|
| | #1 |
| | ![]() LÜTFEN 2 DK'NIZI AYIRIP OKUYUN! Her insan, hayatın coşkun denizinde, özellikle zorluk ve sıkıntı anlarında, kendi deruni ıstırap ve kaygılarını yatıştırmak için sağlam bir manevi sığınağa ihtiyaç duyar Gerçek şu ki bu sığınak Allah’ı anmaktan başka bir şey olamaz![]() Allah Teala çöyle buyurur: ![]() ![]() Bilin ki, ancak Allah’ı anmakla kalpler güvene kavuşur (1) Yüce Allah’ın bizim ibadetimize hiçbir ihtiyacı yoktur; ama bizler, Allah’a ve onunla ilişki vesilesi olan ibadet ve namaza muhtacız Namaz, kul ile Yüce Allah arasında sürekli bir irtibat vesilesidir Zayıf ve güçsüz insanın, güçlü ve kadir olan Allah Teala ile bu manevi ilişkisi, çeşitli zorluklar karşısında insana güç verir Hayatın zorluklarında şaşkınlığa uğramış insan, sadece Allah’a yönelmekle huzura kavuşabilir ve namaz insanın Allah’a yönelmesini, O’na bağlanmasını sağlar Çünkü niyet, iftitah tekbiri, fatiha ve fatihadan sonra bir surenin okunması, rüku, secde, teşehhüt, selam ve namazın diğer vacip ve şartları insanın kalbini Allah’a yönlendirecek özelliğe sahiptir Namaz kılan bir mümin, her gece ve gündüz, beş defa bütün varlığıyla Allah’a yönelmektedir Bir pusulanın denizdeki gemiye hedefe doğru kılavuzluk etmesi gibi namaz da mümini, sürekli olarak, en yüce hedef olan lıkaullahh’a (Allah’a kavuşmaya) doğru kılavuzluk etmekte ve onu yanlış yollara sapmaktan korumaktadır ![]() Resulullah (Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt’in’e olsun) şöyle buyuruyor: “Mümin namaza başladığında, Allah Teala, namazı bitirinceye kadar lütuf ve merhamet ile ona bakar ve o ilahi merhamet gölgesinde yer alır; onun etrafını göğün ufuklarına kadar melekler sarar ve Yüce Allah bir meleği onun baş ucunda durup şöyle demekle görevlendirir: Ey namaz kılan! Eğer kimin sana baktığını ve kiminle raz-u niyaz ettiğini bilseydin, asla bu yerinden ayrılmazdın ve başka bir şeye ilgi göstermezdin ”(2)Başka bir hadiste de şöyle yer almıştır: “Eğer namaz kılan Allah’ın azamet ve yüceliğinin ne derecede onu sardığını bilseydi, başını secdeden kaldırmak istemezdi ”(3) Sekizinci İmamımız Rıza (a s) namazın farz oluş hikmetini açıklarken şöyle buyurmuştur: “Namaz, kulun kendi Mevla ve yaratıcısını unutmayarak kendi haddini aşmaması için gece-gündüz Allah Teala’yı anmasını sağlar Allah’ı hatırlamak ve O’nun huzurunda ibadet için kalkmak, insanin günaha düşmesine engel olur ve onu çeşitli fesatlara düşmekten kurtarır ”(4) Yine Resulullah (Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt’in’e olsun) namaz hakkında soran birisine şöyle buyurmuştur: “Namaz dinin hükümlerindendir; Yüce Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak vesilesi ve peygamberlerin apaçık yollarındandır Namaz kılan, melekler tarafından sevilir Namaz; hidayet, iman, marifet ve rızkının bol olmasına vücudunun sıhhatine vesiledir Namaz, şeytanı üzer ve kafirlere karşı da bir silahtır Namaz, duanın icabet olmasına ve diğer amellerin kabul olmasına vesile olur; namaz müminin ahireti için bir azık, ölüm meleğine karşı şefaatçi, kabirde yoldaşı ve sergisi, nekir ve münkerin kabirdeki sorularına karşı cevabı, kıyamet günü namaz kılanın tacı, yüzünün nuru ve elbisesi, ateşe karşı korunağı Yüce Rabbine karşı delili ve bedeninin ateşte yanmaktan koruyucusu, sırattan geçiş izni, hurilerin mihri ve ebedi cennetin karşılığıdır Kul, namaz ile yüce makamlara ulaşır; çünkü namaz, Allah’ı her eksiklikten tenzih etmek, O’nun