Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Edebiyat Bölümü
> Edebiyat Bölümü Alt Başlıklar > Makale
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 10-08-2008   #1
Bilgiler
mum
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: filistin
Mesaj: 11,349
İtibar
Tecrübe Puanı: 122
Rep Puanı : 8104
Rep Derecesi :
mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.
mum RSS Feed
Standart Savaş: ‘Öz’e muhalefet…





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]


Savaş: ‘Öz’e muhalefet…

Günah, insanın kendi özüne muhalefet etmesidir’ Kendi adıma söyleyebilirim; bu, günaha getirilen en iyi tanımlardan biridir Öz üzerine yapılan felsefi tartışmalara girmeye gerek yok, öz denince ne anlaşılıyorsa, o odur Tolstoy’un dirilişin gerçekleştiği yer bildiği ‘vicdan’ın işaretlediği ‘iyi’ye (yani ‘öz’e) muhalif olan her muamele ve durumu ‘günah’ olarak görebiliriz Diyebiliriz ki bugün dünyada yaşanan şey, ‘öz’e muhalefettir ‘Öz’ünün üzerini çizip ona karşıt yaşayan bir insan tipinin zorbalaştığı bir dönemden geçiyoruz Bu zorba insan, ‘başkası’ üzerinde iktidar oyunlarına girişiyor, sadece bir ‘egemen’ olarak davranıyor Hiçbir şeyin ‘kendisi’ olarak kalmasına müsaade etmiyor

