Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Namaz Bölümü
> Namaz Alt Başlıklar > Namazla ilgili yazılar
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 06-26-2008   #1
Bilgiler
mum
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: filistin
Mesaj: 11,350
İtibar
Tecrübe Puanı: 122
Rep Puanı : 8104
Rep Derecesi :
mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.
mum RSS Feed
Standart Sabaha Uyanmak



SABAHA UYANMAK

Sabah ezanı okunuyor Etrafın sessizliği yankının büyümesine, çağrının en ücra yerlere kadar sokulmasına ve vaktin hissedilmesine yardımcı oluyor Allah memleketimizi ezansız bırakmasın diye dua ediyor kimileri yataklarından doğrulurken, hiçbir ses duymadan uykunun derinliğinde geziyor kimileri, uykusunu bölen bu sese kızıyor kimi ama söylenmeye cesaret edemiyor ve kimi uyanmış, yatağında bekliyor
Faruk da duydu ezanı Şimdi artık hiç duymamış, hiç uyanmamış gibi yapmak, uykuya kaçmak olmaz Kimi kandırıyor? Bismillah deyip kalksa, şöyle güzel bir abdest alıp şeytanı bertaraf etse, namazını kılsa Sonra yine devam eder uykusuna kaldığı yerden Ama kaldığı yerden devam edemiyor ki Uykusu bölündü mü bir daha öyle kolay uykuya dalamıyor Sonra uykusuz uykusuz işe gidecek, verimsiz olacak, oradaki insanların da hakkına girecek Kul hakkı her şeyden önemli; namazın affı var ama kul hakkının affı yok O insanların verdiği parayı çoluk çocuğa yediriyor Evlatlarını hak etmediği para ile, haram lokma ile mi büyütsün? Haşa! Namaz önemli de bunlar önemli değil mi? Nice Müslüman namaz kılıyor da harama helale onun kadar dikkat etmiyor Hak hukuk dinlemiyor Ne oldu şimdi onların namazı, boş Hem demiyor mu, bir mü’minin kalbini kırdıysan bu kıldığın namaz değil Öyle insanların kıldığı namazdan ne olacak? Çok şükür kendisi o tiplerden değil Dürüstlüğüyle, hak hukuk bilirliğiyle, çalışkanlığıyla tanınıyor çevresinde Fakiri fukarayı da gözetiyor Allah biliyor ya zekâtını sadakasını hiç ihmal etmiyor
Uzaklardaki başka camilerin ezan sesi duyuluyor hafif hafif Aslında kalkıp namazını kılması gerek Dört rekât, ne olacak Kısa surelerden okursa hemen biter Gerçi diğer namazlarda da uzun sure okuduğu yok ya, sabah namazı ayrı Uykuyla uyanıklık arası bir yerlerde kılıyor namazı çoğu kez Çocukken annesi mutlaka kaldırırdı sabah namazına Büyük bir sevinç ile uyanır, kendisinin de artık evin esas üyelerinden biri olduğunu düşünerek sevinir, kimsenin ilişmediği kardeşlerine acıyarak bakar, duyduğu gururu kendine saklardı Soğuk sularla abdest alır ve üşüyen her uzvunda onu kardeşlerinden ayıran bir yön bularak namaza hazırlanırdı Elleri, kolları, ayakları kendisinin değilmişçesine uzaklaşır, bilmediği bir yerlerde, bilmediği iklimlerde ısınır geri dönerdi Ne kısa gelirdi sabah namazı o vakitler Uzatmak için her rekâtta kısa surelerden birkaç tane okur, secdeleri de uzun tutarak içindeki huzuru çoğaltmaya çalışırdı Babası namazdan sonra Kur’an okur; fakat sabah okula gideceği için onun okumasına izin vermezdi Namazı kılar kılmaz yatması gerekirdi Oysa bütün vakitlerden, o beyaz iplikle siyah ipliğin ayrıldığı nokta gibi ayrılan bu sabahlar Faruk’un gizli hazinesiydi Herkes uyuyordu, kardeşleri, komşuları, arkadaşları… O, annesi