Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Siyer [Peygamberimizin Hayatı]
> Siyer Alt başlıklar > O'nun adına yazılanlar
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 06-02-2007   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 10,052
İtibar
Tecrübe Puanı: 104
Rep Puanı : 3504
Rep Derecesi :
İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.
İnşirah RSS Feed
Standart Aşktır ki, gerisi vesairedir... Her şey sen olsun şu dünyada ve olmasın sen olmayan



"Aşktır ki, gerisi vesairedir "



"Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib

Kılma derman kim helâkim zehr–i dermanındadır "


Fuzuli



Sevgili!

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak, Uhud’da dişini avcuma almak isterdim

Sevgili!

Şimdi senden uzakta, aşk şudur diyebilsem eğer, son defa kendimi ve ilk defa okuyucumu kandırmış olacağım Bildim dediğim bir aldanıştır çünki o, duydum dediğim bir yanlıştır Şimdi ayın, şın ve kaf’ları çıkardılar elif belerden de sensizliğin mektebinde bir sabra mıhladılar bizi elif’lerle he’lerden Sensizlikte hasretin hüzzamlarını öğrendik kucak kucak, ve aşkın nihavent saltanatını arar olduk köşe bucak Bildiğimizi sandıkça yandık da yolunda, yolunda yandığımızı sandıkça bildik sonunda Aşkın gerçeği değildi bildiğimiz, ama aşkın ateşiydi yandığımız Artık şüphedeyiz, canları yâre ulaştıran bir sel miydi aşk, şekeri güzele sunup ağuyu kalbe bulaştıran bir el miydi! Sana varacak yolların çilesi miydi; tutkular ötesi tutkunun zirvesi, hasretle yanışların sesi miydi!

Galiba varlığın çekim alanına giren en ulvi acıydı aşk; ve maddeyi mânâya veren en cömert sancıydı Ruhların çeşitli varlıklar arasında bölüştürülen süsüydü belki; belki ötelere yazgılı yitirişlerin türküsüydü Kalp kalbe konan kelebek kanatlarında renk; kudümlerde düşünüp neylerde ağlayan âhenkti aşk Şarkın bütün şiir macerasıydı, belki Yesribli sevgililer için tutulan bir Anadolu yasıydı Yağmur yağmur belaya başını tutmaklar ve ateş ateş denizlere kendini atmaklardı Mansûr’u dâra takan da, Halil’i oda yakan da oydu, ve oydu Eyyub’u derde bırakan da Tuz kadar mübarek, ekmekçe aziz idi; toprakleyin bereket, su gibi temiz idi

Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş Aşk ile insan elbet güneşe benzer; ve aşksız gönül misâl–i taşa benzer Hayatı aşka bölünce hayat çoğalır; bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır Gelip kemiğe dayanınca dünya, hayata atılan kemend olur; göz kapaklarından vurulunca kasırgalar, annelerce deprem, babalarca bend olur Aşksız bahar dallarını kuru bir ayaz boğar, aşksız rahmini yargılayan bebekler nâgehan doğar Mahrem düşüncelerle perdelenen odalarda ya ezel ya ebet olur; aşk kayıp giderse dünyadan ebet kıyamet olur; sevgisizlik gelir, dünya cehennem olur

Aşk gelince burukluğun şiirinde hüzün dokur heceler; ve azarlanmış kalpleri ısırır tam yarısında geceler Saban onunla sürerse toprağı koşarak, ancak o vakit yeşerir taze bir başak Atların nallarından yıldırımlar masallara dökülür, ve yollanamayan mektuplarda nice kalpler sökülür Kayan yıldızlar gibi büzülür elem dehlizlerine diller, ve melal süzülür gibi melek kanatlarında döker yapraklarını güller Kaderin dehşetini yakan şamdanlar özge pervanelere tesellikâr düşer, şefkatli bir ekmek kırıntısıdır kurutulmuş buselere yâr düşer

Sevgili!

