Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > İman Bölümü > İman Bölümü > Ölüm & Kıyamet

Forum Alev


Kıyamet alametleri ile ilgili Benzer Konular
1658 Kez Görüntülendi

Kıyamet kimin başına kopacak? Kıyamet kopmadan önce, müminlerin ruhlarının alınacağı
Kıyamet Alametlerinden Günümüze Tam Uyanlar kıyamet alametleri
kıyamet alametleri hakkında
Kıyamet alametleri nelerdir?
Kıyametle ilgili yardım lütfen (Kıyamet alametleri)
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-09-2007   #1
 
Standart Kıyamet alametleri


Kıyamet alametleri Mumsema İslam Arşivi Kıyamet alametleri

KIYÂMET ALAMETLERİ
(Eşrâtu's-Saa), âhir zamanda (zamanın sonları) ortaya çıkarak Kıyâmet'in yaklaştığını, kopmak üzere olduğunu gösteren belirtiler Bu belirtiler genellikle Küçük Alametler (Alâmât-ı Suğra) ve Büyük Alametler (Alâmât-ı Kübrâ) olmak üzere iki bölüm halinde incelenir
Kur'an, Kıyâmet'in zamanını Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceğini belirtir (el-A'raf, 7/187; Lokmun 31/34; el-Ahzab, 33/63) Buna karşılık yaklaştığını (el-Zümer, 54/1), yakın olduğunu (en-Nahl, 16/77), ansızın geleceğini (el-A'raf, 7/187) bildirir Kıyâmet alametlerinin belirdiğini (Muhammed, 47/18) ifade etmekle birlikte bunlar hakkında bilgi vermez Ancak, "Saat yaklaştı, ay yarıldı yarılacak" (el-Kamer, 54/1) âyetinin ikinci bölümünün "ay yarılacak" biçimde anlaşılması durumunda, bu olay Kur'an'da anılan tek Kıyâmet alameti olma özelliği kazanır
Hadis külliyâtları ise Kıyâmet'ten önce ortaya çıkacak alametlerden söz eden çok sayıda hadis ihtiva eder İslâm bilginleri hadislerde dile getirilen alametleri nitelikleri açısından değerlendirerek bunları Küçük Alametler (Alâmât-ı Suğrâ) ve Büyük Alametler (Alâmât-ı Kübrâ) olmak üzere iki başlık altında toplamışlardır Âhir zaman olarak tanımlanan Kıyâmet öncesi donemde dini duygu, düşünce ve davranışların zayıflaması, dini kurallara gereken önemin verilmemesi, ibadetlerin terkedilmesi, ahlaksızlığın çoğalması biçiminde kendini gösteren Küçük Alametler'in başlıcaları şu şekilde sıralanabilir:
a) İnsanların bina yapmakta birbiriyle yarışmaları (Buhârî, Fiten, 25; bk Tecrid-i Sarih Terc; 1/58)
b) İnsanların ölümü temenni etmeleri (Buharî, Fifen, 25; Müslim, Fiten, 53-54)
c) Câriyenin efendisini doğurması (Müslim, İmân, 1)
d) Hicaz'da bir ateşin çıkarak Busra'da (Şam yakınlarında bir yer) develerin ayaklarını aydınlatması (Buhârî, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 42)
e) Fırat nehrinin sularının çekilerek, nehir yatağından altın çıkması (Müslim, Filen, 29-31)
f) İkisi de hak iddiasında bulunan iki büyük İslâm ordusunun birbiriyle savaşması (Buhârı, Fiten, 25; Müslim, Fiten, 17)
g) İslâmî ilimlerin ortadan kalkması, cehaletin artması (Buhârî, Fiten, 4)
h) Depremlerin çoğalması (Buhârî, Fiten, 25)
ı) Zamanın yaklaşması, gece ile gündüzün eşit olması (Buhârî, Fiten, 25)
i) Cinâyetlerin çoğalması, fitnelerin zuhur etmesi (Buhârî, Fiten, 4; Müslim, Fiten, 18)
j) Yahudilerle Müslümanların savaşmaları, Müslümanların Yahudileri öldürmesi (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VIII, 341; Müslim, Fiten, 79-82)
k) Zinanın açıkça işlenmesi, içki tüketiminin artması, kadınların çoğalıp erkeklerin azalması (el-Ali en-Nâsif Tac, 5/335)
l) Kahtân'dan bir kişinin çıkarak, insanları asâsı ile sevketmesi Buhârî, Fiten, 23)
Kıyâmetin büyük alâmetleri ise şu hadis-i şerifte toplu olarak zikredilir: Huzeyfetu'l-Gifarı (ra)'den rivayet edilmiştir: Biz bir gün kendi aramızda konuşurken, Hazreti Peygamber yanımıza çıkageldi Bize "Ne konuşuyorsunuz?" dedi Biz de "Kıyâmet gününden konuşuyoruz" diye cevap verdik Hazreti Peygamber" Şüphesiz on alâmet görülmedikçe kıyamet kopmayacaktır" dedi ve "Deccâl'i, dumanı(duhan), Dâbbetü'l-arz'ı, güneşin batıdan doğmasını, İsa (as)'ın yere inmesini, Ye'cûc ve Me'cuc'u, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen'den çıkarak insanları Mahşere sürecek ateşin vuku bulacağını söyledi" (Müslim, Fiten, 39)
