Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Siyer [Peygamberimizin Hayatı]
> Siyer Alt başlıklar > O'nun adına yazılanlar
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-22-2008   #1
Bilgiler
Moderatör
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: gündüz mezarlık,gece gerdanlık olan şehirden
Mesaj: 2,268
İtibar
Tecrübe Puanı: 24
Rep Puanı : 1410
Rep Derecesi :
Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.Amenna Gururlanmaya değer.
Amenna RSS Feed
Standart ABDULLAH BİN REVÂHA: Cenneti Özleyen Şair



AAli Ural


Şairleri konuştuğunda huşuyla susanlar, Son Peygamber'e inen âyetler karşısında şiirden daha güçlü bir sözle karşılaştılar ilk kez ve ne yapacaklarını bilemediler Hakikate kalbini açabilenler İlâhî bir kelamla karşı karşıya olduklarını fark edip teslim olurken, hakikate direnenler daha önce övgü sıfatı olarak kullandıkları bir kelimeyi bu defa Hz Peygamberi yermek için kullandılar: ŞAİR Yüce , "Biz O'na şiiri öğretmedik O'na gerekmezdi zaten" âyetiyle bu iftirayı reddetmekle kalmamış, bir de "Şairler sûresi" indirerek şairleri tanımlamıştı: " Şairler ise, onlara sapık kimseler uyarlar Görmez misin o şairler, her yöne meyleder ve boş şeylere dalarlar Gerçekten onlar şiirlerinde yapmayacakları şeyleri söylerler"(Şuara,224-226) Şairler için genel ve kesin hüküm taşıyan bu âyetler indiğinde gözlerinden yaşlar boşanan bir şair vardı orada: Abdullah bin Revâha " benim de şair olduğumu biliyor Demek ben de onlardanım!" diyerek ürperen bu Müslüman şair, "Ancak îman edip sâlih amel işleyenler, 'ı çok ananlar, kendilerine zulmedildikten sonra öçlerini alanlar müstesnadır" âyetini okumasaydı Hz Peygamber belki de ölecekti üzüntüsünden

Abdullah bin Revâha hayatı boyunca o "müstesna" şairlerden olmaya çalıştı Kelimelerini hakikatin emrine verdi Sadece sözlerle yetinmedi, o sözleri hayata taşıdı Elçi'nin hem sözcülerinden, hem vahiy kâtiplerinden oldu Bedir savaşında hem muharipti hem müjdeci Zafer kazanıldığına Zeyd bin Hârise'yle beraber nefes nefese Medine'ye koşarak Hakk'ın galibiyetini müjdelemiş, ikinci Bedir seferinde ise Hz Peygamber'in vekili olmuştu o mübarek şehirde Uhud ve Hendek sınavlarında da ön saflarda oldu hep O ne müthiş bir gündü Hz Peygamber(sav) kazılan hendeğin topraklarını taşıyan ashabına yardım ediyor, toz toprak içinde çalışırlarken bir ağızdan Abdullah bin Revâha'nın şiirini okuyorlardı " bize hidayet etmeseydi eremezdik hidayete/ Ne zekat verir, ne namaz kılardık/Kafirler saldırdı bize/ Geri durduk fitne çıkarmak istediklerinde/ Can feda sana ya resulALLAH, bağışla bizi/ Düşmanla karşılaşma anında, ayaklarımızı sâbit eyle ya Rabbi!"

Yüce , Abdullah bin Revâha'nın hem ayaklarına hem diline güç verdi Henüz Mekke fethedilmeden hicretin yedinci yılında, bir umresi vardı ki Müslümanların görülmeye değerdi Bir önceki sene Mekke'ye girmeleri engellenen Müslümanlar, müşriklerle yaptıkları anlaşmayla umre yapmaya gidiyorlardı sevinçle İşte Mekke'ye giriyorlar Son Peygamber Kusva adlı devesinin üzerinde Devenin yularını bir şair çekiyor yürüyerek Yüksek sesle şiirler okuyan bu şair Abdullah bin Revâha'dan başkası değil Şiirleri işiten Hz Ömer, bunun Resûlullah'a saygısızlık olduğunu düşünerek susturmak istiyor Abdullah bin Revâha'yı Fakat Hz Peygamber(sav) susturmuyor şairini "Ömer bırak onu!"diyor " Düşmana karşı oklardan daha tesirlidir Abdullah'ın sözleri!"

O Abdullah ki ne zaman "Söyle!" dense yakalıyor dizginleri Yakalıyor ve neşeyle koşturuyor kelimelerini Bazen 'ın elçisi, "Hadi şu âna uygun bir şiir söyle bize!" diyor da bakın hangi mısraları art arda getiriyor: " Sezinlediğim hayrı O'ndan beklerim/ biliyor gözüm aldatmaz beni/ Sen Peygambersin, kim şefaatinden mahrum kalırsa/ Hesap günü kader onu önemsemiyor/Gönderilen diğer elçiler gibi/ Hayırda sabit kılsın seni/ Ve zaferini daim etsin, yardım ettikleri gibi"Şiiri dinleyen Nebî dua ediyor şairine: " Seni de Sâbit kılsın!"

