Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Edebiyat Bölümü
> Edebiyat Bölümü Alt Başlıklar > Makale
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 10-22-2008   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesaj: 188
İtibar
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 65
Rep Derecesi :
anti_sukut Yakında ünlü olacaktır.
anti_sukut RSS Feed
Standart Ezanın inanmayana huzuru




Arada bir öğlenleri Kadıköy'deki Osmanağa Camii'nin yanına gidiyorum
Oradaki müezzinin sesini seviyorum
Ezanı kendine has bir tarzda, araları biraz uzatarak ve çok güzel okuyor
Cumaları söyleyişi sanki daha da tatlılaşıyor
Güzel söylenen ezanı seviyorum
Benim her öğlen gidip ezan dinlememin bir hediyesi gibi biraz önce gelen bir paketten Ahmet Özhan'ın söylediği ilahilerin başında ezan çıktı
Şimdi onu dinliyorum
Bir ney taksiminin ardından ezan başlıyor
Çocukluğumu hatırlatıyor biraz bana
Akşam ezanından sonra boşalan kömür kokulu sokaklarda, iyice gölgelenen alacakaranlık kaldırımlarda ağır ağır yürüyerek eve giderdim
Hep benimle kalacak bir yalnızlığın kokularını, seslerini ve kurşuni rengini içime sindirirdim
O seslerin içinde ezan da vardı
Hep de orada kaldı sanırım
Din, benim gibi mahcup bir sevgiyle uzaktan bakanlara bile huzur verici, insana hem yalnızlığını hem sonsuzluğunu anlatan bir tesirle dokunuyor yaklaştığınızda
Çok sık olmasa da bazen geceleyin camiye giderim
Işıklarının çoğu sönmüş, kandil misali birkaç lambayla aydınlanmış o büyük kubbenin altında yalnız başıma otururum
Öyle otururum
Her şey sonsuzluğun kuvvetli ışığı altında solgunlaşana kadar halıların üstünde bağdaş kurup beklerim
Ve, o sonsuzluğu bir yalnızlık içinde hissetmekten hoşlanırım
Tanrı, evinin kapılarını bazen açar, bazen açmaz bana
O saatte camiye giremeyeceğimi bana bir hoca efendi ya da bir bekçi söylese de, ben onu tanrının söylediğini düşünürüm
Kapılar açılmadıysa, "bir kırgınlık var" diye geçiririm içimden
"Onu kıracak bir şey yaptım, onun için açmıyor kapısını"
Hiç zorlamam
"Peki" der ayrılırım
Bilirim ki o kapılar yeniden açılacaktır
Bir gece gittiğimde beni buyur edecektir
Şefkatli bir ses "hadi açayım kapıları" diyecektir
Bundan hiç kuşkulanmam
Kendimden kuşkulanırım
Bir dindar gibi gitmem oraya, ibadete, dua etmeye gitmem
"Sana inanıyorum" demeye de gitmem
Bir şey istemeye de gitmem
O'ndan korkmam, ölümden korkmam, korktuğumdan gitmem oraya
Hiçbir nedeni yoktur gitmemin
Giderim sadece
Kokusunu, ışığını, huzurunu, sonsuzluğunu sevdiğim için giderim
Söylenmeyen bir ezan duyarım o sessizliğin içinde
Kömür kokulu sokaklarda dolaşan bir hayali görürüm
Hayatla ölüm iki küçük çocuk gibi oturur karşıma
Ben onların başını okşarım
O benim başımı okşar, öyle hissederim
Öyle otururum
Bir şey söylemem O'na
Ne söyleyeyim?
Kim olduğumu biliyor, günahlarımı biliyor, her şeyi biliyor
"Sen inançsız birisin, niye geldin evime" demiyor
O demez
Bazen kapılarını açıyor
Bazen onu kıracak bir şey yaptıysam eğer kapılarını açmıyor bana
Sessizce uzaklaşıyorum
"Bir dahaki sefere" diyorum, "açacak kapılarını"
Açmasa da açana kadar gideceğim
İnançsız biri için tuhaf inançlarım var benim, en açılmayacak gibi görünen kapıların bile çok istersen, samimiyetle istersen, dürüstlükle istersen açılacağına inanırım
Ve, ne dindarlara yapılan zulmü anlarım, ne de dindarların yaptığı zulmü
Dinin yanında, çevresinde, içinde bir zulüm olmasın isterim
İnan ya da inanma ama dine dokun
Korkulacak bir şey yok
Türbanlı çocukta da, oruç yiyende de korkulacak bir yan yok
Korku dinden uzak bence
Geceleri camiye gittiğimde, o loş ışıkta, sonsuz bir aydınlığın bütün hayatı solgunlaştırdığını gördüğümde korkmam ben
Kimse korkmaz
Hayat ve ölüm iki küçük çocuk gibi oturur yanıma
Onlara gülümserim
Belli belirsiz bir hüzün, neye olduğunu bilmediğim bir özlem, derin bir şefkat hissederim
Bir şey söylemem
Bir şey istemem
"İnançsız" olduğumu içimden bile geçirmem, yapmam böyle bir kabalık, O da hatırlatmaz zaten
Öyle otururum
Bir konuğum ben orada
Bazen kapısını açar, bazen açmaz
Yakında gene gideceğim
Bakalım açacak mı kapılarını
Yoksa bir "kırgınlık" mı var aramızda

AlıntıdırAhmet Altan

 

anti_sukut isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , ,

Allah'ın Dostu, senin neyin ey Müslüman?! | İntihar ne demek?

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Ezanın Fazileti rana Ezanlar 4 2 Hafta önce 14:11 PM
Ezanın Hikmetleri serkanada Ezanlar 1 11-03-2008 01:39 AM
Ezanın Hikmetleri mum Ezanlar 1 11-03-2008 01:38 AM
Ezanın Titreten Dirilişi! ßaran Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 3 09-08-2008 23:26 PM
Her sabah ilk ezanın okunduğu yer neresi iliman Namazla ilgili yazılar 0 07-07-2008 21:46 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 08:01 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308