Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Kur'an-ı Kerim Bölümü
> Kur'an-ı Kerim Alt Başlıklar > Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-06-2007   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 10,052
İtibar
Tecrübe Puanı: 104
Rep Puanı : 3504
Rep Derecesi :
İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.
İnşirah RSS Feed
Standart Kur’ân-ı Kerim’in 23 senede inmesinin hikmeti nedir?



Kur’ân-ı Kerim 23 yılda inmeseydi de, bir anda inseydi, o zaman da “Niçin Kur’ân-ı Kerim birden bire indi de, ceste ceste inmedi?” derlerdi
Bu gibi meselelerde esas, teslimiyet ve Hakk’ın takdirini yerinde bulma olmalıdır Yoksa, her meselede sorular sorulmaya başlar: “Öğlen namazı niçin on rekâttır? Cuma namazı neden cuma günü; zekât neden kırkta bir de, kırk birde bir değil? ilh” soruların arkası kesilmez gider Onun için bunların bir ubûdiyet sırrı olduğunu bilmemiz lâzımdır Zâtî olarak namazın bir kısım hikmetleri olabilir Evet, ferdin günde beş defa, Mevlâsının huzuruna gelmesinin, elbette birtakım maslahatları ve faydaları vardır Ama, rekâtların adetlerine gelince, vitir üç rekât, akşamın farzı üç rekât, ikindinin dört rekâttır Ve bu sayılar Allah tarafından vaz' edilmiştir Eğer bize denilseydi ki: “Günde beş defa ibadetle mükellefsiniz, fakat ibadet şekillerini siz tesbit ediniz” Biz rekât sayıları üzerinde çeşitli fikirler yürütebilirdik Ve tabiî günlük işlerimize, yaşayış şartlarımıza göre bir program düşünürdük Adedi tayin keyfiyetinde aklın yolu başka, vahyin yolu başka Vahiyde, senin mâneviyâtın, ledünniyatın hesabına ayrı bir kalem oynamakta, ayrı bir hikmet nescedilmektedir Binâenaleyh burada namazın hikmetleri araştırılır, rekât sayılarınınki değil
Kur’ân-ı Kerim’in 23 senede nüzûlünde de, bu türlü hikmetleri vardır Ayrıca Kur’ân-ı Kerim’in nâzil olduğu dönem, beşerin kemâle yüz tuttuğu bir dönemdir Onun için en kâmil ve en mütekâmil Nebî gelmişti Evet, yeryüzüne, Allah’ın matmah-ı nazarı, kâinatın, yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Hazreti Muhammed (sas) gelmişti O'nun cemaatinin yapacağı şey, o gün için en müterakki, en mütekâmil olma, tekâmülün merdivenlerini son basamağına kadar kat etme, medenî milletlere muallimlik yapma işi idi Hâlbuki o güne kadar onların iktisap ettikleri kötü ahlâk ve fena huylar ruh ve damarlarına öylesine işlemişti ki, bunları teker teker söküp atmak; ayrıca yerlerine ahlâk-ı âliyeyi getirip vaz’ etmek, fıtratlarına güzel huyları yerleştirmek, ayrı ayrı işlerdi Kur’ân bir anda bütün emirleri ile birden gelip onların karşılarına dikilseydi, altından kalkamazlardı Aslında, böyle bir durum, insanlığın, tekemmülünde takip ettiği seyre de aykırı olurdu
Günümüzden misal verecek olursak; bir kısım sigara, içki müptelâsı veya sokaklarda gezme hastası, yahut kahvede oturma alışkanlığı olan kimseler düşünelim Bunların başlarını kesseniz ve “Arkadaş kahveye gidersen öleceksin” deseniz, o yine birtakım bahaneler ileri sürerek gidecektir Eğer bir gün kahveye gitmeyip evde kalsa, evinde bir köşeye oturacak, üf-üf edecek ve fırsat bulunca da kahvenin yolunu tutacaktır Çünkü alışageldiği hayat şekli değişmiştir Hâlbuki o, lüzumlu olmayan basit bir âdetini terk etmiştir
Şimdi bir de, sigara tiryakisini ele alalım; nikotik olmuş bir adama diyorsunuz ki: “Vücuduna zararlı olan bu sigarayı terk et Çünkü senin sigara içmen tedrici bir intihardır Sanki elindeki hançeri birdenbire değil de, yavaş yavaş sinene saplıyor ve âheste âheste intiharı tamamlamış oluyorsun” Hatta bunu bir hekime anlattırsanız, yani doktor dese ki: “Sigarada, hiçbir fayda olmadığı gibi, şöyle şöyle, zararları da var” bu adam sigarayı terk etmek için bir hayli tereddüt geçirecektir Bırakın onu, bildiği hâlde doktorun kendisi de vazgeçmiyor ya
Bir de alkolik kimseyi ele alınız; adam mesh olmuş, sireti değişmiş, iç âlemi başkalaşmış O kadar ki, bir adım daha atsa kendinden aşağı tabakadaki mahlûklara benzeyecek Şimdi bu kimseye birden: “İçkiyi bırak!” demek; “Fıtratını değiştir” demek gibi olacaktır
Böylesine, insanların dem ve damarlarına işlemiş âdetleri, ahlâk ı seyyieyi binlerceye çıkarınız ve sonra Kur’ân’ın inişindeki tedriciliği düşününüz
Evet dikenleri kesip evvelâ çapa yapıyor, kötü şeyleri tahliye edip temizliyor Sonra tezyin ediyor Yani kötü huyları onların ruhlarından çıkararak, âlî huyları getirip yerleştiriyor ve kısa denecek bir zamanda binlerce iş yapıyor Buna göre biz, Kur’ân-ı Kerim’in 23 senede nüzûlünü çok süratli buluyoruz Nur Mürşidin dediği gibi: “Acaba şu asrın filozofları Ceziretü'l-Arab’a gitseler, çalışsalar, o zamana nispeten, o Zâtın bir senede yaptığının yüzde birini yüz senede yapabilirler mi?” İşte, hodri meydan! İçkiden binlerce yuvanın yıkıldığı meydandadır Yeşilay Cemiyeti her sene konferanslar vermektedir Bu işi genişleterek orta, lise mekteplerine kadar götürmektedir Buna karşılık acaba kaç kişi içkiyi terk etmektedir Buyurun üniversite, bütün profesörleriyle seferber olsun, bir sene çalışsınlar acaba yirmi adama içkiyi terk ettirebilecekler mi? Şayet başarabilirlerse, bunu onlar hesabına çok büyük muvaffakiyet sayacak ve Efendimiz’in (sas) icraatının yanına altın yazılarla yazıp asıvereceğiz Heyhat, o bir kere olmuştu! Dost düşman, o surette ikincisini muhal görüyor
