Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Kur'an-ı Kerim Bölümü
> Kur'an-ı Kerim Alt Başlıklar > Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-05-2008   #1
Bilgiler
Moderatör
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: aşkından eriyim ya Rasulullah
Mesaj: 3,429
İtibar
Tecrübe Puanı: 36
Rep Puanı : 1952
Rep Derecesi :
Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.Gülehasret Mükemmel bir geleceğe sahip.
Gülehasret RSS Feed
Standart İnkarcılar Dine Karşı Da Alaycı Yaklaşırlar



İNKARCILAR DİNE KARŞI DA ALAYCI YAKLAŞIRLAR


İnsanların yeryüzünde bulunuş amaçları, Allah'ın beğeneceği ahlakı yaşamak, Kuran'la kendilerine gösterdiği doğru yola uymaktır. Allah Kuran'da, ". insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat Suresi, 56) şeklinde bildirmiştir. Dolayısıyla Ancak önceki bölümlerde de üzerinde durduğumuz gibi, insanların birçoğu içlerindeki "büyüklenme tutkusu" nedeniyle, Allah'a teslim olmaz ve ibadet etmekten kaçınırlar. Fakat bu insanlar, aslında Allah'ın kendilerinden neler istediğini de çok iyi bilirler. Allah Kuran'da kendilerine hatırlatılan doğruları vicdanen anlayan, ama içlerindeki kibir sebebiyle hak olanı uygulamayan insanlardan şöyle söz etmiştir:

Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu, apaçık olan bir büyüdür." Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkar ettiler. Artık sen, bozguncuların nasıl bir sona uğratıldıklarına bir bak. (Neml Suresi, 13-14)

Vicdanen sıkıntı duydukları için, Allah'ın ve hak dinin varlığını bilmek, duymak, görmek bu insanlarda şiddetli bir iç huzursuzluğu meydana getirir. İsterler ki Allah'ın adı hiç anılmasın, kimse dine itibar etmesin, herkes kendileri gibi olsun. Çünkü ancak o zaman rahat edebileceklerini zannederler. Aksi takdirde ise Allah'ın varlığına ya da din ahlakına ait herşey onlara kendi suçlarını hatırlatacaktır.

Ayrıca, Allah'ın sonsuz kudret ve güç sahibi olması ve canlı, cansız tüm varlıkların Allah'a boyun eğmesi de, içlerinde "asla erişemeyecekleri bir büyüklük isteği" barındıran bu insanlara çok ağır gelir. Çünkü bunları gördüklerinde kendilerinin Allah'a karşı ne kadar aciz olduklarına şahit olurlar. Bu nedenle Allah'ın hatırlatılmasına, O'nun büyüklüğünün takdir edilmesine dayanamazlar. Onlar bu apaçık gerçeği reddederek, yaratılış delillerini inkar ederek veya açıkça Allah'ın gücünün göstergesi olan bu mucizeleri görmezlikten gelerek rahatlayabileceklerini zannederler. İşte böylesine büyük bir yanılgı içinde olan bu kişilerin vicdani rahatsızlıktan kurtulmak için başvurdukları yollardan biri de dine karşı alaycı bir tutum sergilemeleridir. Bu kişilerin yaratılış delilleri karşısındaki tutumları bir ayette şöyle anlatılır:

Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar. Kendilerine öğüt verildiğinde, öğüt almıyorlar. Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar. (Saffat Suresi, 12-14)

Ayette haber verildiği gibi, bu insanlar karşılarındaki mucizevi gerçekler karşısında alaycı bir tutum sergilerler. Bu, öylesine büyük bir akılsızlıktır ki, çok açık olan deliller dahi bu insanların iman etmelerine yeterli olmaz. Onlar Allah'ı ve Kuran'ı inkar ederek, şahsiyet ve üstünlük elde edeceklerini, çevrelerindeki insanların gözünde büyüyeceklerini düşünürler. Oysa çevrelerindeki insanlar da Allah'a son derece muhtaç, ahirette hesaba çekilecek aciz varlıklardır. Onların gözünde büyüyüp büyümemeleri hiçbir şey ifade etmez. Üstelik böylesine kibirlenmelerine sebep olan şeyler yine Allah'ın kendilerine verdiği özelliklerdir. Sahip oldukları herşeyi Allah'a borçludurlar. Fakat bunun karşılığında onlar şükretmek yerine alaycılığı tercih ederler.