Kıyâmetin bu on büyük alameti başka hadislerce ya da İslâm bilginlerince şu şekilde açıklanır:
1 Deccal'in ortaya çıkışı: Deccâl, kıyâmette zuhur edecek yalancı bir kişidir, İslâm Dini'ni ve müslümanları ifsad edip, kötülüğe ve bozgunculuğa sevketmek isteyecektir Deccal'in sağ gözünün kör olduğu, iki gözünün arasında "kâfir" yazdığı, çocuğunun olmadığı, Medine'ye ve Mekke'ye giremeyeceği, ortaya çıktıktan sonra yeryüzünde kırk gün kalacağı, bu süre içerisinde istidrac türünden bazı olağanüstü olaylar göstereceği, daha sonra da yine kıyâmetin büyük alametlerinden olan Hz İsa'nın yeryüzüne inmesiyle onun tarafından öldürüleceği sahih hadislerde belirtilmiştir (Buhârı, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 37, 39, 40, 91, 101, 110, 112)
2 Duhan'ın çıkışı: Duman anl----- gelen duhan da kıyâmetin büyük alametlerinden biridir (Müslim, Fiten, 39) Kıyâmetin vukuundan önce dünyayı bir duman bulutu kaplayarak, kırk gün ve kırk gece kalacak, mü'minler nezleye tutulmuş gibi, kâfirler ise sarhoş gibi olacaklardır
3 Dabbetü'l-arz'ın çıkışı: Kıyâmet'ten önce çıkacağı bildirilen bir yaratıktır Kelime anlamı "yer hayvanı" demektir Kur'an-ı Kerim'de "Kendilerine söylenmiş olan başlarına geldiği zaman, yerden bir çeşit hayvan (dâbbe) çıkarırız ki o, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler" (en-Neml, 27/82) buyurulmaktadır Hz Peygamber Dâbbetü'l-arz hakkında "Çıkacak olan kıyâmet alametlerinden ilki, güneşin batı tarafından doğması ile, bir kuşluk vakti insanlara karşı bir dâbbenin (hayvanın) zuhurudur Bu iki alametten biri, arkadaşından evvel olur Akabinde diğeri de onun izi üzerinde yakın olarak meydana gelir" (Müslim, Fiten, 118) buyurmuştur
4) Güneşin Batıdan doğması: Güneş batıdan doğacak, insanlar topluca iman edecek, ancak daha önce iman etmemiş olanların imanları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII 307; Müslim, Fiten, 118)
5 Hazreti İsa (as)'ın inmesi: Ehl-i sünnet itikadına göre Kıyâmetin vukuundan önce Hazreti İsa yeryüzüne inecek, hristiyanları İslâm'a davet edecek, Deccâl'i öldürecek, Hazreti Peygamber (sas)'in şerîati ile hükmedecektir (Buhârî, Büyû, 102; Müslim, İmân, 242-247)
6 Ye'cûc ve Me'cûc'ün çıkışı: Kıyâmetin vukuundan önce çıkarak "yeryüzünde bozgunculuk yapacak" (el-Kehf, 18/94) olan asılları ve soyları belirsiz iki insan topluluğudur (Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, IV, 3288) Hz ZülKarneyn'in önlerine yaptığı seddin yıkılarak (el-Enbiya, 21/96) açılması ile yeryüzüne dağılacaklar insanlara saldıracak, kentleri yakıp-yıkarak harabe haline getireceklerdir Bazı rivayetlerde bu seddin Çin seddi olduğu zikredilir (Muhammed Hamdi Yazır, age, IV, 3291, 3374; Buhârı, Enbiyâ, 7; Müslim, Fiten, 1,2)
789 Doğuda, Batıda, Arap Yarımadasında olmak üzere üç bölgede yer çöküntülerinin meydana gelmesi de Kıyâmet'in büyük alametlerindendir (Müslim, Fiten, 39)
10 Yemen'den çıkacak olan büyük bir ateşin insanları önüne katarak sürmesi (Müslim, Fiten, 39)
Ebu Davud ve Tirmizi'nin Sünen'lerinde yeralan bazı hadislere göre Mehdî'nin çıkması da Kıyâmet'in büyük alametlerindendir (Sünen-i Tirmizî, IV, s1-93: Sünen-i Ebu Davud, N Şr MAbdul Hamid IV, 100, 106)
Hz Peygamber (sas), Kıyâmetin kötü insanlar ve kâfirler üzerine kopacağını bildirmiştir Bu hadislere göre Kıyâmet kopmadan önce mü'minlerin ruhları alınacak ve onların âhirete göçmeleri sağlanacaktır (Buhari, Fiten, 5; Müslim, imare, 53)
Ahmet ÖZGEN (Samil Islam Ans)

