Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Namaz Bölümü
> Namaz Alt Başlıklar > Namazın önemi
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 01-15-2008   #1
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesaj: 6
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 18
Rep Derecesi :
katot Seçkin bir yolda.
katot RSS Feed
Mutsuz namazı nasıl sevdirebilirim?



namaz kılmayan birisine namazı nasıl sevdirebilirim?yardım edin

 

katot isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 01-15-2008   #2
Bilgiler
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: Türkiye
Mesaj: 13,044
İtibar
Tecrübe Puanı: 139
Rep Puanı : 8376
Rep Derecesi :
mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.
mumsema RSS Feed
Standart --->: namazı nasıl sevdirebilirim?



Alıntı:
katot´isimli üyeden Alıntı
namaz kılmayan birisine namazı nasıl sevdirebilirim?yardım edin
en etkili yöntem, sen namazı hangi amaçla kılıyor ve en seviyorsan onları anlat ama dile getiremiyor ve örnekler veremiyorsan, namazla ilgi özel bölümümüzde bir sürü yazılar var onlara bir gözat katot kardeşim

soru_namaz_kilmak_istiyorum_ama_bir_turlu_baslayam iyorum
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 01-15-2008   #3
Bilgiler
mum
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: filistin
Mesaj: 11,362
İtibar
Tecrübe Puanı: 122
Rep Puanı : 8104
Rep Derecesi :
mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.
mum RSS Feed
Standart --->: namazı nasıl sevdirebilirim?



Alıntı:
katot´isimli üyeden Alıntı
namaz kılmayan birisine namazı nasıl sevdirebilirim?yardım edin
Bir insana namazı sevdirmek için neler yapmalıyım? öyle bir davranış veya söz Allahın izniyle etkilemeli ki her vakit o aklına gelmeli bana yol gösterebilir misiniz?

Namaz konusunda tembel davranmamızda ve onu zevk ile kılmamıza mani olan bazı nedenler vardır:
1- Günah ve isyanlarımız
2- İmanın taklidi olması,
3- İbadetleri kime karşı işlediğimiz tam olarak bilmemek
4- Namaz ve ibadetlerin bizim fıtri vazifemiz olduğunu bilmemek ve bir yük olarak görmek
5- Namazla bütün mahlukatın yaptığı vazifelerin tamama erdiğinden gafil olmak,
6- Namaz kıldığımız vakit mevcudatın bizden razı olduğunu bilmemek,

Allah'ımız bizi yoktan var etti Taş olabilirdik, ağaç veya hayvan olabilirdik Hattâ bir canavar da olabilirdik Fakat insan olarak yaratıldık Bunun yanında Hıristiyan, Yahudi veya Budist de olabilirdik Ama Müslüman olduk

Bu nimetler ilk anda aklımıza gelmeyebiliyor Daha bunlar gibi düşünemediğimiz o kadar nimetler var ki, saymakla bitmez Bize bir kalem hediye edene teşekkür ediyoruz, bir kitap verene minnet duyuyoruz Çünkü bunu insanlığın ve nezaketin gereği olarak yapıyoruz Ya bize bu kadar nimetleri verene teşekkür etmek, minnet duymak gerekmez mi?

İşte namaz en büyük şükür, en açık teşekkürdür Namaza bütün vücudumuzla katılıyoruz: Elimiz, ayağımız, gözümüz, dilimiz, başımız; aklımız, kalbimiz, hayalimiz bütün duygularımızla Böylece bütün bu organ ve duygularımızla Allah'ımıza şükrümüzü iletmiş oluyoruz

Namaz kılmayan insan böyle bir teşekkürü bile yapmıyor Milyarlar verse elde edemeyeceği nimetlere sahip olmanın değerini fark edemiyor Allah göstermesin, gözümüzün birisini kaybet sek, dünyanın parasını harcasak yerine aynısını koyabilir miyiz? Bir kaza sonunda dilimizi kaybetsek, fakat bütün dünyanın yarısını versek bir dil bulabilir miyiz?

