ona karşı hürmet ve tazimin ifadesidir Yemeğe hürmet ise yemeğin bereketini artırır
Daha önce diğer dinlerde olmayan bu yemekten önce el yıkama âdetini ilk defa Peygamber Efendimiz icad ve ihdas etmişlerdir Yemekten sonra el yıkamak ise, nezaket ve nezaketten de öte asgari bir temizlik gereğidir
Fahr-i Kâinat efendimizin, abdestsiz geçirdikleri anları hemen hemen yok gibidir
Peygamber Efendimiz yemekten önce “besmele” çektikleri gibi, yemekten sonra da dua ederlerdi O’nun dualarının en kısası ise “Elhamdülillah” diyerek yapılanı idi
Rasulullah efendimiz, hem neşeli hem de öfkeli hallerinde ağzından ancak doğru sözler çıkacağını söylerdi O, daima hüzünlü ve her an tefekkür halinde idiler Suskun bir tabiatı vardı İhtiyaç duymadıkça lüzumsuz yere konuşmazlardı
Hayret veren bir durum karşısında ellerini havaya açarlardı
En üzüntülü anlarında bile tebessümü yüzünden eksik etmez, en neşeli anlarında bile düşünceli ve hüzünlü bir halde bulunurdu
Hz Peygamber hanımlarına karşı son derece müşfik davranmış, ümmetine de bunu tavsiye ederek: “Ey müminler, kadınlara karşı iyi davranınız Zira onların yaratılışı kaburga kemiğine benzer…” buyurmuştur Asla kadınların kaburga kemiğinden yaratıldığını söylememiştir (s 326)
Aile yakınlarının anlattıklarına göre Fahr-i Kâinat efendimiz, yatsı namazından önce yatmazlar, namazdan sonra da oturmazlardı Ancak düğün merasimi olması, misafir bulunması ve teheccüd namazı kılması gibi hallerde, duruma göre geç yatardı “Benim gözlerim uyur kalbim uyumaz” buyururlardı Rasulullah efendimiz uyumadan önce de, uyandıktan sonra da daima dua etmişlerdir O’nun duasız uyudukları ve uyandıktan sonra duasız kalktıkları vâki değildir
Rasulullah, ümmetinin sırf ibadetle vakit geçirmelerini istemezdi “Sizin üzerinizde, bedeninizin hakkı vardır, hanımınızın hakkı vardır, misafirlerinizin hakkı vardır O halde, her hak sahibine hakkını vermelisiniz!” buyururlardı Hz Aişe ve Hz Ümmü Seleme radıyallahu anhüma, “Peygamber Efendimizin en çok sevip hoşlandıkları amel, az da olsa devamlı yapılanıdır” derlerdi
Dünya tarihi bir bakıma peygamberler tarihidir Tarih boyunca peygamberlerin gönderiliş sebebi incelendiğinde bir temel sebep karşımıza çıkmaktadır: Tevhid inancından sapma ve ahlak bozukluğu Ahlaken bozulan toplum dengeleri sadece ilâhî kaynaklı güçler yardımıyla tesis edilebilmektedir Peygamber efendimizin hareket üssü ve faaliyetinin merkez noktası hep ahlak olmuştur
“Mütevazı olmadıkça gerçek zahit olamazsın” buyuran Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de gönül, kibir yoktu “Sizlere karşı imtiyazlı biri durumda olmaktan hoşlanmıyorum Zira Cenab-ı Hak kulunu, arkadaşları arasında imtiyazlı (ayrıcalıklı) olarak görmekten hoşlanmaz” buyurmuşlardır
Muhaliflerine karşı İslam’ın gücünü, ihtişamını ve izzetini gösterme bakımından dış görünüşe, gösterişe ve disiplinli merasime ne kadar titizlik gösterip dikkat ederlerse kendi yakın çevresinde ve normal hayatta gösterişe kaçabilecek davranıştan da o ölçüde titizlikle sakınırlardı
Ashab-ı kiram, Peygamber Efendimizi çok sevmelerine rağmen, O’nu gördükleri zaman hoşlanmadıklarını bildikleri için ayağa kalkmazlardı Kendisine sorulan sorulara, soranların ve ümmetin haline uygun düşecek şekilde cevaplar verir ve arkasından da şöyle tembih ederlerdi: “Burada görüp duyduklarınızı burada bulunmayanlara iletiniz!” Huzuru saadetlerine gidenler ilim ve hikmet susamışı olarak girerler, kanmış ve doymuş olarak ayrılırlar ve hep, birer hayra yol gösterici olarak çıkarlardı O’nun katında insanların en faziletlisi, başkalarına iyiliği en yaygın olanlardı O’na göre önemli olan, kusurlunun teşhiri değil, kusurun izalesi idi
Peygamber Efendimiz, gerek insanlara, gerek eşyaya hep güzel isimler konmasını istemişlerdir “Çocuğun baba üzerindeki hakkı ona güzel bir isim koyması ve onu iyi bir terbiye ile yetiştirmesidir” buyurmuşlardır
Peygamber Efendimiz, fakir de olsa fukaralık lafı etmeyen, aç da olsa açlığını dile getirmeyen vakarlı ve haysiyetli bir karakter yapısına sahip insan yetiştirmeyi esas almıştır “Müminin izzeti, onun insanlara karşı istiğnasıdır” buyurmuşlardır
“Serin gölge, nefis hurma, soğuk su Bütün bunlar kıyamet günü sorguya çekileceğimiz nimetlerdir” buyurdular
Peygamber Efendimiz, ümmetin ömrü konusunda uyarıda bulunmuşlardır ve: “Ümmetimin ömrü 60 ilâ 70 arasındadır Bu sınırı aşanlar ise çok azdır” buyurmuşlardır
Peygamber efendimiz hac merasimi biter bitmez Mekke’de fazla oyalanmadan Medine’ye dönmüştür Medine’ye gelince de Uhud şehitlerinin bulunduğu yeri ziyaret ederek onların cenaze namazlarını yeniden kılmış ve dua etmiştir En yaygın rivayete göre hicretin 11 senesi Safer ayının 19 günü rahatsızlanmıştır Hastalığa tutulmadan önceki günün gece yarısında “Cennetü’l-Baki mezarlığına giderek aynen dirilerle vedalaştığı gibi, ölmüş olan ashabı ile de vedalaşmış, onlara dua etmiş, tazarru ve niyazda bulunmuştur
Fahr-i Kâinat efendimizin son sözleri:
“Allah’ım! Günahlarımı bağışla, benden rahmetini esirgeme ve beni refik-i âlâya eriştir!” niyazı olmuştur Refik-i âlâ hayırlı kullar demektir
Enes bin Malik radıyallahu anh:
“Rasulullah efendimiz Medine’ye ayak bastıkları gün, O’nun nuru ile her şey aydınlanmıştı Vefat ettiği gün ise, ortalık karanlık içinde kaldı Öyle ki bizler, henüz defin işini bitirip de ellerimizden küreği bırakmadan, kalplerimizin halini beğenmez olduk” buyurmuşlardır
Abdullah bin Ömer de şöyle buyurmuştur:
“Biz Rasulullah efendimiz hayatta iken, hakkımızda Kur’an ayeti gelir korkusuyla, kadınlarımızla dalaşmaktan ve onlara el kaldırmaktan titizlikle sakınırdık Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ölünce, artık dalaşır olduk
Ebu’d-Derda rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerifte Peygamber efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
“Cuma günleri bana çok salâvat-ı şerife getirin Zira o gün bütün melekler hazır bulunurlar Bana salâvat-ı şerife getiren hiçbir kimse yoktur ki, bitirir bitirmez onun salâvat-ı şerifi bana arz edilmemiş olsun!”
“Öldükten sonrada mı?” diye sorulunca da:
“Evet, öldükten sonra da Zira Cenab-ı hak, toprağa peygamberlerin cesedini yemeyi haram kılmıştır Allah’ın Peygamberi daima diridir, daima rızıklanır” buyurdular

