|
| | #1 |
| | ![]() MÜMİNİN İKİNCİ ADRESİ: MESCİDLER–1 Mescidin davetçi hayatında çok mümtaz bir yeri vardır Allah-u Teala’nın zikredildiği, namazların kılındığı, Kur’an-ı Kerimlerin okunduğu bu yere davetçiler tabii olarak çok bağlılık hissederler Adeta aralarında duygusal bir bağ vardır Çünkü davetçinin ömrünü adadığı ve yolunda can verdiği yaşam tarzının küçük bir modelidir mescidler Hem davetçinin çırpınışları tüm yeryüzünü Mescid gibi şerden korunmuş, üzerinde günah işlenmeyen ve sadece Allah’a ibadet edilip isminin yüceltildiği bir alana dönüştürmek değil midir? Ayrıca herkesin kendi büyüğünün etrafında/odasında bir araya geldiği gibi davetçi de her fırsatta Allah’ın evi diye tabir edilecek mescidlere gider; orada huzur ve sükûn bulur Adeta ikinci adresi olabilecek bir hale gelir İşte böyle kalbi bir bağlılıkla davetçi mescidlere bağlıdır Ebu Hureyre, Resulullah aleyhisselatu vesselam’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:“Yedi kişi vardır ki, Allah, bunları sadece kendi gölgesinin bulunduğu bir günde gölgesinde gölgelendirir: 1–Adil devlet başkanı 2–Rabbine kulluk üzere yetişmiş genç 3–Kalbi mescidlere bağlı bir kimse 4–Allah için birbirini seven, Allah için birleşen ve ayrılan iki şahıs 5–Kendisine güzel ve asil bir kadın musallat olduğunda: “Ben Allah’tan korkarım” diyen kimse 6–Sağ elinin verdiğini sol elinin bilmeyeceği derecede gizlice sadaka veren kimse 7–Tenhada yalnız başına Allah’ı anıp zikreden ve bu nedenle gözleri dolan kimse (Buharî, Ezan, 96; Müslim, Zekat: 91)Yine “Allah, göklerin ve yerin nurudur…” ayetinden sonraki ayetler de mescide bağlılık gösterenleri şöyle tasvir ediyor: “(Bu nur,) Allah'ın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler ![]() (Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekâtı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılâba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar (Nur: 36–37)En kuvvetli görüşe göre bu ayet–i kerimede sözü edilen ‘evler’den maksat mescidlerdir Ashab–ı kiramdan birçok kimse şöyle demiştir: “Bu ayet–i kerime namaz için ezanı işittiklerinde, işlerini bırakıp hemen namaza koşuşan, çarşı ve pazardakiler hakkında inmiştir ” Bir rivayete göre Abdullah b Mesud, pazarda bulunanların namaza gitmekte olduklarını görünce şöyle demiştir: “İşte Yüce Allah’ın ‘Kendilerini ticaretin de, alışverişin de Allah’ı anmaktan… alıkoymadığı yiğitlerdi’ buyruğunda kastettiği kimseler bunlardır ” (Kurtubi)Resulullah aleyhisselatu vesselam, birçok hadisinde biz ümmetini cami cemaatlerine katılmaya teşvik etmiştir: “Kişinin cemaatle birlikte kıldığı bir namaz, evinde ve ticaret yerinde kıldığı namazından yirmi küsur kat daha fazladır Çünkü onlardan herhangi bir kimse güzel bir şekilde abdest alıp sonra da namaz kılmaktan başka bir arzusu bulunmayıp yalnız namaz kılmak arzusu ile mescide gidecek olursa attığı her bir adım sebebiyle mutlaka onun bir derecesi yükseltilir ve mutlaka onun bir günahı silinir; ta ki mescide girinceye kadar Mescide girdikten sonra onun orada kalmasına sebep namaz olduğu sürece namazda sayılır Sizden herhangi biriniz namaz için yerinde kaldığı sürece namazda sayılır Sizden herhangi biriniz namaz için yerinde kaldığı sürece melekler de sizden o kimseye dua eder dururlar ve “Allah’ım, ona rahmet eyle Allah’ım, ona mağfiret eyle Allah’ım