|
| | #1 |
| | ![]() TÜRKCE KASİDE-İ BÜRDE (Sezai Karakoç) Selem ağaçlarını mı, ordaki dostları mı andın ki birden Gözbebeğin kanlandı, gözyaşın aktı kırmızı kırmızı ![]() ![]() Yoksa bir yel mi esti Kâzime yönünden; Yoksa Eden Dağı’nın üstünde, kapkaranlık gecede Şimşek mi çaktı? ![]() ![]() Gözlerine ne oldu ki, “dur ağlama” desen çoşar ırmak olur; Ya kalbine ne dersin, “yetiş huzur” dedikçe artar acısı gamı ![]() ![]() Aşk gizli kalır mı kimseden, niçin aldatır kendini insan? Gönül yanıp dururken, gözden akarken çeşme gibi gözyaşı ![]() ![]() Aşk olmasaydı döker miydin gözyaşını böyle taze toprağa? ![]() ![]() Gözün uykudan kaçar mıydı, andığında Ban Ağacını, Alem Dağını ![]() ![]() Âşık inkar etse ne çıkar, gerçek şahitler var: Yaşa batık gözler, sararmış yüz, zayıf ten ve göz çukurları ![]() ![]() ![]() Aşktan değil de neden bu peki, bir yanağında kırmızı gül; Bir yanağında sarı gül döküntüsü, izi; Kızılırmak, Yeşilırmak yatağı ![]() ![]() Evet, yârin hayali gelip beni birden uyandırdı; Sevgi, zaten gelir gamlarla, mahveder vücut hazlarını ![]() ![]() Aşkım sebebiyle bana dil uzatan, utanır mıydın ki bilseydin, Yanık aşklarıyla meşhur Özr oymağı gençlerinden daha mazurum, beterim hakçası ![]() ![]() ![]() Gizlenir gibi değil ki bu sır, işte sen de öğrendin; Şimdi, de diyeceğini, kat by derde bir dert de sen ![]() ![]() Zaten yok sonu yok başı ![]() ![]() Öğüdünü esirgemedin sağol benden ama; Tutamadım onları, çünkü tutuktur zaten sevenin kulakları ![]() ![]() Yaşlı adama, ağarmış saça, utanmadan; “yalan söylüyorsun” dedim ![]() ![]() Nasıl inkâr, itham edilebilir oysa, ağaran saçın beyazlığı? ![]() ![]() Günaha batık nefs, öğüt mü dinler! Kendi karanlığına gömülmüş ak saç, nasıl ışıtsın bu karanlığı? ![]() ![]() Güzel fiillerle bir şölen hazırlayamadı nefsim; Misafirse sessiz, ihtişamsız apak çıkageldi, karşılayan bile olmadı ![]() ![]() Bilseydim ki, yok bende bir karşılama gücü bile, Siyaha boyadığım bir panonun ardına saklardım kendimi ve bu sırrı ![]() ![]() Kim çeker benim nefsimi bu hoyratlık alanından? ![]() ![]() Çılgın atları zaptedip dört döndüren süvariler gibi tıpkı ![]() ![]() Günah işleye işleye günahı bitireyim dersin belki içinden ![]() ![]() Boş hayal! Yemek vücudu arttırır, günah da günahı ![]() ![]() ![]() Nefs memedeki çocuktur, vaktinde kesmezsen sütten, Koca adam olur da, hâlâ emzik ister, arar sütü mamayı ![]() ![]() Nefsine sen hâkim ol! O olmasın sana hâkim; Çünkü nefs neye hâkim olursa, onu ya öldürür, ya soldurur hâsılı ![]() ![]() Nefs sürüsü bırakırsan yayılır her yöne; görmeli gözetmeli; Otu çok tatlı gelen yaylalara yaymazlar koyunları ![]() ![]() Nefsin tattırdığı hazzın çoğu semm-i katildir; Ağuyu altun tasta bal içre sunarlar, bunlar onun suç ortağı ![]() ![]() Açlığın ve tokluğun hilelerinden koru kendini,, Evet açlığın da ![]() Çok açlık, tokluktan da zararlı![]() ![]() Gözünden yaşlar boşalt ki, ne haramlar doldurmuştun vaktiyle ![]() ![]() Ve sığın tövbe gölgelerine, odur en serin hurma altı ![]() ![]() Şeytana