 

muvaffak isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-10-2007   #2
 
Standart --->: Kıyamet alametleri


Kıyamet Alametleri



Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar İşte onun işaretleri gelmiştir… (Muhammed Suresi, 18)



GİRİŞ


Tarih boyunca pek çok insan dağların heybetli yapılarını, yıldızların ve Güneş'in büyüklüklerini kendi ilkel anlayışlarına göre yorumlamış; evrenin sonsuza kadar var olacağını zannetmişlerdir Bu inanış çok tanrılı ve maddeci Yunan felsefelerinin, Sümer ve Mısır dinlerinin bel kemiğini oluşturmuştur
Böyle bir inanca sahip insanların büyük bir yanılgı içinde oldukları bizlere Kuran'da bildirilmiştir Allah'ın Kuran'da verdiği haberlerden biri evrenin yaratıldığı ve bir sonunun olduğu gerçeğidir Tüm insanlar ve canlılar gibi evrenin de bir ölümü vardır Milyarlarca senedir işleyen kusursuz düzen herşeyi yaratan Rabbimizin eseridir ve bu düzen O'nun emriyle ve O'nun belirlediği bir zamanda görkemli bir şekilde son bulacaktır
Kainatın, mikroorganizmalardan insanlara kadar içindeki tüm canlılar, yıldızlar ve galaksilerle birlikte ortadan kaldırılacağı zaman ayetlerde "saat" olarak ifade edilir Bu "saat" herhangi bir saat değildir; Kuran'da "kıyamet vakti" anlamında kullanılan belirli ve özel bir saattir
Kuran'da "kıyamet saati"nin geleceği haberinin yanı sıra, o zaman yaşanacak olaylar da tüm aşamalarıyla ayrıntılı olarak tasvir edilmiştir: "Gök yarılıp-parçalandığı zaman", "Denizler tutuşturulduğu zaman", "Dağlar kökünden sökülüp savrulduğu zaman", "Güneş köreltildiği zaman"… İnsanların bu dehşet verici felaket karşısındaki korkuları, panikleri ve şaşkınlıkları da ayetlerde detaylı olarak anlatılmış, kaçacak veya saklanacak herhangi bir yer bulamayacakları vurgulanmıştır Bunlardan çıkaracağımız sonuç, hiç şüphesiz kıyametin kainatın tarihinde benzeri yaşanmayan çok büyük bir felaket olacağıdır Kıyamet günü hakkındaki detaylı çalışmalarımız "Kıyamet Günü" ve "Ölüm Kıyamet Cehennem" adlı kitaplarımızda bulunmaktadır Elinizdeki kitap ise kıyametin yaklaşmasına doğru gerçekleşeceği bildirilen olayları konu almaktadır
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki kainatı bekleyen kaçınılmaz sonun, her dönemde merak uyandıran bir konu olduğu ayetlerden anlaşılmaktadır Ayetlerde, insanların Peygamberimiz (sav)'e kıyamet saatinin ne zaman geleceğini sorduğunu Allah şöyle bildirmektedir:

Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar (Araf Suresi, 187)

"O ne zaman demir atacak?" diye sana kıyamet-saatini soruyorlar (Naziat Suresi, 42)

Peygamberimiz (sav)'e bu soruya "Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır" (Araf Suresi, 187) şeklinde cevap vermesini Allah emretmiş, böylece kıyametin zamanını sadece Kendisinin bildiğini ifade etmiştir Bu ayetten, kıyametin ne zaman gerçekleşeceğinin bilgisinin insanlardan saklandığı anlaşılmaktadır
Kuşkusuz sonsuz ilim sahibi olan Rabbimizin kıyamet saatini gizli tutmasının hikmetleri vardır Örneğin böylece her yüzyılda yaşayan insanların "kıyamet-saatinden içleri titremekte olanlar" (Enbiya Suresi, 49) gibi hareket etmeleri istenmektedir Yine insanların, kıyamet gününün azabı ve dehşeti apansız gelmeden önce, Allah'ın azametini ve sınırsız kudretini düşünmeleri ve O'nun dışında sığınılacak bir yer olmadığını anlamaları istenmektedir Eğer kainatın ölüm vakti tam olarak bilinseydi, bu dönemden önce yaşayanlar kıyameti derin bir şekilde düşünme gereği hissetmeyecekler, ayetlerde tasvir edilen kıyamet olaylarına duyarsız yaklaşacaklardı
Ancak belirtmek gerekir ki, kıyamet saati hakkında bilgi veren birçok ayet bulunmaktadır Konuyla ilgili diğer ayetleri incelediğimizde önemli bir gerçekle karşılaşırız Kuran'da kıyamet için bir tarih açıklanmaz, fakat kıyamet öncesinde ortaya çıkacak alametler haber verilir Bir ayette kıyametin birçok işaretinin bulunduğunu Allah bize şöyle bildirir:

Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp-düşünmeleri onlara neyi sağlar? (Muhammed Suresi, 18)

Bu ayette, öncelikle, geleceği bildirilen kıyametin alametlerinin Kuran'da yer aldığı anlaşılmaktadır Bu "büyük haber"in işaretlerini anlamak için yapmamız gereken ayetler üzerinde düşünmektir Aksi takdirde, ayette bildirildiği gibi, kıyamet anı geldikten sonra düşünmenin bir faydası olmayacaktır
Peygamberimiz (sav)'in günümüze ulaşan sözlerinin, yani hadislerinin bir bölümü kıyamet alametleri hakkındadır Peygamberimiz (sav) hadislerinde hem kıyamet işaretlerini haber vermiş, hem de kıyametin hemen öncesindeki dönem ile ilgili detaylı açıklamalarda bulunmuştur Kıyamet alametlerinin ortaya çıkacağı bu devir İslami kaynaklarda "Ahir Zaman" (Son Zaman) şeklinde isimlendirilmiştir Ahir Zaman ve kıyamet alametleri konuları İslam tarihi boyunca oldukça dikkat çekmiş, İslam alimlerinin ve araştırmacıların eserlerine sık sık konu olmuştur
Tüm bilgiler biraraya getirildiğinde ortaya önemli bir sonuç çıkmaktadır Ayet ve hadisler Ahir Zaman'ın iki safhalı olduğunu göstermektedir Birinci devre dünyanın maddi ve manevi sorunlarla dolu olduğu bir dönem; bunun ardından gelecek ikinci devre ise "Altınçağ" olarak adlandırılan, Kuran ahlakının ve her alanda üstün bir refahın yaşanacağı bir çağdır Dünyanın, Altınçağ'ın sona ermesiyle birlikte çok hızlı bir sosyal çöküş içine girmesiyle de kıyamet saatinin gelişi beklenmektedir
Okuduğunuz kitabın amacı da kıyamet alametlerini ayet ve hadisler doğrultusunda incelemek; bu işaretlerin birbiri ardınca, birebir tasvir edildiği şekilde, içinde yaşadığımız çağda ortaya çıkmaya başladığını gözler önüne sermektir On dört asır öncesinden bildirilen alametlerin çıkışı, inananların Allah'a olan iman ve bağlılıklarını artıran son derece büyük olaylardır İlerleyen sayfalardaki çalışmamız da Rabbimizin "Ve de ki: Allah'a hamdolsun O size ayetlerini gösterecektir, siz de onları bilip tanıyacaksınız" (Neml Suresi, 93) vaadi doğrultusunda hazırlanmıştır
Özellikle belirtmek istediğimiz önemli bir husus da şudur ki, herşeyin en doğrusunu Allah bilir Her konuda olduğu gibi kıyamet hakkında da O'nun bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-10-2007   #3
 
