Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Edebiyat Bölümü
> Edebiyat Bölümü Alt Başlıklar > Makale
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-23-2008   #1
Bilgiler
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesaj: 45
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 18
Rep Derecesi :
hakanbalıkçı Seçkin bir yolda.
hakanbalıkçı RSS Feed
Standart Coğrafya Mahkumları -Metin KARABAŞOĞLU



BİRKAÇ YIL ÖNCE OKUDUĞUM, başlangıcından bugüne İslâm toplumunu inceleyen üç ciltlik bir kitabın ikinci cildine dün bir kez daha nazar ettim Asırlar öncesinin İslâm dünyasına dair bazı tasvirler hatırımda kalmıştı ve emin olmak için ilgili bahisleri bir kez daha okudum


Yazar, bugünümüzü doğru değerlendirmek için hayli manidar olan bir hususu vurguluyor Birkaç yerde, meselâ 900’lü, 1000’li yıllarda İslâm âleminde yekpare bir devletin olmadığına; ama insanların asıl ‘kimlik’ ifadesini sınırları içinde yaşadıkları devlete münhasır kılmadıklarına işaret ediyor Nitekim, Mağrib’den Malay adalarına uzanan geniş alanda İhşidîler, Tulunîler, Fâtımîler, Zengîler, Selçuklular, Büveyhîler, Gazneliler, Karahanlılar, Sâmânoğulları gibi, bir kısmı birbiriyle savaşan bir dizi devletle yüzyüze geliyoruz Ama bu devletlerin her biri ayrı bir yönetim merkezi, ayrı bir hükümdar, ayrı bir ordu ile temsil ediliyor olsa bile, onlardan hangisinde yaşıyor olursa olsun, ehl-i dinin kendilerini esasen ümmetin bir ferdi olarak gördüğünü anlıyoruz Zaten, yazar, bu devletler içinde yaşayan Müslümanların kendilerini öncelikle filan devletin vatandaşı olarak değil; ‘ümmetin birliğini temsil eden geniş Dârü’l-İslâm’ın bir ferdi olarak gördükleri’ni vurguluyor


Bunun net bir örneği ise, meselâ Fas’tan yola çıkan bir Müslüman tacirin, herhangi bir yazılı nüfus cüzdanı, pasaport veya vizeye muhtaç olmaksızın, "Selamun aleykum" vizesiyle tâ Orta Asya içlerine kadar gidip geri dönebilmesi Keza, meselâ Horasan’da yerleşmiş bir âlimi, daha sonra yeni tedris ve tebliğ mekânı olarak seçtiği Bağdat’ta, sonra da Kahire’de buluyoruz Devletler ve sınırları, "Dârü’l-İslâm" şuurunun ve ‘ümmetin birliği’ esasının üstüne çıkamıyor


Bir kez daha vurgulayalım: Bu, İslâm’ın ilk asırlarına, henüz tek bir hilafet devletinin hükümranlığına tâbi olunan tevirlerin tablosu değil Hilafet devletinin dağıldığı, tarihçilerin ‘tavâif-i mülûk devri’ diye hüzünle söz ettikleri; ümmetin, bir kısmı birbiriyle savaş eden ayrı devletlere bölündüğü bir zamanın tablosu


Ve bizler ne hale gelmişiz ki, o günlerin tarihçilerinin, ilk İslâm asırlarına kıyasla hüzünle ve esefle söz ettikleri günlere dahi, hasret ve hayranlıkla bakıyoruz Çünkü, şimdilerde Fas’tan Orta Asya’ya gidebilmek için; hatta yanıbaşımızdaki Suriye veya Irak’a geçebilmek için nüfus cüzdanları, pasaportlar, vizeler gerekiyor Kimi durumlarda, transit geçiş izni, oturma izni gibi ayrı belgelere de ihtiyaç oluyor Bütün Müslümanların kalbi hükmündeki güzelim Mekke ve Medine’yi ziyaret için dahi, onca işlem, onca gümrük kontrolü, karadan gidiliyorsa bir dizi ‘millî’ sınırda bekleyiş gerekiyor


Ve, asıl ‘millî’ sınırlar zihinlerimize çizilmiş olmalı ki, ehl-i dinin verdiği hava raporlarında dahi, ‘dış merkezler’ arasında Mekke ve Medine’de hava durumunu öğreniyoruz


Aynı namazda beraberce ‘iyyâke na’budu’ diyerek, tüm mü’minler adına Rablerine "Biz ancak Sana ibadet ederiz" söyleyenler, namazdan az sonra ümmetin değil, Türkiye’nın, Irak’ın, İran’ın, filan milliyetin ‘millî menfaat’ini esas alan konuşmalara dalabiliyorlar


Bizim, belli sınırlar içinde, belli bir devletin hükmü altında, belli bir coğrafyada yaşıyor olsak bile esasen ‘Doğunun da Rabbi, Batının da Rabbi’ olan Allah’a kul olan insanların birleştiği yekvücut bir ümmet olduğumuzu en iyi anlayabileceğimiz; umum ehl-i imanın senevî kongresi, milyonlarca insanın buluştuğu eşsiz bir istişare meclisi hükmündeki hac ziyaretleri bile, maalesef "Bizden iyisi yok" düşüncesiyle son buluyor


Bu tablo yüreğimi yandırıyor


Hayalperest değilim; şu hâl-i pürmelâlin bir anda ortadan kalkacağını sanmıyorum Elli küsur parçaya, elli küsur ulus-devlete bölünmüş Dârü’l-İslâm’ın yarın sabah ‘millî sınırlar’dan, birbirine karşı tank, top, tüfek, askerî mühimmat ve de asker yığınağından azade kalacağını ummuyorum Dahası, işin bu kısmını o kadar da önemsemiyorum


Beni, esasen, kalblerimizdeki sınırlar ilgilendiriyor


Biz bir ümmetin fertleriyiz Ne olur, kalblerimizi coğrafya mahkumu olmaktan kurtaralım Kalblerimizi, ‘na’büdü’deki ‘Biz’ sırrına açalım



Metin Karabaşoğlu

 

hakanbalıkçı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , ,

Gül Düşleri | Kopkoyu bir yalnızlık demledim kendime

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Metin Karabaşoğlu "Ayakkabılarını çıkar!" hakanbalıkçı Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 0 11-22-2008 00:10 AM
Metin Karabaşoğlu-- Ben bir ateş gördüm hakanbalıkçı Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 0 11-15-2008 20:01 PM
METİN KARABAŞOĞLU ile başörtüsü üzerine.. hakanbalıkçı Tesettür 0 09-20-2008 12:18 PM
Metin Yüksel / Mezarı Yusuf Dini Klipler & İlahi Ezgi ve Şiir Klipleri 0 12-22-2007 21:08 PM
Şehid Metin Yüksel'e Yusuf Dini Klipler & İlahi Ezgi ve Şiir Klipleri 9 07-29-2007 00:29 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 07:39 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308