onun tevbesini kabul buyur” derler Orada başkasını rahatsız etmediği ve abdestini bozmadığı sürece (bu böyle sürer gider) ” (Buharî, Müslim, Ebu Davud, İbn-i Mace)“Karanlıklarda mescidlere yürüyüp gidenleri kıyamet gününde tam nur ile müjdele!” (Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace) “Her kim sabah veya akşam mescide gidecek olursa, Allah ona sabah veya akşam gittiği her vakit için bir ikram ve ziyafet hazırlar ” (Buhari, Müslim)Cemaatin terki ile ilgili varid olan bazı hadis–i şerifler de şöyledir: “Herhangi bir yerleşim biriminde ya da badiyede üç kişi bulunur da aralarında cemaatle namaz kılınmazsa, şeytan onları yoldan çıkarmış demektir Bu itibarla cemaat olmaya bakın Çünkü kurt, sürüden ayrılanı kapar ” (Ebu Davud, Ahmed b Hanbel)“Canım elinde olana yemin ederim, düşündüm ki emredeyim de odun toplansın, sonra emredeyim de namaz için ezan okunsun, sonra bir adama emredeyim de insanlara imamlık yapsın, sonra namaza gelmeyen adamlara gideyim ve evlerini başlarına yakayım ” (Buhari, Muvatta)Cemaatle namaz kılmaya bu kadar teşvik edilirken terkinin de böyle şiddetli bir üslupla yasaklanması bunda büyük toplumsal faydalar olmasından ötürüdür Bazılarını şöyle sıralayabiliriz:a–Birliğin ve kardeşliğin pekişmesi… Günde beş sefer bir araya gelen Müslümanlar arasında sevgi, dayanışma ve kardeşlik artacak, birlik pekişecektir Bazı düşünce farklılıkları Müslümanlar arasında tefrikaya yol açamayacak Aynı vakitte, aynı mekânda, aynı kıbleye yönelmiş olarak omuz omuza vererek Rablerinin emrine koşup onu razı etmeye çalışanlar arasına tefrika ve ayrılık girebilir mi?b–Toplumda var olabilecek toplumsal statüler burada eriyecek zengin, fakir, köle–hür, şehirli–köylü aynı hizada saf bağlayarak, takva dışında, Müslümanlar arasında bir üstünlüğün bulunmadığı böylece anlaşılacak ![]() c–Her gün mahalle halkıyla; haftada bir Cuma günü de şehir halkıyla bir araya gelip gerekli istişarelerin yapılmasına uygun bir zemin olması ![]() d–Mescidlerde bir araya gelmenin Allah’ın rahmetinin inmesine vesile olması Ş Veliyullah Dehlevi, bu konuda şunları söyler:“Müslümanların Allah’a teveccüh etmiş bir halde, korku ve ümit arasında bir halet–i ruhiye içerisinde, yüzlerini Ona teslim etmiş olarak bir araya gelmeleri, bereketlerin inmesinde ve rahmetin yayılmasında büyük bir etkiye sahiptir ” (Huccetullahil Baliğa)e–“Kim Allah’ın şeairine (dinin alametlerine) hürmet ederse, artık şüphesiz bu kalplerin takvasındandır ” (Hacc: 32)Allah–u Teala’nın şeairlerinden biri de mescidlerdir Dolayısıyla başka toplumların inandıkları düşüncelerin sembollerini kutsamalarından daha güçlü bir şekilde Müslamanların, Allah’ın şeairlerine yapışması, onlara saygı gösterip tazim etmesi gerekmektedir Tekrar Ş Veliyullah’a kulak verelim:“Allah–u Teala’nın bu ümmeti halk etmesindeki maksadı, Allah’ın dininin en yüce olması, yeryüzünde İslam dininden daha üstün başka bir dinin bulunmamasıdır Bu amacın gerçekleşebilmesi, ancak halkın ve ileri gelenlerin, şehirlilerin, badiyede oturanların, büyük–küçük herkesin, İslam’ın en büyük nişanesi ve en yaygın ibadeti vesilesiyle sık sık bir araya gelmelerine bağlıdır ” (Hüccetullahil Baliğa)f–Mescidler dinin öğrenilip öğretilmesinde kendisinden istifade edilecek en önemli mekanlardır Kur’an-ı Kerim öğreniminin yanı sıra, vaaz ve irşad için de en müsait