Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Edebiyat Bölümü
> Edebiyat Bölümü Alt Başlıklar > Makale
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-11-2008   #1
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesaj: 49
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 84
Rep Derecesi :
zubeyr Yakında ünlü olacaktır.
zubeyr RSS Feed
Standart Gerçek Köleler!..



"Bu makalenin yayınlanması, Mısır'ın zulüm ve istibdat devrinde yasaklanmıştı Şimdi bu, Mısır'ı zulüm ve istibdattan temizleyen ve yücelten hür insanlara armağandır!"
Ekonomik ve sosyal yükümlülüklerin altında köle olmak zorunda kalıp da, efendilerinden eşya ve hayvan gibi muamele görenler, köle değildir Gerçek anlamda köleler, ancak şunlardır: Ekonomik ve sosyal durumları, onları köleliğe zorlamadığı halde onlar, kendi istekleriyle köle olmaya koşarlar
Bu anlamdaki köleler, saraylara ve çiftliklere sahiptir Ellerinde yeteri kadar mal ve servet vardır İş yapma ve kazanma imkânlarına da sahiptirler Hiç kimse, onların malları ve canları üzerinde söz sahibi değildir Buna rağmen onlar, efendilerinin kapıları önünde kuyruğa geçerler Hizmetkârlık ve kulluk için koşuşurlar Kendi elleriyle başlarına boyunduruk zincirleri ve ayaklarına prangaları vururlar Kulluk ve hizmetkârlık armasını, böbürlenerek ve büyüklük taslayarak taşımaktan çekinmezler
Gerçek köleler: Efendilerin, aciz köleleri içeride ayağının topuğu ile nasıl tekmelediğini, hiç bir ihtar ve uyarmada bulunmadan, onları hizmetinde nasıl koşturduklarını, önünde eğilen başlarını tokatlayarak nasıl hakaretle kapı dışarı edilmeleri için emir verdiklerini gördükleri halde, kuyruğa giripte kovulan hizmetkârların yerine geçmek için kendilerini takdim edenler; efendileri onlara yaptığı hakarette daha ileri gittikçe arı gibi etrafına üşüşenlerdir
İşte, gerçek köleler kendi arzuları ile esareti kabul eden bu serseriler güruhudur Gerçek köleler; hürriyetten köşe bucak kaçanlar, efendileri tarafından kovulduklarında, kendilerine bir başka efendi arayanlardır