ve babası uyanıktı Vaktin bütün sihrini toplayıp gizlice bölüşüyor, bunu birbirlerinden dahi sır gibi saklıyor, hiç sözünü etmiyorlardı Dile dökülmeyen, sabahın yarı karanlığında sözcüklerden saklanan bir mutluluk vardı Neye elini atsa sabah namazıydı Havlusu, yün çorapları, küçük seccadesi, banyonun ışığı, kardeşlerinin uyuyan yüzü, annesinin tatlı sesi, babasının kıpır kıpır dudakları… Hepsi hepsi sabah namazı demekti Belki bu kadar çok şeye karşılık geldiği için, namazın nasıl ifade bulacağını bilmiyor; bu vaktin ellerine konan ışığından kimseye bahsetmiyordu Vaktin hükümranlığını ele geçirmek demekti Geceden sabaha geçişe, güneşin herkesin kolay kolay rastlayamayacağı bir salınımla gelişine, evdeki lambanın odaya dolmaya başlayan ışığın gücüyle sönmesine, erkenin bereketine vakıf olmak demekti
Uyku, günün bu ıssız vaktinde kalbini hafifleten esintiye güç yetiremezdi Yastığıyla yorganıyla, onların sıcağıyla barışık bir esintiydi bu Çocukken ve yeni yeni yeşertirken ötelere dair duyduklarını, insan nasıl da umarsızdır dünyaya karşı Onu dünyaya bağlayan şeylerin sayıca azlığından çok henüz kök salmamış olması şanslı kılar Makamı mevkisi yoktur, çoluğu çocuğu, işi gücü, karısı patronu, malı mülkü yoktur Dünya tam da layık olduğu kadar bir değere sahiptir Bir sabah vakti, Faruk’un çocukluğu için onu namazdan alıkoyabilecek şeyler, kendisi gibi hayata uyanırcasına namaza uyanan anne babası ve sıcak yatağıdır Dünya bu kadarcık bir dairedir Çapı namazın yarıçapını dahi bulamaz Şimdi öyle mi ya? Geçen yıllar dünyasını büyüttü de büyüttü Namazı, bu büyüklük karşısında şaşkın ve güçsüz bir çocuk gibi çoğu zaman yine kendi mazisinden beslenerek hayatta kaldı Kaç vakit, kaç namaz kaynayıp gitti gündelik telaşların ömürlük yanılgısının coğrafyasında Namaz eski ve tanıdık bir dosttu Onu anlardı Hatalarını bağışlardı Sonra dönüp dolaşıp vardığı yer yine seccadesinin yıpranmış yerlerinden çizdiği cennet haritası değil miydi? Bile bile yenilemiyordu seccadesini Bu eskimişlikten gizli bir gurur duyuyor; fakat bu gizlilik içine sığmıyor olacak ki, dizlerini koyduğu yerlerden başlayarak ömrünün âhirete uzanan yolunu çizen seccadeyi gözler önüne sermekte sakınca görmüyordu
Kendini yeterince emniyette hissetmediği zamanlarda, seccadesini serip üzerine oturuyor, kaç vakit namazın eserinin nefsinde iz bırakmamış olmasına içerliyordu Hâlbuki işte seccadesi ortadaydı Kaç defa buluşmuştu alnı meleklerin kanatlarıyla, kaç kere selam vermişti etrafındakilere, kaç kere yenilemişti bu kapıdan başka yerde huzur bulamayacağının kaçınılmaz yeminini? Kaç vakit namazı diğer vakitle kesişirken kendisi ezanları duymazlıktan gelmişti? Aklından hızla geçen surelere yetişemeyen dilini ne kadar zorlamıştı? Zaman kıymetliydi, yapılacak işler vardı, bir an önce namazı kılıp hayatın kalabalığından nasibini almalıydı Seccadesi kıldığı ne çok namaza şahit, kılmadığı ne çoğuna hasretti Olmuyordu Her seferinde bundan sonra, alnını secdede aklamadan güne başlamamaya karar veriyor ve verdiğinden daha kolay şekilde alnını karartan hayatına geri dönüyordu Allah rahman ve rahimdi Kullar acizdi Şeytan haindi Nefis kaimdi Bütün bu kuşatılmışlık içinde kaçırılan namazlar belki de affedilirdi
