|
| | #1 |
| | ![]() Bismillahirrahmanırrahim NAMAZIN ÖNEMİ Her şeyi yoktan var eden, bizi insan olarak yaratan ve sayısız nimetlerle donatan Allah’a şükranda bulunmak, teşekkür etmek en başta gelen insani görevimizdir Allah’a şükretmek dil, kalp ve bedenle olur Şükrün bütün bu kısımlarını toplayan bir ibadet şekli vardır ki, o da namazdır![]() Namaz, alemlerin Rabbi olan Allah’a ibadet ve kulluğun tayin ve tespit olunmuş en mükemmel şeklidir ![]() Namaz, Allah Teâla’nın gördüğümüz, görmediğimiz, bildiğimiz, bilmediğimiz, bitmez tükenmez nimetler ve ihsanlarına karşı şükranlarımızı sunmaktır ![]() Namaz, işlediğimiz günahlardan arınmak, işleyeceklerimizden de korunmak için kalbimiz, dilimiz ve bütün varlığımızla yaptığımız kulluk görevidir ![]() Namaz insanı günahlardan arındıran, kötülüklerden alıkoyan, ruhu temizleyip kalbi aydınlatan en güzel bir ibadettir Bunun içindir ki, Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de: “Ey Muhammed, kitap’tan sana vahy olunanı oku Namazı dosdoğru kıl, muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar Allah’ı anmak ne büyük şeydir Allah yaptıklarınızı bilir ” [1]Hud Suresinin 114 ayetinde ise mealen şöyle buyrulmaktadır: “Gündüzün iki ucunda (yani sabah, öğle ve ikindi vakitlerinde) ve gecenin gündüze yakın zamanlarında (akşam ve yatsı vakitlerinde) namazı dosdoğru kıl, doğrusu iyilikler kötülükleri giderir Bu iyi düşünenlere bir öğüttür ”[2]Her namaz bir iyilik olduğuna göre, namaz kılmaya devam eden bir mü’minin geçmişte işlemiş olduğu küçük günahlarının affedileceği ayet-i kerimeden anlaşılmaktadır Hz Osman’ın Resul-i Ekrem efendimizden rivayet ettiği bir hadis-i şerif ‘e göre: “Herhangi bir müslüman temizlenir, usulüne göre abdest alarak beş vakit namazını kılarsa, kıldığı bu namazlar, iki namaz arasında işlemiş olduğu küçük günahlarına kefaret olur ”[3] Günde beş defa namaz kılmak, kadın erkek her müslümanın üzerine farzdır İnsan bu ibadeti yerine getirmek suretiyle gönlünü Allah’a bağlar ”Beni anmak için namaz kıl” mealinde olan ayetin işaret ettiği sır ve hikmet budur [4]Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de; Hz Lokman’ın evladına; “Oğulcağızım, namazını dosdoğru kıl”[5] diye öğüt verdiğini bildirmekte; “Hz İsmail’i kavmine namaz kılmayı emrettiği için övmekte ve Hz İsa’ın beşikte iken mucize olarak konuştuğunda yaşadığım müddetçe bana namaz ve zekatı emretti”[6] dediğini haber vermektedir![]() Bu ayetler göstermektedir ki, namaz geçmiş ümmetlere de farz kılınmış bir ibadettir ![]() Dînî bir görev olan namaz, imanın işâreti kalbin ışığı, ruhun kuvveti, bedenin koruyucusu ve sevgili peygamberimizin ifadesiyle “Mü’minin mi’racıdır ”[7]Manevi bir yükselme ve mi’rac sırrına erme vesilesi olan namaz, insanı ruhen ve ahlaken yükselten onu Allah’a yaklaştıran bir ibadettir ![]() Bu amaçla, abdest alıp seccadesinin başına gelen ve Allahü ekber diyerek Allah’ın huzuruna duran kul; önce, “Sübhaneke” yi okur, “Allahım hamd ederek seni tesbih ederim, senin ismin mübarektir Sen yüceler yücesisin sen’den başka ilah yoktur![]() Sonra, “Eûzü billahi mine’ş-şeytanir-racim ” Şeytan’ın şerrinden sana sığınırım![]() Daha sonra da, “Bismillahirrahmânirrâhim” Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla başlarım” der ![]() İşte