|
| | #1 |
| | ![]() ![]() Kur’an-ı Kerim, insanlara doğru yolu göstermek üzere gönderilen son ilahi kitaptır O, Sevgili Peygamberimize nasıl indirilmişse en ufak bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelen bir hidayet rehberidir Asırlardan beri Müslümanların okuyup, ezberledikleri ve en büyük saygıyı gösterdikleri şaşmaz ve yanılmaz bir pusuladır Bir Müslüman’ın en önemli görevlerinden birisi de, Kur’an-ı Kerim-i okumak ve okutmaktır Zira Kur’an-ı Kerim’den ibadetini yapacak kadar ayet ve sure okuyup ezberlemek, her Müslümanın üzerine farzdır Yüce Allah (c c ) “Ey Muhammed! Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku ”[Kehf/27 Ayet] Buyurmuş; Sevgili Peygamberimiz (s a v )’de: “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve onu başkalarına öğretenlerinizdir ”[R Salihin, h no:995 ] buyurarak Kur’an-ı Kerimi öğrenmeyi ve öğretmeyi bizlere tavsiye etmiştir “Kim Kur’an okur, O’nunla amel ederse; kıyamet günü onun ana babasına, ziyası güneşin ziyasından daha parlak bir taç giydirilir ”[Ebu Davut, Salat, 349 H No:1453]Hidayet kaynağı Ku’an-ı Kerim’den hakkıyla yararlanmak için onu okumak, manasını anlamak ve hepsinden önemlisi ilkelerini hayata geçirmek gerekir ![]() Rabbim bu uğurda çıktığımız bu yolda hepimize kolaylık zihin açıklığı nasip etsin ve bizleri Kelamıyla buluştursun ![]()
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() KUR'AN ÖĞRENMEK VE ÖĞRETMEK Hz Osman (r a )’dan yapılan bir rivayette Nebi (s a v ) şöyle buyurmuştur: “Sizin en faziletliniz Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir ”İbn Ömer (r a )’den yapılan rivayette ise Nebi (s a v ) şöyle buyurmuştur: “Kur’an sahibi, bağlı devenin sahibinin misali gibidir Deve sahibi devesini gözetlerse tutabilir, mukayyed olmayıp bırakırsa kaçar gider ”Keza Abdullah b Mes’ud (r a )’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s a v ), “Kur’an sahibinin birisi için şu ayetleri unuttum demek ne fena şeydir Belki unutuldu demek gerektir ” Çünkü unuttum demek Kur’an’ın hıfzına ehemmiyet vermediğine delâlet ettiğinden mekruhtur Unutuldu demeli![]() “Ey Kur’an sahibi hafızlar! Kur’an’ı daima okuyup müzakere ediniz Çünkü Kur’an’ın hâfız kişilerin gönüllerinden ayrılıp kaçması devenin boşanıp kaçmasından daha zorludur!” buyurmuştur![]() Ebû Musa el-Eş’arî’den diğer bir rivayette ise, Nebi (s a v ): “Kur’an’ı muhafazaya ehemmiyet veriniz Hayatım kudret elinde olan Cenâb-ı Allah’a yemin ederim ki; Kur’an’ın hâfızadan çıkıp kaçması, bağlı devenin ihtimamsızlık eseri boşanıp kaçmasından daha zorludur ” buyurmuştur Yine Ebû Musa el-Eş’arî’den diğer bir rivayette ise, Nebi (s a v ), “Şu bir halis mü’min ki Kur’an okur, onun gereğiyle amel eder; o, tadı güzel, kokusu güzel turunç meyvesi gibidir Şu bir mü’min de Kur’an okumaz fakat mucibiyle amel eder, bu da tadı güzel fakat kokusu olmayan hurma gibidir Kur’an’ı okuyan fakat mucibiyle amel etmeyen münafık benzeri de, kokusu güzel fakat acı reyhan otu gibidir Kur’an’ı okumayan münafık