ve nefsine uyma! Baş kaldır, isyan et! ![]() ![]() En akla yakınmış gibi gelen sözlerini bile dinleme, deş ve bul püf noktalarını ![]() ![]() Bazan hasım kılığındadır, bazan hısım, bazan hakem, Düpedüz hilekârdırlar, ne hakemi, ne hasımı, ne hısımı! Allah’ım sen affet bizi! ![]() Bizzat söyleyip te tutamadığımız sözlerden![]() ![]() Ki andırır kısırların nesliyle öğünmesini tıpkı ![]() ![]() ![]() Sana “yap!” dedim ama ben yapmadım onu; Sana “yol işte bu yoldur” dedim ama nefs, beni o yola bırakmadı ![]() ![]() Üstüme borç olan namazı kıldım, orucu tuttum; ama o kadar ![]() ![]() Ölüm, evet ölüm göz önündeyken bir parçacık arttırmadım onları ![]() ![]() Kendime zulmettim, ihmal ettim geceleri ihya sünnetini ![]() ![]() Can verdi gecelere namazla O, öyle ki, şişerdi ayakları ![]() ![]() Boş midesinin üstüne taş kor, derisini büzüp düğümler, Çekilen karnına kuşak bağlardı; yine azalmazdı açlığa sabrı ![]() ![]() ![]() Altundan ulu dağlar nefsine sundular da kendilerini, Reddetti O, gösterdi onlara gerçek ululuğu ve gerçek altını ![]() ![]() ![]() Zühd ve takvasını arttırdı, eksiltmedi o dağlarca zarûret ![]() ![]() Ne denli olsa da yok edemez ihtiyaç, insandaki temizliği, pırıltıyı ![]() ![]() ![]() Dünya ne oluyor ki, O ona muhtaç olsun ![]() ![]() Dünya O’na muhtaç ki, onun için değil midir varoluşu, yokluktan çıkışı? ![]() ![]() Bu dünyanın ve öte dünyanın, göze görünür- görünmez yaratıkların, Acemin, Arabın, bölük bölük bütün insanlığın Hz Muhammed’dir başı![]() ![]() Bir eşi yoktur O’nun emir ve nehiy peygamberliğinde; “Evet” i tam evetti, “hayır” ı tam hayırdı ![]() ![]() ![]() Her yönden hücum eden korkunun türlüsünden Ancak O Sevgili kurtarabilir bizi, O’nun merhameti, O’nun şefaati ![]() ![]() ![]() Kim döndüyse sesine, koşup yapıştıysa O’nun eteğine, Yapışmış oldu kopmaz bir ipe, hiç kopmaz ve tam kurtarıcı ![]() ![]() ![]() İçiyle ve dışıyla, ahlak ve yaradılışta üstündür, öbür peygamberlerden bile; Hiçbirinin ilmi, keremi O’nu geçemedi, O’nunkine ulaşamadı ![]() ![]() Ve hepsi umar ve bekler, Allah’ın Resûlundan; Denizinden bir avuç su; Yağmurundan bir damla su yollamasını ![]() ![]() Dururlar huzurunda hepsi yerli yerinde ![]() ![]() Kimi ilminden bir nokta, Hikmetinden bir hareke bir kısmı ![]() ![]() Peygamber ruhu alıp peygamber vücudunu, mükemmel peygamber olunca, O’nu Sevgili edindi seve seve insan yaratan, insan ören Rabbi ![]() ![]() Üstünlüğünde eşit ve ortak yoktu O’na kimse; Güzelliğiyse parçalanmaz bölünmez bir bütündü, ne çıkacak, ne eklenecek bir şey vardı ![]() ![]() ![]() Hristiyanların kendilerine gelen Resûl için dediklerini dememek şartıyla, Öğ öğebildiğin kadar ![]() Yücelt yüceltebildiğince O Hakk Kahramanını![]() ![]() Korkmadan istediğin ölçüde şerefi bağla O’na; İstediğin ölçüde O’nun değerlilik hakkını tanı ![]() ![]() Erginliğine yok son ki, orada durup, Dil, cesaretini bulsun, O’nu anlatmayı ![]() ![]() Mucizeleri bile gerçeğinin yanında sönük kalır; Yoksa ismi anılınca çürüyen kemikler bile canlanıp ayağa