Not: Bu yazı Prof Dr Ali Yardım rahmetlinin “Peygamberimizin Şemaili” isimli eserinden derlenmiştir Kendimden bir şey ilave etmiş değilim 7 Baskı, İst–2005 Damla Yayınevi

 

mumsema isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alt 03-23-2008   #2
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesaj: 517
İtibar
Tecrübe Puanı: 6
Rep Puanı : 408
Rep Derecesi :
Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.
Nursedaa RSS Feed
Standart --->: Gün ışığında günlük hayatımız



Allah cc razı olsun hocam çok güzel bir yazı

 

Nursedaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 03-23-2008   #3
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Almanya
Mesaj: 9,018
İtibar
Tecrübe Puanı: 95
Rep Puanı : 4411
Rep Derecesi :
rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.
rana RSS Feed
Standart --->: Gün ışığında günlük hayatımız



Allah cc senden razi olsun

Rabbim kendine layik kul Habibi(sav)'ne layik ümmet eylesin

 

rana isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , ,

ABDULLAH BİN REVÂHA: Cenneti Özleyen Şair | Kalk ve Uyar

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Hadîs-i Şerifler ışığında Günlük Duâlar metin Hadislerde Dua 1 3 Hafta önce 02:42 AM
Kur'an-ı Kerim'in ışığında Ahiret (mp3) MeZaR Sesli ve Görüntülü Sohbet ve Vaazlar 1 10-06-2008 08:51 AM
Ramazan-ı Şerif ve Şahsi Hayatımız LeoparGS Oruç ve Ramazan Ayının Fazileti 2 08-22-2008 15:01 PM
hayatımız sigara olmuş firdevs Komik Resimler (Lütfen Seviyeli Olsunlar) 4 07-16-2007 21:07 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 12:36 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308