bütün bunlar Mirac merdiveninin birer basamağıdır Kul artık manevi bir asansöre binmiştir![]() “Sen her şeyden münezzehsin Ya Rabbi! Hamd sana mahsustur İsmin de mübarektir Sen yüceler yücesisin, teksin, eşin ve benzerin yoktur Bütün şerlerden sana sığınırım Her güzel işe senin isminle başlarım yaptığım her işte senin rızanı ararım”, diyerek derece, derece yükselir Böylece mânâ alemine doğru harekete geçmiş olan kul, Fatiha suresini okumaya başlar![]() “Hamd alemlerin Rabbi, rahmet ve merhameti sonsuz ve din gününün sahibi olan Allah’a mahsustur,” mealindeki ayetleri okurken perdeler tamamen açılmış, kul tam bu sırada huzura alınmıştır İşte bu esnada kul, “Allahım ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz ” Diyerek ibadet ve ubudiyetini Rabbine arz eder Muhtaç olduğu yardımı yine Rabbinden isteyerek şöyle der “Ya Rabbi! Yalnız senin huzurunda eğilir, alnımı secdelere korum Senden başkasına asla kul, köle olmam, Ya Rabbi muhtaç olduğum yardımı da yalnız senden isterim Gerçek manada yardım eden sensin, her şey senin iradene bağlıdır, senden medet olmadıkça hiçbir kimse bana yardım edemez Allahım bizi doğru yola, ni’metine erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir ”der[8] Arz-u halinin sonunda bir mühür mesabesinde olan “AMİN” kelimesini söyler![]() Fatihadan sonra bir sûre veya en az üç ayet okumak suretiyle ayakta durmayı tamamlayan kul ruku’a varır Üç defa “Sübhane Rabbiye’l-azîm” Büyük rabbimi tesbih ederim Daha sonra secdeye varıp üç defa “Sübhane rabiye’l Â’lâ “ Yüce Rabbimi tesbih ederim Diyerek Rabbine mülâki olur Nitekim Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde; “Secde et ve Allah’a yaklaş”[9] buyurarak, mânâ âlemine yükselmenin ve Allah’a yaklaşmanın yolunun namazdan, namazın secdesinden geçtiğini bildirmektedir![]() Bu şekilde kılınan namaz, Allah’ın rızasını kazanmaya ve cennet mutluluğuna ulaşmaya vesile olur ![]() Resullah efendimiz veda haccında okuduğu hutbelerinde, ashabına hitaben, “Allah’tan korkunuz, beş vakit namazınızı kılınız , orucunuzu tutunuz, mallarınızın zekatını veriniz Emir sahiplerine itaat ediniz, bunları yaparsanız Rabbinizin cennetine giresiniz ”[10] Buyurmuşlardır![]() Yine sevgili peygamberimiz bir gün etrafındaki ashabına: “Altı konuda bana söz verin, ben de sizin cennete girmenize kefil olayım“ Buyurduklarında; Eshap: “Ey Allah’ın Resulü onlar nelerdir? Dediler ![]() Resulü Ekrem Efendimiz: “Namaz, zekat ve emanete riayet, nefsi zinadan, mideyi haramdan, dili kötü sözlerden korumaktır ” Cevabını verdiler [11]Yüce Allah, namaz kılan kulları için ebedi mutluluk yurdu olan cennetler hazırladığını beyan ederek, şöyle buyurmaktadır: “İnanıp yararlı işler işleyenlerin, namaz kılıp zekat verenlerin Rabb’leri katında ecirleri vardır Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir ” [12]Ne mutlu Allah’ın buyruklarına uyanlara ![]() Ne mutlu cennete girip Rabbi’nin rızasına ulaşanlara Mehmet Emin BAYAR Din Hizmetleri Müşaviri [1] Ankebut Suresi Ayet no :29/45[2] Hud Suresi Ayet: 11/114 [3] Et-tergib ve’t-terhib C: 1 Sayfa: 238 Hadis no: 16 [4] Taha, 20/14 [5] Lokman,31/17 [6] Meryem, 19/31 [7] Radyoda Dini Konuşmalar, M A KÖKSAL, S 228[8] Fatiha, 1/1-7 [9] Alak,96/19 [10] Mesabih [11] Feyz’ül Kadir C: 2 Sayfa: 95 (Et-tergib ve’t terhib C:1, sayfa: 246) [12] Bakara Suresi Ayet no: 2/277 ne yaparsan ALLAH için yap her işe başlarken Bismillahirrahmanırrahim de ![]()
