|
| | #1 |
| | ![]() NAMAZSIZLIK UÇURUMU VE NAMAZIN DERİNLİĞİ Ancak namaz kılanların yaptıkları kıymetlidirBize çok değerli bir sermaye verilmiştir Bu sermaye ömürdür Ömrün de kendine göre bir hesabı vardır Mü'min her an yaşadığı hayatın hesabını verme şuuruyla yaşar Bu şuuru her zaman canlı tutan da günde beş defa davet edildiğimiz namazdır![]() Namazın ‘dinimizin direği’ olduğunu Müslümanlar olarak hepimiz biliyoruz Ancak, hepimiz namazımızı kılıyor muyuz? Zira, o olmadan diğer ibadetlerin bir kıymeti olmayacaktır Namazsız bir adam, direksiz, sütunsuz bir binaya benzer ve yıkılıp gitmesi, an meselesidir Hadislerde geçen bazı müjdeli haberler; mesela, cömertlerin cennete gideceği haberi, her ne kadar bir müjde olsa da bu, namaz kılan cömert için geçerlidir Namazsız bir cömertlik işe yarasa da, insana cenneti garanti edemez “Benim kalbim temiz” deyip, o kalbi veren Allah'ın en çok istediği ibadeti yapmayan insan, sadece kendini aldatır Çünkü, kalb ancak Allah'ı anmakla tatmin olur![]() Bir kalpte Allah yoksa, o kalb dünya sevgisiyle dolu demektir Bir insan namaz kılmıyorsa, kalbinde Allah'a karşı derin bir boşluk var demektir ve her an, bu insanın inançsızlık (küfür) sathına geçmesi söz konusudur Efendimiz buyuruyor ki; "Namaz kılmayanla küfür arasında sadece bir perde kalmıştır " Belki de bunun için Sahabi, namaz kılmayana neredeyse Müslüman değil nazarıyla bakıyordu Allah Resulü, "Namazı terk eden, Allah'ın huzuruna, Allah ona çok kızmış bir halde çıkar " buyurmuştu Namazsızlar şeytanı sevindiriyorlar Hazreti Ali (kv) bir gün sabah namazına kalkamaz O gün akşama kadar ibadetle meşgul olur Ertesi gün kendisini, tanımadığı biri namaza kaldırır Hazreti Ali ona: "Sen kimsin?" der Şeytan olduğunu söyler Niçin bunu yaptığını sorunca da, "Yine bütün gün Allah'a ibadet etmen, beni memnun etmezdi" diye cevap verir Evet, şeytan vazifesini yerine getiriyor, Hazreti Ali de kendine düşeni yapıyordu Namaz kılmayanlar, her gün şeytanı ne kadar sevindiriyorlar, oturup iyiden iyiye düşünmelidirler!Namaz, imandan sonra gelen en büyük hakikattir Allah (cc) Kur’an’ı Kerim’in pek çok yerinde, imandan hemen sonra namazdan bahseder Mü'minleri tarif ederken hep, "iman eden ve salih amel işleyen" şeklinde tarif eder Salih amelin başı ise namazdır Pek çok yerde de, imandan sonra direk namazı getirir Daha Bakara Suresi'sinin başında 'gayba iman edenler ve namazı dosdoğru kılanlar' şeklinde, Allah mü'minleri tarif eder Miraca engel ne varsa kurtulmak Ensardan bir zat hurma bahçesinde namaz kılarken, gözü hurma salkımlarının gölgesine ilişir ve kendisine geldiğinde kaç rekat namaz kıldığını unutur Sonra da Hazreti Osman'a gelerek, "Beni namazda oyalayan bu bahçeyi Allah yolunda feda etmek istiyorum" der Hazreti Osman da bahçeyi elli bin dirheme satarak hazineye aktarır O bahçe o tarihten sonra 'elli binlik bahçe' diye anılır Evet, kuvvetli bir Allah inancına sahip olan sahabi, kendisini Allah'tan alıkoyan bahçesini, yine Allah yolunda feda etmeyi hiç zor görmüyordu Namaz onların nazarında buydu![]() Namaz, mü'minin miracıdır Namazın muhtevası, insanların çok engin düşünmelerine vesile olacak kadar geniştir Namaz kılarken, derinlemesine bir aşk u şevk içinde Allah'ın huzurunda bulunmanın şuurunda olmaktan, onu Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)in arkasındaki cemaatten bir fert olarak kıldığını hissetmeye kadar; doğrudan doğruya kendisini meleklerin safları arasında görmekten, bir hamlede bizim ufkumuzu açan, Arş'ın örtüsüne alnını koyuyor gibi onu eda etmeye kadar, geniş bir yelpazede namazı duyma, hissetme şekilleri vardır İnsanın buna muvaffak olmasının ilk şartı, namazı tıpkı bir Mirac veya Mirac'ın gölgesi gibi bilmesidir Zira o, sadece yatıp kalkmaktan ibaret bir hareketler topluluğu değildir Mü'min için her namaz bir Mirac vesilesidir Ve mü'mine düşen de, her namazda farklı farklı buudlarda bile olsa, Miracını tamamlamaktır![]() Namaz, tesbih, ta'zim ve şükürdür Namaza duran kimse, kendi kusurunu, günahını, küçüklüğünü, Allah'ın kusurdan, aczden uzak olduğunu