İnsan olarak her şeye sahip olmak istiyoruz Dünyada ne varsa bizde de aynısının bulunmasını arzu ediyoruz İhtiyaçlarımız o kadar çok ki Sadece bu dünya ile de yetinmiyoruz Sonsuz bir hayat istiyoruz, Cenneti istiyoruz, Peygamberimizle birlikte olmayı diliyoruz

Bunları elde etmeye gücümüz yetmeyeceğine göre kimden isteyeceğiz? Her halde bu dünyayı, yıldızlan, gökleri ve âhireti var edenden isteyeceğiz Onu istemenin de yolu Allah'ı kendimize sevdirmekle olur Kendimize Allah'a sevdirmenin en iyi yolu da Onun huzurunda her gün beş defa eğilmek, secdeye varmakladır

Böylece namaz kılmakla Rabbimizin huzuruna çıkmış oluyoruz İçimize sevinç doluyor, neşe doluyor ve mutluluk doluyor Kendimizi uçacakmış gibi hissediyoruz; tatlı bir heyecan duyuyoruz Nasıl heyecan duymayız ki? Bir müdürün, bir valinin, bir bakanın karşısına çıkınca kendimizde nasıl bir sevinç ve heyecan hissediyoruz Oysa namazda müdürün de, valinin de, bakanın da; hattâ bütün kâinatın Yaratıcısının huzuruna çıkıyoruz Böyle bir mutluluğu kaçırmak ister miyiz hiç?

Acıkınca yemek yiyoruz, susayınca su içiyoruz, uykumuz gelince uyuyoruz Böylece o ihtiyaçları gideriyoruz Ama insan sadece ağız ve mideden ibaret değil ki Aklımız var düşünüyoruz, kalbimiz var duygular taşıyoruz, ruhumuz var, sonsuz bir hayatı istiyoruz Aklımızın, kalbimizin, ruhumuzun ihtiyaçlarını nelerle karşılayacağız; hangi gıda vererek bu latifelerimizi doyuracağız? İşte aklımızın gıdası, kalbimizin ihtiyacı, ruhumuzun rahatı ancak el bağlayıp namaza durmakla temin edilmiş olur

Namaz kılmakla hem maddeten, hem de manen temizlenmiş oluyoruz Abdest almakla maddi temizliği yapıyoruz; namaza durmakla da günah ve hatalarımızın kirlerinden arınıyoruz

Peygamber Efendimizle Sahabiler arasında geçen şu kısa konuşma bu meseleyi çok güzel bir şekilde açıklıyor
Peygamber Efendimiz (asm) bir gün Sahabilere sordu:
"Ne dersiniz? Birinizin kapısı önünde bir ırmak bulunsa, o kimse o ırmakta günde beş defa yıkansa, vücudunda kirden iz kalır mı?"
Sahabiler cevap verdiler: "Hiçbir kir kalmaz, yâ Resulallah" O zaman Peygamberimiz şöyle buyurdu:
"İşte beş vakit namaz da buna benzer Allah, namaz sayesinde günahları siler, temizler"

Namazdaki asıl temizlik manevî olanıdır Ruhumuzun ve kalbimizin sık sık temizlenmesine ihtiyaç vardır Çünkü el, ayak gibi organlarımız nasıl çeşitli sebeplerle kire, toza, toprağa bulanıyorsa, insanlık icabı işlediğimiz çeşitli günah ve kusurlar sebebiyle ruhumuz da manevî kirlere bulanmaktadır Ama insan ruhunu ve kalbini tutup suya sokamaz Onun da kendine göre bir yıkama usulü vardır Bunun yıkanması namazla olur

Namaz kılmaya alışmamış olan kimseler, bu ezikliği hafifletecek sebepler ararlar Namaz kılanlarda gördüğü kusurları büyüterek onların da kendisi gibi kusurlu olduklarını, dolayısıyla aralarında pek büyük bir fark olmadığını düşünmeye başlarlar Kendi kusurunu küçültür, namaz kılanın küçücük bir kusurunu büyütür, hatta "Kalbim temiz!" gibi bahanelerle kendisinin daha üstün durumda olduğunu dahi iddia etmeye başlar