mekanlar mescidlerdir Mescidlerin bu fonksiyonu özellikle göz önünde bulundurulmalı ve bu açıdan faal bir mekana dönüştürülmelidirler Çünkü hemen her mahallede var olan mescidler vesilesiyle kısa sürede toplumsal bir dönüşüm gerçekleştirmek mümkündür Resulullah aleyhisselatu vesselam, Mescid–i Nebeviyi ilerde de geleceği gibi birçok fonksiyonla beraber özellikle eğitim için kullanmış ve ilk İslam üniversitesi olan Suffa’yı hemen mescidin yanında inşa etmiştir Burada yüzlerce ashab yatılı olarak Resulullah aleyhisselatu vesselam’ın eğitiminden geçmişlerdir![]() Asr–ı Saadette Mecsid: “Resulullah aleyhisselatu vesselam, mescidin, İslam davetindeki fevkalade ehemmiyetine binaen Medine’ye hicretinde kısa bir müddet kaldığı Kuba’da hemen bir Mescid inşa ettirmiş, şehre intikal ederek yerleştiği andan itibaren de ilk faaliyeti, Mescidini bina etmek olmuştu ![]() Yine davetteki rolü sebebiyle Hz Peygamber aleyhisselatu vesselam, mescidlerin sayılarının artırılması hususunda teşviklerde bulunuyor: ‘İçerisinde Allah’ın zikredildiği bir Mescid bina edene Cenab–ı Hak, cennette bir köşk hazırlar’ (Müslim) buyurarak her mahallede bir mescidin açılmasını ve temiz tutulmasını emrediyordu Semhudi’nin isim ve yerlerini belirterek ve geniş bilgiler vererek beyan ettiğine göre, Hz Peygamber aleyhisselatu vesselam zamanında Mescid edinilmiş evler müstesna, Mescidü’n–Nebi dışında bizzat Resulullah aleyhisselatu vesselam’ın namaz kıldığı Medine dahilinde 18, Medine civarında ise 40 mescid vardı![]() Resulullah aleyhisselatu vesselam’ın Mescid inşası ile ilgili emri ve tatbikatı sebebiyle daha sonraki devirlerde Müslümanların fethettikleri her yerde veya kurdukları bütün köy ve şehirlerde bir veya daha fazla Mescid yaptırmak, prensip haline gelmişti Mesela Hz Ömer, fethedilen memleketlere tayin edilen valilere Cuma namazı için büyükçe bir Mescid, kabileler için de ayrı ayrı mescidler yaptırmalarını emrederdi ” (Resulullah’ın İslam’a davet metodu, Ahmed Önkal)Asr-ı Saadette, Mescid ibadet yeri olmakla beraber siyasi meselelerin müzakere edildiği bir istişare meclisinden, diplomatik görüşmelerin yapıldığı bir merkeze, yaralıların tedavi edildiği hastaneye, esirlerin tutulduğu cezaevinden ordunun toplandığı karargaha kadar birçok fonksiyonu aynı anda icra etmiştir Çünkü o dönemde Medine İslam Devletinin tek resmi binası mescidti Bu sebeple de yukarıda zikredilen tüm fonksiyonları zorunlu olarak Mescid üstlenmiştir Ancak sonradan her iş için uygun bina ve alanlar yapılınca bu fonksiyonlar da onlara devredilmiştir Fakat şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki günümüze kadar da mescidlerle medreseler birbirinden ayrılmamış ve bu iki kurum daima beraber olagelmiştir Bu sebeple de günümüzde yukarıda zikredilen tüm işlevler değil, ama bunlardan ilim öğrenme ve öğretme ile vaaz ve irşad görevleri, Müslümanların buluşma ve kaynaşma mekanı olma açısından mescidler canlı bir konumda tutulmalıdır Böylece her yaştan insanın başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere İslamî bir eğitim görüp insanların vaaz ve nasihatlerle irşad edildiği mekânlar olarak mescidler davette de önemli bir işlevi ifa etmiş olacaktır Veysi Kaya
|
| |
| | #2 |