kalkmalıydı ![]() ![]() Aklın yetişmeyeceği tekliflerle etmedi bizi imtihan; Bizi sevdiğinden elbet ![]() Biz de hemen inandık O’na![]() ![]() En ufak şüphe bize yaklaşmadı ![]() ![]() O’nun gerçeğine ermekte cümle âlem âciz kaldı; Uzak âciz kaldı, yakın âciz kaldı, acz çepçevre sardı dört yanı ![]() ![]() Güneş küçük sanılır uzaktan bakılınca; Göz dayanmaz amma, çıplak gözle bakıldı mı ![]() ![]() İnsan nasıl bu yerde anlar O’nun gerçeğini, Ki rüyada görsen O’nu, sana yeter ömür boyu Bu mutluluk ve O’nun nurdan bakışları ![]() ![]() İnsanlığın bilip bileceği şu, bilgilerinin sonu şudur ancak; O insandır ve yaratılmışların en iyisi, en güzeli, en hayırlısı ![]() ![]() Ve Peygamberlerin halka gösterdiği mucizeler, O’ndandı, O’nun nurundandı, O’nun habercisi, O’nun öncü ışıklarıydı ![]() ![]() Çünkü O erdemlik güneşi, öbür peygamberlerse yıldızlardır, O yıldızlar ki; Güneşten aldıklarıyla aydınlatırlar karanlıkları ![]() ![]() Gel gör ki, Rabbim O’na neler verdi, nasıl süsledi O’nu ![]() ![]() Ahlâkını güzellikle sardı, müjdeyle, güler yüzlülükle benek benek noktaladı ![]() ![]() Latifliği bir çiçek, dolunay şeref ve değeri ![]() ![]() Cömertliği bir deniz, yardımı zamandır tıpkı ![]() ![]() Tek başına bir yerde, O’nu görsen, heybetinden Sanırsın arkasında asker, asker,asker ![]() bir ordu gizli, bir ordu saklı![]() ![]() O’nun tebessümünden ve konuşmasındandır sanki; Sedefte saklı inci, İnciler hep sedefte saklı ![]() ![]() O’nun toprağının kokusundan daha güzel var mı koku? Ne mutlu o kişiye ki koklamış, öpmüş ola o toprağı! Doğuşu açıklar bize her yönden her açıdan O’nu ![]() ![]() Başlangıcı da iyi O’nun, sonu da ![]() ![]() Hoştur doğuşu ve batışı ![]() ![]() O doğum günü ki, iyi farkına vardı İran, indiğinin Kendisi için korku, kendisi için ceza, kendisine cehennem âzabı ![]() ![]() Göçtü, darmadağın oldu Kisra’nın saray duvarları o gece ![]() ![]() Devleti de, bu duvardan başlayarak yarıldı, çatladı ve dağıldı ![]() ![]() Son nefesini verdi, korkudan mecûsi meş’alesi ![]() ![]() Ve Yahudi nehri, bilinmeyen bir yere alıp gitti, Dert yuvası başını ![]() ![]() Ve sapık Save halkı, her günkü gibi Su aldıkları göle gittiklerinde; Bu da nesi? ![]() Kurumuş kül olmuş!Döndüler elleri boş, Kızgın kudurmuş ve çatlamış dudakları ![]() ![]() Sanki doğmuştu ateşte su,suda ateş duygusu! ![]() ![]() Tabiat, o gün yoldan çıkmışları, tabiatından çıkararak karşıladı ![]() ![]() Sanki, çarpıkların ateşi sıkıldı terledi de sulanıp söndü üzüntüden; Sularıysa hüzünlerinden ateş gibi kızdı, buharlaştı ![]() ![]() Cinler çığlık atarlar, Nurlar, saçarlarken havaî fişeklerini Hak böyle tantanayla çıkıyordu ortaya, Hakk’ın sesi ve ihtişâmı ![]() ![]() Kör oldular, sağır oldular, felç oldular, muştuları duymadılar, Haberleri almadılar; görmediler korkutuş yıldırımlarını ![]() ![]() “Bundan sonra o eğri dinimiz belini doğrultup ayağa kalkamaz” Dediler, haberini verdiler kâhinleri, ozanları ![]() ![]() Gökte yıldızların aktığı görülürdü Ve aynı anda yerde putların