tekliğine şahadet getirmek, O’na hamd etmek, tekbir getirmek O’nu övgüyle anmak, takdis etmek, zikir ve dua etmektir (5)Namaz, Yüce Allah’a karşı şükür etmektir Allah’ın bize verdiği nimetleri saymak mümkün değildir; bu nimetler karşısında namaz küçük bir teşekkür mesabesindedir Dördüncü Masum İmam Zeyn’ul Abidin (a s) şöyle naklediyor:Büyükbabam Resulullah (s a a), çok ibadet eder ve namaz kılardı; namaz için ayakta durmaktan ayakları şişmişti Kendisine, “Senin geçmiş ve gelecek tüm günahlarını Allah Teala, bağışlamış olmasına rağmen(6) neden bu kadar kendini zorluğa düşürüyorsun?” denince, Resulullah, “Acaba ben şükür eden bir kul olmayayım mı?” diye cevap verdi (7) Allah ibadet ve kulluğa layıktır Hz Ali (a s) kendi duasında şöyle diyor: “Allah’ım ben sana cehennemin azabının korkusundan veya cennete olan özentiden ibadet etmiyorum Seni kulluk edilemeye ve ibadet olunmaya layık bulmuşum; sana ibadetim bu yüzdendir (8)Namaz kılmak erginlik çağına ulaşan akıl sahibi her insana, tüm şartlarda farzdır Hatta savaş meydanında savaş halindeki bir kimsenin veya suda boğulmakta olan bir insanın bile namazı belirlenen kısa şekilde yerine getirmesi gerekir![]() Namazın dindeki manevi önemi yüzünden din önderleri namazı dinin direği olarak nitelendirmiş ve bilerek namaz kılmayanın, dinini tahrip ettiğini açıklamışlardır (9)İmam Cafer Sadık (a s)’dan Yüce Allah’a en güzel yakınlaşmak vesilesi nedir diye sorulunca “Allah’ı tanımaktan sonra Allah’a yakın olmak için namazdan daha önemli bir şey olduğunu bilmiyorum” demiştir (10)Yine buyurmuşlar ki: “Hesap anında her şeyden önce, kul namaz yönünden hesaba çekilecek; eğer namazı kabul olursa, diğer amalleri de kabul olur; eğer namazı reddedilirse, diğer amelleri de reddedilir ”(11)İmam Cafer Sadık (a s) vefat zamanı yaklaşınca tüm akraba ve yakınlarını çağırarak onlara şöyle demiştir: “Bizim şefaatimiz, namaza önem vermeyen kimseye ulaşmaz ”(12)Namaz, Hz Muhammed’in ( Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt’in’e olsun) peygamberlikle görevlendirildiği ilk günlerden itibaren, teşri edilen hükümler arasındadır Peygamber Hz Hatice ve o zaman on yaşında olan Ali (a s) ile birlikte müşriklerin çeşitli eziyetlerine aldırmayarak, Kabe’nin etrafında bu ilahi farizayı yerine getiriyorlardı Kur’an-ı Kerim’de namaza çok önem verilmiştir Kur’an’da, on dört yerde hakkınca namazı yerine getirin, ayakta tutun anl----- gelen ekimu veya ekimne tabirleri ve beş yerde namazı ayakta tut anl----- gelen ekim tabiri yer almıştır Bir çok ayette de Akame yukımu, yukımune ve mukimin tabirleriyle namazı hakkınca yerine getiren müminlerden söz edilmiş ve övülmüşlerdir Bazı ayetlerde namazı hakkınca kılanlardan manevi ticaretlerinde asla zarara uğramayanlar olarak söz edilmiş (13) Ve bir ayette de müminlerin, sadece namaz kılan zekat veren ve ahirete yakinleri olan kimseler oldukları açıklanmıştır (14)Taif Şehrinin halkı İslam’a girmeleri için bazı koşullar öne sürmüş ve bu koşullar arasında namazın kendilerine farz olmaması talebinde bulunmuşlardı; Peygamber onlara verdiği cevapta: “Ama namaz ile ilgili koşulunuza gelince, namazsız bir dinin hayrı yoktur” diye buyurmuştur (15)Namazı terk etmek büyük bir günahtır ve insanın dini yönden tamamen düşüşüne ve cehennem azabına duçar olmasına sebep olur Allah Teala, Kuran-ı Kerim’de buyuruyor ki, Ahirette bazı suçlulara şöyle sorarlar: “Sizi cehenneme düşüren nedir? Onlar şöyle derler: ‘Biz namaz