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() saol emeğin için güzel ve önemli bir paylaşım,,, "EY KALPLERİ İSTEDİĞİ TARAFA ÇEVİREN ALLAH'IM KALBİMİ DİNİN ÜZERİNDE SABİT TUT" ![]() ![]() amin![]() ![]() ![]()
|
| |
| | #3 |
| Üye | ![]() bu güzel paylasim icin Allah c c senden razi olsun kardesim
|
| |
| | #4 |
| Moderatör ![]() | ![]() çok güzel paylaşım Allah cc razı olsun kardeşim ![]()
|
| |
| | #5 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Namazın Önemi Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; أن خير أعمالكم الصلاة "Sizin ibadetlerinizin en hayırlısı namazdır." [1] Bazı alimler bu hadisi açıklarken diyorlar ki; Yani namaz ecri ve sevabı en ziyade olan amelinizdir. Çünkü namaz ibadetlerin tüm çeşitlerini kapsar; kıraat, tesbih, tekbir, tehlil, beşeri kelamdan ve ibadeti bozucu davranışlardan kaçınma, kıyam, rüku, secde… Bu kapsayıcılık sebebiyle ki mü’minin miracı ve Allah’a yakınlaşma vesilesi olmuş ve diğer amellere üstünlük sağlamıştır. Nitekim hadisi şeriflerde buyrulur ki; Sevban r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Çok secde etmeye bak. Her secdeden dolayı Allah bir dereceni yükseltir, bir hatanı da affeder.”[2] Bu hadis nafile namazların Hakk’a yakınlık vesilesi olması açısından gerçekten büyük bir müjdedir. Ancak hiçbir nafile ibadet Hakka yakın olma bakımından farzın yerini tutamadığı gibi, farz eda edilmeden nafile ibadetin de bir faydası yoktur. Mesela; beş vakitte farz kılınan namazı eda etmeyenlerin ne diğer amelleri, ne de nafilelerine itibar edilmez. Şu iki hadis bu hususları anlamamıza yeter; Kudsi hadis; "Kim Benim veli kuluma düşmanlık ederse Ben ona savaş açarım. Kulum Bana kendisine farz kıldığım amellerden daha sevimli bir amelle yaklaşamaz. Kulum nafile amellerle de yaklaşmaya devam ederse Ben onu severim. Onu sevdiğim zaman da onun duyan kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Ben’den bir şey istediğinde verir, Bana sığındığında korurum…"[3] "Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazdır. Kimin namazı düzgün çıkarsa o kurtulmuş, kiminde namazı bozuk çıkarsa o hüsrana uğramıştır. Kişinin farz namazlardan bir şey eksik çıkarsa Allah Teala; "Bakın kulumun nafile ibadeti var mı? " diye buyurur. Farzından eksik kalanlar böylece tamamlanır…"[4] "Hep Allah'a dönüp itaat edin, O'ndan korkun ve namaz'ı kılın da müşriklerden olmayın." Rum Sûresi: 31 "Beş vakit namaz birinizin kapısının önünden akan nehir gibidir. Her gün beş kere yıkanılır da geriye bir eser kalır mı?"[5] Allah Azze ve Celle kullarına beş vakit namazı farz kılmıştır.[6] yatsı namazını geç vakte erteleyerek kılmak faziletli ise de diğer namazları özellikle akşam namazını ilk vaktinde kılmalıdır. NAMAZIN TERKİ İbni Mes'ud radıyallahu anh; "Ama onların ardından namazı zayi eden, şehvetlerine uyan bir nesil geldi…"(Meryem 59.) ayetini tefsirinde; "Namazın zayi edilmesi geciktirilmesidir. Namazı büsbütün terk eden kafir olur" buyurmuştur."[7] İmam Nevevi der ki; "Rasulullah aleyhis salatu ves selamın getirdiği her şeye inanmak gerekir. Nitekim Ebu Hüreyre Radıyallahu anh’ın rivayetinde; "Vallahi namaz hakkında itaat edip, zekatı inkar etmek veya vermemekle bu iki ibadeti birbirinden ayıranlarla mutlaka harp edeceğim."