|
| | #1 |
| | ![]() Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, yürürken ayaklarını yerden biraz kaldırıp önlerine hafif eğilerek yürürlerdi Adımlarını uzun ve seri atmakla beraber, sükûnet ve vakar üzere yürürlerdi Rastgele sağa sola bakmazlardı Yere bakışları, göğe bakışlarından daha çoktu Çoğunlukla göz ucuyla bakarlardı Yolda karşılaştıkları kimselere onlardan önce hemen selam verirlerdi![]() Hazreti Peygamber, dostlarının ölümünde metaneti muhafaza ederek ağlamazlar, fakat mezar gerisinde yere oturarak, üzüntülü bir şekilde sakal-ı şerifini elleriyle tutarlardı Onu bu halde görenler, son derece üzgün ve mahzun olduğunu anlarlardı![]() İbadetler dâhil, bütün hareket ve davranışlardaki dikkat çekici aşırılıklar, Hz Peygamber nezdinde hüsnü kabul görmemiştir![]() “Peygamber efendimiz, abdest ve gusül gibi temizliklerinde saç ve sakal-ı şeriflerini tararlarken ve ayakkabılarını giyerlerken, hep sağ eliyle, sağ ayağı ve sağ tarafıyla başlamayı severlerdi ”“Ey müminler! Gönlünüzce yiyiniz, içiniz, giyininiz ve Allah yolunda sarf ediniz Ancak israf veya kibir ve gurura kaçmayınız!” buyururlardı![]() Hz Peygamber yüzüğü sağ elinin serçe parmağına takarlardı ![]() Hz Peygamber: “Ben hem rahmet peygamberiyim, hem de savaş meydanlarının peygamberiyim” buyurmuşlardır O, devlete konmak için devlet kurmamıştır O, bir dünya devleti kurmak için de gönderilmemiştir Ancak O’nun üstlendiği ilâhî vazifenin karakteri bir devlet kurmayı gerektirmiştir Devlet vazifenin icrasında bir vasıta olarak kullanılacaktır![]() Hz Peygamber sabah namazını kıldırdıktan sonra, güneş iyice doğana kadar bağdaş kurup otururlardı “Ben sıradan bir insanın yediği gibi yer ve sıradan bir insanın oturduğu gibi otururum” buyururlardı![]() İlk devir metinlerinde, yemek için, “iki öğün” den bahsedilmektedir Üç öğün yemek yeme geleneğinin ne zaman yerleştiğini bilmiyoruz![]() Peygamber Efendimiz en fazla iki öğün yemek yemişlerdir O’nun üç öğün yediğine dair bir kayda rastlanmamıştır Bu iki öğünden biri ise daima hafif yiyecekler şeklinde olmuştur Hz Peygamberin hafif yiyeceklerini ise “hurma” teşkil etmiştir![]() Rasulullah efendimiz, akşam öğününün ihmal edilmemesini tavsiye ederek: “Bir avuç hurma ile de olsa akşam yemeklerinde vazgeçmeyiniz Zira akşam öğününün ihmali, insanı ihtiyarlatır, bünyeyi yıpratır” buyurmuşlardır![]() Hz Peygamberin yemek öncesi ve yemek sonrasında ellerini yıkadıkları bilinmektedir Namaz için abdest neyse, yemek içinde el yıkama odur Yemekten önce el yıkamak yemeğin abdesti durumundadır Bunun anlamı şu olsa gerektir: Yemek yiyeceğiniz zaman, eliniz pis olmasa bile onu yine de yıkayınız, zira yemek Allah’ın aziz bir nimetidir Bu şekilde davranmak, ona karşı hürmet ve tazimin ifadesidir Yemeğe hürmet ise yemeğin bereketini artırır![]() Daha önce diğer dinlerde olmayan bu yemekten önce el yıkama âdetini ilk defa Peygamber Efendimiz icad ve ihdas etmişlerdir Yemekten sonra el yıkamak ise, nezaket ve nezaketten de öte asgari bir temizlik gereğidir Fahr-i Kâinat efendimizin, abdestsiz geçirdikleri anları hemen hemen yok gibidir ![]() Peygamber Efendimiz yemekten önce “besmele” çektikleri gibi, yemekten sonra da dua ederlerdi O’nun dualarının en kısası ise “Elhamdülillah” diyerek yapılanı idi![]() Rasulullah efendimiz, hem neşeli hem de öfkeli