benzeri, tadı da acı, kokusu da kötü Ebû Cehil karpuzu gibidir ” buyurmuşturBuhârî’nin Üseyyid b Hudayr’dan rivayetine göre:Bir kere Üseyyid gece vakti Bakara Sûresini okuyordu Diğer bir rivayette Sûre-i Kehf’i okuyordu Atı da yanında bağlanmıştı Kur’an okurken at deprenmeğe başladı Üseyyid sustu, at da sakinleşti Üseyyid tekrar okumağa başladı, at yine şahlandı Üseyyid yine sustu, at da sakinleşti Bundan sonra Üseyyid bir daha okumağa başladı, at yine hırçınlaştı Üseyyid de artık Kur’an okumaktan vazgeçti Üseyyid’in oğlu Yahya da ata yakın bir yerde yatmakta idi Atın çocuğa zararı dokunmasın diye atı geriye çekti Bu sırada başını kaldırıp göğe baktığında beyaz bulut gölgesine benzer bir sis içinde kandiller gibi birtakım yıldızların parlamakta olduğunu gördü Sabah olduğunda Üseyyid keyfiyeti Rasûlullah (s a v )’a arz eyledi Peygamber Efendimiz (s a v ) ona, “Oku ey Hudayr oğlu, oku ey Hudayr oğlu ” diyerek okumağa devam edilmesi lazım geldiğini bildirdi Üseyyid de: “Yâ Rasûlallah! Atın Yahyâ’yı çiğnemesinden endişe ettim de kestim O sırada semaya baktım Gökyüzünde bulut gölgesini andırır bir beyazlık içinde kandiller gibi yıldızların parlamakta olduklarını gördüm Artık bu beyaz tabakası içindeki yıldızlar göğe doğru çıkıp gitti, nihayet görünmez oldu ” dedi Rasûl-i Ekrem (s a v ), “Bilir misin onlar nedir?” buyurdu Üseyyid, “Hayır ” deyince:“Ey Üseyyid! Onlar melekler idi Senin sesine yaklaşmışlardı Eğer sen Kur’an okumağa devam etseydin sabaha kadar melekler seni dinlerler idi, nâs da onlara bakardı, halkın gözünden gizlenmezdi ” buyurdu![]() Yazar: M Sami RAMAZANOĞLU
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Kur’an Öğrenme Mevsimi-Yaz ![]() Müslümanlar olarak çoğumuz Kur'an okumasını arzu edilen seviyede bilmiyor, çocuklarımıza da yine o seviyede öğretmiyoruz Faydalı olabileceği ümidiyle bu önemli eksiğimizin birkaç sebebini hatırlatmak istiyorum![]() Bunlardan birincisi, Kur'an-ı Kerim'i düzgün, hakkını verecek şekilde okumanın ehemmiyetinin bilinmemesi; ikincisi, Kur'an öğrenmenin, üstesinden gelinemeyecek derecede zor telakki edilmesi; üçüncüsü de, yaz tatilinde 15-20 gün bir camide veya dedemizden, ninemizden yarım-yamalak öğrendiğimiz miktarın kafi görülmesidir ![]() İzaha üçüncüsünden başlayacak olursak; evvela , fem-i muhsin sahibi olmayan herhangi bir insandan talimsiz, tecvidsiz öğrenildiği kadarıyla Kur'an bilinmiş sayılamaz Bu ancak bir başlangıç olur; devam edilirse bir temel vazifesi görebilir![]() İkincisi, Kur'an-ı Hakîm, öğrenilemeyecek kadar zor değildir Ama onun büyük bir iş olduğunu bilip gerekirse yıllarımızı dahi vermeyi kabul ederek işe başlamalıyız ve gerekiyorsa vermeliyiz![]() İnsanlar bir kariyer elde edebilmek ve bir iş bulabilmek için bir yabancı dil bilmesi gerektiğinde onu öğrenebiliyor Ama onu mühimseyen, senelerini verebilen, lugatlarla, bilgisayarla, teyplerle sabahlara kadar çalışan insanlar istedikleri dili öğrenebiliyorlar![]() Kur'an öğrenmek bir yabancı dil öğrenmekten daha zor olmadığına göre