Evet, 23 sene çok seridir; bu yüzden de, Kur’ân’ın yaptıkÂları mûcizedir Beşer, Efendimiz’in (sas) 23 senede katettiği mesafeyi binlerce senede katedememiş; katedemez de
Kur’ân-ı Kerim bir taraftan böyle kötü huyların binlercesinin kaldırılmasını hedef almış, diğer taraftan da kaldırılan bu kötü huyların yerini ahlâk-ı âliye-i Kur’âniye ile donatmak, tezyin etmek vazifesini hedeflemiş ve bütün bunları kimseyi örselemeden, törpülemeden, ürkütmeden, ruhlarını rencide etmeden onlara kabul ettirmiş Ortaya attığı birçok meseleyi o kadar çeşitli safhalardan geçirip tatbikat sahasına getirmiştir ki; bugün onların birkaçının pratik hayata hâkim olması için dahi bilmem ne kadar 23 seneye ihtiyaç duyulmaktadır
Bu 23 sene, süreye ihtiyaç duyulan bir kısım emir ve yasakların, o günün insanının kabullenip benimsemesi için gerekli olan bir zamandı ve belli şeylerin tedricen kaldırılması, belli şeylerin de vaz’ edilmesi için bu süreye ihtiyaç vardı Meselâ; bu süre zarfında üç dört devrede içki yasaklanmış; iki devrede kız çocuklarının diri diri gömülmesi kaldırılmış; darma dağınık kabile hayatı, bir iki hamlede halledilmiş ve kabileler arasında vahdet temin edilerek kitleler içtimâî şuura yükseltilmiş, böylece kendilerine bir cemiyet teşkil etme liyâkati kazandırılmıştır ki, bütün kötü huyların atılması, onların yerlerine ahlâk-ı âliyenin getirilip ikâme edilmesi gibi çok çetin icraatlarla mümkün olabilmiştir Bundan dolayı da daha uzun zamana ve mehile ihtiyaç hasıl olmuştur
Ayrıca görüyoruz ki, bizim hayatımızda, şu sene şartlar şöyle gitti, binâenaleyh şöyle bir içtimâî denge ve düzen iktiza ediyor Buna göre gelecek sene şartların değişeceği hesap edilerek, plân elâstikiyeti ona göre ayarlanıyor; daha sonraki senelerin şartlarına göre, teferruattaki değişmelerin dizaynı yapılıyor, derken zamanın akıcılığı ve eşyanın tabiatına uygunluk aranarak yaptığımız şeylerin sürekliliğini temine çalışıyoruz Bunun gibi, Saadet Devri’nde de, Müslümanlar tıpkı bir ağaç gibi büyüyor âheste âheste yeni şartlara adapte oluyor ve fıtrî olarak gelişiyorlardı Müslümanlığa her gün iltihaklar, ısınmalar oluyor, her gün yeni yeni fikirler, şuurlar kazanılıyor; onlara alıştırmalar yapılıyor ve derken ferdler, içtimâî ferdler hâline geliyordu Bunlar yavaş yavaş oluyordu ama; bütün olmalar âhenk içinde birbirini takip ediyordu İşte, bu seyr içindeki çeşitli safhalar, ebedlere kadar devam edecek olan İslâm hakikatinin mikro plânda, zaman buuduna ait bütün hususiyetlerini aksettiren bir ayna oluyordu
Bu, 23 senede değil de, birden bire yapılmak istenseydi, bir ölçüde o bedevî cemiyet bu işe dayanamayacak ve ölecekti Bunu, şuna benzetebiliriz Meselâ; bir insan güneşe maruz kaldığı zaman, cildinde değişmeler olur Soğuk memleketlere götürüldüğü zaman da bu defa ona göre birtakım küçük küçük değişmeler meydana gelir, ama kat’iyen 20 mutasyon ağırlığında ciddî bir değişiklik birden olamaz Olsa, bu türlü seri fizikî değişmelerde canlı öldüğü gibi, bunda da öyle olur Bu, tıpkı (bir) atmosfer basınç altında duran birinin birden bire 20 bin fitlik bir irtifaya çıkması gibi bir şey olur ki, insan orada hemen ölüverir O noktaya uçaklar dahi çıkarken, oksijen maskeleri ve sâire ile sizi ihtiyatla çıkarıyorlar
İşte böyle birden 20 bin fit irtifaa yükselmek nasıl öldürüyor; öyle de hayat anlayışı, aile anlayışı, fert anlayışı sıfır derecede olan bir cemiyete, birden bire, Kur’ân inip aynı günde hemen: “İşte ahkâmı tatbik edin Bu kitaptaki hükümlerin hepsini eksiksiz yaşayın” diye karşılarına çıksaydı, o cemiyetten hiç kimse bunu kabul etmezdi Çünkü bu, birden bire cemiyetin 20 bin fite yükselmesi demekti ki o cemiyet buna dayanamayacaktı Öyleyse Kur’ân-ı Kerim’in, ahkâmını insanlara 23 senede getirmesi, ceste ceste, peyderpey telkin etmesi, insan fıtratına riayetin iktizasıdır ve tabiat-ı beşere de en uygun olanıdır
İnsanı kâinattan ayıramayacağımıza göre, onu kâinatın içindeki hâdiselerin seyrine göre ele alma mecburiyetinde olduğumuzu ve onu kâinattaki gelişmelerin dışında mütalâa edemeyeceğimizi, kabullenme mecburiyetindeyiz Kâinatta nasıl ki, tedrici gelişme oluyor ve kanunlar o istikamette hareket ediyor, insanın tekâmül ve terakkisi de, aynı şekilde olacaktır O terakkinin zenbereği, esası ve prensipler mecmuası olan Kur’ân-ı Kerim de, işte bu esasa binaen 23 senede nâzil olmuştur
Allah’ın hikmeti bu süreyi 23 yapmış Bu 24 de olabilirdi, 25 de Nebiler Sultanı'nın (sas) mukaddes hayatları 63 yıl olacakmış 23 sene sonra hayatına, nübüvvetten hâtime verilecekmiş, vahiy de sona erecekmiş Ama 64 sene olurdu, vahiy de 24 seneye çıkardı Biz de onu, aynı hikmet çerçevesi içinde kabul ederdik
Gerçeği yalnız Allah bilir