Bu bölümde inkarcıların Allah'ın dinine olan yaklaşımlarını, Kuran'da bize bildirilen örneklerle açıklayacağız. Ve bu insanların alaycı yaklaşımlarıyla aslında kendilerini ne kadar büyük bir zarara soktuklarını, bu tutumları sebebiyle ahirette karşılaşacakları sonu hatırlatacağız.

ALLAH'IN AYETLERİNİ KAVRAYAMAMALARI
Bir sure indirildiğinde onlardan bazısı: "Bu, hanginizin imanını arttırdı?" der. Ancak iman edenlere gelince; onların imanını arttırmıştır ve onlar müjdeleşmektedirler. (Tevbe Suresi, 124)

Yukarıdaki ayette dikkat çekildiği gibi, Allah'ın ayetlerini ancak samimi kalple iman eden kişiler kavrayabilirler. Ayetlerdeki hikmeti ancak onlar görebilirler. İnkarcılar ise, Allah'ın ayetlerini kavramaktan acizdirler. Hatta "bu hanginizin imanını artırdı?" diye sorarak kendilerince alay etmek isterler. Ancak iman edenler için bir müjde olan Allah'ın bu nimetinden de mahrum kalmış olurlar. İnkarcıların bu anlayışsızlığına ve ayetlere olan çarpık yaklaşımlarına bir başka Kuran ayetinde şöyle dikkat çekilmiştir:

Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. (Bakara Suresi, 26)

Yukarıdaki ayette haber verildiği gibi, Allah'ın bir ayetinde "sivrisinek"ten bahsetmesinin hikmetini inkarcılar anlamamışlardır. İçine düştükleri kavrayış eksikliği sebebiyle "Allah bu örnekle neyi amaçlamış?" diyerek, kendilerince alaycı bir tutum göstermişlerdir. Ancak bugün bilim, insanların "sivrisinek" diyerek küçümsedikleri canlıların aslında pek çok mucizevi özelliklere sahip olduklarını ortaya çıkarmıştır. Allah bu canlıdaki olağanüstü özelliklere bundan 1400 yıl önce dikkat çekmiştir ve o dönemin inkarcıları bu bilgilerden yoksun oldukları için sarf ettikleri alaycı sözlerle küçük duruma düşmüşlerdir.

İnkar edenlerin Allah'a ve O'nun dinine karşı kibirli yaklaşımları özellikle de Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğunda ve kendilerine ayetlerle öğüt verildiğinde ortaya çıkar. Allah'ın gönderdiği elçiler ve salih Müslümanlar kavimlerine, yaşadıkları batıl sistemin yanlışlığını tebliğ ederler. Tek doğru yolun Allah'ın indirdiği din olduğunu anlatırlarken, onlara Allah'ın ayetlerinden okur ve ayetlerin hikmetlerini açıklarlar. Ayetlerdeki anlam öylesine mükemmeldir ki, inkarcılar bu sözlerdeki olağanüstü yönü fark ederler. Fakat bu üstünlüğü sezmelerine rağmen kibirleri nedeniyle anlatılan gerçekleri inkar eder ve kendilerine yapılan çağrıyı reddederler. Dahası bununla da kalmaz, azgınlıkları nedeniyle Allah'ın ayetlerini alay konusu yaparlar. Kuran'da onların bu kibirli tavırları ve alaycı yaklaşımları şöyle anlatılır:

Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi ısrar eder. Artık sen onu acı bir azapla müjdele. Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır. (Casiye Suresi, 8-9)

Allah inkarcıların bu alaycı tavırlarını pek çok ayetiyle haber vermiştir. Ve müminlere bu tarz konuşmalarla karşılaştıklarında nasıl bir tutum izlemeleri gerektiğini de şöyle bildirmiştir:

Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. (Enam Suresi, 68)

İBADETLERE ALAYCI YAKLAŞIMLARI
Allah'ın emrettiği ibadetlerle, bu ibadetlerin hikmetleriyle ve özellikle de namaz ve oruçla alay etmek inkarcılar arasında çok yaygındır. Allah bir ayetinde inkarcıların sergiledikleri bu akılsızca davranışları şöyle haber vermiştir:

Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır. (Maide Suresi, 58)

İnkarcıların ibadetler konusundaki alaycı tavırlarına günlük hayatta da çok sık rastlamak mümkündür. Örneğin böyle bir kişiye namaz kılması, oruç tutması gerektiği hatırlatıldığında hemen alaycı bir havaya bürünür. Konuşma üslubuna, seçtiği kelimelere, mimik ve hareketlerine, yüz ifadesine tamamen alaycı bir hava hakim olur. Tüm bunlar bu tarz bir gülümsemeyle de birleşince çok çirkin bir görünüm ortaya çıkar.