onun ehemmiyetine inanıp gecesini gündüzüne katarak Allah'ın verdiği kabiliyetleri seferber edebilen insanlar Kur'an'ı da öğrenebilirler ![]() O zaman iş, gelip ehemmiyetine inanmaya dayanıyor ![]() Öncelikle , her müslümanın ‘namazı sahih olacak' kadar Kur'an'ı öğrenmesi farz-ı ayn kılınmıştır Aks-i takdirde bir kısım hatalarla namaz fâsit olmaktadır Bu mevzuda ‘bilmeme' sadece yeni müslümanlar için mazeret kabul edilmiş, o da öğrenebilecekleri bir zaman dilimi ile sınırlandırılmıştır![]() Diğer taraftan hiçbir fıkıh kitabında Kur'an-ı Kerim Arapça olduğu için şu hatalar Arap olanların namazını ifsat eder de Arap olmayanınkini ifsat etmez diye bir hüküm görmüyoruz Çünkü Allah herkese öğrenme kabiliyeti vermiş Zamanımızda olduğu gibi dünyanın neresine gidilirse gidilsin hem öğretecek hoca, hem de öğrenecek yer bulmak mümkün, Çin'e kadar, Rusya'ya kadar![]() Bu durumda insanın öne sürecek bir mazereti de kalmıyor O zaman buna ehemmiyet vermeyip vakit ayırmayanlar, emek sarfetmeyenler kendilerine zulmetmiş, kendilerine yazık etmiş demektir![]() İnsan bir de mahşerde Allah'ın huzurunda hesap vereceği ânı, ‘Büyük Buluşma'yı düşünmeli Allah (celle celâlühû), “İngilizce'yi öğrendin, Matematik, Fizik, Kimya vs onlarca ilmi öğrendin de, Kur'an'ı niye öğrenmedin?” derse, “Televizyonun başında ya da bir kısım oyunlarla, yüzlerce belki binlerce saatini harcadın; ya Kur'an için kaç saatini verdin?” diye sorarsa ne cevap verebileceğini düşünmelidir![]() Diğer taraftan o gün Kur'an, insanlar hakkında ya şefaatçi veya şikayetçi olacak Kur'an o gün bazıları hakkında, “Bunlar benim için vakit ayırdılar, emek çektiler, beni düzgün okumayı öğrendiler, öğrettiler, beni gece-gündüz okudular, benimle amel ettiler” diyerek onlara şefaat edip onları Cennet'e götürürken, biz şikayetçi oldukları arasında kalırsak, bizi kim kurtarabilir?” diye düşünmeli değil miyiz?Öyleyse, “Girdik reh-i sevdaya, bize onur, bize gurur lazım değil” deyip yaşımıza, başımıza bakmadan, Kur'an öğretebilecek fem-i muhsin sahibi isek öğretmeye, değilse öğrenmeye seferber olmalı değil miyiz!? Şu yaz mevsimini bir Kur'an mevsimi haline getirmeli değil miyiz!? Bilhassa çocuklarımızı bir fem-i muhsin önünde, talimiyle, tecvidiyle dörtbaşı ma'mur öğreninceye kadar takip etmeli değil miyiz!? Bir de dünyanın her yerinde Kur'an öğrenme ve öğretme imkanından bahsettik Bunun Allah'ın bir lütfu, bir nimeti olduğunu, bunu değerlendirerek şükrünü eda etmezsek Rabbimizin bir şekilde alacağını hatırdan çıkarmamalıyız![]() Üstad Bediüzzaman hazretleri, Re'fet abiye yazdığı bir mektubunda (oğlu için), “Mübarek ve bahtiyar Bedreddin'in başından öperim O, Kur'an okudukça bana dua etsin Öyle masumların duası inşaallah hakkımızda makbuldür Onun validesi olan ahiret hemşireme ayrıca dua ediyorum Bedreddin gibi bir evlat sahibesi olduğundan tebrike şayandır![]() Bedreddin'in okuduğu her bir Kur'an harfinin on sevaptan tut tâ bine kadar meyveleri vardır Hem validesinin defter-i a'maline, hem hoca ve üstadının