[8] Mealindeki cümle bu manayı icab ettirir. Namazın farz olduğuna itikad ettiği halde onu terk eden kimsenin öldürüleceğine bu hadis delildir. Cumhurun kavli budur." Fakat Buhari şarihi İmam Ayni, İmam Nevevi'ye itiraz ederek der ki; "Bu istidlal sahih değildir, çünkü emrolunan şey kıtal (yani muharebe)dir. Kıtalin mübah olması katlin (öldürmenin) mübah olmasını gerektirmez."[9] Buhari şarihi Kirmani'ye kasten zekatı terk edenin hükmü sorulduğunda; "Namazla ikisinin hükmü birdir." Cevabını vermiş ve demiştir ki; "Ebu Bekir Radıyallahu anh zekat vermeyen kavimle harp etmiştir."[10] İmam Şa'rani der ki; “İlim ehli mazeretsiz namazı terk edenin küfrüne hükmettiler."[11] Muasır müfessir Elmalılı Hamdi Yazır der ki; "Namazı, imanı olan, onu vazife bilen kimsenin ara sıra üşengeçlik yapması yani cüz'i terk küfür olmayabilir. Ancak amelleri terk etmeyi alışkanlık edinen, namaz kılmayı hatırına getirmeyen, ömründe hiç kılmayan ve hatta kılmamaya azmetmiş kimselerin kıble ehli (Müslüman) olduklarına, Allah'a, Peygamberlere, Kur'ana ve Ahirete, farz olan vazifelere imanı bulunduğuna nasıl hükmedilebilir?"[12] Salihlerden birisi; "Namaz vakti gelip de kılmak istemeyen son nefeste imanlı gitmez" demiştir. Bundan Allah'a sığınırız. Mazeret sebebiyle vaktinde eda edilememiş namazları ise kaza etmelidir. Hadiste buyrulur; "Kaçırdığınız ibadetleri tamamlayıp ikmal ediniz"[13] ÇÜRÜK BİR İDDİA Çoğumuz şu iddia ile karşılaşmışızdır; "Namaz kılmadığıma bakma kalbim temizdir" Bunun değişik bir versiyonu bazı ilahiyatçılar tarafından şöyle dile geliyor; "Namaz Kur'anın sadece 83 yerinde geçiyor, iyilik,barış, güzel ahlak ile ilgili ayetler daha fazladır. Dolayısı ile güzel ahlak sahibinin namaz kılmaması önemli değildir(!)" Cevaben deriz ki; her şeyden önce; bütün mü'minlerin bildiği üzere; namaz şayet bir ayetle emredilmiş olsa dahi bunun farz olmasına yeter. Diğer taraftan tüm insanların her bakımdan en üstünü, kalbi en temiz olanı, ahlakı en güzel olanı Efendimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem farz namazları asla terk etmediği gibi, şükreden bir kul olmak için ayakları şişene kadar da nafile namaz kılardı. Aynı şeyi Ashabı Kiram, Tabiin ve Salih insanlar devam ettirmiş, kalpleri en temiz olan onlar hiçbir zaman kalbim temiz diye namazı terk etmemiştir. Bilakis namazın terk edilmesi kalp kirliliği olmaya yeter. Ahmed Yesevi; "Bir vakit namazı terk edenin domuzdan farkı yoktur" der.[14] Namazı ve İslam’ın diğer şartlarını bir evin duvarlarına benzetecek olursak, güzel ahlak ta o evin eşyaları mesabesindedir. Şu halde İslamın şartları olan farzları terk eden kişi ahlaki hasletlerle kendini süslese boş bir araziye eşyaları dizmiş olur. Dolayısıyla ne soğuktan, kardan, yağmurdan, doludan koruyabilir eşyalarını, ne de hırsızdan… "Benim eve ihtiyacım yok, eşyalarımın güzelliği bana yetiyor " dese, bu söze ne kadar hak verilebilir? NAMAZIN EHEMMİYETİ HAKKINDA HADİSİ ŞERİFLER Cabir (R.A.)'dan; "Kişi ile şirk arasında namazın terki vardır." Diğer rivayetlerde; "Küfür ile iman arasında" ve "Kul ile küfür arasında" lafızlarıyla da gelmiştir.