Standart --->: Kıyamet alametleri


1BÖLÜM
KURAN’DA KIYAMET ALAMETLERİ


Kıyamet Saati Yakındır

İnsanların büyük bir bölümü kıyamet günü hakkında bilgi sahibidir Hemen hemen herkes kıyamet saatinin dehşetinden az veya çok haberdardır Buna rağmen, insanların böylesine hayati bir konuda gösterdikleri ortak bir tepki vardır; kıyamet üzerine düşünmek veya konuşmak istemezler Kıyamet saati geldiğinde yaşanacak korkuyu akıllarına getirmemek için yoğun bir çaba sarf ederler Gazetede okudukları bir afet haberinin veya bir felaketi gösteren bir filmin kendilerine kıyameti hatırlatmasına dahi tahammül edemezler Bu günün mutlaka karşılaşılacak olan büyük bir gerçek olduğunu düşünmekten kaçınırlar Bu konudan bahseden kişileri dinlemek, bu büyük günü anlatan yazıları okumak istemezler Bunlar, kıyamet düşüncesinin neden olduğu korkudan kaçmak amacıyla geliştirdikleri yöntemlerden bazılarıdır
Çoğu insan da kıyamet saatinin gerçekleşeceğine ciddi anlamda ihtimal vermez Bunun bir örneğini Kehf Suresi'nde anlatılan zengin bağ sahibinin ifadelerinde de görmekteyiz:

Kıyamet-saatinin kopacağını da sanmıyorum Buna rağmen Rabbime döndürülecek olursam, şüphesiz bundan daha hayırlı bir sonuç bulacağım (Kehf Suresi, 36)

Bu ifadelerde Allah'a inandığını söyleyen, fakat kıyamet gerçeğini düşünmeyen, üstelik ayetlere zıt iddialar ileri sürenlerin gerçek zihniyetleri gözler önüne serilmektedir
Başka bir ayette de kıyamet saati ile ilgili olarak kuşkuya kapılan, şüpheye düşen inkarcılardan Allah şöyle söz eder:

"Gerçekten Allah'ın vaadi haktır, kıyamet-saatinde hiçbir kuşku yoktur" denildiği zaman siz: "kıyamet-saati de neymiş, biz bilmiyoruz; biz yalnızca bir zanda (ve tahmin) bulunup zannediyoruz; biz kesin bir bilgiyle inanmakta olanlar değiliz" demiştiniz (Casiye Suresi, 32)

Bir kısım insanlar da kıyamet saatini bütünüyle inkar ederler Böyle bir tavır gösterenleri ise Allah Kuran'da şöyle bildirmiştir:

Hayır, onlar kıyamet-saatini yalanladılar; Biz kıyamet-saatini yalan sayanlara çılgınca yanan bir ateş hazırladık (Furkan Suresi, 11)

Gerçeği öğrenmek amacıyla, bizlere yol gösterecek kaynak olan Kuran'a baktığımızda apaçık bir gerçekle karşılaşırız Kıyamet hakkında kendini kandıran insanlar büyük bir hata yapmaktadırlar Çünkü Allah ayetlerinde, kıyamet saatinin yakın olduğunu ve bu konuda hiçbir şüpheye yer olmadığını haber vermektedir:

Gerçek şu ki kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir, onda şüphe yoktur (Hac Suresi, 7)
Biz gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık Hiç şüphesiz o kıyamet-saati de yaklaşarak-gelmektedir (Hicr Suresi, 85)

Şüphesiz kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir, bunda hiçbir kuşku yok (Mümin Suresi, 59)

Kuran'ın kıyamet ile ilgili mesajının üzerinden 1400 sene kadar uzun süre geçtiğini, bu sürenin de bir insanın hayatına kıyasla uzun olduğunu düşünenler olabilir Ancak burada söz konusu olan, Dünya'nın, Güneş'in, yıldızların, kısacası tüm kainatın sonudur Evrenin milyarlarca senelik geçmişi göz önüne alındığında, on dört yüzyıllık bir zaman diliminin çok kısa olduğu kesindir
Yakın tarihimizin büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi de benzer bir soruya hikmetli bir teşbih ile şöyle cevap vermiştir:
Kuran, "kıyamet yakındır" ferman ediyor Bu kadar sene geçtikten sonra gelmemesi, yakınlığına zarar vermez Zira kıyamet dünyanın ecelidir Dünyanın ömrüne nispeten bin veya iki bin sene, bir seneye nispetle bir iki gün veya bir iki dakika gibidir Kıyamet saati yalnız insaniyetin eceli değil ki onun ömrüne nispet edilip uzak görülsün1

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-10-2007   #4
 
Standart --->: Kıyamet alametleri


Kuran Ahlakının Tüm Dünyaya Anlatılması

Kuran ayetlerinde, "Allah'ın sünneti" şeklinde bir ifade ile karşılaşırız Bu ifade Kuran'da "Allah'ın kanunları" anlamında kullanılmaktadır Ayetlerde, bu kanunların daima geçerliliğini koruduğu haber verilmiştir Bu konudaki bir ayette Allah şöyle buyurur:

(Bu,) Daha önceden gelip-geçenler hakkında (uygulanan) Allah'ın sünnetidir Allah'ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın (Ahzab Suresi, 62)

İşte değişmeyen bu İlahi kurallardan birisi toplumların helak edilmeden önce peygamberler kanalıyla, kutsal bir kitap gönderilerek uyarılmasıdır Bu gerçeği bildiren bir ayet şöyledir:

Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, Biz hiçbir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz (Şuara Suresi, 208)

Tarih boyunca Allah, yıkıma uğrayan her topluma önce, onları doğru yola davet eden bir kitap indirmiştir Buna rağmen isyan ve azgınlığa devam edenler, kendileri için belirlenmiş süreleri dolduğunda helak edilmiş, gelecek nesiller için ibret konusu olmuşlardır Allah'ın bu kanununu düşündüğümüzde bazı önemli sırlar ortaya çıkmaktadır
Kıyamet, dünya üzerindeki tüm toplumların başına gelecek son felakettir Kuran insanların öğüt alıp düşünmesi için indirilen İlahi kitapların sonuncusudur ve kıyamete kadar tek yol gösterici olarak kalacaktır Ayetlerdeki ifadeyle; "O (Kuran) alemlere bir öğüt ve hatırlatmadan başkası değildir" (Enam Suresi, 90) Kuran'ın sadece belirli bir zamana ve mekana hitap ettiğini zanneden insanlar ise derin bir gaflet içindedir, çünkü Kuran, tüm "alemler" için ortak bir çağrıdır
Peygamberimiz (sav) döneminden beri Kuran hakikatleri tüm dünyaya tebliğ edilmektedir Özellikle içinde yaşadığımız çağ tarihte benzeri görülmedik teknolojik gelişmeler sayesinde, Kuran'ın emirlerinin tüm insanlığa duyurulabildiği bir dönemdir Bugün bilim, eğitim, ulaşım ve iletişim alanlarındaki gelişmeler en uç noktaya varmak üzeredir Özellikle bilgisayar ve internet teknolojileri sayesinde dünyanın dört bir yanındaki insanlar saniyeler içinde birbirleriyle konuşabilmekte, bilgilerini paylaşabilmekte ve iletişim kurabilmektedir Bilim ve teknoloji devrimi tüm dünya ülkelerini birleştirmekte; "küreselleşme", "dünya vatandaşlığı" gibi ifadeleri söz dağarcığımıza kazandırmaktadır Kısacası tüm dünyadaki insanları birbirinden ayıran bütün engeller hızla ortadan kalkmaktadır
Bu gerçekler ışığında rahatlıkla şunu söylemek mümkündür: Yaşadığımız "Bilgi Çağı"nda Allah, her türlü teknolojik gelişmeyi hizmetimize vermiştir Müslümanların üzerine düşen sorumluluk da, Allah'ın sunduğu bu imkanları en güzel ve faydalı şekilde kullanmak, dünyanın ayak basılan her noktasında insanları Kuran ahlakına davet etmektir

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-10-2007   #5
 
Standart --->: Kıyamet alametleri


Elçiler

Allah'ın kainatın yaratılışından günümüze kadar var olan değişmeyen kanunlarından önceki bölümde bahsetmiştik Bu İlahi kanunlardan birisi de elçi gönderilmeyen topluma Allah katından bir azap gelmemesidir Allah bu vaadini aşağıdaki ayetlerde şöyle haber vermektedir:

Senin Rabbin, 'ana yerleşim merkezlerine' onlara ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe şehirleri yıkıma uğratıcı değildir Ve Biz, halkı zulmeden şehirlerden başkasını da yıkıma uğratıcı değiliz (Kasas Suresi, 59)

Biz bir elçi gönderinceye kadar (hiçbir topluma) azap edecek değiliz (İsra Suresi, 15)

Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, Biz hiçbir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır) Biz zulmedici değiliz (Şuara Suresi, 208-209)

Ayetlerde bildirildiği gibi, Allah toplumların merkezi yerleşim birimlerine uyarıcı-korkutucu olarak elçilerini gönderir Bu elçiler de insanlara Allah'ın emirlerini bildirirler Ancak inkarcı toplumlar her dönemde kendilerini uyaran elçileri alayla karşılar, yalancılık, çıkarcılık, delilik gibi çeşitli iftiralarla onları suçlarlar Ahlaksızlık ve azgınlıklarına devam eden bu toplumları Allah hiç beklemedikleri bir anda büyük bir felaket ile helak etmektedir Nuh, Lut, Ad, Semud halklarının ve Kuran'da bahsi geçen diğer kavimlerin ibret verici yıkımları söz konusu helaka birer örnektir
Allah bize Kuran'da elçilerini şu sebeplerle gönderdiğini belirtmiştir: Toplumu müjdelemek, insanlara sapkın inançlarını bırakıp Allah'ın dinini ve güzel ahlakı yaşamaları için önemli bir fırsat tanımak, elçilerin davetinden sonra insanların kıyamet günü ileri sürecek mazeret ve bahanelerinin kalmaması için onları uyarmak; İşte bu amaçları Allah bir ayette şöyle haber verir:

Elçiler, müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi) Öyle ki, elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın (Nisa Suresi, 165)
Ahzab Suresi'nin 40 ayetinde haber verildiği gibi, Peygamberimiz (sav) son peygamberdir Hz Muhammed (sav), "Allah'ın Resulü (elçisi) ve peygamberlerin (nebilerin) sonuncusudur" (Ahzap Suresi, 40) Başka bir ifadeyle, Hz Muhammed (sav) ile Allah'ın insanlığa gönderdiği vahiyler tamamlanmıştır Buna karşın Peygamberimiz (sav)'in tebliğ ettiği Kuran'ın anlatılması ve hatırlatılması anlamındaki sorumluluk, kıyamete kadar tüm Müslümanlar için sürmektedir