defter-i a'maline o sevaplar kaydolunur ” (Barla Lâhikası, s 310)Kur'an öğrenme ve öğretmenin ehemmiyeti böyle bir makâle ile anlatılamayacağı herkesçe müsellemdir Nitekim, Yrd Doç Muhiddin Akgül bey bu mevzuda müstakil bir kitap yazmıştır Hocamızın sohbetlerinde geçen konuyla alâkalı bölümler biraraya getirilse yine bir kitabın hacmine ulaşır![]() Bizimki çocuklar için Kur'an mevsimi diyebileceğimiz şu yaz aylarının iyi değerlendirilmesi istikametinde küçük bir hatırlatmadır Bu hatırlatmadan sonra; “Ey anne-babalar ve Kur'an öğreten hocalar! Şu yaz mevsiminde gerek camilere, gerek Kur'an kursu gibi yerlere Kur'an öğrenmeye gelen cıvıl cıvıl, oğlanlı-kızlı, birbirinden güzel, nur yüzlü çoçukların hepsi sabî Bediüzzaman hazretlerinin ifadesinden anlıyoruz ki, “Essebebü ke'l-fâil/Vesile olan işleyen gibidir” sırrıyla onların aldığı sevabın bir misli de sizlerin amel defterinize yazılacaktır![]() Bunu nazar-ı itibara alarak anneler yavruları Kur'an okumaya gidecek diye onlara daha çok sevdikleri şeylerle kahvaltı yaptırsalar, melekler temizliği ve güzel kokuyu sever diyerek, onları bayram namazına hazırlar gibi şefkatli elleriyle en temiz ve güzel elbiselerini giydirip, güzel kokular sürüp, şimdi sen Kur'an okurken daha çok melek gelip senin okuyuşunu dinleyecek, sen ve hepimiz daha çok sevap kazanacağız deseler ve onları öpücüklerle, dualarla uğurlasalar; babalar da yine güleryüz ve şefkatle ellerinden tutup onları bayram namazına götürür gibi bir sevinçle götürüp hocalarına teslime etseler, Hocaları da onları güleryüz ve şefkatle hoş âmedî etseler, onların yaşları icabı yaramazlıklarını, gürültülerini anlayışla, sabırla karşılasalar, teneffüs vakitlerinde onların seveceği bazı yiyecek ve içecekler ikram etseler, yine teneffüslerde ve derslerden sonra onları yaşlarına göre gruplara ayırıp sevdikleri oyunlardan oynatsalar, derslerini geçtikçe birer çikolata, birer şeker dahi olsa küçük birer mükafaat, birer not/puan verseler, haftada bir velilerine onların öğrendikleri ve geçtikleri dersleri bildiren tebrik mahiyetinde birer not gönderseler ve sonunda güzel bir merasim yaparak birer sertifika ile onları uğurlasalar, çocuklarımız Kur'an öğrenmeye daha çok severek gelecek, derslerine daha çok ehemmiyet verecek, veliler ve hocalar da daha güzel neticeler alacaklardır inşaallah ![]() Dr İsmail Büyükçelebi
|
| |
| | #4 |
| Administrator ![]() | ![]() Sizin En Hayırlınız ![]() ![]() Efendimiz (sas), veda hutbesinde ashabına ve istikbalin mü’minlerine şöyle seslenmişti: "Size iki şey bırakıyorum Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah'ın Kitab'ı ve Resulünün Sünneti (1) Evet, Efendiler Efendisi’nin iki değerli mirası hadiste belirtildiği üzere Kur’an ve Sünnettir Bu iki mirasa hakkıyla sahip çıkmak biz mü’minlerin görevidir Bu mirasa sahip çıkmanın adı ise Kur’an’ı ve sünneti okuyup öğrenmek, üzerinde düşünmek ve onlarla amel etmektir Efendimiz (sas), bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: "Kim Allah'ın Kitabını öğrenir