[15] Enes (R.A.)'dan; "Kişi ile şirk arasında namazı terk etmekten başka bir şey yoktur. Onu terk ettiği zaman şirk koşmuştur."[16] Sevban (R.A.)'dan "Bizimle kafirler arasındaki fark namazdır. Kim namazı terk ederse kafir olur."[17] "Abdurrahman Bin Şakik, Ebu Hüreyre radıyallahu anh'ten; "Biz namazdan başka amellerden herhangi bir şeyin terkini küfür saymazdık."[18] "Kim namaza devam ederse onun için kıyamette bir nur, burhan ve kurtuluş vesilesi olur. Kim de devam etmezse onun için nur, burhan ve kurtuluş olmaz ve o kıyamet gününde Karun, Fir'avn, Haman ve Ubey Bin Halef’le beraber olur."[19] Bu hadisin şerhinde İbni Kayyım şöyle der; “Namazı terk edeni, ya malı, ya reisliği, ya memuriyeti, yada ticareti engeller. Namaz kılmaktan malı engelleyenler Karun’la beraber, saltanatı engelleyenler Firavunla beraber, memuriyet ve vezirliği engelleyenler, Haman ve Ubey Bin Halef ile beraber haşrolurlar.”[20] Enes (r.a.)'dan; "Kul ile iman ve küfür arasında ölçü olarak namaz vardır. Namazı terk ettiğinde şirke girmiş olur."[21] Enes İbnu Malik (r.a.)'dan; "Namazın terki şirktir."[22] İbnu Ömer (r.a.)'dan, şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi "Kim namaz kılmazsa onun dini yoktur."[23] İbnu Mes'ud (r.a.)'dan, şöyle dedi: "Her kim ki, namazı terk ederse onun dini yoktur."[24] Ebu Zerr radıyallahu anh’den; "Kim namazı terk ederse Allahın zimmetinden çıkar, küfre düşer."[25] Ubeydu'l-Kelâi'den, şöyle dedi: “Mekhul (r.h.) elimden tutarak "Yâ Ebâ Vehb! Farz bir namazı kasten terk eden birisi için ne diyorsun?" dedi. Ben de "Âsi bir mü'mindir" dedim. Elimi daha fazla sıktı ve sonra şöyle dedi: "Yâ Ebâ Vehb! İman'ın şa'nı nefsinde daha azim olsun. Kim ki bir farz namaz'ını kasten terk ederse Allah'ın zimmet'i ondan beri olmuştur. Kimden de Allah'ın zimmeti beri' olduysa o kâfir olur."[26] Ömer Radıyallahu anh’den; "Namazı terk edenin İslam’dan nasibi yoktur."[27] Ali radıyallahu anh’den; "Namaz dinin direğidir. Her kim ki namaz'ı kılmazsa o kâfirdir "[28] Abdullah İbnu Amr (r.a.)'dan, dedi ki: "Namaz'ı terk edenin din'i yoktur."[29] Ebû'd-Derda (r.a.)'dan, şöyle dedi:"Namazı olmayanın iman'ı da yoktur."[30] Ebû'd-Derda (r.a.)'den şöyle dedi: Allah Resulü (S.A.V.) buyurdu ki: "Her kim ki bilerek namazı terk ederse bütün amellerini iptal etmiştir."[31] "İman, namaz demektir. Kim ki namaz için kalbini boşaltır ve o namazı itina ile vakti ve sünnetine dikkat ederek muhafaza ederse mümindir."[32] Ubade't-İbnu' es-Samit (r.a.)'dan, şöyle dedi: Resûlullah (S.A.V.) bize şöyle tavsiyede bulundu. Allah'a hiç bir şeyi ortak koşmayın. Namazı da bilerek terk etmeyin. Her kim ki, bilerek kasten "namaz'ı terk ederse İslâm millet'inden çıkmıştır"[33] "Dikkat edin! Allah'ın dostları namaz kılanlardır."[34] “Bizim Ayet'lerimize öyle kimseler iman ederler ki, Âyetlerimizle kendilerine öğüt verildiği zaman, "secdeye kapanırlar ve Rab'lerine hamd ile tesbih ederler de kibirlenmezler." Secde Sûresi: 15 “Bana ibadet etmekten büyüklenib yüz çevirenler, muhakkak ki küçülmüş kimseler olarak Cehennem'e gireceklerdir.”Mu'min Sûresi: 60 Abdullah İbnu Mes'ûd (r.a.)'dan, şöyle dedi: Resûlullah (S.A.V.) "Kalbinde hardal dânesi kadar imanı bulunan kimse Cehenneme girmez, "kalbinde hardal dânesi kadar kibir bulunan kimse de cennet'e girmez" buyurdu[35] "Kim alnını Allah için yere koyarsa kibirden arınır."