kılanlardan değildik ![]() ![]() ”( Her şeyi yoktan var eden, bizi insan olarak yaratan ve sayısız nimetlerle donatan Allah’a şükranda bulunmak, teşekkür etmek en başta gelen insani görevimizdir Allah’a şükretmek dil, kalp ve bedenle olur Şükrün bütün bu kısımlarını toplayan bir ibadet şekli vardır ki, o da namazdır![]() Namaz, alemlerin Rabbi olan Allah’a ibadet ve kulluğun tayin ve tespit olunmuş en mükemmel şeklidir ![]() Namaz, Allah Teâla’nın gördüğümüz, görmediğimiz, bildiğimiz, bilmediğimiz, bitmez tükenmez nimetler ve ihsanlarına karşı şükranlarımızı sunmaktır ![]() Namaz, işlediğimiz günahlardan arınmak, işleyeceklerimizden de korunmak için kalbimiz, dilimiz ve bütün varlığımızla yaptığımız kulluk görevidir ![]() Namaz insanı günahlardan arındıran, kötülüklerden alıkoyan, ruhu temizleyip kalbi aydınlatan en güzel bir ibadettir Bunun içindir ki, Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de: “Ey Muhammed, kitap’tan sana vahy olunanı oku Namazı dosdoğru kıl, muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar Allah’ı anmak ne büyük şeydir Allah yaptıklarınızı bilir ” [1]Hud Suresinin 114 ayetinde ise mealen şöyle buyrulmaktadır: “Gündüzün iki ucunda (yani sabah, öğle ve ikindi vakitlerinde) ve gecenin gündüze yakın zamanlarında (akşam ve yatsı vakitlerinde) namazı dosdoğru kıl, doğrusu iyilikler kötülükleri giderir Bu iyi düşünenlere bir öğüttür ”[2]Her namaz bir iyilik olduğuna göre, namaz kılmaya devam eden bir mü’minin geçmişte işlemiş olduğu küçük günahlarının affedileceği ayet-i kerimeden anlaşılmaktadır Hz Osman’ın Resul-i Ekrem efendimizden rivayet ettiği bir hadis-i şerif ‘e göre: “Herhangi bir müslüman temizlenir, usulüne göre abdest alarak beş vakit namazını kılarsa, kıldığı bu namazlar, iki namaz arasında işlemiş olduğu küçük günahlarına kefaret olur ”[3] Günde beş defa namaz kılmak, kadın erkek her müslümanın üzerine farzdır İnsan bu ibadeti yerine getirmek suretiyle gönlünü Allah’a bağlar ”Beni anmak için namaz kıl” mealinde olan ayetin işaret ettiği sır ve hikmet budur [4]Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de; Hz Lokman’ın evladına; “Oğulcağızım, namazını dosdoğru kıl”[5] diye öğüt verdiğini bildirmekte; “Hz İsmail’i kavmine namaz kılmayı emrettiği için övmekte ve Hz İsa’ın beşikte iken mucize olarak konuştuğunda yaşadığım müddetçe bana namaz ve zekatı emretti”[6] dediğini haber vermektedir![]() Bu ayetler göstermektedir ki, namaz geçmiş ümmetlere de farz kılınmış bir ibadettir ![]() Dînî bir görev olan namaz, imanın işâreti kalbin ışığı, ruhun kuvveti, bedenin koruyucusu ve sevgili peygamberimizin ifadesiyle “Mü’minin mi’racıdır ”[7]Manevi bir yükselme ve mi’rac sırrına erme vesilesi olan namaz, insanı ruhen ve ahlaken yükselten onu Allah’a yaklaştıran bir ibadettir ![]() Bu amaçla, abdest alıp seccadesinin başına gelen ve Allahü ekber diyerek Allah’ın huzuruna duran kul; önce, “Sübhaneke” yi okur, “Allahım hamd ederek seni tesbih ederim, senin ismin mübarektir Sen yüceler yücesisin sen’den başka ilah yoktur![]() Sonra, “Eûzü billahi mine’ş-şeytanir-racim ” Şeytan’ın şerrinden sana sığınırım![]() Daha sonra da, “Bismillahirrahmânirrâhim” Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla başlarım” der ![]() İşte bütün bunlar Mirac merdiveninin birer basamağıdır Kul artık manevi bir asansöre binmiştir![]() “Sen her şeyden münezzehsin Ya Rabbi! Hamd sana mahsustur İsmin de mübarektir Sen yüceler