devrildiği, yıkıldığı ![]() ![]() Ve vahy yolundan çekilip gitti bozgun Şeytanların şahı; bozgun askeri yerinde kala kaldı ![]() ![]() Nasıl ki, Ebrehe’nin ordusu dağılmıştı; İki avuçtan atılanla bir ordu kör olmuş, yere saplanmıştı ![]() ![]() Allah dedikten sonra o taşların atılışı Rabbine yalvarır yalvarmaz balığın karnından atılanın çıkışını andırmıştı ![]() ![]() Yemin ederim ikiye bölünen aya, O’nun kalbiyle ilgili aya ![]() And içerim aya karşı!![]() ![]() Ve o hayrı, keremi içine alan mağaraya ![]() ![]() And içerim ki, Kafirlerin gözleri içerdeki Işıktan kör oldu bakamadı ![]() ![]() And içerim ki, Muhbir-i Sadık mağaradaydı ve Sıddık mağaradaydı ![]() ![]() Görmediler ve sandılar ki, orda, kimsecikler yoktu ve olamazdı ![]() ![]() Ne bilsinler ki, örümcek O’nun için örmüş ağını ![]() ![]() Güvercin, O’nun için yuva yapmış, yumurta bırakmış uçup durmaktaydı ![]() ![]() Allah isterse bir güvercin, bir örümcek ağıyla da korur, Kat kat zırhı ve yüksek kaleleri aratmaz, onlardan müstağni kılar insanı ![]() ![]() Ve bir örnek daha: Çağırınca Peygamber, Ağaçlar geldi, eğildi huzurunda; Dallarıyla, kökleriyle yürüdüler; Çünkü yok ayakları ![]() ![]() Çizgiler çekerek yol ortasına, yazılar yazarak Güzel yazılar yazarak; dalları budakları ![]() ![]() ![]() O bulut gibi ki, O nereye giderse üstünde o da oraya gider, O’na, gün ortasında yakan güneşe karşı gölge yapardı ![]() ![]() Dünyanın sıkıntısı binince boğazıma Hemen sarılır, sığınırım O’na ![]() ![]() O hemen kurtarır bu zavallıyı ![]() ![]() İki dünyaya ait hiçbir şey yok ki, o hayır saçan elden İstemiş olayım da almamış olayım, olmadı ![]() ![]() Aklın ermeyince hemen inkâra kalkma rüya vahiylerini; Belki gözleri uyurdu O’nun ama, kalbi uyumazdı ![]() ![]() Nübüvvetiyle O gerçeğin doruğuna çıkmıştı Nasıl inkâr olunabilir erginlerin rüya durumları ![]() ![]() Allah’ın alanı bu Ne vahiy çalışmakla olurVe ne de bir suçtur Peygamberin gâibi çizip anlatışı ![]() ![]() Bir dokunmakla nice hastayı iyi etti eli Nice çılgınlık zincirini kırıp mahkûmlarını kurtardı ![]() ![]() Kara kıtlık yılları oldu, O’nun duasıyla canlı ve ak Sanki gecenin oratasında ansızın bir dolunay çıktı ![]() ![]() Bulut akıttı durdu suyu öylesine ki, o kurak vâdilerde; Oldu her sel bir arim seli, her ırmak bir deniz ırmağı ![]() ![]() Bırak konuşayım, anlatayım o mûcizeleri: Geceleri dağlarda yakılan şölen ateşleri gibidir âşikârlıkları ![]() ![]() İnciyi işlersen değerlenir şüphesiz; Ama işlemesen de inci incidir; incilikte farksızdır işlenmişi, hamı ![]() ![]() Ama nasıl uzanabilir hayali övüşün o yüceliklere Ki orda hüküm sürer o davranış ve ahlâkın hârikalar mantığı ![]() ![]() Biri Kur’an Âyetleri: Haktır, Allah’tan gelmedir, Ezelî ve ebedîdir, sonradandır, fakat yoktur öncesi başı ![]() ![]() Zamanla kayıtlı değil getirdiği kutsal haber Son saatten, Addan, İremden haber ![]() ![]() ![]() Odur mutlak haberlerin saltanatı ![]() ![]() Devam edip gidiyor O’nun hükmü ÜstündürÖbür peygamber mûcizelerine ki, tesirleri ve hükümleri