[36] Hülasa; Allah Azze ve Celle; "Sabır ve namazla yardım isteyin: Huşu edenlere hariç, o pek büyüktür." (Bakara;45) ve "Ailene namazı emret ve onda devamlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Güzel sonuç takvaya bağlıdır."(Taha 132) buyurarak ve daha birçok ayette namazın ehemmiyetini bildirmiştir. Hadislerin bir kısmını da nakletmiş bulunuyoruz. Bu bölümü İbni Kayyım El Cevziyye hazretlerinin şu izahları ile bitirelim; "Namazın vücut ve kalp sağlığını koruyup onları güçlendirmesi ve kötü maddeleri def etmesi hususunda acayib bir tesiri vardır. Bir dert, bir bela, bir sıkıntıyla karşılaşan iki kişiden; namaz kılanın çektiği, daha az ve akibeti emin olur. Namaz, rızkı çeker, sağlığı korur, ezaları defeder, dertleri uzaklaştırır, kalbi güçlendirir, göğsü genişletir, ruha gıda verir, kalbi nurlandırır, nimeti korur, belayı def eder, bereket getirir, Şeytanı uzaklaştırır, Rahman'a yaklaştırır. Dünya şerlerini def etmede bilhassa zahiren ve batınen tekmil edilerek hakkı verilince, namazın acayib bir tesiri vardır. Namaz gibi hiçbir şeyle dünya ve ahiret şerleri def edilmemiş, onların menfaatleri de namaz gibisiyle elde edilmemiştir. Bunun sırrı şudur; Namaz Allah ile kul arasında bir bağdır. Namaz kulun Rabbine bağlılığı derecesinde ona hayır kapılarını açar, ona gelecek şerlerin sebeplerini keser, kula Rabbinden muvaffakiyeti, afiyeti ve sağlığı, ganimet ve zenginliği,rahatı ve nimeti, sevinç ve süruru ulaştırır. Bunların hepsi O'nun katında hazırlanmış, ona doğru gelmektedir."[37] [1]Malik(2/36) Buhari(1/134) Müslim(1/90) Darimi(660-61) Ahmed(5/277,280) Taberani Kebir(1444,6270) Evsat (7015) Sagir(1/11,2/88) İbni Mace (279) Beyhaki(457) Deylemi(275) Münziri Tergib(1/162) İbni Hibban(1037) Hakim(1/130) Zehebi Telhis(449) Begavi Şerhus Sünne(155) Mişkat(292) Cem'ül Fevaid(923) Mecmauz Zevaid(2/257) Camius Sagir(994) İbni Mübarek Zühd(367) Ahmed Zühd(1193) Cem'ül Cevami(3110-14) Tayalisi(46) İbniKesir (5/458) Dürrü Mensur(1/296) Kenzul Ummal(5474) Busiri İthaf(842) Ebu Hanife Müsned(84) Keşful Hafa(1614) Beyhaki Şuab(2713-15) Elbani Sahiha(115) İrvaul Galil(405) Abdurrezzak(11/190) [2] Müslim(salat,225) Nesai(tatbik,81) Tirmizi(388) İbni Mace(1423) Abdurrezzak(5917) Ahmed(5/276) İbni Huzeyme(316) İbni Hibban(1732) Beyhaki(2/485) Zadül Mead(1/219) Fethul Kebir(10918) Hilye(5/130) [3] Buhari(rikak,38,11/292) Taberani(8/264) Münavi İthafatus Seniyye(61) Riyazus Salihin(387) İbni Mace (fiten,16) Nüzhetül Muttakin(1/298) Ahmed(5/268) Şevkani Velayetullah(s.9) Suyuti ElHavi(1/433) Beyhaki Şuabul İman(6812) Ebu Nuaym Hilye(8/319) Tirmizi(sevabulKur'an,17) Ebu Ya'la(12/7087) Heysemi Maksadu Ali(2022) Mecmauz Zevaid(10/269) İbni Hacer Metalibu Aliye(505) Zübeydi İthaf(8/102) Kenz(1157) Hakiym Tirmizi Nevadir(1/430) İbni Teymiye; "Evliyalar hakkında en sahih rivayet budur" der. ElFurkan(s.16) Mecmuul Fetava(3/355) [4] Buhari(rikak 48/1) Müslim(kasame 28) Nesai(1/232) İbni Mace(ikame2,3,salat,145) Tirmizi (salat,413,1396) Riyazus Salihin(1081) Cem'ül Fevaid(9998) Ramuzül Ehadis(159/7) Maksadu Ali(181) Ebu Ya'la(4124) Mecmauz Zevaid(1/288) Dürrül Mensur(1/295) Tergib(1/359) Deylemi(9) Ebu Davud(Avnul Ma'bud 3/118) Darimi(1/254) İbni Ebi Şeybe İman(s.41) Hakim ve