Şimdi hepimiz böylesi bir ‘öz’e muhalefet durumuna, bir savaşa tanıklık ediyoruz Çocukların, babaların, annelerin, ihtiyarların bombalarla parçalandığı bugünlerde olan şey aslında savaş değil, vahşi bir saldırıdır Saldırıdır çünkü savaşta vuruşup öl(dür)en taraflar olur Ama vurulup parçalanan, içi boşaltılan sadece Lübnanlı veya Filistinli olmuyor insani değerler de anlamsızlaştırılıyorlarsa, o zaman yapılan insanlıkla bir savaştır O esaslı kitabın, Minima Moralia’nın yazarı Yahudi Adorno haklı olarak, “Auschwitz’ten sonra şiir olabilir mi?” diyordu Çünkü Auschwitz’te yaşananlar şiire, yani insanın özüne muhalefetti; orada insan ölüyor, şiir sesini yitiriyordu Ve şimdi biz de haklı olarak soruyoruz; ‘Parçalanan Lübnanlı çocuklardan sonra şiir olabilir mi?’
Ama şiir olmalı, şiir ebediyen kalmalı! Bunun için bu savaş bitmeli; bu kan durmalı, bu çocuk ölümleri son bulmalı! Bu savaş bitmeli; çatlayacak hale gelmiş bu anne kalpleri sükûna kavuşmalı! Bu savaş bitmeli; sadece birkaç yıl yaşamış, az oynamış, az gülmüş, az haylazlık etmiş, çok az ‘babacığım!’ demiş ölü çocukları kucaklarına alan babaların çaresizliğine bir çare bulunmalı! İnsanın özüne arsızca muhalefet eden Yahudi Olmert’e karşı, ‘İnsanların çektikleri acılardır asıl paylaşılması gereken’ diyen ve insanın yanıbaşında yerini alan Yahudi Adorno kazanmalı; savaş bitmeli, şiir kalmalı!
Evet, bu savaş bitmeli! Koşar adım ölüme giden bu hayatın içinden savaş düşmeli, savaş hayattan kovulmalı! Filistin, Lübnan, Irak, bütün bir dünya savaşa elverişsiz bir yer haline gelmeli artık! Kim savaşıyorsa, kim savaşa oynuyorsa, kim savaşa gidiyorsa, kim savaşa çağırıyorsa yalnız bırakılmalı; bir yudum bile olsa ona su verilmemeli; kendini savaşa kaptırmış bu talihsiz kulak bulmamalı, içine girip oturacağı bir kalp bulmadan öylece kalmalı, öldürse de ona dönüp bakılmamalı! Hayır, savaşçının çok iyi bildiği/anladığı dilden konuşmak, yani savaşmak, savaşçının öldürdüğü gibi öldürmek, onun vurduğu gibi vurmak, yağdırdığı gibi bomba yağdırmak savaşı bitirmeyecektir! Savaş, savaşarak bitmez! Öldürerek ölümlere son verilmez! Öldürülmenin karşılığı olarak öldürmek, savaşçıyı ve ölümü büyütür sadece! Bombaya karşı bomba, yeni bombaları getirir Düzeneği tetiklenmiş her silah, silah fabrikalarında vardiyaları arttırır; gidip bir çocuk bedenini parçalayan her mermi, daha fazla mermi paketinin ambalajını açtırır
Savaşı savaşanlar değil, savaşmayanlar bitirir! Öldürenler değil, ölenler! Savaşa karşı savaşa koşanlar savaşı ve savaşçıyı daha da diriltirler, savaşı ve savaşçıyı bitiren toprağa akmış su olurlar, savaşı ve savaşçıyı gürbüzleştirirler ‘Savaşa karşı savaş!’ diyenler, savaşın ve savaşçının dilini kullanarak bu dili hayatın içine daha da fazla sokarlar Böylelikle hayat dilinden olur; dil ölüm kesilir, ölüm hayat olur
Hayır, savaşı savaşanlar değil, savaşmayanlar bitirir! Öldürenler değil, ölenler! Savaşta vurulmuş her çocuk, her delikanlı, her anne, her baba, yıkılmış her bir ev, parçalanmış her bir ağaç, ortalığa saçılmış her bir canlı parçası, havaya sinmiş her bir barut ve et kokusu savaşı ve savaşçıyı ölümün içine çeker Savaş ve savaşçı öldürerek ölür! Öldürerek vicdanına, kalbine, içine, diline, üzerine kan bulaştırır; kocaman bir nefrete, kine, bedduaya açık kalır; ‘iyi’den, ‘güzel’den, ‘değer’den düşer Bir atalar sözünde belirtildiği gibi, kötülüğün beterini kötülük eden görür Montaigne de bunu söyler: ‘Nasıl ki arı başkasını sokunca kendisine daha fazla zarar verir; çünkü iğnesi ve gücü elden gider’ Savaşçı, açtığı yarada canını bırakır; ruhunu, kalbini, vicdanını, onu insan kılan her bir iyi şeyi… Savaşçı gücünden düşer, kendisini haklı gördüren bir gücü bulamaz hale gelir
Çocuk bedenlerini parçalayıp kırk derecelik sıcaklarda kokutturan, anne ve babaları sözsüz bırakan, uzaklardaki insanların hayatını anlamsızlaştıran; savaşı ve savaştaki büyük kayıpları yazmakla yetinmenin (ne yazık ki yetinmenin) ayıbı içinde her tür yazının içini boşaltan bu savaş bitmeli! En derinlerimizde öylece duran öfkeyi ve kini ayağa kaldıran, bizi öfke ve kinle konuşturan, öfke ve kin kesilip bizi de karşı olduğumuz/lanetlediğimiz savaşa sokan bu savaş bitmeli! Bizi savaşçı kılan, bize kendinden üniformalar diktiren, kanlı oyuğundan ellerimize bombalar uzatan bu savaş bitmeli!
Savaşa gitmeyelim! Bırakın, ölelim! Öldürenin karanlık yüzüne değil, ölenin mağdur ve mağrur yüzüne ilişelim! Ellerimiz/yüzümüz/içimiz bombaların, silahların, mermilerin metal ışıltısıyla değil, insanın yüce bir anıtı gibi duran masum çocuk yüzlerinin ışığıyla aydınlansın Öldürerek ölen o yüzsüz yüzlerin karanlığı üzerimize düşmesin, içimize sinmesin; ölerek, diri kalmış insan kalplerinde yaşamaya devam eden yeryüzü çocuklarının gözlerine düşelim
İnsan ki, yeryüzünde ‘şairane’ oturmalı İçine bırakıldığı yeryüzünde kendine eğilmek, kendini tanımak ve bilmek içinde(n) dışarıya, börtü-böceğe, insan kardeşlerine gitmeli Var olarak gitmeli, giderken var kılmalı Öldürmeye değil, diriltmeye gitmeli!
İnsanız! Dünyaya doğarız ve dünyada doğarız! İçimize konan insan olabilme kapasitesini geliştirerek dünyada kendimizi doğurturuz, içimizden kendimizi çıkartırız Ne kadar iyi şey varsa içimizde onlara yollar açarak, ne kadar kötü şey varsa derinlerimizde yollarını kapatarak biz var olabiliriz, var olabilmişler olarak etrafımızı var kılarız Evet, insanız! İşimiz ‘var kılmak’, ‘yok etmek’ değil! Oysa savaş ve savaşçı sadece yok ediyor O halde kim savaşa koşuyorsa, kim bir savaşçı kesiliyorsa, kim öldürüyorsa kendine, yani insana uzak düşüyor Kim insana yabancılaşmışsa ve yabancılaşıyorsa, hayata değil, ölüme çalışıyor demektir Bu savaş bitmeli! Koşar adım ölüme giden bu hayatın içinden savaş düşmeli, savaş hayattan kovulmalı! Çünkü savaş günahtır, günah ise ‘öz’e muhalefettir Ve bu savaşı İsrail değil, ölenler, ölü Lübnanlı çocuklar bitirecektir! Umuyoruz ki Adorno, insan kazanacaktır! Çünkü İsrail öldürerek ölüyor, Lübnanlı çocuklar ise ölerek diriliyorlar İsrail ölümün adı olurken, Lübnanlı çocuklar hayatın adı oluyorlar
Nihat Dağlı
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

