Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Edebiyat Bölümü
> Edebiyat Bölümü Alt Başlıklar > Makale
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 10-19-2008   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesaj: 188
İtibar
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 65
Rep Derecesi :
anti_sukut Yakında ünlü olacaktır.
anti_sukut RSS Feed
Standart İntihar mı İstişhad mı?



Bilindiği üzere cihad yaşanılan dönemin şartlarına ve gereklerine göre yapılır Nitekim Resulullah (sas) bir hadisinde: “İyi bilin ki kuvvet atmaktır” diye buyurmuştur (Bu hadisi Müslim, İmare 168′de; Ebu Davud, Cihad 23′te; Tirmizi, Enfal suresi tefsirinde; İbnu Mace, Cihad 19′da; Darimi, Cihad, 14′te; İbnu Hanbel, 4/157′de rivayet etmiştir) İlim adamları bu hadisi, savaşı yaşanılan çağın gereklerine ve şartlarına göre yapmak gerektiği şeklinde yorumlamışlardır Bu bütün cihadi ameller için geçerlidir Bu itibarla savaşta yasaklar sınırının aşılmaması şartıyla yaşanılan çağın gereklerine göre yeni metotlar geliştirilmesi mümkündür Dolayısıyla bir metot geliştirilirken dikkat edilmesi gereken onun yasaklar dairesine girip girmediğinin tespit edilmesidir Eğer bir fiilin benzeri Resulullah (sas) döneminde yapılmış ve itiraz edilmemişse o fiilin yasaklar dairesine girdiği söylenemez Ayrıca bilmek gerekir ki, burada önemli olan esasta benzerliktir Yoksa şekilde farklılık esastaki benzerliğe dayanan kıyası geçersiz kılmaz

Batılıların literatürlerinde “şehadet” kavramı olmadığından, Müslümanların cihad esnasında şehadeti göze alarak gerçekleştirdikleri eylemleri onlar “intihar” olarak adlandırıyorlar Bu isimlendirme bizim İslami yayın organlarına da aynen yansıyor ve halkın dilinde “intihar saldırısı” ismi dolaşmaya başlıyor Bu kez: “İntihar etmek haram olduğuna göre bu insanlar bu fiilleri neye dayanarak yapıyorlar?” sorusu akla geliyor Bazıları bu eylemleri zulüm karşısındaki bıkkınlığa karşı bir patlama şeklinde anlamaya çalışıyor ve: “Her ne kadar şer’an bir izahını bulamazsak da başlarındaki zulmü göze olarak bu fiillerini anlayışla karşılamak zorundayız” tarzında birtakım izahlar bulmaya çalışıyorlar Oysa bizim için her konuda ölçü ve terazi Allah’ın şeriatıdır Allah’ın şeriatına göre izahını bulamadığımız bir ameli belli bir sebebe dayandırsak bile geçerli ve meşru göremeyiz Bir amelin ne derece meşru olduğunu ortaya koymak için yapacağımız izahlarda önemli olan olayın sosyolojik veya psikolojik boyutlarını izah etmemiz değil şer’i yönden geçerliliğini ortaya koyabilmemizdir