Önce, her şeyden önce, kendini kandırmasını öğreniyor insan Çünkü biliyor bu sarsak hayatı bir yere dayamazsa dünya ile âhiret arasında bir yerlerde kalacak, hiçbir tarafa ait olamamaktan, arafta salınıp durmaktan deliliğin sorumsuz serüvenine kaçacak ve bir daha geri dönüşü olmayacak En iyisi dünyaya dalmışken, âhireti için ezberine aldığı birkaç sahneyi zihninde sürekli yineleyerek teselli bulmak; âhirette kaybolmuşken Allah’ın “dünyadan da nasibini unutma” emrine uymak konusunda aceleci davranmak Onu orta yaşlılığın hafif güvenli telaşına taşıyan şey sadece takvimlerin şaşmak bilmeyen ritmi değil; bu gelgiti bir terazi bilen yanılgısı
Ezan her yaşta aynı gelmiyor insanın kulağına Eskiden önce içine uğrar sonra kulağına değerdi müezzinin sesi Şimdi kulağına uğramadan önce zihninde, okunan makamın bilgisini, sonra sesin güzel olup olmadığına dair estetik kaygısını yokluyor Orta yaşlı bir ihtiyarın med cezir temelli hayat görüşü bu yolculuğun seyrini değiştirmeye yanaşmıyor Daha vaktin geçmesine var Biraz daha uyusa Tabi ki namazını kılacak Kaçırmak istemiyor Seccadesiyle arasını yapmak için ne zamandır beklediği fırsat belki bu sabah namazının kısa ömürlü rekâtlarında gizli Böyle biraz daha uyuyayım dediği zamanlar, artık kalkmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor aslında ve bunu kendisinden başak kimsenin bilmediğini Kalkmak istediğine kendisini de inandırarak bu tecrübenin belirgin ayak sesinden, halis niyetin cılız nefesine kaçıyor Ezan sesi odayı doldurmuş, bedenine uğramış, ruhunu yoklamışken uyuyacak kadar da duyarsız değil Kalkıp abdest alacak Sahi, abdest almak zor geliyor insana Uykusu iyice açılıyor Yoksa hemen kılıverip kıvrılır yatağına Allah biliyor ya abdestlerini de uykusunu fazla açmamaya fakat farzları da terk etmemeye özen göstererek alıyor Hep böyle hassas dengelerin sarsıntısında, ait olamamamın eksikliğiyle yaşıyor Ne abdeste ne uykuya, ne namaza ne şeytana, ne seccadeye ne yorgana yar oluyor Oysa etrafındakilere en çok da kendi hayatında başarıyla kurulmuş bu dengeden bahsediyor Bahsettikçe daha çok inanıyor ideal Müslüman kimliğine İnandıkça daha çok asılıyor terazinin kefelerine Asıldıkça artıyor yükü hayatının; sabah namazları inancından taşıyor Ya, aslında kalkıp abdest alsa açılacak da, işte daha vakit var ya, şimdi kalkmak istemiyor Allah rahman ve rahim Kullar yataklarında yaratandan merhamet, şeytandan insaf dileniyor Vakit, Faruk’a aldırmadan, onun kurduğu dengeyi çiğneyerek çocukluğunun dua yüklü ellerini arıyor Büyüyünce namazdan sonra babası gibi Kur’an okumak için, namaz vakti uykuya yenik düşen insanlardan olmamak için, kardeşlerinin, anne babasının sağlık ve selameti için duaya sığınan küçük ellerini Dünya insanın kalbine girmeyince avuçlarında da yer etmiyor Eskisinden daha uzun olan tek ibadeti duaları Çünkü artık istenecek daha çok şey var Kahrolacak daha çok düşman, kazanılacak daha çok savaş, arzulanan daha çok makam, bağlanılan daha çok insan Duanın gücüne inanıyor Faruk Beş yaşından otuz beş yaşına kadar korunan çok az şeyden biri rabbine açılan ellerinin şekli oluyor