Çünkü onların benliğinde yerleşmiş olan kölelik duygusu ve ihtiyacı, onları buna zorlamaktadır Bu kölelik ve alçalma duygusu onlar için bir altıncı veya yedinci duyu olmuştur Bu aşağılık komplekslerini, mutlaka tatmin etmeleri gerekir Eğer, onlardan birisi kölelik bağı altında olmazsa, onların kölelik duyguları benliklerinde susuzlukla kıvranır, efendiler bulabilmek için eşikten çekilir, kapı önünde sürünürler Önünde secdeye kapanmak için, efendilerinin parmağından gelecek işareti beklemeye sabırları kalmaz
Gerçek köleler: Hürriyetlerine kavuştuklarında ve hür bırakıldıklarında, hür ve serbest olanları değil, geride, ahırda bağlı kalan kölelere gıpta ederler, onları kıskanırlar Çünkü hürriyet bu adamları ürkütür, şeref bellerini büker, onlar için kuşandıkları hizmetkârlık kemeri öğünme işareti, giydikleri altın yaldızlı kapıcı elbisesi, âşık oldukları en parlak ve şık kıyafettir
Gerçek Köleler: Boyunduruk zincirlerini kafalarında değil, benliklerinde duyanlardır Bu boyunduruk zinciri, onların derilerini kamçılayıp, kurtuluş için alevlendirmez Fakat, bu boyunduruk zinciri, onların ruhlarını alçaltma kamçıları olur ve bu hususta ruhlarını alevlendirir ve harekete getirir Onları yürekten sürükleyen, burunlarına takılı kölelik halkaları değildir Onlar, efendilerinin arkasında halkasız olarak sürüklenirler Çünkü, onların kanlarında kölelik halkası daha önceden vardır
Gerçek köleler: Kendilerini sadece, esaret zinciri arasında ve yuları ellerinde bulunduran kimselerin ahırlarında bulunurlar Başı boş bırakılacak olursa, hayatın akısı içinde kaybolurlar Sosyal hayatın kalabalığı içinde ve zorlukları arasında şaşırıp kalırlar Bunlar, ışıkla karşılaşmaktan ürkerler; kendi arzuları ile ahırların kapılarını çalmaya başlarlar ve bekçilerine, kendilerine bu kapıları açmaları için yalvarırlar
Bu gerçek köleler; - böyle basit ve alçak olmalarına rağmen- zâlim ve gaddardırlar Hür olanlara karşı güçlü ve katı yürekli olup, onları yok etmek için arzu duyarlar Onlara işkence yapmaktan ve yaptırmaktan hoşlanır; sadist cellâtlar gibi canavar duygularını onlarla tatmin ederler Onlar, hür insanları, hürriyete iten etkenlerin ne olduğunu bilmezler
Hürriyet için uğraşmayı isyan; yükselme ve kurtuluş arzusunu baş kaldırma, izzet ve şeref isteğini cinayet sanırlar Bu yüzden de esirler kafilesinde, kendileri gibi yürümeyen, gururlu ve hür kimselere, içlerindeki intikam duygularını zulüm yaparak açığa dökerler
Onlar, efendilerinin rızalarını kazanmak için olduğu kadar, hür insanları yok etmek için vasıtaları keşfetmede de yanşıyorlar Buna rağmen efendileri onlardan usanıyor, hizmetlerinden kovuyorlar Çünkü aynı oyunun tekrar tekrar oynanması, zevklerini okşamıyor ve onları bıktırıyor Bu yüzden de oyuncularını değiştirerek, kapıda gönüllü bekleyenlerden başkalarını getirip sahneye koyuyorlar
Fakat ne olursa olsun bütün bunlara rağmen gene de istikbal hür olanlarındır Evet, istikbal ne kölelerin, ne de onların ayakları altında yuvarlandıkları efendilerinindir Evet istikbâl ancak, hür olanlarındır Çünkü insanlığın hürriyet için yaptığı mücadeleden hiç biri kaybolmamıştır Artık, yıkılmış olan kölelik ahırları, tekrar yeniden inşa edilmeyecek, kırılmış olan esaret zincirlerinin halkaları yeniden dökülmeyecektir
Evet, bu günlerde kölelerin sayısı çoğalmaktadır Fakat, hür olanların sayı ve ölçüleri de kat kat artmakta, bütün milletler gün geçtikçe esaretlere karşı nefret ederek, hürriyet kervanına katılmaktadır Hürriyet kervanına katılmak, kölelerin ellerinde olan bir şeydir Çünkü bu gün artık, ne cellâtların pençeleri, dizginleri tutacak kuvvettedir ve ne de esaret boyunduruğu, kervanı götürecek güçtedir Yalnız - dediğimiz gibi - köleler esaret zincirinin halkalarını burunlarına taktırmak için kölelik ahırlarının kapılarını, kendileri çalıp açmaya çalışıyorlar
Fakat bütün bu engellere rağmen hürriyet kervanı bütün hızı ile ilerliyor Yolunda ilerlerken bu kervana binler, milyonlar iltihak ediyor Cellâtlar bu kervanın hızını durdurmak yahut köleleri üzerine saldırtarak dağıtmak için boşuna uğraşıyorlar Kölelerin kırbaçları, hür olanların vücutlarını parçalasa dahi, onları, engelleri yıktıktan, dağları devirdikten sonra geri döndüremezler Artık yolları üzerinde, basit dikenlerden başka bir şey kalmamıştır Bu kervanın arkasından, başka bir kervan daha takip edecektir Geçmişin bütün tecrübeleri, esaretle hürriyet arasında meydana gelen savaşlarda, üstünlüğün ve zaferin daima hürriyetten yana olduğu ortaya çıkmıştır
Hürriyetin yumruğu, zulüm karşısında kanayabilir Fakat öldürücü darbeler, daima onundur Yüce Allah'ın yeryüzündeki kanunu böyledir Çünkü, hürriyet geleceğin zirvesinden en yüce ideal, esaret ise geçmişin karanlıklarına gömülmüş sapık bir dönüştür
Esaret kafilesi, her zaman için hürriyet kervanının yolunu kesmeye çalışmışsa da, bütün kıtalara hâkim olduğu zamanlarda bile bir kaç hürriyet öncüsünün dahi önüne geçememiştir Kaldı ki bugün, pek az olan sayısı ile bütün insanlığı içine alan hürriyet kervanının yolunu kesebilir mi?
Bu kesin hüküm, ifade ettiği gerçeğin yanı sıra, bir başka gerçek daha vardır O da: Hürriyet kervanının gayesi uğrunda bir çok kurban vermesi, kervanın bazı kıyılarını esaret kafilesinin parçalaması, bazı hür kimselerin sırtları, kölelerin kırbaçlarına hedef olması gereğidir
Hürriyetin hiç şüphesiz bir karşılığı vardır Esaret, nasıl ki esaret olmak için kurbanlar vermiştir Hürriyetin de, hürriyet olması için kurbanları olmasın mı?
Bu ve diğeri de birer gerçektir Fakat sonuç bellidir, açıktır Yol aydınlıktır Tecrübeler çoktur Bakalım, esaret kafilesinin ve kuşandıkları yaldızlı kemerleriyle göğüslerindeki işlemeli elbiseleri ile süslenen kölelerine Hürriyet kervanına ve beraberinde yürüyen fedakârlara, kahramanlık madalyasının süslediği alınlara, şerefin kabarttığı göğüslere bakalım Dikenlerle dolu yoldan yürüyen şanlı kervanı takip ederek, kesin olduğuna inandığımız sonucu bekleyelim Hiç şüphesiz, sonuç; sabır edenlerindir
Seyyid Kutub'un Yahudi ile savaşımız kitabından

 

zubeyr isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

Yol Uzun, Azık İster | Kurban tartışmalarından dilinizi ve gözünüzü koruyun!

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Gerçek Aşk.. gerçek sevgi işte budur... dilek Yaşanmış Öyküler & Nükteler 5 10-06-2008 23:14 PM
7 gerçek nİsA Konu Dışı Başlıklar 4 08-31-2008 22:16 PM
Gönüllü köleler mumsema Konu Dışı Başlıklar 3 07-21-2008 11:14 AM
Köleler Boyun Eğmek Zorunda Değildir! ßaran Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 0 07-14-2008 04:55 AM
gönüllü köleler metin Konu Dışı Başlıklar 1 04-16-2007 18:37 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 07:55 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308