Zehebi(1/262) Tayalisi(264) Iraki El Muğni(375) [5] Buhari(2/11) Buhari Halku Ef'alil İbad(580) Müslim(1/463) İbni Ebi Şeybe(2/389) Ahmed(2/246) Darimi(2/267) Ebu Avane(2/23) Ramehürmüzi Emsal(s.90) Begavi Şerhus Sünne(2/175) Nesai(1/231) Tirmizi(2868) Ebuş Şeyh Emsal(316) Beyhaki(1/360) Şuabul İman(2812) İbnu Hüzeyme(310) Hakim(1/200) Mecmauz Zevaid(1/297) İbni Mace(1397) Fesevi Ma'rife(1/419) Hilye(2/344) Bezzar (Keşful Estar-347) Ebu Davud(4988) Taberani Kebir(8/192) [6] Bkz.:İsra suresi, 78-79., Hud suresi,14., Taha suresi,136., Rum suresi, 17-18. ayetleri, ayrıca; Buhari(İlm,6) Müslim(İman,10) Tirmizi(Zekat,2) Nesai(Salat,4) uzun bir hadiste geçer. [7] İbni Teymiye Mecmuul Fetava(7/478) bkz:İbni Kesir Tefsiri Muhtasarı(3/1404) [8] Buhari(itisam,2) Müslim(iman 32) Ebu Davud(zekat,1) Tirmizi(iman,1) Nesai(zekat,3) Taberi(1/413) Beyhaki(8/176) Ahmed(1/19) Begavi(5/488) Nisaburi Elİkna(2/670) [9] Ayni Umdetül Kari(24/81) Dört mezhebin hükmü için bkz.: Şerhus Sünne(2/179) Temhid(4/225) İbnül Kayyım Salat(s.51) Nisaburi el İkna(2/690) İbni Kudame Muğni(2/444) Iraki Tarhut Tesrib(2/146) İbni Rüşd Bidaye(1/90) Neylül Evtar(1/369) Hallal Cami(s.350) El Füru(1/94) Merdavi El İnsaf(10/327) İşraf(2/413) Şafii El Ümm(1/255) Tahavi Müşkil(4/228) [10] Taberi Tefsiri(1/307) Mealimüs Sünen(5/58) Ahmed Davudoğlu Müslim Şerhi(1/189) İbni Abidin(1/62) İbni Kudame Muğni(8/457) Elİnsaf(10/327) Makdisi İkna(1/71) Acuri Şerhu Erbain(madde:18) İsmail Çetin Tek Çare(s.146) [11] Şa'rani ElUhudül Kübra(s.751) bkz.:Nisaburi Elİkna(2/691) [12] Hak Dini Kur'an Dili(1/192) [13]Buhari(Mevakıt, 37) Müslim(mesacid, 309) İbni Mace(mesacid, 14) Ahmed(3/343) Ebu Davud(salat,11) Darimi(salat,26) Şafii Er Risale(886) Tirmizi(salat,16) Nesai(muvalat 52) Beyhaki(2/456) Beyhaki Ma'rife(2/85) Ebu Avane(1/385) İbni Huzeyme(993) Begavi(2/241) Fethul Bari(2/70) Tahavi Müşkilül Asar(1/187) Meanil Asar(1/465) [14] Yaşar Nuri Öztürk Büyük Tarikatlar(s.27) M. Fuat Köprülü İlk Mutasavvıflar(s.62) [15] Ahmed(3/370) Müslim(iman 134) Tirmizi(2618-19) Ebu Ya'la(1953,2102) Ebu Avane(1/20) Acuri Şeriat(247-250) İbni Ebi Şeybe(11/33) Şerhus Sünne(2/179) Ebu Nuaym Hilye(8/256) Taberi(1/307) Hatib Tarih(10/180) Taberani Sagir(258) İbni Hibban(1451) Mişkat(569) Abdurrezzak(5009) Ebu Davud(4678) İbniMace(1078) Darekutni(2/53) Darimi(1236) Beyhaki(3/366) Beyhaki Süneni Sagir(600) Tergib(1/520) Cem'ül Fevaid(983-85) Tahavi Müşkil(3175) İbni Kesir(1/495) İbni Abdilberr Temhid(4/299) Nisaburi İkna(235) [16] İbnu Mâce (1080) Muhammed İbnu Nasr Kitabu's-Salat(897) Elbâni îbnu Mâce'nin sahihinde (880) tahric etmiştir [17] Tirmizi(2621) Nesai(1/231) İbni Mace(1079) Hibetullah'it-Taberi Usulu's-Sünne(1521) Ahmed(5/346) Hakim(1/7) Beyhaki(3/366) İbni Ebi Şeybe İman(46) Kenz(7/325) Cem'ül Fevaid(986) Darekutni(2/52) İbni Hibban(3/10) Hallal(302) Temhid(4/339) Nisaburi Elİkna(2/689) İbni Teymiye Mecmuul Fetava(7/477) [18] Tirmizi(2622) Hakim(1/7) Riyazus Salihin(1080) Cemül Fevaid(987) Tergib(1/522) İbni Kesir(3/4) İbnu Ebi Şeybe Musannaf(10495) ve İman(137) Muhammed İbnu Nasr Kitab'us-Salat(948) Elbani Terğib'in sahih'inde(564) tahric etmiştir. [19] Ahmed(2/169) Tergib(1/531) Cemül Fevaid(992) Mecmauz Zevaid(1/292) Kenz(7/299) Nebhani ErRahme(s.56) İbni Kesir