| Administrator ![]() | ![]() MÜMİNİN İKİNCİ ADRESİ: MESCİDLER–2 Mescidde itikâf: “İbrahim ve İsmail’e de “Tavaf edenler, itikâfta olanlar, rüku ve secde edenler için beytimi temiz tutun” diye emrettik ” (Bakara: 125)Bu ayet-i kerimeden de anlaşıldığı gibi Hz İbrahim aleyhisselam’dan beri itikâf ibadeti mevcuttur Hatta İslam’dan önceki müşrik Araplarda da itikâf vardı Çünkü Buhari’nin rivayetine göre bir gün Hz Ömer radiyallahu anh, Resulullah aleyhissalatu vesselam’a “cahiliyye döneminde Mescid-i Haram’da bir gece itikâfta bulunmayı adamıştım” diye sormuş; O da “Adağını yerine getir” diye buyurmuştur (Buhari)Hz Aişe’den rivayet edildiğine göre Resulullah aleyhissalatu vesselam, vefat edene kadar Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmiş, kendisinin vefatından sonra da hanımları itikâfa girmiştir![]() Ebu Hureyre radiyallahu anh “Resulullah aleyhissalatu vesselam her Ramazan’da on gün itikâfa girerdi Vefat ettiği yıl geldiğinde yirmi gün itikâfa girdi” demiştir (Buhari)Resulullah aleyhissalatu vesselam buna o kadar önem veriyordu ki bir seferinde Ramazan’da itikâfa girmek istemiş ancak hanımlarının itikâf için mescide çadır kurduklarını görünce bundan vazgeçip sonradan insana bunun telafisi olduğunu hatırlatır bir tarzda bu sefer Şevval ayında on gün itikâfa girmiştir (Buhari)Bu kadar önemli bir ibadet maalesef günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur Hem bu sünneti diriltip ihya etmek İslamî bir görevdir Hem de günümüzde buna çokça ihtiyaç vardır Çünkü zamanımızda insanlar sürekli meşgul olup aynı anda yapmaları gereken bir çok iş vardır İnsanlara bakıldığında her zaman bir telaş ve tedirginlik içinde oraya buraya gidip geldikleri görülür Adeta hayata karışan insanlar bir selin önünde sürüklenenler gibi ister istemez bir yöne doğru akmaktadırlar Ta ölüm gelinceye kadar da bu akıntıdan kurtulmak, dolayısıyla ölümden önce bir muhasebe yapma imkânı çoğu insan için mümkün olmuyor İtikâf bu açıdan büyük bir imkândır Yılın belli bazı günlerinde dünya ile tüm irtibatı kesip sadece Allah’a yönelmek, ibadet etmek, dua etmek ve geçmiş ile gelecek hakkında muhasebelerde bulunup ölüme hazırlık yapmak bu sayede mümkün olur![]() Bilindiği gibi belli bazı şartları taşıyan mescidler dışında başka yerlerde itikâfa girmek caiz değildir Bu mümkün de değil zaten Çünkü artık yaşadığımız her alan özellikle de reklamların tasallutu altındadır Yanıp sönen panolar, afişler, sesli ve görüntülü reklamlar, aldığımız poşet, tükettiğimiz bir mamul hatta namaz vakitlerini öğrenelim diye aldığımız takvimlere varana kadar her vesileyle bize bir şeylerin reklamı yapılıyor Sadece düz reklamla da yetinilmiyor, bazı teknikler kullanılarak bilinçaltımıza hitap ediliyor Tüm bu reklamlarla da tüketime çağrılıyoruz; tüketebilmek için de paraya ihtiyacımız oluyor Para kazanmak için de hırsla dünyaya yöneliyoruz Böyle fasid bir dairede bocalıyoruz Bu derece kuşatıldığımız bir ortamda kıldığımız namazlar ve yaptığımız ibadetlerin durumu da malumdur Dolayısıyla belli bazı dönemlerde tüm bunlara sırt çevirip itikâfa girmek bizler için neredeyse hayati bir önem taşıyor![]() Mescidlerin İmarı “Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı hakkıyla eda eden, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar imar eder İşte, hidayete erenlerden olması umulanlar onlardır!” (Tevbe: 18)Burada Allah’ın mescidlerinin bakım ve onarımının yapılmasının yanı sıra asıl olarak mescidlere