Kapına geldik; aşkı öğret bize; ve aşkını ver yüreklerimize

Bir nihânîce gamzene gamzede âşıkların adına Hani uykuya dalınca kenti, ve yalnız başına kalınca kendi Hani yalnız gecelerde konuşmadan kalınca dilleri, ve hâl üzre gönüller anlar olunca bütün dilleri Vicdan sesinden bîzâr kürek mahkumlarınca, hani âşıkların hasreti özlemle karınca Hani gurbetin ucunda gönlüme gömen de seni, hani seni gurbet gurbet gönlüme gömende Güneş ve ay nurunu aşkından alırken; güneşin ışığı aya vurur gibi âşıkı aydınlatırken Gel ey Sevgili bir huzmecik bahş eyle âsî ve aciz üftadene, ve umut ver peykin olmaya teşne kem zerrene Aşkları unutan bendene aşkını unutturma!

Her şey sen olsun şu dünyada ve olmasın sen olmayan dünya da



İskender Pala

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 09-30-2007   #2
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesaj: 876
İtibar
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı : 412
Rep Derecesi :
helen Gerçekten çok hoş.helen Gerçekten çok hoş.helen Gerçekten çok hoş.helen Gerçekten çok hoş.helen Gerçekten çok hoş.
helen RSS Feed
Standart Aşktır ki, gerisi vesairedir...



Sevgili!
Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı şiir ile yazmak isterdim Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak isterdim



Sevgili!


Şimdi senden uzakta, aşk şudur diyebilsem eğer, son defa kendimi ve ilk defa okuyucumu kandırmış olacağım Bildim dediğim bir aldanıştır çünkü o, duydum dediğim bir yanıştır Şimdi ayın, şın ve kaf'ları çıkardılar elifbelerden de sensizliğin mektebinde bir sabra mıhladılar bizi elif'lerle he'lerden Sensizlikte hasretin hüzzamlarını öğrendik kucak kucak ve aşkın nihavent saltanatını arar olduk köşe bucak Bildiğimizi sandıkça yandık da yolunda, yolunda yandığımızı sandıkça bildik sonunda Aşkın gerçeği değildi bildiğimiz, ama aşkın ateşiydi yandığımız Artık şüphedeyiz, canları yâre ulaştıran bir sel miydi! Sana varacak yolların çilesi miydi; tutkular ötesi tutkunun zirvesi, hasretleri yanışların sesi miydi!

Galiba varlığın çekim alanına giren en ulvi acıydı aşk; ve maddeyi manaya veren en cömert sancıydı Ruhların çeşitli varlıklar arasında bölüştürülen süsüydü belki; belki ötelere yazgılı yetirişlerin türküsüydü Kalp kalbe konan kelebek kanatlarında renk; kudümlerde düğünüp neylerde ağlayan ahenkti aşk Şarkın bütün şiir mazerasıydı, belki Yesribli sevgililer için tutulan bir Anadolu yazısıydı Yağmur yağmur belâya başını tutmaklar ve ateş ateş denizlerde kendini atmaklardı Mansûr'u dara takan da, Halil'i oda yakan da oydu ve oydu Eyyub'u derde bırakan da Tuz kadar mübarek, ekmekçe aziz idi; toprakleyin bereket, su gibi temiz idi


Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş Aşk ile insan elbet güneşe benzer; ve aşksız gönül misal-i taşa benzer Hayatı aşka bölünce hayat çoğalır; bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır Gelip kemiğe dayanınca dünya, hayata atılan kement olur; göz kapaklarından vurulunca kasırgalar, annelerce deprem, babalarca bent olur Aşksız bahar dallarını kuru bir ayaz boğar, aşksız rahmini yargılayan bebekler nagehan doğar Mahrem düşüncelerle perdelenen odalarda ya ezel ya ebed olur; aşk kayıp giderse dünyadan ebed kıyamet olur; sevgisizlik gelir, dünya cehennem olur


Aşk gelince burukluğun şiirinde hüzün dokur heceler; ve azarlanmış kalpleri ısırır tam yarısında geceler Saban onunla sürerse toprağı koşarak, ancak o vakit şereir taze bir başak Atların nallarından yıldırımlar masallara dökülür ve yollanamayan mektuplarda nice kalpler sökülür Kayan yıldızlar gibi büzülür elem denizlerinde diller ve melâl süzülür gibi melek kanatlarında döker yapraklarını güller Kaderin dehşetini yakan şamdanlar özge pervanelere tesellikâr düşer, şefkatli bir ekmek kırıntısıdır kurutulmuş buselere yâr düşer


Sevgili!