Üniversite yıllarında, annesinin sesinden saatin ziline dönüştü namaza uyandıran ses Namaz, bazı sabahlar bir ibadetten ziyade ailesini hatırlama töreniydi Az gözyaşı dökmedi namaz sonrası, tövbelerle annesine duyduğu özlem iç içe geçmişken Önceleri namaza kalkamadığı sabahlarda hem Allah’a hem ailesine karşı dayanılmaz bir utanç duyuyordu Asla değişmeyeceğini sandığı alışkanlıkların yitiyor oluşu, hayatın sarsılmazlığına duyduğu güveni zedeliyor; boşalan yerleri neyle dolduracağını bilmemenin korkusu da bu güvensizliğe eklenince tekrar namazlarına sarılıyordu Sanki namazı bırakırsa, sabah namazı vaktinde uyumayı doğal karşılamaya bir başlarsa, dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkacaktı ve ailesiyle bu yolun hiçbir dönmecinde karşılaşmayacağı kesindi Onlar bu vakitler çoktan namazlarını kılmış, uykunun insanı saygıyla sarmalayan sıcaklığında yitmiş olurlardı Faruk namaz sonrası uyunan uykuların tadını hiçbir şeye değişmeyeceği vakitleri, evden ayrıldıktan sonra bir yerlerde birilerine kaptırmıştı Şimdi dönüp aramaya mecali yoktu Her yeni gün sabah vakti ile başlıyordu ve her sabahın içinde o kılsın ya da kılmasın bir namaz saklıydı Onu ya alıp ömrüne mal ederdin, ya unutup ömrünü talan
Şimdi yıllarca yağmaladığı sabah namazlarının delik deşik ettiği hayatını başkaları için ambalajlarken, gençliğinden miras kalmış secde izlerinin parlaklığına başvuruyor İnsan dönüp dolaşıp hayatını sabah vaktinden yeniden başlatıyor Yenilenen bu ömrün içinde yerini alan ilk tanıdık ölüm oluyor Hiçbir vakit kendini onun dairesinin dışına kaçıramıyor Çünkü ölüm ömrü en ölümcül yerlerinden kavrıyor
Namazını kılmak için yatağında doğruluyor Faruk Ensesinde gezinen rüzgâr söylemese, ölüm korkusuyla hareket ettiğini nefesinden dahi saklayacak kadar kurnaz Birdenbire kendine acımasızca yüklenmeye başlıyor Ölümün yanına geçip, benliğini karşısına almak kolayına gidiyor; güçlüler her daim kazanıyor Utanmıyor musun rabbin rızasının güç yetiremediğini ölümün dürtüklemesiyle yapmaya? Onun sevgisiyle kalkamadığın namaza, toprak altında soluksuz kalmak korkusu gibi basit fizyolojik hesapların aritmetiğiyle koşmaya? Nicedir bunca nimeti görmezden gelen nefsin, ölümü uyarıcı bir nimet olarak görüyor? Cehennem ölümün ardında adaletin muktezası olarak bekleyen bir kapı olmayınca, ne kadar da zor uykunun kapısını aralamak Biraz önce vaktin ince hesabını yapan zihnin şimdi kılınmayan bir namaz için kaç yıl cezanın reva görüldüğünü hatırlamaya çalışıyor Yorganın sıcaklığı, kaderin sonuna yaklaştıkça soğuyan iklimden payına düşeni alıyor Bu durumda namaz kılmaktan utanç duyuyor Faruk Rabbim için kalkmadığım namaza ölüm telaşıyla, cehennem korkusuyla hiç kalkmam diyor Allah’tan utanıyor ve yorganı başına çekiyor Hem rabbi rahman ve rahim hem de Faruk kul hakkına dikkat ediyor, yoksulları gözetiyor Kalkınca kaza edecek namazını Şimdi bu samimiyetsiz niyetle kılmaktansa sonra kılar, hatta hiç kılmaz daha iyi Yaratan onun niyetini biliyor
Sabah namazını kaçıranlardan olmamak için dua ederken ağlıyor on yaşlarında bir çocuk Yorganı başına çekmiş otuz beşinde bir adamın nasibine bu yaşlardan tek damla dahi düşmüyor
Ayşe Çokçevik