gidip-gelmek ve orada namaz kılmak suretiyle oraları mamur hale getirmeye teşvik ve böyle yapanların da ancak mü’minler olduklarına işaret vardır İmam Kurtubi bu ayetin tefsirini şöyle yapar:“Yüce Allah’ın “Allah’ın mescidlerini ancak… imar eder” buyruğu mescidleri imar edenlerin mü’min olduklarına dair tanıklık etmenin sağlıklı ve doğru olduğuna delildir Çünkü Yüce Allah imanı buna bağlı kılmış ve bu işe devam etmenin mü’minlerin işi olduğunu haber vermiştir Tirmizi de Ebu Said el-Hudri radiyallahu anh’dan, Resulullah aleyhissalatu vesselam’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:“Siz, bir adamın mescidlere gelmek itiyadında olduğunu görürseniz, onun iman sahibi olduğuna tanıklık ediniz Çünkü Yüce Allah: “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden… kimseler imar eder” diye buyurmuştur ”Nitekim mescidleri terk edilmiş bırakmak da bir bakıma mescidleri yıkmaktır Ayet-i kerimede şöyle buyruluyor:“Allah’ın mescidlerinde Allah’ın adının anılmasını engelleyenlerden ve onların harab olmasına çalışanlardan daha zalim kim olabilir? Böyleleri oralara ancak korka korka girerler Onlar için dünyada rüsvaylık vardır Ahirette de en büyük azap yine onlarındır ” (Bakara: 114)Bu ayetin tefsirini yine İmam Kurtubi’den okuyalım: “Mescidlerin yıkımı gerçek anlamı ile olabilir… Mescidlerin yıkımı mecazen de olabilir Müşriklerin Resulullah aleyhisselatu vesselam’ı Mescid-i Haram’a girmekten alıkoyduklarında Müslümanları da engellemeleri gibi… Genel olarak mescidlerde namaz kılmanın ve orada İslam’ın şiarlarını açıkça ortaya konulmasının engellenmesi mescidleri tahrip etmektir, yıkmak demektir ”Bu ayet-i kerimelerin ışığında düşündüğümüzde maalesef bugünkü Müslümanların mescidleri hakkıyla imar edemedikleri ve adeta terk edilmiş bir halde bıraktıkları görülür Oysa Müslümanların sürekli gidiş gelişle orayı mamur tutmaları vazifeleridir Bina olarak güzel ve süslü olmalarına çokça önem verilip büyük maddi külfetlerle yapılan muazzam camiler maalesef vakit namazlarını ancak üç beş kişiyle kılmaktadırlar Bize bu durumu hatırlatan bazı hadis-i şerifler şöyledir:“İnsanların mescidlerle birbirlerine karşı öğünecekleri vakit gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır ” (Ebu Davud, Nesai, İbn Mace)“Mescidlerinizi süsleyip Mushaflarınızı da allayıp pulladığınız takdirde artık helak olmak gelip sizi bulacaktır ” (Zayıf olduğu kaydıyla Kurtubi)Enes şöyle demiş: “Mescidlerle karşılıklı öğünsünler Sonra da pek azı müstesna orayı imar etmezler (namaza gitmezler) ” (Buhari)Bu vesileyle mescidlerle ilgili iki sünneti de hatırlatmak faydalı olacaktır Gerçi mescidlere gidip gelme hakkında ilgili kitaplarda bir çok sünnet ve adap vardır; ancak konuyu da uzatmamak için burada en önemli iki tanesini zikretmek istiyoruz a) Ebu Katade es-Sülemi (ra)’den; Resulullah aleyhisselatu vesselam; “Sizden biriniz mescide girdiğinde oturmadan önce iki rekat namaz kılsın” (Buhari) buyurmuştur ![]() Değişik vesilelerle mescide gidip gelen mü’minlerin mescide girişte fıkıh kitaplarında Tahiyyetül Mescid diye adlandırılan iki rekât namaz kılmakla bir yerde mescidin bir hakkını ödemiş olurlar Çünkü Resulullah aleyhissalatu vesselam buna çokça önem vermiştir Ebu Katade radiyallahu anh şöyle anlatıyor:“Resulullah aleyhissalatu vesselam insanlar arasında oturuyorken mescide