ebedî olmadı ![]() ![]() Öyle muhkemdir ki, hamlede yıkar inkârı ve şüpheyi Tartışma kabul etmez; hâkime hakeme yok ihtiyacı ![]() ![]() Kimse karşı çıkamadı O’na Yeltenmediler değil ama![]() Düşmanı, en düşmanı bile O’na sığınmakta buldu var olmayı ![]() ![]() Belâgatı, düşmanının davasını uzaklara fırlatır: Kötü niyetlinin elini hareminden ırakta tutmaktır zaten yiğide yaraşanı ![]() ![]() Kemmiyette anlamlar deniz dalgalarından büyük; Keyfiyetse, güzellikte ve değerde cevahirden üstün ve san’atlı ![]() ![]() Madem okuyunca gözün, gönlün nur doldu, aydınlandı; Zafer buldun her vakit Öyleyse bu sağlam ipe iyi yapış, sarıl sıkı![]() ![]() Okuyuşun, korkusundansa alev alev yanan cehennem ateşinin İtfaiyesi budur yalnız ateşin: Yanık yürekle çağırmaktır tek şartı ![]() ![]() Sanki O şöyle bir pınar: Yüzü simsiyah olan Gelip bir yıkanmakla bembeyaz olur; budur nur pınarı ![]() ![]() Ve O, adalette sırat gibi kıldan ince; hak ve eşitlikte de, Hassas ve ayarlı mizan gibi, insanlar ve kâinatlar arası ![]() ![]() Bakma bilmezlikten gelişlerine, inkarlarına yüreği karaların Onlar öyle bilir, öyle anlarlar ki ![]() ![]() Ama ya kıskançlıkları?![]() ![]() Eh! Öyleyse kalksın ağrıyan göz inkâr etsin, göremiyor ya, Güneşi, gün ışığını; yaralı ağız da, alamadığından suyu, suyun lezzetini, tadını ![]() ![]() Çölde hızlı hızlı giden yoksullar; develeri İz bırakarak giden dilek sahipleri görürsün Yön tektir; O Hayr kaynağının evi alanı![]() ![]() Sen ey, anlayanlar için, bizzat varoluşunla ne büyük işaret ve mûcize, Nimetin kadrini bilenler için ne büyük nimetsin, ne büyük Hakk armağanı ![]() ![]() Ne hesabı mümkün, ne kitabı harikalarının Ve yine de usanmaz insan bir bir anmaktan onları ![]() ![]() Kalktın bir gece, kutsal bir yerden kutsal bir yere gittin, Kapkaranlık gecelerde dolunay nasıl ilerlerse Alımlı alımlı ![]() ![]() Çıktın, boyuna çıktın ![]() Yükseldin Kâbe Kavseyne kadar,Ki, daha önce ne kimse çıkmıştı oralara, Ne de hayal ve ümit etmişti; bırak çıkmayı ![]() ![]() Seni öne geçirdi her yerde peygamberler, resuller, Seni öne geçirip arkada durdular kendileri, hizmet geleneği icabı ![]() ![]() Delip yedi kat göğü geçip gittin Sen o üstün insanlarla alay alay; Başlarında Sendin, başlarında sallanan sancak Senin sancağındı ![]() ![]() Öyle çıktın, yükseldin ki, yarışanlar kaldı yarı yolda; Yakınlıkta ilerisi, daha ötesi kalmadı ![]() ![]() Bütün makamlar geride kaldı Makamından Çağrıldığın o an, Tektin artık nasıl tekse; gök ve kale sancakları ![]() ![]() ![]() Devşirmek için yemişlerini gözlerden saklı Bir buluşmanın ve gizliden gizli sırrı ![]() ![]() Topladın öğülesi gök çiçekleri, üstünlükleri tek başına; Aştın bütün menzilleri yalnız, ıssız kalabalıksız, hızlı hızlı ![]() ![]() Tayin edildiğin iş nice ulu; İdrakse ne kutlu sana mahsus nimetler alanını ![]() ![]() Günler geçer, geceler geçerdi; gün ne, gece ne bilmezlerdi Ancak haram ayı geceleri yaparlardı uyku bayramı ![]() ![]() Yüzen atlar denizinin üstünden akar asker denizi, Atlar dalga dalga