ve sonra da onda bulunanlara uyarsa, Allah onu, dünyada dalaletten çıkarıp doğru yola sevkeder, ahirette de kötü hesaptan korur "Evet, yaz tatiline girdiğimiz bu günlerde çocuklarımız için üç aylık bir dönem başlamış oldu Çocuklarımız için tatil dendiğinde, aklımıza hemen, kitabı defteri bir tarafa atmak, boş boş oturmak, gezmek, gönül eğlendirmek, sahile gitmek, yaylaya çıkmak vs gelebilir Halbuki, mü’minin boş vakti yoktur, olmamalıdır da O, dinlenirken dahi, boş durmayı sevmez Her anını, ebedi yaşayacağı ahiret hayatına yatırım yapmak için bir fırsat olarak değerlendirir ve hep yararlı işler peşinde koşar Yazın yapılabilecek en hayırlı işlerden biri de Kur’an öğrenmektir Evet, bu mevsim, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle hep beraber bir Kur’an öğrenme mevsimi diye düşünülebilir Böylece, herkes en hayırlı insan olma yoluna girmiş olur Zira, “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” buyuruyor Peygamber Efendimiz (s a s ) (2)Kur’an öğrenmek çok kolaydır Kur’ân’ın mucizevî taraflarından biri de, özellikle çocuklar tarafından hemen kolayca öğrenilmesidir Zihinleri temiz ve açık olan çocuklar, Kur’ân’ı en fazla on beş gün içinde öğrenebilirler Başta biraz zorlansalar da alıştıklarında çok severler ve zevkle okurlar Kur’an okumak büyük sevaplara vesiledir Hele onu zorlanarak okuyanın sevabı daha fazladır Bu konuda Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Kur'an'da mahir olan (yani ezberini ve okuyuşunu güzel yapan), Sefere denilen, kerim olan ve Allah’a itaat eden meleklerle beraber olacaktır Kur'an'ı kekeleyerek zorlukla okuyana da iki sevap vardır " (3)Kur’an okuyan ve okumayan mü’min, Peygamberimiz’in dilinde bakınız neye benzetiliyor: "Kur'an okuyan mü'minin misali portakal gibidir Kokusu güzel tadı hoştur Kur'an okumayan mü'minin misali hurma gibidir Tadı hoştur fakat kokusu yoktur " (4)Kur’an okumak berekete ve şefaate vesiledir Peygamber Efendimiz şöyle buyururlar: "Kur'ân-ı Kerim'i okuyun Zira Kur'an, kendini okuyanlara kıyamet günü şefaatçi olarak gelecektir " Zehraveyn'i yani Bakara ve Âl-i İmran surelerini okuyun! Çünkü onlar kıyamet günü, iki bulut veya iki gölge veya saf tutmuş iki grup kuş gibi gelecek, okuyucularını müdafaa edeceklerdir Bakara suresini okuyun! Zira onu okumak berekettir (5) Kur’an okuyana sekine iner Kur’an’ı kalp huzuruyla, sakin bir ortamda, kendini vererek okuyan insan, Allah’tan gelen bir sekineye ve kalp genişliğine mazhar olur Sahabe’den Useyd bin Hudayr (r a ), gece Kur’an okuyordu Başını yukarı kaldırdığında semada şemsiye gibi bir şey görmüştü Şemsiyenin içinde de kandile benzer varlıklar vardı Sabahleyin Peygamber Efendimiz’e durumu anlattığında, Efendimiz şöyle buyurdu: “Onlar meleklerdi Sesini dinlemeye gelmişlerdi Sabaha kadar devam etseydin, onlar da sabaha kadar seni dinlerlerdi Hatta, gizlenmeyip sabah insanlara da görünürlerdi " (6) Tecvidle okumak vaciptir Kur’ân’ı bilmeyenler Kur’an öğrenecekler, bilenler de onu daha iyi okumanın yani tecvidle