Bidaye(1/475) Iraki Muğni(370) İhya(1/146) Mekki Kutul Kulub(3/329) Hasendir. [20] Abdulmennan Joulha Namaz(s.10) [21] Muhammed İbnu Nasr Kitabus-Salat'ta (899) Hibetullah'it-Taberi Usulu's-Sünne(1521) Münziri, sahih kaydıyla; Tergib(1/522) [22] Deylemi(2392) Abdurrezzak(5009) Kunuzul Hakaik(2898) Temhid(4/225) Elİkna(2/690) Heysemi Mecmau-Zevaid'de (1/295) [23] Mervezi İman(47) Beyhaki Şuab(43) İbni Ebi Şeybe İman(47) Ahmed(134) Kunuzul Hakayık(7835) Taberani Mu'cemus'Sağir’de(60) hasen bir senedle rivayet etmiştir [24] İbnu Ebi Şeybe Musannaf(10446) ve İman(47) Taberâni Mu'cemu'l-Kebir(8942) Muhammed İbnu Nasr Kitabu's-Salat(935) Beyhaki Şuabu'l-İman(42) rivayet etmişlerdir. Elbâni Terğib'in sahih'inde tahric etmiştir [25] Ahmed(5/238) Busiri İthaf(2096) Hakiym Tirmizi Nevadir(2/152) Camius Sagir(1585) Kunuz(4423) Mekasıdu Hasene(632) Dürrü Mensur(104) ElKaşif(4) Kenz(18889) İbni Teymiye Mecmu(7/477) İbnu Mace(4034) Taberâni Mu'cemu'l-Kebir(20/233) Hibetullahi't-Taberi Usulu's-Sünne(1524) ve Muhammed İbnu Nasr Kitabu's-Salat(911) hasen bir senedle rivayet etmişlerdir. Elbani İbnu Mâce'nin sahihinde(3259) tahric etmiştir. [26] İbnu Ebi Şeybe İman(129) ve Abdurrezzak Musannaf(5008) sahih bir senedle rivayet etmişlerdir [27] Malik(1/39) İbni Ebi Şeybe(11/25) Busiri İthaf(2099) Beyhaki(1/367) Darekutni(2/52) Abdurrezzak(5010) Nisaburi Elİkna(2/690) [28] Deylemi(3795) İbni Hacer Telhisul Habir(1/173) Cem'ül Cevami(11116) Camius Sagir(5186) Kenz(1779) Zübeydi İthaf(8/393) Ramuzül Ehadis(218/11) Iraki Muğni(368) Kut-ul Kulub(3/329) Muhammed İbnu Nasr Kitabus-Salat(933) Acurri Şeria(135) İbnu Ebi Şeybe Musannaf(10485) ve İman(126) Beyhaki Şuabul' İman(41) ve Buhâri Tarihul' Kebir'de sahih olarak rivayet etmişlerdir. [29] Buhâri Tarihu'l-Kebir(7/95) [30] Hibetu'llahi't-Taberi Usulu's-Sünne(1536) Muhammed İbnu Nasr el-Mervezi Kadru's-Salah(945) İbnu Abdil-Ber Temhid(4/225) hasen bir senedle rivayet etmişlerdir. Ve Şeyh Elbâni de Terğib'in sahihin'de(574) tahric etmiştir. [31] İbni Ebi Şeybe(1/377) Bu Hadis'i Ahmed Müsned'in de rivayet etmiştir. Heysemi. Mecmua'z-Zevaid de bu rivayetin Ravileri Sahih'in ravileridir demiştir. [32] Ramuzül Ehadis(193/10) Kenz(423) Nebhani ErRahme(s.67) İbni Kesir Bidaye(2/544) [33] Muhammed Ibnu Nasr Kitabu's-Salat(920) Hibetullah'i-Taberi Usulu's-Sünne(1523) Abdurrahman İbnu Ebi Hatim Sünen'in de ve Taberâni Mu'cem'in de rivayet etmişlerdir. [34] Deylemi(486) Hakim(1/59) Beyhaki(3/408) İbni Kesir(2/237) İbni Nehhas Meşari(969) İrva(3/155) Ebu Davud(3/295) Nesai(7/80) Taberani(17/47) Mecmauz Zevaid(1/48) [35] Müslim (91) [36] Tirmizi(siyer 21) Ebu Nuaym Hilye(10/109) Haris-i Muhasibi Er Riaye(s468). [37] İbni Kayyım Zadül Mead(5/56)
|
| |
| | #6 |
| Aday Moderator ![]() | ![]() Allah(cc) razı olsun ahfa ve LeoparGS
|
| |
![]() |
| Tags: namazin, onemi |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Namazın Sonunda Dua | rana | Hadislerde Dua | 7 | 3 Hafta önce 02:40 AM |
| Namazın Önemi ve Fazileti | mum | Namazın sevabı | 2 | 3 Hafta önce 02:36 AM |
| nafile namazın önemi | yaren | Nafile namazlar | 2 | 11-22-2008 01:09 AM |
| Namazın Önemi | SABRİ KONTEK | Dini Programlar | 0 | 03-09-2008 18:12 PM |
| Namazın önemi | ahfa | Namazla ilgili yazılar | 0 | 09-11-2007 23:16 PM |