 

mum isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alt 06-26-2008   #2
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Aug 2007
Nerden: gözyaşı semti
Mesaj: 1,025
İtibar
Tecrübe Puanı: 11
Rep Puanı : 508
Rep Derecesi :
gözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisigözyaşı Işığın görkemli bir yol göstericisi
gözyaşı RSS Feed
Standart --->: Sabaha Uyanmak



Allah (cc) razı olsun hocam

 

gözyaşı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 06-26-2008   #3
Bilgiler
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 35
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi :
gercek_musluman Seçkin bir yolda.
gercek_musluman RSS Feed
Standart --->: Sabaha Uyanmak



Sabah namazını kaçıranlardan olmamak için dua ederken ağlıyor on yaşlarında bir çocuk Yorganı başına çekmiş otuz beşinde bir adamın nasibine bu yaşlardan tek damla dahi düşmüyor

Ya Rabbi (CC) izin ver rızan için uğraşanlardan olalım,izin ver değil 5 vakit namaz,yoluna can kurban edeyim,izin ver kölen olayım

nasipsiz olmak ne kadar acıdır,nasipsizlerden eyleme bizleri

 

gercek_musluman isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 06-26-2008   #4
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Almanya
Mesaj: 9,018
İtibar
Tecrübe Puanı: 95
Rep Puanı : 4411
Rep Derecesi :
rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.
rana RSS Feed
Standart --->: Sabaha Uyanmak



Alıntı:
gercek_musluman´isimli üyeden Alıntı
nasipsiz olmak ne kadar acıdır,nasipsizlerden eyleme bizleri
amin

Alıntı:
mum´isimli üyeden Alıntı
Utanmıyor musun rabbin rızasının güç yetiremediğini ölümün dürtüklemesiyle yapmaya? Onun sevgisiyle kalkamadığın namaza, toprak altında soluksuz kalmak korkusu gibi basit fizyolojik hesapların aritmetiğiyle koşmaya? Nicedir bunca nimeti görmezden gelen nefsin, ölümü uyarıcı bir nimet olarak görüyor? Cehennem ölümün ardında adaletin muktezası olarak bekleyen bir kapı olmayınca, ne kadar da zor uykunun kapısını aralamak


Sabah namazını kaçıranlardan olmamak için dua ederken ağlıyor on yaşlarında bir çocuk Yorganı başına çekmiş otuz beşinde bir adamın nasibine bu yaşlardan tek damla dahi düşmüyor

Allah cc razi olsun cok güzel bir paylasim


Namaz ne güzel bi ibadettir ki ondaki lezzet hiç bir şeyde yoktur özellikle ben sabah namazını çok seviyorum ordaki tat bir baska güzel

Rabbimizin şu anlamdaki emri, tüm anne babaları düşündürmelidir:
“Ailene namazı emret; sen de namaza sabır ve sebatla devam et” (Taha:132)
Anne ve babanın çocuklarına karşı en büyük görevlerinden birisi, namazı sevdirerek ve teşvik ederek kıldırmasıdır

 

rana isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

Namaz kılmayanın hâli | Kalıbını Secdeye, Kalbini Kıbleye Bırak

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Annesiz Bir Güne Uyanmak nursema Yaşanmış Öyküler & Nükteler 1 08-21-2008 19:17 PM
Cehennemde Uyanmak‏ UmuDa_YoLcuLuK Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 1 05-04-2008 19:23 PM
Cehennemde Uyanmak mum Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 7 04-19-2008 21:14 PM
Sabaha Kadar mum Dini Şiirler 2 02-07-2008 01:09 AM
Hasan karakaya ve sabaha la söyleşi ebuturab Konu Dışı Başlıklar 4 01-08-2008 09:48 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 08:54 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308