Aslında insan olarak hiç kimse kusur ve günahlardan arınmış değildir İbadetlerinde devamlı olan kimsenin bile kendisine göre bazı kusurları olacaktır Ne var ki işledikleri kötülükler bakımından insanlar arasında bir karşılaştırma yapılsa, namaz kılanların bu konuda daha geride kaldığı görülür

Evet, sigara içmeyenlerde akciğer kanseri görülür; ama içen kimselerin bu hastalığa yakalanma ihtimali daha fazladır Bunun gibi her gün beş defa Rabbini hatırlayarak Onun huzuruna çıkan bir kimsenin kötülük yapma ihtimali ile Rabbini ancak başı derde düştüğü zaman hatırlayan bir kimsenin kötülük işleme ihtimali arasında büyük bir fark olacaktır

Ayrıca namaz insanı kötülüklerden alıkoyan Kur'ân-ı Kerimde bu mesele şöyle anlatılıyor
"Sana vahyedilen kitabı oku Namazı da dosdoğru kıl Çünkü namaz çirkin işlerden ve kötülüklerden alıkoyar Allah'ı zikretmek elbette en büyük ibadettir Ne yaparsanız Allah hakkıyla bilendir"

Mehmed Paksu, Gençlik İlmihali, Nesil yayınları, 1999, ss 83-86
__________________________________________________ _________________________

Bana göre inancı ve imanı zayıf olan bir yakımı dine ve doğruluğa yöneltmek için ne yapabilirimGittikçe kötüye giden ve güvenilmeyen bir karaktere sahip biriDin ile ilgili konuları anlattığımda kaçıyor, dini bir kanal açıyorum değiştiriyorBu kişinin bir idrak vaktimi vardırNe yapabilirim, nereden başlamalıyım

"Habîbim! İnsanları rabb-i teâlânın yoluna hikmetle (açık delillerle ve güzel vaazlarla) dâvet et Ve onlarla muhkem ve güzel mukaddimelerle, mülâyim ve tatlı sözlerle mücadele et (ki dâvetin hüsn-i tesir hâsıl etsin)" (Nahl Sûresi, 125)

Peygamberimiz bu ve benzeri ayetleri örnek alarak müminleri ilim ve hikmetle irşat eder, bu irşadını delillere dayandırırdı

İrşadında ve ikazında hiddet ve şiddet göstermezdi Muhataplarını samimî bir hava içerisinde karşılar, onlara şefkat ve merhametle nasihatte bulunurdu Doğruyu ve gerçeği anlatmakta daima tatlı dili, güzel sözü tercih ederdi Zihinlerde meydana gelen şüphe ve tereddütleri büyük bir sabır ve anlayışla giderirdi Muhataplarına itibar eder ve onları ikna etmek için fesahat ve belâgatla tane tane konuşurdu Sorulan sualler yersiz de olsa tebessümle karşılar, ciddiye alırdı Vaaz ve nasihatlerindeki tesirin en büyük bir sebebi de insanların kusurlarını bağışlayıp, onları affetmesiydi Hattâ en çok sevdiği amcasını ve daha birçok akraba ve sahabelerini şehit eden ve ettirenleri Mekkenin fethi sırasında affetmişti Hâlbuki, o gün bütün güç ve kuvvet elindeydi Onları dilediği gibi cezalandırabilirdi