tilavet etmenin yollarını arayacaklardır Bu konuda, âlimlerimiz Kur’ân’ı tecvidle okumanın vacip olduğuna hükmetmişler, delil olarak da şu ayet-i kerimeyi göstermişlerdir: “Ve rattili’l Kur’êne tertîlê = Kur’ân’ı tertîl ile, düşünerek oku " (7) Yani, Kur’ân okurken hızlı değil, harflerin ve kelimelerin hakkını vererek, tane tane oku, ta ki Allah kelamının mânası iyice zihnine yerleşsin ve muhtevası size tesir etsin Kur’ân’ı tecvidle okuyanlar ise, acaba harfleri tam çıkarabiliyor muyum, onların hakkını verebiliyor muyum diye kendini sürekli kontrol edecektir Bu konuda takip edilmesi gereken üç husus vardır: Birincisi, okuyuşu düzgün bir hocadan ders almak Yani bu işi mutlaka uzmanından öğrenmek İkincisi, pratik yaparken doğru telaffuz için insanın kendini zorlaması Üçüncüsü, kulak dolgunluğu Bu da, Kur’ân’ı güzel ve tekellüfsüz okuyan hafızları çok dinlemekle olur![]() Kur’ân okumak, sesi güzelleştirir Kur’an okurken, hem insanın sesi güzelleşir, hem de güzel seslerle Kur’an’daki güzellikler ortaya çıkar Peygamber Efendimiz “Kur’ân’ı seslerinizle güzelleştirin” derken, daha ziyade bu ikinci manayı kastediyorlardı Yani, seslerinizle Kur’ân’ı öyle güzel okuyun ki, ondaki bütün güzellikler ortaya çıksın Çıksın da sizi dinleyen insanlar Kur’ân’ı sevsinler ve onu okumak, anlamak için içlerinde büyük bir arzu duysunlar Sesim güzel değil deyip Kur’an okumak istemeyenler, şeytanın bu aldatmacasına kanmadan Kur’an okumaya devam etmeliler Zira, önemli olan insanın kendini Kur’ân’a vermesi ve Allah vergisi o sesi, Kur’ân’ın hazinelerini ortaya çıkarmak için birer sondaj malzemesi olarak kullanmasıdır Nitekim, sesi biraz kısık, biraz pürüzlü olduğu halde Kur’ân’ı güzel okuduğu için zevkle dinlediğimiz hafızlar vardır Efendimiz’in buyurduğu gibi “her okuyuş güzeldir " (8) Her bir harfine sevap vardır Kur’an okumak ahiret hesabına çok kazançlı bir ameldir Zira her bir harfine on sevap verilir Efendimiz (s a s ), bakın hadis-i şeriflerinde bunu nasıl ifade buyurmuşlar: "Kur'an-ı Kerim'den tek harf okuyana bile bir sevap vardır Her hasene on misliyle (kayda geçer) Elif-Lam-Mim bir harftir demiyorum, Aksine elif bir harf, lam bir harf ve mim de bir harftir "(9) Yine Kur’an’dan bir şeyler okuyup ezberlemenin önemini de Efendimiz (s a s ) başka bir beyanlarında şöyle dile getirmektedirler: "Hafızasında Kur'an'dan hiçbir ezber bulunmayan kişi harab olmuş bir ev gibidir " (10)Anneler, babalar! ![]() ![]() Evet, yaz geldi ![]() Kur’an öğrenmenin tam zamanı Günde biri iki saatimizi vererek, çok rahatlıkla Kur’an öğrenip öğretebilirsiniz Öğrenir/öğretir ve yukarıda Kur’an öğrenme ve okumaya bahşedilen bütün dünyevi uhrevi sevaplardan nasibdar olursunuz Yeter ki, sizde bu konuda bir gayret olsun Dikkat edilecek bir iki husus var:- Anne babalar, kendileri Kur’an öğrenmek ve okumak suretiyle çocuklarına örnek olmalılar - Sevdirerek, faydasını anlatarak çocuklarını Kur’an okumaya teşvik etmeliler ![]() - Okumak istemeyen ve bunda ısrar eden çocuklara baskı yapmamalılar, istekli