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-10-2007   #6
 
Standart --->: Kıyamet alametleri


İslam Ahlakının Dünyaya Egemen Olması

Kuran'da sık sık vurgulanan hususlardan biri azgınlıkları ve isyanları nedeniyle Allah'ın helak ettiği kavimler ve bunlardan çıkarılması gereken ibretlerdir Sözü edilen geçmiş toplumlar ile günümüz toplumları arasında büyük benzerlikler olduğu tartışma götürmez bir gerçektir Hatta günümüzde, cinsel sapkınlıklarıyla tanınan Lut kavmi, dolandırıcı ve sahtekar Medyen halkı, alaycı ve kendini beğenmiş Nuh kavmi, isyankar ve azgın Semud halkı, nankör İrem halkı ve helak edilen diğer toplumların tutumlarını bile aşmış şekilde hayat sürdüren insanlar yaşamaktadır Açıktır ki, tüm bu ahlaki dejenerasyonun arkasında insanın Allah'ı ve yaratılış amacını unutması yatmaktadır
İçinde bulunduğumuz dönemdeki cinayet, sosyal adaletsizlik, dolandırıcılık ve hırsızlık vakaları, ahlaki yozlaşma gibi olumsuzluklar insanların bir kısmını umutsuzluğa düşürmektedir Ancak unutulmamalıdır ki, Allah Kuran'da "rahmetinden umut kesilmemesini" emretmiştir Ümitsizlik, yılgınlık müminlere özgü özellikler değildir Allah, şirk koşmadan katıksız olarak Kendisine kulluk eden, O'nun rızasını kazanmaya yönelik hayırlı işler yapan müminleri "güç ve iktidar sahibi" yapacağını müjdelemektedir:

Allah içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vaat etmiştir Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak; kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir Onlar yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır (Nur Suresi, 55)

Hak dini içtenlikle yaşayan salih kulların yeryüzüne mirasçı kılınmasının İlahi bir kanun olduğunu Allah şöyle bildirir:

Andolsun, Biz Zikir'den sonra Zebur'da da "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varis olacaktır" diye yazdık (Enbiya Suresi, 105)

"Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)" (İbrahim Suresi, 14)

Andolsun, sizden önceki nesilleri, resulleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulmettikleri ve iman etmeyecek oldukları için yıkıma uğrattık İşte Biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğu böyle cezalandırırız Sonra, nasıl yapıp-davranacaksınız diye gözlemek için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık (Yunus Suresi, 13-14)
Musa kavmine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin Gerçek şu ki arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar En güzel sonuç muttakiler içindir" dedi Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de geldikten sonra da eziyete uğratıldık" (Musa) "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler (egemenler) kılacak, böylece nasıl davranacağınızı gözleyecek" dedi (Araf Suresi, 128-129)

Allah yazmıştır: "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de" Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır (Mücadele Suresi, 21)

Yukarıdaki ayetlerde verilen müjde ile birlikte Allah, müminlere çok önemli bir vaatte daha bulunmaktadır İslam dini bütün dinlere üstün kılınmak için insanlığa gönderilmiştir Allah Kuran'da şöyle buyurmaktadır:

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur (Tevbe Suresi, 32-33)

Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile (Saf Suresi, 8-9)

Hiç kuşkusuz Allah, vaadinin gerçekleşeceğinde şüphe olmayan ve vaadinden dönmeyendir Sapkın felsefeleri, çarpık ideolojileri ve batıl din anlayışlarını ortadan kaldıracak, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan güzel ahlak İslam ahlakıdır Yukarıdaki ayetlerde vurgulandığı gibi, inkarcıların ve müşriklerin bu büyük olayı engelleyebilmesi ise söz konusu değildir (Bu konudaki kapsamlı çalışmamızı "Altınçağ" isimli kitabımızda bulabilirsiniz)
İslam ahlakının tam anlamıyla yaşanacağı bu dönem sevginin, fedakarlığın, yardımlaşmanın, dürüstlüğün, sosyal adaletin, güven ve huzurun hakim olacağı bir zaman olacaktır Cennet benzeri özellikleri nedeniyle Altınçağ olarak adlandırılan böyle bir dönem bugüne kadar yaşanmamıştır Bu kutlu dönem kıyamet öncesinde yaşanacaktır; şu an Allah'ın takdir ettiği zamanı beklemektedir

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-10-2007   #7
 
Standart --->: Kıyamet alametleri


Hz İsa'nın Yeryüzüne Dönüşü

Hz İsa, Allah'ın seçkin kıldığı bir peygamberdir; dünya tarihinde hakkında en çok konuşulan elçilerden de birisidir Allah'a şükürler olsun ki konuşulanlardan neyin doğru neyin yanlış olduğunu seçmemize yarayacak bir kaynak elimizde bulunmaktadır, o da Allah'ın koruması altında bozulmamış tek İlahi kitap olan Kuran'dır
İsa Peygamber ile ilgili gerçek bilgilere ulaşmak için Kuran'a başvurduğumuzda şunları görürüz:

Hz İsa Allah'ın elçisi ve kelimesidir (Nisa Suresi, 171)

Allah kendisine "İsa Mesih" ismini vermiştir (Al-i İmran Suresi, 45)

İnsanlığa bir ayet, bir işaret kılınmıştır (Enbiya Suresi, 91)

Hz İsa daha beşikteyken insanlarla konuşmuş (Al-i İmran Suresi, 46), birçok mucize göstermiştir Bir başka mucizesi, yetişkinliğinde yeryüzüne geri dönmesi ve insanlarla konuşmasıdır (Al-i İmran Suresi, 46; Maide Suresi, 110)

İsa Peygamber İncil'i tebliğ etmiştir (Hadid Suresi, 27)

Onu tanrılaştıranlar doğru yoldan sapmış, küfre düşmüşlerdir (Maide Suresi, 72)

İnkarcılar onu öldürmek için tuzak kurmuşlardır, ama Allah bu tuzağı bozmuştur (Al-i İmran Suresi, 54)