hallerinde ağzından ancak doğru sözler çıkacağını söylerdi O, daima hüzünlü ve her an tefekkür halinde idiler Suskun bir tabiatı vardı İhtiyaç duymadıkça lüzumsuz yere konuşmazlardı![]() Hayret veren bir durum karşısında ellerini havaya açarlardı ![]() En üzüntülü anlarında bile tebessümü yüzünden eksik etmez, en neşeli anlarında bile düşünceli ve hüzünlü bir halde bulunurdu ![]() Hz Peygamber hanımlarına karşı son derece müşfik davranmış, ümmetine de bunu tavsiye ederek: “Ey müminler, kadınlara karşı iyi davranınız Zira onların yaratılışı kaburga kemiğine benzer…” buyurmuştur Asla kadınların kaburga kemiğinden yaratıldığını söylememiştir (s 326)Aile yakınlarının anlattıklarına göre Fahr-i Kâinat efendimiz, yatsı namazından önce yatmazlar, namazdan sonra da oturmazlardı Ancak düğün merasimi olması, misafir bulunması ve teheccüd namazı kılması gibi hallerde, duruma göre geç yatardı “Benim gözlerim uyur kalbim uyumaz” buyururlardı Rasulullah efendimiz uyumadan önce de, uyandıktan sonra da daima dua etmişlerdir O’nun duasız uyudukları ve uyandıktan sonra duasız kalktıkları vâki değildir![]() Rasulullah, ümmetinin sırf ibadetle vakit geçirmelerini istemezdi “Sizin üzerinizde, bedeninizin hakkı vardır, hanımınızın hakkı vardır, misafirlerinizin hakkı vardır O halde, her hak sahibine hakkını vermelisiniz!” buyururlardı Hz Aişe ve Hz Ümmü Seleme radıyallahu anhüma, “Peygamber Efendimizin en çok sevip hoşlandıkları amel, az da olsa devamlı yapılanıdır” derlerdi![]() Dünya tarihi bir bakıma peygamberler tarihidir Tarih boyunca peygamberlerin gönderiliş sebebi incelendiğinde bir temel sebep karşımıza çıkmaktadır: Tevhid inancından sapma ve ahlak bozukluğu Ahlaken bozulan toplum dengeleri sadece ilâhî kaynaklı güçler yardımıyla tesis edilebilmektedir Peygamber efendimizin hareket üssü ve faaliyetinin merkez noktası hep ahlak olmuştur![]() “Mütevazı olmadıkça gerçek zahit olamazsın” buyuran Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de gönül, kibir yoktu “Sizlere karşı imtiyazlı biri durumda olmaktan hoşlanmıyorum Zira Cenab-ı Hak kulunu, arkadaşları arasında imtiyazlı (ayrıcalıklı) olarak görmekten hoşlanmaz” buyurmuşlardır![]() Muhaliflerine karşı İslam’ın gücünü, ihtişamını ve izzetini gösterme bakımından dış görünüşe, gösterişe ve disiplinli merasime ne kadar titizlik gösterip dikkat ederlerse kendi yakın çevresinde ve normal hayatta gösterişe kaçabilecek davranıştan da o ölçüde titizlikle sakınırlardı Ashab-ı kiram, Peygamber Efendimizi çok sevmelerine rağmen, O’nu gördükleri zaman hoşlanmadıklarını bildikleri için ayağa kalkmazlardı Kendisine sorulan sorulara, soranların ve ümmetin haline uygun düşecek şekilde cevaplar verir ve arkasından da şöyle tembih ederlerdi: “Burada görüp duyduklarınızı burada bulunmayanlara iletiniz!” Huzuru saadetlerine gidenler ilim ve hikmet susamışı olarak girerler, kanmış ve doymuş olarak ayrılırlar ve hep, birer hayra yol gösterici olarak çıkarlardı O’nun katında insanların en faziletlisi, başkalarına iyiliği en yaygın olanlardı O’na göre önemli olan, kusurlunun teşhiri değil, kusurun izalesi idi![]() Peygamber Efendimiz, gerek insanlara, gerek eşyaya hep güzel isimler konmasını istemişlerdir “Çocuğun baba üzerindeki hakkı ona güzel bir isim koyması ve onu iyi bir terbiye ile yetiştirmesidir” buyurmuşlardır![]() Peygamber