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 07-02-2008   #2
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 7,090
İtibar
Tecrübe Puanı: 73
Rep Puanı : 2928
Rep Derecesi :
ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.
ßaran RSS Feed
Standart --->: Kur’ân-ı Kerim’in 23 senede inmesinin hikmeti nedir?



Rabbimin Hikmetinden Sual Olunmaz Şüphesiz

Allah cc Razı Olsun

 

ßaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 07-17-2008   #3
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesaj: 809
İtibar
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı : 132
Rep Derecesi :
cananevirgen Yakında ünlü olacaktır.cananevirgen Yakında ünlü olacaktır.
cananevirgen RSS Feed
Standart --->: Kur’ân-ı Kerim’in 23 senede inmesinin hikmeti nedir?



Rabbimin Hikmetinden Sual Olunmaz Şüphesiz

Allah cc Razı Olsun

 

cananevirgen isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , , ,

Kur’ân-ı Kerim’de Vadedilen Manevî Mükâfatlar | Kur'an-ı Kerim' de bilimsel keşiflerden bahsediliyor mu?

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Dua’nın manası ve hikmeti nedir? mum Dua ile ilgili yazılar/Tavsiyeler 1 12-03-2008 11:46 AM
Kur’an-ı Kerim’de, Ayetlerin Üstündeki Harflerin anlamları mumsema Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler 3 10-12-2008 00:03 AM
Kur’an-ı Kerim’de adı Geçen Hayvanlar ve Hangi Ayetlerde Geçtikleri (Resimli) ahfa Genel Resimler (konu dışı) 21 09-29-2008 18:03 PM
Bu Ramazan’da Bütün İftarları Kerim Olan Kur’an Veriyor mumsema Oruç ve Ramazan Ayının Fazileti 5 09-02-2008 20:27 PM
Kur’ân-ı Kerim’de Vadedilen Manevî Mükâfatlar mumsema Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler 4 07-17-2008 11:58 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 02:30 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308