Allah, inkarcıların Hz İsa'yı öldürmelerine izin vermemiş, onu Kendi katına yükseltmiştir Ve tekrar yeryüzüne döneceğini insanlara müjdelemiştir Hz İsa'nın yeryüzüne dönüşü ile ilgili olarak da Kuran'da şu haberler verilir:
İsa Peygamberi öldürmek için tuzak kuran inkarcıların onu kesinlikle öldüremediklerini Allah şöyle haber verir:

Ve : "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar Ama onlara (onun) benzeri gösterildi Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur Onu kesin olarak öldürmediler (Nisa Suresi, 157)

Hz İsa'nın ölmediği insanların yaşadığı boyuttan alınarak, Allah katına yükseltildiğini haber veren ayet şöyledir:

Hayır; Allah onu Kendine yükseltti Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir (Nisa Suresi, 158)

Al-i İmran Suresi'nin 55 ayetinde, Hz İsa'ya uyanların kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçirileceği haber verilmektedir Günümüzden 2000 yıl kadar önce Hz İsa'ya tabi olan havarilerin hiçbir siyasi güce sahip olmadıkları tarihi bir gerçektir Bu dönem ile günümüz arasında yaşayan ve kendilerini Hıristiyan olarak adlandıranların ise başta teslis (üçleme) olmak üzere pek çok sapkın inancı savundukları, dolayısıyla gerçek anlamda İsevi olarak tabir edilemeyecekleri de açıktır Çünkü Kuran'ın birçok ayetinde teslise inananların inkara saptıkları ifade edilir O halde kıyamet saati öncesindeki bir dönemde, inkarcılara üstün gelecek gerçek İseviler ortaya çıkacak Al-i İmran Suresi'ndeki İlahi vaat de böylece tecelli edecektir Kuşkusuz müjdelenmiş bu topluluk, Hz İsa'nın yeryüzüne dönüşüyle kendini gösterecektir
Kuran'da verilen bir diğer bilgi de Hz İsa'nın Allah'ın katına alınmasından önce tüm Ehli Kitap'ın kendisine iman edeceği şeklindedir:

Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona (Hz İsa'ya) inanmayacak kimse yoktur Kıyamet günü, o (Hz İsa) da onların aleyhine şahit olacaktır (Nisa Suresi, 159)

Bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır ki, Hz İsa ile ilgili olarak henüz gerçekleşmemiş olan üç İlahi vaat vardır İlk olarak, İsa Peygamberin her insan gibi yaşadıktan sonra öleceği bildirilmektedir İkinci vaat, tüm Ehli Kitap'ın onu cismani olarak göreceği ve ona yaşarken itaat edeceğidir Şüphesiz söz konusu bu iki haber de Hz İsa'nın kıyamet öncesindeki gelişinde gerçekleşecek olaylardır Ayetteki üçüncü haber olan Hz İsa'nın Ehli Kitap hakkındaki şahitliği de kıyamet gününde gerçekleşecektir
Kuran'da Hz İsa'nın Allah katına alınmasını açıklayan bir diğer ayet ise Meryem Suresi'nde geçmektedir

"Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de" (Meryem Suresi, 33)

Bu ayet Al-i İmran Suresi'nin 55 ayetiyle birlikte incelendiğinde çok önemli bir gerçeğe işaret etmektedir Al-i İmran Suresi'ndeki ayette Hz İsa'nın Allah katına yükseltildiği ifade edilmektedir Bu ayette ölme ya da öldürülme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir Ancak Meryem Suresi'nin 33 ayetinde Hz İsa'nın öleceği günden bahsedilmektedir Bu ikinci ölüm ise ancak Hz İsa'nın ikinci kez dünyaya gelişi ve bir süre yaşadıktan sonra, vefat etmesiyle mümkün olabilir (En doğrusunu Allah bilir)
Hz İsa'nın yeryüzüne dönüşüne işaret eden bir diğer ayet şöyledir:

Ona (Hz İsa'ya) kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek (Al-i İmran Suresi, 48)

Bu ayette geçen "kitap" kelimesinin neyi ifade ettiğini anlamak için konuyla ilgili diğer Kuran ayetlerine baktığımızda şunu görürüz: Tevrat ve İncil ile birlikte aynı ayette kullanılması halinde kitap, Kuran anlamını ifade etmektedir; Al-i İmran Suresi'nin 3 ayeti buna bir örnek olarak verilebilir Bu durumda, 48 ayetteki Hz İsa'nın öğreneceği bildirilen kitap da ancak Kuran olabilir İsa Peygamberin bundan yaklaşık 2000 sene önceki yaşamında, Tevrat ve İncil üzerine bilgi sahibi olduğu bilinmektedir Kuran'ı öğrenmesinin ise yeryüzüne yeniden gelişinde gerçekleşeceği açıktır
Al-i İmran Suresi'nin 59 ayetindeki "şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir" ifadesi de oldukça dikkat çekicidir Bu ayette iki peygamber arasındaki bazı benzerliklere dikkat çekilmiş olabilir Bilindiği gibi, hem Hz Adem hem de Hz İsa babasızdır Ayrıca yukarıdaki ayette, Hz Adem'in cennetten yeryüzüne indirilmesi Hz İsa'nın Ahir Zaman'da Allah katından yeryüzüne indirilmesine de benzetilmiş olabilir
Kuran'da Hz İsa ile ilgili şöyle bir bilgi de verilmektedir:
Şüphesiz o (Hz İsa) kıyamet-saati için bir ilimdir Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun Dosdoğru yol budur (Zuhruf Suresi, 61)