Kapına geldik; aşkı öğret bize; ve aşkını ver yüreklerimize


Bir nihânice gamzene gamzede âşıkların adına Hani uykuya dalınca kenti ve yalnız başına kalınca kendi Hani yalnız gecelerde konuşmadan kalınca dilleri ve hâl üzre gönüller anlar olunca bütün dilleri Vicdan sesinden bizar kürek mahkûmlarınca, hani âşıkların hasreti özleme karınca Hani gurbetin uzunda gönlüme gömen de sen, hani sen gurbet gurbet gönlüme gömende Güneş ve ay nurunu aşkından alırken; güneşin ışığı aya vurur gibi âşığı aydınlatırken Gel ey Sevgili bir huzmecik bahşeyle asi ve âciz üftadene ve umut ver peykin olmaya teşne kem zerrene Aşkları unutan bendene aşkını unutturma!


Her şey sen olsun şu dünyada ve olmasın sen olmayan dünya da

 

helen isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 09-30-2007   #3
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesaj: 876
İtibar
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı : 412
Rep Derecesi :
helen Gerçekten çok hoş.helen Gerçekten çok hoş.helen Gerçekten çok hoş.helen Gerçekten çok hoş.helen Gerçekten çok hoş.
helen RSS Feed
Standart --->: Aşktır ki, gerisi vesairedir...



Kâinatın yaratılışını varlığına borçlu olduğumuz
Çöle inen nur
Sevgili…
En sevgili…
Allah'ın sevgilisi

O…
Hira dağında tek başına titreyen ve tek başına davetin destanını yazan…Taşlanan, yuhalanan, hakarete ve küfre maruz kalan, yalanlanan…Ama hiç yılmayan, hiç yıkılmayan…

O…
Uğruna candan vazgeçilen, andan, babadan, yardan geçilen… Uğruna çile çekilen, hicret edilen, göz yaşı dökülenAdil, cömert, merhametli, barışçı, cesaretli ve "el emin"

O
Sevilen, karanlıklara ışık getiren Paslı yüreklerin pasını silen, taşlaşmış ruhları hoşgörüyle yoğurup imanla eriten, başlı başına bir destan, örnek bir yaşam ve müjde…

O…
Davasını sevdamız olarak kabul ettiğimiz için zorbalarla karşılaşmışlığımız, sevdamızı yaşatmak üzere karşılaştığımız, karşılaştığımız zorbaları alt etmek için Ebabil kuşlarını beklemişliğimiz, sevilmemişliğimiz, itilmişliğimiz, yok sayılmışlığımız, varlığımız, bütün varlığımızla sevdiğimiz

O
Kâinatın yaratılışını varlığına borçlu olduğumuz…
Çöle inen nur
Sevgili
En sevgili
Allah'ın sevgilisi…

 

helen isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 09-30-2007   #4
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2007
Nerden: gözyaşı semti
Mesaj: 1,025
İtibar
Tecrübe Puanı: 11
Rep Puanı : 508
Rep Derecesi :
gözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisi
gözyaşı RSS Feed
Standart



Sevgili!


Kapına geldik; aşkı öğret bize; ve aşkını ver yüreklerimize


Her şey sen olsun şu dünyada ve olmasın sen olmayan dünya da


emegıne beraket kardeşım cok guzel bır paylaşım olmuş Allah razı olsun inş

O…
Uğruna candan vazgeçilen, andan, babadan, yardan geçilen… Uğruna çile çekilen, hicret edilen, göz yaşı dökülenAdil, cömert, merhametli, barışçı, cesaretli ve "el emin"

bu daha harıka kardeşım emegıne bereket inş

 

gözyaşı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , , , , ,

Gariplik büktü boynumu... | Andım Adını Dindi Hicranım

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Soz Konusu Allah Ise Gerisi Teferruattir ! mumsema Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 4 11-30-2008 17:12 PM
Diri kalan Tek şey Aşktır İnşirah Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 1 11-21-2008 21:46 PM
Gerisi Yalan Ötesi Hüzün.. rana Dini Şiirler 2 02-07-2008 01:42 AM
Elif aşktır Nun sabırdır !!!! elif07 Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 0 06-04-2007 11:44 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 07:08 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308