vakitlerini beklemeliler ![]() - Tabi, Kur’an okumak ve okumak, sadece yaz mevsimine ait olmamalı Yazın öğrenilen Kur’an okuma, kışın da devam etmeli Bu konuda en büyük görevin anne babalara düştüğünü unutmamalılar Gayret bizden; bereket, sekine, güzellik ve şefaat Allah’tan ![]() [1] Muvatta, Kader 3 [2] Buhari, Fedailu'l-Kur'an 21; Tirmizi, Fedailu'l-Kur'an 15 [3] Buhari, Tevhid 52; Müslim, Müsafirin 244; [4] Buhari, Et'ime 30, Fedailu'l-Kur'an 17, 36, Tevhid 57; Müslim, Müsafirin 243 [5] Müslim, Müsafirin, 252,[6] Buhari, Fedailul-Kur'an 15; Müslim, Müsafirin 242,[7] Müzzemmil Suresi, 73/4 [8] Ebu Davud, Salat 139,[9] Tirmizi, Sevaibul-Kur'an 16, 2912 [10] Tirmizi, Sevaibu'l-Kur'an 18, 2914
|
| |
| | #5 |
| haftanın üyesi-6 ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() Hz İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Hz Ali İbnu Ebi Tâlib (radıyallâhu anh) Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek: "Anam ve babam sana kurban olsun, şu Kur'àn göğsümde durmayıp gidiyor Kendimi onu ezberleyecek güçte göremiyorum" dedi Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona şu cevabı verdi: "Ey Ebül-Hüseyin!Bu meselede, Allah'ın sana faydalı kılacağı, öğrettiğin takdirde öğrenen kimsenin de istifade edeceği, öğrendiklerini de göğsünde sabit kılacak kelimeleri öğreteyim mi?" Hz Ali (radıyallâhu anh): "Evet, ey Allah'ın Resulü, öğret bana!" dedi Bunun üzerine Hz Peygamber şu tavsiyede bulundu: "Cuma gecesi olunca, gecenin son üçte birinde kalkabilirsen kalk Çünkü o an,meleklerin de hazır bulunduğu, meşhüd bir andır O anda yapılan dua müstecabtır Kardeşim Yà'kub da evlatlarına şöyle söyledi: "Sizin için Rabbime istiğfàr edeceğim, hele cuma gecesi bir gelsin " Eğer o vakitte kalkamazsan gecenin ortasında kalk Bunda da muvàffàk olamazsan gecenin evvelinde kalk Dört rek'àt namaz kıl Birinci rek'atte, Fâtiha ile Yà-sin süresini oku, ikinci rek'atte Fâtiha ile Hâ-mim, ed-Duhân süresini oku, üçüncü rek'atte Fâtiha ile Eliflam-mim Tenzilü's-secde'yi oku, dördüncü rek'atte Fatiha ile Tebareke'l-Mufassal'ı oku Teşehhüdden boşaldığın zaman Allah'a hamdet, Allah'a senayı da güzel yap, bana ve diğer peygamberlere salat oku, güzel yap Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar ve senden önce gelip geçen mü'min kardeşlerin için istiğfar et Sonra bütün bu okuduğun duaların sonunda şu duayı oku: "Allah’ım, bana günahları, beni hayatta baki kıldığın müddetçe ebediyen terkettirerek merhamet eyle Bana, faydası olmayan şeylere teşebbüsüm sebebiyle acı Seni benden râzı kılacak şeylere hüsn-i nâzar etmemi bana nasib et Ey semâvât ve arzın yaratıcısı olan celâl, ikram ve dil uzatılamayan izzetin sâhibi olan Allahım Ey Allah! ey Rahman! Celalin hakkı için, yüzün nuru hakkı için kitabını bana öğrettiğin gibi hıfzına da kalbimi icbâr et Seni benden razı kılacak şekilde okumamı nasib et Ey semâvât ve arzın yaratıcısı, Celâlin ve yüzün nuru hakkı için kitabınla gözlerimi nurlandırmanı, O'nunla dilimi açmanı, O'nunla