Aşağıda siretten, bir insanın cihad esnasında kesin şekilde öldürüleceğini bildiği halde, Müslüman tarafın maslahatı veya karşı tarafın zayıf düşürülmesi için bir eyleme atılmasıyla ilgili örnekler ve fıkıh alimlerimizin bu konudaki görüşlerini sıralayacağız Bu bilgilerin derlenmesinde, Kuveyt Üniversitesi Şeriat Fakültesi öğretim görevlilerinden Prof Dr Abdurrezzak Halife eş-Şayci’nin haftalık el-Muctema dergisi, sayı: 1192, sh 44-45′te yayınlanan bir araştırmasından, yine Kuveyt Üniversitesi Şeriat Fakültesi’nin dekanı Prof Dr Acil Casim en-Neşemi’nin el-Kabas gazetesinin 19 Mart 1996 tarihli sayısında yayınlanan fetvasından, Ezher Alimleri Cephesi’nin konuyla ilgili fetvaları hakkında eş-Şa’b gazetesinin 13 Nisan 1996 tarihli sayısında yayınlanan geniş haberden, değişik üniversitelerin Şeriat fakültelerinde görev yapan bazı öğretim görevlilerinin “Şeriat alimlerinin Filistin toprağındaki istişhad eylemlerinin meşruiyeti hakkındaki fetvaları” başlığıyla ortaklaşa yayınladıkları fetvalarından, İbrahim el-Ali’nin, Filistin el-Muslime, Ekim, Kasım ve Aralık 1995 sayılarında (üç sayı arka arkaya) yayınlanan bir araştırmasından ve bunların dışındaki değişik İslami kaynaklardan yararlandık (Yararlandığımız kaynaklardan bazılarını metin içinde zikrettik)
* Yüce Allah, bir ayeti kerimede şöyle buyuruyor: “Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar Onlardan kimi (Allah yolunda şehid edilmek suretiyle) adağını yerine getirdi, kimi de (şehid olmayı) beklemektedir (Ahidlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır” (Ahzab, 33/23)
Bu ayetin nüzul sebebiyle ilgili olarak, Buhari, Müslim, Tirmizi ve daha başkalarının Enes ibnu Malik (ra)’ten rivayet ettiklerine göre, Enes ibnu Malik (ra)’in amcası Enes ibnu Nadr (ra) Bedir savaşında bulunamayınca: “Resulullah (as)’ın girdiği ilk çarpışmada bulunamadım Eğer Allah bana Resulullah (as) ile birlikte bir çarpışmaya katılmak nasip ederse, mutlaka nasıl (kahramanca) hareket edeceğimi görecektir” dedi Bu kişi Uhud savaşında şehid edildi Bu savaşta öldürülünceye kadar kahramanca savaştı Bedeninde kimi gürz, kimi kılıç, kimi de ok yarası olmak üzere seksen küsur yara görüldü Bu ayeti kerime de onun hakkında indirildi (Bu konudaki rivayeti Buhari, Cihad, 12; Tefsir, Ahzab suresi tefsiri, 3; Tirmizi, Ahzab suresi tefsiri, 2,3′de rivayet etmiştir)
Dikkat edilirse ayetin metninde Yüce Allah, Allah yolunda şehid oluncaya kadar çarpışmayı adayanlardan ve bu adağını yerine getirenlerden övgüyle söz etmektedir ki, bu onların intihar edenler gibi olmadıklarını gösterir Ayetin nüzul sebebiyle ilgili rivayet de, şehid olmayı göze alarak kahramanca çarpışmanın övgüye değer bir amel olduğunu ortaya koyuyor Fakat bilmek gerekir ki, cihadın gayesi ölmek değildir Ama düşmanın zayıf düşürülmesi veya İslam kuvvetlerinin bir zarardan korunması mücahitlerden birinin veya birkaçının öldürülmesiyle ancak mümkün olacaksa bundan dolayı bazılarının kendilerini şehadete atmaları intihar değil aksine büyük bir kahramanlıktır Aşağıda vereceğimiz rivayetler de bunu ortaya koymaktadır