İşte böyle büyük ve yüksek seciyelerle etrafındaki insanların ruhlarına tesir etti ve onların nüve halindeki kabiliyet ve yeteneklerini uyandırdı, inkişaf ettirdi Onları insanlık semâsının birer yıldızı haline getirdi O asrı perdeleyen cehalet sislerini kaldırdı Âlemin şeklini değiştirdi İnsanlar arasında adalet, muhabbet, yardımlaşma gibi yüksek seciyeleri hayata geçirdi Kişisel ve sosyal hayatı tehdit eden bütün hastalıklara karşı şifalı ilâçlar getirdi ve Allahın izniyle insanlık âlemini tedavi etti
Tebliğ mesleğinin yolu, “Acz, fakr, şefkat ve tefekkür” yoludur Bu dâvâ, iman kurtarma dâvâsı İnsanları âhir zamanın dehşetli fitnelerinden sıyırıp, ulvî gayelere yönlendirme dâvâsı Beşeriyeti, nefsin, şeytanın ve akıl almaz derecede bozulmuş içtimaî havanın tesirinden kurtarıp, ona kulluğun zevkini tattırma dâvâsı Bir insan bu yüksek ideali, bir İlâhî lütuf olarak yakalayabildiği takdirde, ilk yapacağı şey, bu zor işi başarmaktaki aczini ve fakrını itiraf ile Rabbinin kudretine ve rahmetine istinat etmek olacaktır

Acz ve fakr, kulun iki zâtî hassası; insanın en bâriz özellikleri Nitekim Fâtiha Sûresini okurken, mealen, “yalnız sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz” diyerek âlemlerin Rabbi olan Rabbimize sığınır, dünyevî olsun, uhrevî olsun her işimizde O’ndan medet bekleriz İşte iman ve Kur’an hizmetinin erleri de insanların kalplerinde hidayetin sümbüllenmesi için bütün güçleriyle çalışmakla birlikte bu büyük neticeyi kendi kuvvet ve kudretleriyle elde edemeyeceklerini bilerek acz ve fakr ile Allah’ın dergâhına iltica ederler

Üçüncü adım, kendilerini cehenneme hazırlayan âsi ve günahkâr insanlara acımak ve yardımlarına bir doktor hassasiyeti ve bir anne şefkatiyle koşmak Ve dördüncü adım, bu işi hikmet dairesinde yürütmek

Millî şairimiz, Merhum Mehmet Âkifimizin,

“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı

beytiyle ortaya koyduğu büyük ideal, Risale-i Nur Külliyatında kemâliyle tahakkuk etmiştir Neden ve niçinlerle dolu bu asrın çarşısında, ancak hem akla, hem de kalbe hitab eden, dâvâsını hem sevdiren, hem de ispat eden bir külliyat revaç bulabilirdi ve buldu da

Bu tespitlerden birincisi İslâm’ı gerek kendi vatandaşlarımıza, gerekse bütün bir insanlık âlemine ulaştırabilmemiz için en büyük şartın, Kur’an ahlâkıyla ahlâklanmak olduğunu ders verir Diğeri ise, iman ve Kur’an hakikatlerini muhtaçlara ulaştırabilmek için iktisadî yönden kalkınmak gerektiğini tespit eder

Bu iki yaramızı tam kabul ile tedavisine çalışmamız gerek Bundan gaflet ederek, geçici ve kararsız siyasî formüllere bel bağladığımız sürece, sürünmeye devam edecek ve bununla da kalmayıp, İslâm’ın muhtaç gönüllere ulaşmasına perde ve engel olmanın mesuliyetini de çekeceğiz
Her müslüman üzerine düşen görevi yapmakla sorumludur Bir insanın toplumda bulunduğu konum ona bazı sorumluluklar yükler Her müslüman da o kunumuna göre sorumlu olur Bu konuya bir hadisi şerifle bakabiliriz: “Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz” buyuruluyor

Herkes her durumda bu hadisi kendine göre yorumlayamaz Mesela, yolda bir kötülük görsek, onu elimizle düzeltmeye kalksak ve o kişiye zarar versek, o adam da davacı olsa, bu durumda bize de ceza tatbik edilir Öyleyse hadisi şerifin manasını nasıl anlamalıyız?