kalbimi yarmanı, göğsümü ferahlatmanı, bedenimi yıkamanı istiyorum Çünkü, hakkı bulmakta bana ancak sen yardım edersin, onu bana ancak sen nasib edersin Herşeye ulaşmada güç ve kuvvet ancak büyük ve yüce olan Allah'tandır " Ey Ebu'l-Hasan, bu söylediğimi üç veya yedi Cuma yapacaksın Allah'ın izniyle duana icâbet edilecektir Beni hak üzere gönderen Zât-ı Zülcelâl'e‚ yemin olsun bu duayı yapan hiçbir mü'min icâbetten mahrum kalmadı " İbnu Abbâs (radıyallâhu anhüma) der ki: "Allah'a yemin olsun, Ali (radıyallâhu anh) beş veya yedi Cuma geçti ki,Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a aynı önceki mecliste tekrar gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! dedi, geçmişte dört beş âyet ancak öğrenebiliyordum Kendi kendime okuyunca onlar da (aklımda durmayıp) gidiyorlardı Bugün ise, artık 40 kadar âyet öğrenebiliyorum ve onları kendi kendime okuyunca Kitabullah sanki gözümün önünde duruyor gibi oluyor Eskiden hadisi dinliyordum da arkadan bir tekrar etmek istediğimde aklımdan çıkıp gidiyordu Bugün hadis dinleyip sonra onu bir başkasına istediğimde ondan tek bir harfi kaçırmadan anlatabiliyorum Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) bu söz üzerine Hz Ali (radıyallâhu anh)'ye: "Ey Ebü'l-Hasan! Kâbenin Rabbi’ne yemin olsun sen mü'minsin!" dedi " (KÜTÜB-İ SİTTE/1820) Bir baska hafizayi guclendirme duasi daha ekleyelim insaAllah; "Allahummerzukna hifzal murseliyn ve ilhamel enbiyai ve fehmel evliyai bikeramike ya ekremel ekramiyn birahmetike ya erhamerrahimiyn!" Ve bir de mubarek Kur'an uslubu ile Efendimize (sav) ogretilen tesbih duayi da aktaralim ve "AMIN!" diyelim ![]() Bu duayi her an tekrarlayalim ve hafizamizi costuralim biiznillah ![]() RABBÎ ZIDNÎ İLMÂ!
|
| |
| | #6 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Allah razi olsun bu guzel paylasimlar icin ![]() ![]() Rabbim kurani kerimi hakkiyla okuyabilmeyi ve ogretebilmeyi nasib etsin insallah sizin en hayirliniz Kurani kerimi ogrenen ve ogretendir!
|
| |
| | #7 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Hidayet kaynağı Ku’an-ı Kerim’den hakkıyla yararlanmak için onu okumak, manasını anlamak ve hepsinden önemlisi ilkelerini hayata geçirmek gerekir ![]() Rabbim bu uğurda çıktığımız bu yolda hepimize kolaylık zihin açıklığı nasip etsin ve bizleri Kelamıyla buluştursun ![]() Amin Allah c c razı olsun cümlenizden![]()
|
| |
![]() |
| Tags: kerim, kurani, ogrenmek, ogretmek |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Tecvitli Kur'an-ı Kerim Öğrenmek İsteyenler... | MATTET | Dini Programlar | 10 | 4 Hafta önce 11:52 AM |
| Dİnİ Allah Dİnİ ÖĞretmek Mİ Dİnİ Allah'tan ÖĞrenmek Mİ? | rana | Dini, Güzel Yazılar / Makaleler | 1 | 11-20-2008 04:37 AM |
| Kur'ân-ı Kerîm | mumsema | K-L | 2 | 11-14-2008 15:18 PM |
| Çocuklara Kur’an-ı Kerim’i öğretmek | rana | İslamda Eğitim | 5 | 11-10-2008 02:08 AM |
| Kur'an-ı Kerimi okuma ve anlamasını bilen mü'min, mana alemindeki bazı meleklerle ber | Necip | Hadisler Bölümü | 3 | 07-20-2008 16:23 PM |