girdim Ben de geçip oturdum Resulullah aleyhissalatu vesselam şöyle buyurdu: “Oturmadan önce iki rekât namaz kılmana engel olan nedir? “Ey Allah’ın Resulü, dedim Ben senin ve sair insanların oturmakta olduğunu gördüm Şöyle buyurdu: “Sizden herhangi bir kimse mescide girecek olursa, iki rekât namaz kılmadan oturmasın ” (Müslim, Ahmed b Hanbel”b) Müslümanların hayatlarının tüm alanlarında birbirlerine kenetlenip bir düzen ve disiplin içinde davranmaları camide tuttukları safların düzenli ve sık olmasıyla orantılı olduğunu söylemek yanlış olmaz, herhalde ![]() Diğer taraftan safların düzensiz ve gevşek tutulması, şeytanın Müslümanların arasına girip tefrika ve düzensizlik sonucunu doğurmasına sebep olur ![]() “Şüphesiz ben, saftaki aralıktan şeytanın sanki kara koyun gibi aranıza sokulmakta olduğunu görüyorum ” (Ebu Davud, Ahmed b Hanbel)“Ya saflarınızı düzeltirsiniz, yahut Allah yüzlerinizi başka başka taraflara çevirir ” (Müslim)Safların olması gereken hali Resulullah aleyhissalatu vesselam şöyle tasvir etmiştir: “Siz, meleklerin Rableri katında saf saf durdukları gibi saf bağlayıp dursanız ya! “Ashab: “Ya Resulallah! Melekler Rableri katında nasıl saf olurlar?” diye sorunca: “İlk safları tamamlarlar ve safta kenetlenirler” buyurdu ![]() Şunu da hatırlatalım ki, Resulullah aleyhissalatu vesselam, mescidlerin asıl fonksiyonu dışında başka amaçlar için kullanılmasına müsaade etmemiş ve “Mescidler ne için yapılmışlarsa onun için yapılmışlardır ” (Müslim) diye buyurarak mescidlerin başka amaçlar için kullanılmasına müsaade etmemiştir Bu açıdan devesini kaybedip mescide “Kırmızı devemi gören var mı?” diye ilen eden birine “İnşaallah bulamazsın” diye cevap vermiş; aynı şekilde “Mescide alışveriş yapanı gördüğünüz zaman ‘Allah kazandırmasın’ deyiniz” diye buyurmuştur (Tirmizi)Son olarak şunu vurgulayalım ki, mescidlerin en önemli faydalarından biri Müslümanların buralarda birbirleriyle kaynaşmaları, birlik olmaları, tefrika ve ayrılığı bir yana atmalarıdır Ancak son dönemlerde bunun tam zıddı yönünde tüm Müslümanlara değil de belli bir kesime yönelik mescidler zikredilir olmuş Falan grubun mescidi veya falan mezhebe mensup olanların mescidi gibi… Böyle olunca Mescid, ayrılıkların ve tefrikanın somut bir göstergesi olup bir açıdan bu ayrılığın devamına hizmet etmiş oluyor Mescidin kuruluş amacına tamamıyla zıd olan böyle bir halden Müslümanlar şiddetle kaçınmalıdırlar Hatırlayalım ki Resulullah aleyhissalatu vesselam tarafından yıktırılan Dırar Mescidinin zikredildiği ayette: “… Mü’minlerin arasına ayrılık sokmak için…” (Tevbe: 107) tabiri kullanılıyor Bu da İslam’ın Müslümanlar arasına ayrılık sokan her şeye, velev ki bu, Mescid bile olsa ne derece karşı olduğunu bize açıkça gösteriyor![]() Veysi Kaya
|
| |
![]() |
| Tags: adresi, ikinci, mescidler, muminin |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Msn adresi şifresini kırma | @hmet | Komik yazılar | 30 | 3 Hafta önce 17:37 PM |
| Edebin adresi Efendimizdir | Hesna | Güzel Ahlak Sıfatları | 1 | 09-10-2008 04:28 AM |
| CeNnEtİn AdReSi | flora | Genel Resimler | 4 | 07-05-2008 06:08 AM |
| Cennetin Adresi | TAHSİN | Resimli Ayetler & Hadisler ve Besmeleler Güzel Sözler | 2 | 02-16-2008 22:41 PM |
| mutluluğun adresi nerede? | GizliOzne | Dini, Güzel Yazılar / Makaleler | 0 | 01-07-2008 12:13 PM |