yücesisin, teksin, eşin ve benzerin yoktur Bütün şerlerden sana sığınırım Her güzel işe senin isminle başlarım yaptığım her işte senin rızanı ararım”, diyerek derece, derece yükselir Böylece mânâ alemine doğru harekete geçmiş olan kul, Fatiha suresini okumaya başlar![]() “Hamd alemlerin Rabbi, rahmet ve merhameti sonsuz ve din gününün sahibi olan Allah’a mahsustur,” mealindeki ayetleri okurken perdeler tamamen açılmış, kul tam bu sırada huzura alınmıştır İşte bu esnada kul, “Allahım ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz ” Diyerek ibadet ve ubudiyetini Rabbine arz eder Muhtaç olduğu yardımı yine Rabbinden isteyerek şöyle der “Ya Rabbi! Yalnız senin huzurunda eğilir, alnımı secdelere korum Senden başkasına asla kul, köle olmam, Ya Rabbi muhtaç olduğum yardımı da yalnız senden isterim Gerçek manada yardım eden sensin, her şey senin iradene bağlıdır, senden medet olmadıkça hiçbir kimse bana yardım edemez Allahım bizi doğru yola, ni’metine erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir ”der[8] Arz-u halinin sonunda bir mühür mesabesinde olan “AMİN” kelimesini söyler![]() Fatihadan sonra bir sûre veya en az üç ayet okumak suretiyle ayakta durmayı tamamlayan kul ruku’a varır Üç defa “Sübhane Rabbiye’l-azîm” Büyük rabbimi tesbih ederim Daha sonra secdeye varıp üç defa “Sübhane rabiye’l Â’lâ “ Yüce Rabbimi tesbih ederim Diyerek Rabbine mülâki olur Nitekim Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde; “Secde et ve Allah’a yaklaş”[9] buyurarak, mânâ âlemine yükselmenin ve Allah’a yaklaşmanın yolunun namazdan, namazın secdesinden geçtiğini bildirmektedir![]() Bu şekilde kılınan namaz, Allah’ın rızasını kazanmaya ve cennet mutluluğuna ulaşmaya vesile olur ![]() Resullah efendimiz veda haccında okuduğu hutbelerinde, ashabına hitaben, “Allah’tan korkunuz, beş vakit namazınızı kılınız , orucunuzu tutunuz, mallarınızın zekatını veriniz Emir sahiplerine itaat ediniz, bunları yaparsanız Rabbinizin cennetine giresiniz ”[10] Buyurmuşlardır![]() Yine sevgili peygamberimiz bir gün etrafındaki ashabına: “Altı konuda bana söz verin, ben de sizin cennete girmenize kefil olayım“ Buyurduklarında; Eshap: “Ey Allah’ın Resulü onlar nelerdir? Dediler ![]() Resulü Ekrem Efendimiz: “Namaz, zekat ve emanete riayet, nefsi zinadan, mideyi haramdan, dili kötü sözlerden korumaktır ” Cevabını verdiler [11]Yüce Allah, namaz kılan kulları için ebedi mutluluk yurdu olan cennetler hazırladığını beyan ederek, şöyle buyurmaktadır: “İnanıp yararlı işler işleyenlerin, namaz kılıp zekat verenlerin Rabb’leri katında ecirleri vardır Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir ” [12]Ne mutlu Allah’ın buyruklarına uyanlara ![]() Ne mutlu cennete girip Rabbi’nin rızasına ulaşanlara
|
| |
| | #2 |
| Üye | ![]() allah razı olsun sizden en zor anımda bu site çıktı karşıma ve namazla ilgili bu yazıyı gördüm tekrar allah sizden razı olsun
|
| |
| | #3 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Aday Moderator ![]() | ![]()
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |
![]() |
| Tags: namazin, onemi |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Namaz'in Sihhatİnİn Şartlari | mumsema | Şafii Mezhebi | 1 | 11-23-2008 02:42 AM |
| Namaz'in RÜkÛnlari | mumsema | Şafii Mezhebi | 1 | 11-23-2008 02:42 AM |
| Namaz'in RÜkÛnlari | mumsema | Şafii Mezhebi | 1 | 11-23-2008 02:40 AM |
| Namaz'in Sihhatİnİn Şartlari | mumsema | Şafii Mezhebi | 1 | 11-23-2008 02:40 AM |