 

mum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-10-2008   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: türkiye
Mesaj: 882
İtibar
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı : 623
Rep Derecesi :
eylül_05 Bilinmeyen herşeyin adı.eylül_05 Bilinmeyen herşeyin adı.eylül_05 Bilinmeyen herşeyin adı.eylül_05 Bilinmeyen herşeyin adı.eylül_05 Bilinmeyen herşeyin adı.eylül_05 Bilinmeyen herşeyin adı.
eylül_05 RSS Feed
Standart --->: Savaş: ‘Öz’e muhalefet…



"Savaşı savaşanlar değil, savaşmayanlar bitirir! Öldürenler değil, ölenler! Savaşa karşı savaşa koşanlar savaşı ve savaşçıyı daha da diriltirler, savaşı ve savaşçıyı bitiren toprağa akmış su olurlar, savaşı ve savaşçıyı gürbüzleştirirler ‘Savaşa karşı savaş!’ diyenler, savaşın ve savaşçının dilini kullanarak bu dili hayatın içine daha da fazla sokarlar Böylelikle hayat dilinden olur; dil ölüm kesilir, ölüm hayat olur"

Çok kereler okuduğum bir yazıydı bu Burada da görmek beni sevindirdi Allah razı olsun mum hocam

 

eylül_05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , ,

Kürtler ve ‘faydasız salaklık’ | Canımsın Anne...!!

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Varliğın Sahibine ‘’hamd’’ Etmek! bumerank Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 4 bir Hafta önce 08:22 AM
Kur’an-ı Kerim’le gelen ilk emir ‘İkra’ Oku! mum Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler 1 3 Hafta önce 02:50 AM
Mûte Günü ………….asr-i Saadet’ten Tablolar…….. mumsema Peygamberimizin Hayatı 3 10-25-2008 13:03 PM
Herkes ‘kim bu?!’ denilecek bir ‘değer’dir ßaran Dini Hikayeler 3 08-16-2008 14:48 PM
‘Örnek şahıs’, ‘örnek toplum’ SÜNNETE UYMAK isaar Sünnet 0 05-27-2008 13:58 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 07:23 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308