Hz İsa'nın Kuran'ın indirilişinden altı yüzyıl önce yaşadığını biliyoruz O halde yukarıdaki ayette bildirilen, onun ilk hayatının değil Ahir Zaman'daki dönüşünün kıyamet için bir bilgi kaynağı olacağıdır Hz İsa'nın ikinci gelişi hem Hıristiyan hem de İslam dünyasında sabırsızlıkla beklenmektedir Bu kutlu misafirin yeryüzünü şereflendirmesiyle de çok önemli bir kıyamet alameti daha tecelli etmiş olacaktır
Hz İsa'nın tekrar dünyaya geleceği ile ilgili bir başka delil ise Maide Suresi 110 ayette ve Al-i İmran Suresi 46 ayette geçen "kehlen" kelimesidir Ayetlerde Allah şu şekilde buyurur:

Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun…" (Maide Suresi, 110)

"Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır Ve O salihlerdendir" (Al-i İmran Suresi, 46)

Bu kelime Kuran'da sadece yukarıdaki iki ayette ve sadece Hz İsa için kullanılmaktadır Hz İsa'nın yetişkin halini ifade etmek için kullanılan "kehlen" kelimesinin anlamı "otuz ile elli yaşları arasında, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan, yaşı kemale ermiş kimse" şeklindedir Bu kelime İslam alimleri arasında ittifakla "35 yaş sonrası döneme işaret ediyor" şeklinde çevrilmektedir
Hz İsa'nın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında göğe yükseldiğini, yeryüzüne indikten sonra kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbn Abbas'tan rivayet edilen hadise dayanan İslam alimleri, Hz İsa'nın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz İsa'nın nüzulüne (yeniden yeryüzüne gelişine) dair bir delil olduğunu söylemektedirler (Faslu'l-Makal fi Ref'I İsa Hayyen ve Nüzulihi ve Katlihi'd-Deccal, s 20)
Kuran ayetlerine bakıldığında bu ifadenin bir tek Hz İsa için kullanıldığını görürüz Tüm peygamberler insanlarla konuşup, onları dine davet etmişlerdir Hepsi de yetişkin oldukları dönemde tebliğ görevini yerine getirmişlerdir Ancak Kuran'da hiçbir peygamber için bu şekilde bir ifade kullanılmamıştır Bu ifade sadece Hz İsa için ve mucizevi bir durumu ifade etmek amacıyla kullanılmıştır Çünkü ayetlerde birbiri ardından gelen "beşikte" ve "yetişkin iken" kelimeleri iki büyük mucizevi zamana dikkat çeker
Hz İsa'nın beşikteyken konuşması bir mucizedir Bu görülmüş bir olay değildir ve ayetlerde bu mucizevi olay birçok kez anlatılmaktadır Bu kelimenin hemen ardından gelen "yetişkin iken de insanlarla konuşması" şeklindeki ifadenin de bir mucize olduğu anlaşılmaktadır Eğer "yetişkin iken" ifadesi, Hz İsa'nın Allah katına alınmadan önceki hayatına işaret ediyor olsaydı, o zaman Hz İsa'nın konuşuyor olması bir mucize olmayacaktı Bir mucize olmadığı için de beşikteyken konuşmasının ardından ve bu mucizevi durumla eşdeğer bir anlamda kullanılmazdı O zaman "beşikten yetişkin oluncaya kadar" şeklinde bir ifade kullanılırdı ki, bu da, Hz İsa'nın beşikte konuşmaya başlamasından göğe yükseltilmesine kadar süren tebliğini anlatmış olurdu Ancak ayette iki büyük mucizevi zamana dikkat çekilmektedir Bunlardan birincisi beşikteyken konuşması, ikincisi ise yetişkin iken konuşmasıdır Dolayısıyla mucizevi bir döneme işaret eden "yetişkin iken" ifadesi, Hz İsa'nın mucizevi bir şekilde tekrar yeryüzüne döndükten sonraki dönemde, yetişkin iken insanlarla konuşmasıdır (En doğrusunu Allah bilir)
Hz İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişi hakkındaki bilgiler Peygamber Efendimizin hadislerinde de mevcuttur Peygamberimiz (sav)'in birçok hadisinde bu müjdenin yanı sıra Hz İsa'nın dünyada yapacakları ile ilgili haberler de bulunmaktadır Bu konu hadisler doğrultusunda, elinizdeki kitabın "Hz İsa ve Sahte Peygamberler" bölümünde incelenmektedir (Daha geniş bilgi edinmek isteyenler "Hz İsa Gelecek" isimli kitabımızdan faydalanabilir)
Burada önemli bir konuyu daha hatırlatmakta yarar vardır: Hz Muhammed (sav) Allah'ın insanlara gönderdiği son peygamberdir Allah Peygamberimiz (sav)'e Kuran'ı vahyetmiş ve kıyamete kadar tüm insanları Kuran'a uymaktan sorumlu tutmuştur Hz İsa da Ahir Zaman'da bir mucize olarak dünyaya gelecek, ancak Peygamberimiz (sav)'in de bildirdiği gibi, yeni bir din getirmeyecektir Peygamberimiz (sav) tarafından insanlığa öğretilen hak din Kuran'da bildirilen İslam dinidir ve Hz İsa da yeryüzüne ikinci gelişinde Kuran'a tabi olacaktır

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: alametleri, kiyamet

Ölüme hazırlık yapmak | Ölümü Hatırlamak Kürşat Salih YAMAN

Konu Araçları


Kıyamet alametleri ile ilgili Benzer Konular
1658 Kez Görüntülendi

Kıyamet kimin başına kopacak? Kıyamet kopmadan önce, müminlerin ruhlarının alınacağı
Kıyamet Alametlerinden Günümüze Tam Uyanlar kıyamet alametleri
kıyamet alametleri hakkında
Kıyamet alametleri nelerdir?
Kıyametle ilgili yardım lütfen (Kıyamet alametleri)

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369