Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Namaz Bölümü
> Namaz Alt Başlıklar > Namazın önemi
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-23-2008   #1
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesaj: 517
İtibar
Tecrübe Puanı: 6
Rep Puanı : 408
Rep Derecesi :
Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.
Nursedaa RSS Feed
Standart Kıraat Hususunda İnsanlar Üç Sınıfa Ayrılır



Kıraat Hususunda İnsanlar Üç Sınıfa Ayrılır


Dili çalışan fakat kalbi gafil olan kişiler
2 Kalbi çalışan diline tâbi olan, okuduğunun mânâsını anlayan, sanki başkasından dinliyormuş gibi olan kişiler ki bu, ashâb'ul-yemîn in derecesidir
3 Kalbi herşeyden evvel mânâlara nüfuz eden, sonra da dili kalbinin hizmetçisi ve tercümanı olan kişiler
Dilin, kalbin tercümanı olması ile muallimi olması arasında fark vardır Mukarrebin zümresinin dili kalplerinin tercümanıdır Onların kalpleri dillerine tâbi değildir Namazda okunan ayetlerin mânâları ise şöyledir:
'Bismillâhirrahmânirrahim' dediğin zaman, Allah'ın kelâmına 'besmele' ile teberrüken başladığını niyet eyle! Bil ki, besmelenin mânâsı şudur: 'Bütün işler ancak Allah'ın yardımıyla olur' İsimden gaye müsemma ve zattır

Yani 'Allah'ın zatının yardımıyla başlıyorum' demektir Bütün işler Allah'ın yardımıyla olduğu zaman, şüphe yok ki, bütün hamd da O'na mahsus olur

'Elhamdülillâhi' ibaresinin mânâsı, 'Nimetler Allah'tan geldiği için, şükür de O'na mahsustur' demektir Kim herhangi bir nimeti Allah'tan başkasından bilir veya şükrüyle Allah'tan başkasını kastederse, o vakit besmelesinde ve hamdinde, başkasına yaptığı iltifat miktarında noksanlık vardır
'er-Rahmân'ir-Rahîm' dediğinde, rahmeti sana güneş gibi görününceye kadar Allah Teâlâ'nın lütfunun bütün çeşitlerini, kalbinde hazır etmelisin Böylece ümidin taşıp kabarır
Bundan sonra 'mâliki yevmiddîn' demek suretiyle kalbinde Allah'ın azametini, korkusunu ihzar eylemelisin

Azamet, 'mülkün sadece Onun olmasından; korku ise, sahibi olduğu hesap ve ceza gününün dehşetinden neş'et etmektedir
Sonra 'iyyâke nâ'büdü' sözüyle ihlâsını ve 'iyyâke nestaîn' sözüyle de aczini, ihtiyacını, kuvvet ve kudretten uzak olduğunu yeniden dile getir Kesinlikle bil ki, yaptığın tâat ve ibâdet ancak O'nun yardımıyla müyesser olmuştur Seni tâatına muvaffak ettiğinden O'na karşı minnettar olduğunu unutma Seni ibâdetinde kullandığından ve seni münacaatına ehil kıldığından O'na karşı olan sorumluluğunu unutma Eğer O seni tevfîki'nden mahrum eyleseydi, rahmetten kovulmuş şeytanla birlikte kovulanlardan olacaktın

İstiaze, besmele ve hamdden ve mutlak bir şekilde yardıma muhtaç olduğunu belirttikten sonra zât-ı ulûhiyyetine 'Bizi, mânevî komşuluğuna götürüp rıza denizine daldıracak dosdoğru yola ilet!' diye duada bulunursan

İstediğin bu yolun açıklamasını da hidayet nimetine mazhar olan peygamberlerin, sıddîkların, şehid ve sâlihlerin yollarını istemek ve 'Allah'ın gazabına maruz kalan kâfirlerin, haktan bâtıla yönelen yahudi ve hristiyanların ve yıldızlara tapan sabitler yoluna değil' demek suretiyle yap Bütün bunlardan sonra da âmin demek suretiyle isteklerinin kabul olunmasını talep eyle!