deniz ileri, çoşkun kahramanları ![]() ![]() Onlar ki, koşar Allah’a doğru, yaşar Allah için; Mahveder, kökünden söküp atar küfrü, şimşekten kılıçları ![]() ![]() Ne mutlu sana bana Ulu İslam Milleti, şuurların örgüsü; Bize Yaratan verdi o sağlam, o yıkılmaz yapıyı ![]() ![]() Allah, bizi kendisine çağıranı, çağırınca kendisine, O Peygamberlerin oldu, bizse ümmetlerin başı ![]() ![]() Bir arslanın nasıl ürkerse koyunlar sesinden, heybetinden, Öyle perişan etti O’nun çıkış haberi, inkar yobazlarını![]() ![]() Peygamber terketmedi savaş alanını; düşman, Çevrilinceye dek göğdelere, kasap çengellerine asılı ![]() ![]() Düşmanların gözü hep kaçışta olurdu savaşlarda; Kol ve bacakları kıskanırlardı, kargaların kapıp kaçtığı ![]() ![]() Onlarla kurtuldu yalnızlıktan İslam Milleti, Dini; Sanki yadellerden döndü, yurdunu buldu, sıla yaptı ![]() ![]() Allah, ordusuyla koruyacak, varlık var oldukça O’nu; O, dul ve yetim, babasız ve sahipsiz olmadı ![]() ![]() Her biri bir dağdır savaşta, onlara çarpan, onlarla çarpışanlara “Savaş meydanında ne gördün?” diye sor, düşmanlarına sor onları ![]() ![]() Bedire sor, Huneyne sor, Uhuda sor ![]() Sor bütün savaş alanlarına;Kesin sonuç alışta, zaferde onlar mı üstündü, yoksa kendi işinde veba mı? ![]() ![]() Kıpkırmızı çıkaranlardır kapkara vücutlara sokup Yıldırımdan da çabuk, bunlar ak çelik kılıçları ![]() ![]() Onlar sanki kâtip, süngüler de kalemleriydi Ve vücutlarda bir tek harfi bile noktasız bırakmazlardı ![]() ![]() Silahla donanmışlardır ve yüzlerinden tanınırlar Seçilirken ilk bakışta nasıl hemen seçilirse ağaçlar içinde gül ağacı ![]() ![]() Her biri silahları içinde saksı içindeki gonca gibi; Zafer rüzgarları sana armağan eder kokularını ![]() ![]() ![]() Dağlarda fışkıran çamlar gibi birden zuhur ederler atlar üstünde; Kolanların ilmeklerin sıkılığı değil dimdik tutan onları, yüreklerin, bileklerin sağlamlığı ![]() ![]() Kalpleri, dudakları uçukladı korkudan düşmanların Ayıramaz oldular kahramanı koyundan, kardan karanlığı, kargadan kartalı ![]() ![]() Onlara bir ormanda rastlayan aslan bile uslanırdı, Çünkü beraberlerindeydi Peygamberin zaferi ve duası ![]() ![]() Yok dostundan tek kişi yardımını görmesin, Düşmanından tek kişi yemesin tokadını ![]() ![]() Dinin kanatlarını gerdi ümmet üstüne; Gözlerden saklar orman aslan yuvalarını ![]() ![]() Ne felsefe, ne mantık durup dayanabildi, Kur’an’ın karşısında Fikir gecelerini ışıttı aydınlığı![]() ![]() Yeter sana peygamber mucizesi, okumamışken bilgisi; O “cahiliyet” çağında, öksüzlük de üste, terbiye ve ahlâkı ![]() ![]() O’nu öğer öğerim, yorulmam ve usanmam Affa sebep umarım;Şairlikle, devlet memurluğuyla geçen ömrün bütün suçlarını ![]() ![]() Boyna bir boyunduruk bunlar: Korkulu son hazırlar ![]() Sürüklediler beni; sanki ben kurbanlık bir deve, onlar ipi halkası ![]() ![]() Ah! Çocukluk etmişim; harcamışım kendimi bir ömür boyu: Bir ömür boyu, toplamış, devşirmişim suç ve pişmanlıkları ![]() ![]() Bir de düşün nefsimin ticaret zararını, Bir an duraklamadan