El ile düzeltmek vazifeli insanların, yani devletin ve emniyetin görevi, dil ile düzeltmek alimlerin vazifesi, kalben buğz etmek ise diğerlerinindir

Bu nedenle bir Müslüman önce İslamı hakkıyla yaşamalıdır Sonra eğer zarar vermeyecekse uygun ve tatlı bir dille anlatmalıdır Bundan sonrasını da Allaha bırakmalıdır

Nasıl ki ağaç yetiştirmek isteyen bir kimse şu konulara dikkat eder: Tohum ıslah edilmiş, tarla ekime elverişli, mevsim ekim zamanı ve ekenin de sahasında uzman olması şarttır Bu açıdan bozuk bir tohumu, sert ve elverişsiz bir tarlaya, uygun olmayan bir mevsimde, hiç ekimden anlamayan bir kimsenin yapması her şeyin boşa gitmesine neden olacaktır Bu özeliklere sahip olan bir bahçıvan görevini yaptıktan sonra, tarladan çiçeklerin ve güllerin çıkması için tarlanın içine girmeye ve onu ağaç yapmaya kalkışmaz Üzerine düşeni yapar ve sonucu Allah’a bırakır

Aynen bunun gibi, doğru İslamiyeti ve İslamiyete layık doğruluğu yaşamak ve anlatmak gerekir İslama uygun olmayan düşünce ve fikirleri İslam diye anlatmak hem İslama, hem anlatana hem de anlatılana zarar verecektir

İslam ve iman tohumlarının atıldığı muhtaç gönüllerin de ona hazır olması gerekir Henüz bunlara hazır olmayanlara anlatmak bazen zarar bile verebilmektedir

Ayrıca tebliğin mevsimi de çok önemlidir Ortam, şahsın halet-i ruhiyesi, beklentileri gibi durumlar da önemlidir Mevsiminde ekilmeyen her tohum zayi olabilir

Diğer taraftan islamı tebliğ eden kimsenin de onu nasıl anlatacağını, kırmadan dökmeden uygun bir ifade tarzıyla akıl, kalp ve gönüllere nasıl serpileceğini bilecek donanıma sahip olmalıdır Uzaman bir doktor gibi ehil olmalıdır

Bu özelliklere sahip olan bir Müslüman üzerine düşenleri yaptıktan sonra o gönüllerde iman ve İslam güllerinin açılmasını Allah’a bırakır, Allah’ın vazifesine karışmaz

 

mum isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alt 01-15-2008   #4
Bilgiler
Kıdemli Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesaj: 1,069
İtibar
Tecrübe Puanı: 11
Rep Puanı : 373
Rep Derecesi :
neva Gerçekten çok hoş.neva Gerçekten çok hoş.neva Gerçekten çok hoş.neva Gerçekten çok hoş.
neva RSS Feed
Standart --->: namazı nasıl sevdirebilirim?



siz namaz kıldıkça mesaj ona ulaşıyor

 

neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 01-15-2008   #5
Bilgiler
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: Türkiye
Mesaj: 13,044
İtibar
Tecrübe Puanı: 139
Rep Puanı : 8376
Rep Derecesi :
mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.
mumsema RSS Feed
Standart --->: namazı nasıl sevdirebilirim?



Alıntı:
neva´isimli üyeden Alıntı
siz namaz kıldıkça mesaj ona ulaşıyor
"En etkili tebliğ, amelle yapılandır" (HzHasan ra)

Dediğin doğru ama tebliğ, amelle yetmez sözle de anlatmak gerekir Peygamberlerin yontemini düşün hem söz hemde amel

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , ,

Namazı hakkı ile eda etmek | Eşime namazın önemini nasıl anlatabilirim?

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
teheccüd namazı nasıl kılınır? hafiz_e Sizden gelen sorular 10 4 Hafta önce 09:58 AM
tevbe namazı nasıl kılnır MeZaR Namazla ilgili yazılar 4 11-24-2008 01:33 AM
sabah namazı nasıl kılınır? ravzanur Farz namazlar 5 11-13-2008 10:58 AM
Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur, üzerlerini nasıl örttü Nursedaa Diğer Soru ve cevaplar (kategorilerin dışında kalanları bu bölüme açalım) 5 08-09-2008 01:42 AM
Cum'a Namazı Nasıl Kılınır? mumsema Farz namazlar 1 06-22-2008 22:18 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 10:14 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308