Fâtiha sûresini belirttiğimiz şekilde okuduktan sonra, şu kudsî hadîsteki kimselerden olmaya hak kazanırsın:
Namazı, kulumla aramda ikiye böldüm; şöyle ki, yarısı benim, yarısı da kulumundur Ayrıca kulum namazda neyi isterse onu da kendisine veririm

Kul, 'Hamd âlemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur' der Allah da 'Kulum benim hakkımı yerine getirdi ve beni senâ etti' buyurur İşte 'Semiallâhü limen hamideh'in mânâsı budur
Eğer namazında sadece Allah Teâlâ'nın celâl ve azametini hatırlasan, bu ganimet olarak sana fazlasıyla yeter Kaldı ki, sen namazdan Allah Teâlâ'nın sevabını ummaktasın

Kur'an in Tilâveti bölümünde geleceği gibi, Fatiha'dan sonra okuduğunuz sûrelerin mânâsını da bu şekilde anlamanız gerek-mektedir Sakın sûreleri okurken Allah'ın emrinden, yasağından, va'dinden, vaîdinden, va'z ve irşadından, peygamberlerinin haberlerinden, minnet ve ihsanının zikrinden gafil olma Bütün bu hususların hakkını vermelisin Meselâ, va'din hakkı ümit, vaîdinkiyse korkudur Emir ve yasağın hakkı azmdir; va'z ve irşadınki ibret almaktır Minnetin hakkı şükür, peygamberlerin getirdiği haberlerin hakkı ise yine ibrettir

Rivayet edildiğine göre, Zürâre b Evfa, Kur'an okurken 'O sûr'a üfürüldüğü gün (Müddessir/8) ayetine geldiğinde düşüp ölmüştür

İbrahim en-Nehâî ise 'Gök yarıldığı gün' (İnşikak/l) ayetini işittiğinde çene kemikleri, sesi duyulacak derecede titremiştir

Abdullah b Vakîd İbn Ömer'in sanki ateşten pişirilmiş bir vaziyette olarak namaz kıldığını müşahede ettim' demiştir

Namazda kulun kalbi, efendisinin va'd ve vaîdi ile yanmalıdır; çünkü günahkâr ve zelil bir kul, cebbâr ve kahhâr olan Allah'ın huzurunda bulunmaktadır Tabiîdir ki, bu mânâlar her musallînin derecesine göre anlaşılır İdrak ve anlayış, ilmin bolluğu, kalbin temizliği nisbetinde gelişir Bunun dereceleri ise, sayılamayacak kadar çoktur Namaz, kalplerin anahtarıdır Kelimelerin sırları ancak namazda açılır

İşte bu söylediklerim kıraatin hakkı olduğu gibi, namazdaki zikir ve tesbihlerin de hakkıdır Musalli namazda bunları gözettikten sonra kıraattaki heybete dikkat etmelidir Kelimelerin üzerine basa basa ve tane tane okumalıdır Bütün kelimeleri bir nefeste okumaya heves etmemelidir Zira kelimelerin üzerine basa basa okumak, onların mânâlarını düşünmeye yardımcı ve bunu kolaylaştırıcıdır

Rahmet ve azap, va'd ve vaîd, hamd ve tâzim ayetlerinin nağmeleri aynı olmamalıdır Nehâî, Allah Teâlâ'nın 'Allah evlât 'edinmemiştir O'nunla beraber hiçbir ilâh da yoktur' (Mü'minûn/91) ayetini ve benzerlerini okuduğu zaman sesini, zât-ı ulûhiyyetine lâyık olmayan sıfatları zikretmekten utanan bir kimse gibi alçaltıyordu

Rivayet ediliyor ki, kıyamet gününde Kur'an okuyan kimselere şöyle denir;
Dünyadaki gibi, kelimelerin üzerine basa basa, incelte incelte oku!93