Efendimiz, fakir de olsa fukaralık lafı etmeyen, aç da olsa açlığını dile getirmeyen vakarlı ve haysiyetli bir karakter yapısına sahip insan yetiştirmeyi esas almıştır “Müminin izzeti, onun insanlara karşı istiğnasıdır” buyurmuşlardır![]() “Serin gölge, nefis hurma, soğuk su Bütün bunlar kıyamet günü sorguya çekileceğimiz nimetlerdir” buyurdular Peygamber Efendimiz, ümmetin ömrü konusunda uyarıda bulunmuşlardır ve: “Ümmetimin ömrü 60 ilâ 70 arasındadır Bu sınırı aşanlar ise çok azdır” buyurmuşlardır Peygamber efendimiz hac merasimi biter bitmez Mekke’de fazla oyalanmadan Medine’ye dönmüştür Medine’ye gelince de Uhud şehitlerinin bulunduğu yeri ziyaret ederek onların cenaze namazlarını yeniden kılmış ve dua etmiştir En yaygın rivayete göre hicretin 11 senesi Safer ayının 19 günü rahatsızlanmıştır Hastalığa tutulmadan önceki günün gece yarısında “Cennetü’l-Baki mezarlığına giderek aynen dirilerle vedalaştığı gibi, ölmüş olan ashabı ile de vedalaşmış, onlara dua etmiş, tazarru ve niyazda bulunmuştur![]() Fahr-i Kâinat efendimizin son sözleri: “Allah’ım! Günahlarımı bağışla, benden rahmetini esirgeme ve beni refik-i âlâya eriştir!” niyazı olmuştur Refik-i âlâ hayırlı kullar demektir Enes bin Malik radıyallahu anh: “Rasulullah efendimiz Medine’ye ayak bastıkları gün, O’nun nuru ile her şey aydınlanmıştı Vefat ettiği gün ise, ortalık karanlık içinde kaldı Öyle ki bizler, henüz defin işini bitirip de ellerimizden küreği bırakmadan, kalplerimizin halini beğenmez olduk” buyurmuşlardır![]() Abdullah bin Ömer de şöyle buyurmuştur: “Biz Rasulullah efendimiz hayatta iken, hakkımızda Kur’an ayeti gelir korkusuyla, kadınlarımızla dalaşmaktan ve onlara el kaldırmaktan titizlikle sakınırdık Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ölünce, artık dalaşır olduk ”Ebu’d-Derda rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerifte Peygamber efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Cuma günleri bana çok salâvat-ı şerife getirin Zira o gün bütün melekler hazır bulunurlar Bana salâvat-ı şerife getiren hiçbir kimse yoktur ki, bitirir bitirmez onun salâvat-ı şerifi bana arz edilmemiş olsun!”“Öldükten sonrada mı?” diye sorulunca da: “Evet, öldükten sonra da Zira Cenab-ı hak, toprağa peygamberlerin cesedini yemeyi haram kılmıştır Allah’ın Peygamberi daima diridir, daima rızıklanır” buyurdular![]() Not: Bu yazı Prof Dr Ali Yardım rahmetlinin “Peygamberimizin Şemaili” isimli eserinden derlenmiştir Kendimden bir şey ilave etmiş değilim 7 Baskı, İst –2005 Damla Yayınevi![]()
|
| |
| | #2 |
| Özel Üye ![]() | ![]() Allah cc razı olsun hocam çok güzel bir yazı ![]() ![]() ![]()
|
| |
| | #3 |
| Üye | ![]() Allah c c senden razi olsunRabbim kendine layik kul Habibi(sav)'ne layik ümmet eylesin ![]() ![]()
|
| |
![]() |
| Tags: gun, gunluk, hayatimiz, isiginda |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Hadîs-i Şerifler ışığında Günlük Duâlar | metin | Hadislerde Dua | 1 | 3 Hafta önce 02:42 AM |
| Kur'an-ı Kerim'in ışığında Ahiret (mp3) | MeZaR | Sesli ve Görüntülü Sohbet ve Vaazlar | 1 | 10-06-2008 08:51 AM |
| Ramazan-ı Şerif ve Şahsi Hayatımız | LeoparGS | Oruç ve Ramazan Ayının Fazileti | 2 | 08-22-2008 15:01 PM |
| hayatımız sigara olmuş | firdevs | Komik Resimler (Lütfen Seviyeli Olsunlar) | 4 | 07-16-2007 21:07 PM |