 

anti_sukut isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-19-2008   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesaj: 188
İtibar
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 65
Rep Derecesi :
anti_sukut Yakında ünlü olacaktır.
anti_sukut RSS Feed
Standart --->: İntihar mı İstişhad mı?



* Müslim’in naklettiği bir hadise göre Enes ibnu Malik (ra)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Resulullah (sas) Uhud gününde ensardan yedi ve Kureyş’ten iki kişiyle birlikte yalnız bırakıldığında, müşriklerin onun üzerine ok yağdırmaları ve kendilerine doğru yaklaşmaları üzerine: “Bunları kim bizden uzaklaştırır, onun için cennet vardır -yahut- o cennette benim arkadaşımdır” diye buyurdu Bunun üzerine ensardan bir adam öne geçti ve öldürülünceye kadar çarpıştı Sonra yeniden üzerine ok atmaya başladılar Resulullah (sas) tekrar: “Bunları kim bizden uzaklaştırır, onun için cennet vardır -yahut- o cennette benim arkadaşımdır” diye buyurdu Bunun üzerine ensardan bir adam öne geçti ve öldürülünceye kadar çarpıştı Bu şekilde tam yedi kişi şehid oluncaya kadar devam etti Daha sonra Resulullah (sas) yanındaki iki sahabisine: “Arkadaşlarımıza insaf etmedik” diye buyurdu” (İmam Nevevi, Müslim Şerhi’nde hadisin sonundaki: “Arkadaşlarımıza insaf etmedik” ibaresini şu şekilde açıklamıştır: “Yani Kureyşliler, ensara insaf etmedi Kureyşliler çarpışmaya çıkmazken ensardan olanlar teker teker çarpışmaya çıkarak şehid edildiklerinden böyle denmiştir”)
Bu olayda dikkat edilirse yedi sahabi Resulullah (sas)’a zarar gelmesini önlemek için müşriklerin üzerine atılmış ve geleceği kesin olan bir ölüme kendilerini atarak müşriklerin Resulullah (sas)’a yaklaşmalarını engellemişlerdir
Kurtubi, Tefsir’inde bu olaydan, cesaretli bir kimsenin yalnız başına da olsa ölümü göze alarak kalabalık bir düşman grubunun arasına dalıp onlara zarar vermesinin caiz olduğu hükmünü çıkarmıştır
* Enes ibnu Malik (ra)’ten rivayet edildiğine göre Bedir’de müşrikler Müslümanlara yaklaşınca Resulullah (sas): “Genişliği göklerle yer kadar olan cennet için kalkın” diye buyurdu Ensardan Umeyr ibnu’l-Humam: “Genişliği göklerle yer kadar olan bir cennet mi ey Resulullah?” dedi Resulullah (sas): “Evet” dedi O da: “Tamam, tamam” dedi Bunun üzerine Resulullah (sas): “Seni “tamam, tamam” demeye yönelten ne oldu?” diye sordu O da: “Vallahi, oranın (o cennetin) ehlinden olma arzusundan başka bir şey değil, ey Resulullah!” dedi Resulullah (sas): “Sen oranın ehlindensin!” diye buyurdu (Umeyr) sonra heybesinden birkaç hurma çıkardı ve onları yemeye başladı Sonra: “Ben eğer bu hurmaları yiyinceye kadar yaşarsam bu uzun bir hayat olur” dedi ve yanındaki hurmaları attı Sonra öldürülünceye kadar onlarla çarpıştı” (Bunu Müslim, İmare, 145′te rivayet etmiştir)
İmam Nevevi, Müslim Şerhi’nde bu hadisle ilgili açıklamasında şöyle der: “Buradan bir kişinin kafirlerin birliklerinin arasına dalmasının ve kendisini şehadete atmasının caiz olduğu anlaşılmaktadır Bu hareket ilim adamlarının büyük çoğunluğuna göre caizdir ve hiçbir keraheti yoktur
* Taberi Tefsiri’nde rivayet edildiğine göre Ebu İshak, Bera ibnu Azib (ra)’e: “Bir adam yalnız başına düşmandan bin kişilik bir grubun içine dalarsa, Yüce Allah’ın: “Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın” derken kastettiği kimselerden olur mu?” diye sordu Bera (ra) da şöyle cevap verdi: “Olmaz Öldürülünceye kadar çarpışsın Allah, peygamberine: “Allah yolunda savaş Sen sadece kendinden sorumlusun” (Nisa, 4/84) diye buyurdu
Burada Bera (ra), söz konusu ayeti fetvasına delil gösterirken şunu demek istemiştir: “Allah, peygamberine: “Sen sadece kendinden sorumlusun” diyerek yalnız başına bile kalsa Allah yolunda çarpışması gerektiğini ona bildirmiştir” Ayrıca rivayetten şunu anlıyoruz: “Bir kişi yalnız başına kalabalık bir düşman grubunun içine daldığında onlarda bir şaşkınlık ve dağınıklık meydana getireceğini, bu arada içlerinden birkaç kişiyi öldürebileceğini ve böylece düşman tarafına zarar verebileceğini ama buna rağmen öldürüleceğini biliyorsa bu eylemi yapabilir” İşte bu bir istişhadi eylem yani şehadeti göze alarak gerçekleştirilen eylemdir Geçmişte bu tür eylemler bir mücahidin kılıcını alarak düşman kuvvetlerinin arasına dalması suretiyle gerçekleştiriliyordu Bugün de vücuduna bomba bağlayarak veya arabasına bomba yerleştirerek düşman kuvvetlerinin arasında patlatması suretiyle yapılıyor Esasta benzerlik, şekilde ise farklılık söz konusu Şekilde farklılığın kıyasın geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını çünkü çağın şartlarına ve gereklerine göre şekilde farklılık olabileceğini daha önce söylemiştik Eğer cihad uygulamalarında sadece esasta değil şekilde de aynılık ararsak bugün toplarla, otomatik tüfeklerle ve benzeri savaş aletleriyle cihad etmeyi caiz görmememiz gerekir

alıntıdır

 

anti_sukut isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

İslamda Vatan Kavramı | ben CöL Yagmuruna susuz..

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
İntihar etmek İnşirah Sohbet & Muhabbet 1 4 Hafta önce 14:28 PM
İntihar mumsema I-J 6 11-16-2008 01:58 AM
İntihar ne demek? ßaran Makale 1 10-23-2008 16:41 PM
Dinamo İstişhad Mücahidinin Annesinden Gurur Dolu Sözler rana İslam Ülkelerinden haberler 0 02-06-2008 11:39 AM
İstişhâd Şem'a I-J 0 04-01-2007 15:48 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 07:02 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308