Bu alaycı tavırlarının asıl nedeni, diğer insanların bilinçaltlarındaki dine ve dini değerlere karşı var olan saygıyı azaltmak istemeleridir. Böylelikle müminlerin insanlara yaptıkları tebliği de engelleyebilmeyi amaçlarlar. Özellikle dinine bağlı genç bir insan gördüklerinde alaycılıkları iyice belirginleşir. Onu görünce daha fazla suçluluk hissettikleri için, bu suçluluk duygusunu onunla alay ederek bastırmaya çalışırlar. Böylece onu doğru yoldan yıldırarak vazgeçirmek isterler.

"Gençliğini yaşa, ilerde dini ibadetlerini yerine getirirsin", "bu yaşta dünyadan elini eteğini çekmişsin" türünde imalı ve alay kasıtlı sözler söyleyerek, karşılarındaki kişiyi küçük düşürmek isterler. "Orucunu boz, ben senin günahını yüklenirim" tarzında saçma vaatlerde bulunarak onu doğru yoldan saptırmaya çalışırlar. Ancak her ne yaparlarsa yapsınlar müminlere zarar vermeleri, onları küçük düşürmeleri mümkün değildir. Zira müminler inkarcıların Kuran'da yazılı olan bu tavırlarıyla karşılaştıklarında daha da şevklenirler ve ibadetlerine daha büyük bir coşkuyla devam ederler.

İnkarcılar alay ederek müminlere zarar vermek isterler, ancak bu çabalarında başarısız olurlar; hatta bilmeden onların ahiretteki derecelerini yükseltmiş olurlar. Yani bir manada müminlere hizmet ettikleri söylenebilir. Ancak bu gerçeği kavrayamadıkları için, yukarıdaki ayette dikkat çekilen "akletme eksiklikleri"ni bir kez daha sergilemiş olurlar.

DİRİLİŞİ İNKAR ETMELERİ İnkar eden bu insanların alay konusu edindikleri diğer bir konu ise "diriliş"tir. Ölümden sonra insanların yeniden dirileceği gerçeğini şiddetle reddederler. Çünkü bunu kabul ederlerse din ahlakını yaşamaları gerektiği gerçeği ile karşılaşacaklardır. Ayrıca insanlar ölümlerinin ardından diriltileceklerine göre, bunun bir sonucu olarak dünyada yaptıklarından hesap da vereceklerdir. Ve o gün sadece dünyada Allah'ın Kuran'da emrettiği gibi yaşayanlar kurtuluş bulacaklardır. Hesap gününün ardından elbette ki Allah'ın sonsuz adaleti tecelli edecek, suçlular cezalandırılacak, güzel tavır gösteren, Allah'a itaatli olanlar ise ödüllendirileceklerdir. Bu, son derece açık bir gerçektir. Ve böylece din günü, inkarcıların büyük bir yanılgı içinde oldukları ortaya çıkacaktır.

Ancak inkarcılar dünyada yaptıkları davranışlardan sorumlu olduklarını kabul etmek istemeyerek Allah'ı ve hesap gününü unuturlar. Bunun sonucu olarak öncelikle ölümün çok yakın olduğunu akıllarından çıkarmaya çalışırlar. Hatta bu konuda alaycı konuşmalar, espriler yaparak konunun ciddiyetini hafifletmek için uğraşırlar. Çevrelerindeki insanlara ölümün çok uzak, bunu düşünmenin ise gereksiz olduğu yönünde mesajlar verirler. Ancak ne kadar unutmak isteseler de ölüm kesin bir gerçektir ve Allah Kuran'da bu insanlara şöyle seslenmektedir:

De ki: "Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir." (Cuma Suresi, 8)

Bu yüzden yeniden diriltilecekleri ve hesap verecekleri gerçeğini reddetmeyi tercih ederler. Kuşkusuz onların akılsızca hesap gününü reddetmeleri, onları o günle karşılaşmaktan uzaklaştırmaz ama yine de bu konuyu anlamazlıktan gelerek kurtulabileceklerini zannederler. Hatta daha da ileri giderek bu konuyla alay ederler. Böylece yeniden dirilişe inanmadıklarını ve bu konuyu hafife aldıklarını çevrelerine kanıtlamak isterler. Kuran'da onların bu tür alaycı tavırlarından örnekler verilmiştir:

O kimse ki, anne ve babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" dedi. O ikisi (anne ve babası) ise Allah'a yakararak: "Yazıklar sana, iman et, şüphesiz Allah'ın va'di haktır." (derler; fakat) O: "Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir" der. (Ahkaf Suresi, 17)

Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

De ki: "İster taş olun, ister demir."

"Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun)." Bizi kim (hayata) geri çevirebilir" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratan." Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: "Ne zamanmış o?" De ki: "Umulur ki pek yakında." (İsra Suresi, 49-51)

Kendi saçma akıllarını beğenen ve bundan çok emin olan inkarcıların diriliş hakkındaki bu pervasız sorularına ve mantıklarına karşılık en güzel örnek Kuran'da şöyle haber verilmiştir:

İnsan, onun kemiklerini bizim kesin olarak bir araya getirmeyeceğimizi mi sanıyor? Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz. (Kıyamet Suresi, 3-4)

İnsan, bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?" De ki: "Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir." (Yasin Suresi, 77-79)

İnsanı ve yeryüzündeki canlı cansız tüm varlıkları yaratan Allah'tır. İnsan Allah'ın indirdiği din ahlakını yaşamakla yükümlüdür ve inkar ediyor olması onu bu sorumluluktan kurtarmaz. Bu durumda "din günü" geldiğinde yaptıklarının cezasını mutlaka alacaktır. Şunu da eklemek gerekir ki Allah ile ve O'nun diniyle alay etmek çok büyük bir suçtur. Ve hiç şüphesiz bunun karşılığı çok şiddetli olacaktır. Bu insanlar Kuran'da şöyle tehdit edilmektedirler:

Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kuran'la) hatırlat ki, bir nefis, kendi kazandıklarıyla helake düşmesin; (böylesinin) Allah'tan başka ne bir velisi, ne bir şefaatçisi vardır; her türlü fidyeyi verse de kabul olunmaz. İşte onlar, kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azap vardır. (En'am Suresi, 70)

Karşılaşacakları bu azabı göz ardı eden insanlar her dönemde olduğu gibi içinde bulunduğumuz dönemde de vardır. Bu kişiler her fırsatta dini değerlerle ve kutsal kavramlarla alay etmekten çekinmezler. Yaptıkları esprilerin, güldükleri fıkraların dini içerikli olmasının dışında karikatürlerde bile dini değerlerle alay ederler. Gerek içinde yaşadığımız dönemde, gerekse tarih boyunca inkarcıların bu çirkin davranışlarının amacı hep aynı olmuştur. Alaycı yaklaşımlarıyla hem iman edenleri sıkıntıya sokmak isterler, hem de insanların bilinçaltlarını dini değerler konusunda olumsuz yönde etkilemeye çalışırlar. Ancak unutmamak gerekir ki, Müslümanlar için inkarcıların bu davranışlarıyla karşılaşmak büyük bir şereftir. Çünkü Allah Kuran'da, salih Müslümanların bu tip davranışlara maruz kalabileceklerini ve bunların karşılığının kendilerine en güzeliyle verileceğini vaat etmiştir. Ayrıca Allah bu alaycı insanların konumlarını Kuran'da bildirmiş ve müminlerin onlardan uzak durmalarını emretmiştir:

Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup-sakının. (Maide Suresi, 57)
Kuran Ahlakı

 

Gülehasret isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 3 Hafta önce   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesaj: 900
İtibar
Tecrübe Puanı: 10
Rep Puanı : 65
Rep Derecesi :
Sümeyye_ Yakında ünlü olacaktır.
Sümeyye_ RSS Feed
Standart --->: İnkarcılar Dine Karşı Da Alaycı Yaklaşırlar



Allah cc razı olsun

 

Sümeyye_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , ,

kuranın hayatımızdaki yeri | Felak ve Nâs Sûreleri

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Dine Dil Uzatmanin Hükmü... gözyaşı Diğer Soru ve cevaplar (kategorilerin dışında kalanları bu bölüme açalım) 1 bir Hafta önce 00:02 AM
İnkarcılar için Pişmanlığın Başlangıcı: Ölüm ßaran Ölüm & Kıyamet 1 3 Hafta önce 23:35 PM
Akşama karşı gitme, tana karşı yatma. mum Atasözleri ve Açıklamaları 0 09-22-2008 09:36 AM
Dine Karşı Din malik eşter Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 1 01-25-2008 10:09 AM
Müziği dine sokmak egemen Sohbet & Muhabbet 1 05-05-2007 10:18 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 02:55 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308