ve O'nun büyüklüğünü hatırlayarak 'subhanellah' ve 'Allahuekber' der Allah'ın sonsuz nimetine karşı sonsuz şükür gerekir, ‘elhamdulillah’ der Fakat bu şükür sadece sözle mümkün değildir Ancak, insan niyetiyle ve niyetini mümkün olduğunca amele dökerek bu şükrü yerine getirebilir Bu da sağlam bir kulluk ve devamlı ibadetle olur![]() Kulluğun en bariz özelliği ve ibadetlerin özü ise namazdır Namazda 'elhamdülillah' kelimesi bu şükrün dil ile ifadesidir Allah, Rab'dır Rab; besleyen, terbiye eden, büyüten demektir Allah'ın sonsuz bir Rububiyeti (Rablığı) vardır Bu durum, Allah'ın, sonsuza kadar mahlukatı beslediği, terbiye ettiği manasına gelir Bu kadar sonsuz ve büyük bir saltanat, elbette kusurdan, noksandan uzak olmalıdır İşte bu manayı ifade eden, namazın içindeki 'subhanallah' kelimesidir Yine bu saltanat, acizlikten, küçüklükten, başkasına muhtaç olmaktan da uzaktır Öyle olmasaydı nasıl her şeyi çok mükemmel bir şekilde idare edecek, her şeyin ihtiyacına koşacak, her şeye cevap verecekti!![]() İşte bu manayı ifade eden, yine namazın içindeki, el pençe divan durarak, bel kırarak, boyun bükerek; rükûlarda, secdelerde, kıyamlarda söylenen 'Allahuekber' kelimesidir Yine bu saltanat, yani bu kadar doyuran, besleyen, terbiye eden, idare eden bir saltanat, elbette karşılığında bir şükür ister İşte namazda, her rekatta Fatiha'nın başında söylenen 'elhamdulillah' kelimesi, iki namaz arasındaki nimetlere bir nevi şükürdür Ayrıca, bu manaları teyid eden, destekleyip kuvvetlendiren bir de namaz sonrası tesbihler vardır Yani, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından büyük sevabı olduğu ifade edilen, terk edilmesi ise çok büyük bir boşluk ve kayıp olarak görülen, 33'er defa söylenen 'subhanallah', 'elhamdulillah' ve 'Allahuekber'lerdir Namaz hem çok kolay hem de çok kârlı bir ticarettir Bediüzzaman Hazretleri'nin “Sözler” adlı kitabında (Dördüncü Söz) işaret ettiği gibi beş vakit namaz, yirmi dört altın seviyesinde olan günlük yirmi dört saatin sadece bir saatini alır, fakat ebedi bir cennet hayatını insana müjdeler Tüccar, elbette sermayesinin hepsini harcamaz, bir kısmını yanında tutar, ta ki, ilerde işe yarasın, işini devam ettirebilsin Hepsini birden, hem de lüzumsuz bir iş için harcarsa, neticede ne olacağı belli olur Lüzumlu bir iş için harcasa bile dünya hayatı ebedi değilken, ne kadar lüzumlu olabilir! Şimdi, günlük sermayesinin yirmi üç saatini bu kısa dünya hayatı için harcayıp da onun bir saatini ebedi hayatı için vermeyen insanın ne kadar zarar ettiği malumdur Evet, namazdaki secde, kulun Allah'a en yakın olduğu andır Efendimiz (sav)in ifadesidir bu Namaz, günde beş defa Allah'a hesap vermenin adıdır Bize çok değerli bir sermaye verilmiştir Bu sermaye ömürdür Ömrün de kendine göre bir hesabı vardır Mü'min her an yaşadığı hayatın hesabını verme şuuruyla yaşar Bu şuuru her zaman canlı tutan da günde beş defa davet edildiğimiz namazdır![]() SABAH VE AKŞAM NAMAZINDAN SONRA… Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: "Kim, sabah ve akşam namazından sonra, henüz yerinden kalkmadan, on defa: ‘Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerike leh Lehul mulku ve lehul hamdu, yuhyî ve yûmitu ve huve âlâ kulli şeyîn kadîr’ derse, Allah ona on sevap yazar, on günahını siler, on da derecesini yükseltir Bütün gün, istenmeyen her şeyden korunur, şeytan da ona bir şey yapamaz Allah’a ortak koşmaktan başka, hiçbir günahı ona tesir edemez " (Tirmizî)BİLAL TELCİ
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Allah cc razı olsun çok sag ol
|
| |
![]() |
| Tags: derinligi, namazin, namazsizlik, ucurumu |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Namazın Faziletlerinden | rana | Namazın sevabı | 3 | 3 Hafta önce 02:37 AM |
| Namazın Esrarı | mumsema | Namazın önemi | 5 | 10-09-2008 23:19 PM |
| Namazın Mekruhları | ßaran | Farz namazlar | 4 | 08-04-2008 17:20 PM |
| Namazın Kazandırdıkları | mumsema | Namazla ilgili yazılar | 4 | 06-19-2008 23:11 PM |
| Namazın Fazileti | nisa | Namazın önemi | 0 | 06-09-2008 02:16 AM |