Namazda, okuma müddetince dimdik durmak, kalbin Allah'ın huzurunda tam bir sükûnet ile kaim bulunmasına işarettir

Nitekim Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:
Namaz kılan sağa-sola bakmadığı sürece Allah Teâlâ'nın iltifatına ve nazarlarına mazhar olur

Baş ve gözün sağa-sola bakmaktan korunması vâcib olduğu gibi iç âlemini de namazdan başka herhangi birşeye yönelmemesinin temini de vâcibdir Namazda iken iç âlemin namazdan başka birşeye yönelirse derhal Allah'ın kendisini murakabe ettiğini hatırlat! Münacaatta bulunanın gaflete dalmasının, münacaat edilenin karşısında bir saygısızlık olduğunu hatırlatıp, iç âlemi derhal münâcaat edilene avdet ettirmelisin Kalbi huşûdan ayırmamaya dikkat et; zira zâhir ve bâtında sağa-sola bakmaktan kurtulmanın çaresi ancak huşûdur Bâtın korktuğu anda zâhir de korkar; yani dış âlem, iç âlemin izindedir

Hz Peygamber namaz içinde sakalı ile oynayan birisini gördüğü zaman şöyle buyurmuştur:
Eğer bu adamın kalbi korksaydı, âzaları da korkardı
Çünkü koyunlar çobana bağlıdır Bu sırra binaen Rasûlullah bir duasında şöyle der: Yâ rabbî! Çoban ile güttüklerini ıslah eyle!94 'Çoban'dan gaye kalp, 'güdülen'den gaye de âzalardır

Ebubekir Sıddîk (ra) namazda yere çakılan kazık gibi, İbn Zübeyr de (ra) ağaç gibi dimdik dururdu Selef-i sâlihînin bazıları, rükûa varırken, hareketsizlikten, bir cansız kayayı andırırlardı ve bu sebeple ürkek kuşlar bile gelip sırtlarına konardı Bütün bunlar, dünya evlâtlarından büyük olan kimseler huzurunda icrası tabiatça istenilen ve mümkün olan şeylerdir Peki padişahlar padişahı olan Allah'ın huzurunda böyle bir durumun olması neden uzak sayılsın? Başkasının huzurunda, korktuğu için, edebli durup da Allah'ın huzurunda âzalarını kıpırdatan kimsenin bu hareketi, Allah'ın celâlini tanımak hususundaki kusurluluğundan ve kal-bine muttali olmamasından ileri gelmektedir

İkrime95 'O (Allah) ki, namaza kalktığın zaman seni gördüğü gibi secde edenler içinde dolaşmanı da görür' (Şuarâ/218-219) ayetinde 'kıyam, 'rükû', 'secde' ve 'teşehhüd' için 'cülûs' (oturmak) tâbir edilmiş olduğunu söylemiştir

93)Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâî, (Abdullah b Âmir'den) Tirmizî hadîsin hasensahih olduğunu söylemiştir
94) Zehîdî, Irâkî'nin bu hadîsi herhangi bir kaynakta bulamadığını söyler,
95) Künyesi Ebu Abdullah olup, İbn Abbas'ın azadlısıdır H 105 senesinde vefat etmiştir

Alıntı

 

Nursedaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , ,

Kerahet vakitleri hangi vakitlerdir? | Rükû ve Secde

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Mükemmel Bir Kıraat Ecir Görüntülü Kur'an & Kur'an vidoları İzleyin 11 bir Hafta önce 11:35 AM
Ev Kadınları Onbire ayrılır... fevziay İslamda Kadın 11 08-02-2008 14:34 PM
sınıfa müffettiş girdiğinde nursena Fıkralar 9 11-08-2007 14:44 PM
Müfetiş Sınıfa Girince yaren Komik yazılar 0 09-26-2007 20:39 PM
kadınlar kaça ayrılır:)))))) suleymanemre166 Komik yazılar 0 05-21-2007 22:17 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 09:33 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308