Her merhalede "sebat" ihsan ediliyor Revâha'ya Hayber'de sebat, Hudeybiye'de sebatFakat bir de Mûte var, güçlerin arasında uçurum olan o büyük savaş Hz Peygamber(sav)'in Bizans İmparatoruna bağlı olan Busrâ emîrine gönderdiği elçi şehid edilip İslâm'a davet mektubu yırtıldığında savaşmanın hak olduğu Son Peygamber 3000 kişilik gönüllü İslam ordusunu öğle namazının akabinde bizzat kendisi uğurluyor sefere Zeyd bin Harise'ye teslim ederken sancağı savaşın sırrını da ima ediyor ashabına: " Zeyd şehid olursa sancağı Cafer alsın O da şehid olursa sancak Abdullah bin Revaha'nındır Şayet Abdullah da şehid olursa sizler içinizden birini komutan seçersiniz!"

Ordu yola çıktığında Abdullah bin Revâha'nın ağladığı görülüyor "Niçin ağlıyorsun!"diye soruyorlar ona " Yemin ederim, dünyaya karşı bir damla sevgim yok Sizin de yok biliyorum Fakat Resûlullah'tan şu âyeti dinlemiştim: ‘Sizden cehenneme uğramayacak yoktur Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür(Meryem 71) İşte bu yüzden mutlaka cehenneme gireceğimi düşündüm Doğrusu girdikten sonra çıkıp çıkamayacağım da belli değil" Bu sözleri söyledikten sonra şiir okumaya başlıyor Revâha: " Oysa ben Rahman'dan mağfiret istiyorum/ Bir de ta yüreğe işleyen dehşetli bir yara"

Bizans ordusunun 100000 askerle yola çıktığını duyan bazı Müslümanlar tedirgin olup duruma göre yeni bir karar alınmasını istediğinde muharip kimliğiyle hatip kimliğini birleştiriyor Abdullah bin Revaha ve "Hoşnut olmadığınız bu haber, tam da şehadet özlemiyle buralara gelme nedeninizdir Biz düşmana karşı sayıyla değil, ancak 'ın ihsan ettiği imanla savaşabiliriz Önünüzde iki güzelden biri var: Şehadet ve zafer!"diyerek savaş azmini perçinliyor

Her şey Son Peygamber'in söylediği gibi oluyor Önce Zeyd peşinden Cafer şehid oluyor Sırasının geldiğini gören Abdullah atını sürerken şiir okuyor yine: "Ey nefis! Bakıyorum cenneti hiç istemiyorsun/ Boş bunlar/Kalbim mutmaindir ki sen/Su kırbasındaki bir damla susun/ Ey nefis çarpışmasan da bir gün öleceksin/İşte ölüm güvercini yaklaşıverdi/Ne arzularsan o verilir sana ey benliğim!"

Arzuladığı veriliyor Abdullah bin Revâha'ya Çünkü o Peygamberi neyi işaret ederse onu yapıyor Hani bir gün yetişmeye çalışırken Cuma namazına, daha camiye varmadan Hz Peygamber'in "Oturun" buyruğunu duyup oturuvermişti yolda Ah nasıl da tebessüm etmişti son Peygamber duyduğunda bu masum hali Hoşnut olup dua etmişti ona " itaatini artırsın!"diyerek itaatini artırdı şairin ve aldı yanına Sancak Halid bin Velid'e geçtiHaber ulaştığında gözleri yaşardı Nebî'nin Kesik kesik, Meleklerin onu görmekten sevinç duyduğunu söyledi

 

Amenna isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alt 03-22-2008   #2
Bilgiler
Cezalı
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 23
İtibar
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi :
&NİL& Seçkin bir yolda.
&NİL& RSS Feed
Standart --->: ABDULLAH BİN REVÂHA: Cenneti Özleyen Şair



İslamın keskin kılıcı Halid Bin VelidAnalar Halid gibisin zor doğrurur diyordu Hz Ömer gerçekten öyle

 

&NİL& isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , , ,

Kutlu Doğum Tiyatro (Alemlere Rahmet Geliyor) | Gün ışığında günlük hayatımız

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Abdullah Bin Revâha - Resûlullahın şâiri: mum Diğer Sahabeler 1 10-02-2008 01:12 AM
Şiir ve Üç Şair mumsema Dini Şiirler 1 01-10-2008 14:17 PM
Abdullah bin Revaha İnşirah Diğer Sahabeler 1 10-27-2007 14:33 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya Yudumla TOPlist Saat 15:19 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293