din satıp alan dünyayı ![]() ![]() Ismarlama yerine hazır eşya düşkünü; Parayı peşin alıp yiyen, malı boyuna borçlanan imalatçı ![]() ![]() Gerçi günah işliyorum ama dönmüş değilim O’na verdiğim sözden, Kopar cinsinden değil gönlümün bağı ![]() ![]() Söz vermiştir kurtaracaktır, adıyla çağrılanı ![]() ![]() Ve beni O’nun adıyla çağırırlar ![]() ![]() Ve insanlık içinde kim olabilir, O’ndan çok sözünde duranı ![]() ![]() Yarın hesap gününde tutmazsa O elimden: Sen benim için de: Vay sana! Hey sonsuz kayan adam, uçurumlar kurbanı ![]() ![]() Haşa! O, mahrum etmez yardımından isteyeni; Koğmaz konu komşuyu, soğuk karşılamaz kendine sığınanı ![]() ![]() Düşüncemi, şiirimi O’nu öğme yoluna koyduğum günden beri, O oldu benim için koruyucular koruyucusu, kurtarıcılar kurtarıcısı ![]() ![]() Lütfunu esirgemez en dar elden bile O ![]() Çünkü: Yağmur ihmal etmez çiçeklerle süslemekte su tutmaz yalçın dağ uçlarını ![]() ![]() Gözüm yok, bu dünyanın parasında pulunda, zerresinde Bu türlü zehirleri![]() ![]() İki avucunu açıp toplar ancak, Herem’in öğücüsü şair Züheyr takımı ![]() Ey insanların en iyisi! En üstünü! Yalnız sana sığınılır,Herkes için geçerli, kimsenin kurtulamadığı vakit kapıyı çaldı mı ![]() ![]() Allah’ın Resûlü, beni de bürümeye, örtmeğe yeter kurtaran örtün ![]() ![]() Göründüğü o gün, öç alan adıyla Yaratıcı ![]() ![]() Bu dünya ve öte dünya, senin bağış bolluğundan örnekler; Levh ve kalem bilgisinin bilgindedir kaynağı ![]() ![]() Nefsim! Düşme umutsuzluğa büyük günah işlemişlik yüzünden ![]() ![]() Mutlak bağışlayan yanında, değil büyüğü küçüğünden farklı ![]() ![]() Nefsim! Düşme umutsuzluğa büyük günah işlemişlik yüzünden ![]() ![]() Mutlak bağışlayan yanında, değil büyüğü küçüğünden farklı ![]() ![]() Günahların büyüklüğüne göre gelir, o ne kadar büyükse o daha da büyük olur, Umulur ki, dağıtılırken kullara Yaratanın acıyışı ![]() ![]() Rabbim! Yalvarışlarımı döndürüp çevirme bana geri; Rahmetinden elverir bir rakam eklemeden, kapama hesabımı ![]() Rabbim! Bu kuluna yardım et, bu dünya ve öte dünyada ![]() Korkulu olaylar ve durumlarda yok bir parçacık olsun dayanıklığı ![]() ![]() Rabbim! İzin ver çözülsün ebedî salavat bulutları bir kez daha ![]() ![]() Boşansın Resûl üstüne sel sel, sicim sicim “Selam! Selam” yağmurları ![]() ![]() Ailesi üstüne, arkadaşları ve bağlıları üstüne bir kez daha ![]() Yaşasın bir kez daha, o sana en yakın, eli açık, gönlü ipekten yumuşak, içleri pırıl pırıl yolunun uluları ![]() ![]() Ban ağacının yaprağını, göğdesini titrettikçe tiril tiril Bad-ı Sâba, Kızgın çöllerde ürpettiği sürece develeri devecinin şarkıları ![]() ![]() Çeviri : Sezai Karakoç
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Allah razı olsun
|
| |
![]() |
| Tags: burde, ceviri, kasidei, turkce |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Imam Bûsîrî ve Kasîde-i Bürde | LeoparGS | Arap İslam Alimleri | 2 | 4 Hafta önce 09:59 AM |
| Kab bin Zuheyr'den Kasidei Bürde | İnşirah | Dini Şiirler | 1 | 06-04-2008 22:43 PM |