Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Kur'an-ı Kerim Bölümü
> Kur'an-ı Kerim Alt Başlıklar > Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-24-2007   #29
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 10,986
İtibar
Tecrübe Puanı: 113
Rep Puanı : 3910
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Standart --->: Kur’an Ahlakında Fedakarlığın Önemi



Afyon Emirdağ'daki sürgün dönemi

Kastamonu'dan sonra Emirdağ'a getirilen Bediüzzaman, bu sefer de hükümet binasının karşısında bir odaya yerleştirilmiştir Camiye gitmesine bile izin verilmediği, devamlı takip ve gözleme tabi tutulduğu Emirdağ sürgünü, Bediüzzaman için Denizli hapishanesindeki ağır koşullardan bile çok daha zorlu bir dönem olmuştur Ziyaretçilerle görüşmesi yasaklanan Bediüzzaman, Emirdağ'da üç kere de zehirlenme tehlikesi atlatmıştır Hukuki yollardan Bediüzzaman'ı engelleyemediklerini gören muhalifleri, onu zehirleyerek ortadan kaldırmak istemişlerdir Defalarca zehirlendiği halde Allah'ın yardımıyla mutlak ölümden her defasında kurtulan Bediüzzaman, tüm bu teşebbüsler nedeniyle büyük zorluklar yaşamıştır

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-24-2007   #30
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 10,986
İtibar
Tecrübe Puanı: 113
Rep Puanı : 3910
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Standart --->: Kur’an Ahlakında Fedakarlığın Önemi



Afyon hapishanesi

1948'in başlarında Said Nursi ve on beş talebesi evlerinden ve işyerlerinden alınarak Afyon il merkezine götürülmüş, bir hafta kadar bekletilerek sorgulamaları yapılmış ve ardından da cezaevine sevk edilmişlerdir Bir yandan mahkeme devam ederken bir yandan da Afyon cezaevinde tutuklu bulunan Bediüzzaman ve talebelerine yapılan baskılar giderek artmıştır Bu dönemde artık hasta ve yetmiş yaşında olan Said Nursi, 60 kişilik büyük bir koğuşta tek başına bırakılmış, soğuk kış gecelerinde odanın kırık penceresi buz tutmasına rağmen başka bir yere nakledilmemiş ve tüm bunlara ek olarak birkaç defa da burada zehirlenmiştir Cezaevi tabibi, salgın hastalıktan korumak için aşılama bahanesiyle damarına en kuvvetli zehirlerden şırınga etmiştir Zehirin etkisiyle ateşler içinde ciddi rahatsızlıklar yaşayan Bediüzzaman, yalnız ve soğuk koğuşunda kimseyle görüştürülmemiş, hapishanedeki talebelerinin kendisini ziyaret etmesine bile müsaade edilmemiştir Ancak, Nur Talebeleri burada da hapishaneyi medreseye dönüştürmeyi başarmış, mahkumlara Kur'an-ı Kerim ve Risale-i Nur dersleri vererek onlardan birçoğunun imanına vesile olmuşlardır Bediüzzaman ise içerisinde bulunduğu bütün bu ağır ve zor şartlara rağmen yazmaya devam etmiş, Ondördüncü ve Onbeşinci Şuaları burada yazarak Risale-i Nurların telifini tamamlamıştır


Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır
(Nisa Suresi, 124)

Said Nursi hapishane günlerini, bu dönemlerde kendisine kasıtlı olarak yapılan zulüm ve eziyetleri, haksız uygulamaları şöyle anlatmaktadır:

Pek adi bahanelerle zemherinin en şiddetli soğuk günlerinde beni tevkif ederek (tutuklayarak) büyük ve gayet soğuk iki gün sobasız bir koğuşta tecrid-i mutak içinde (tamamen tek başına bırakarak) hapsettiler Ben küçük odamda günde kaç defa soba yakar ve daima mangalımda ateş varken, zâfiyet ve hastalığımdan zor dayanabilirdim Şimdi bu vaziyette hem soğuktan bir sıtma, hem dehşetli bir sıkıntı ve hiddet içinde çırpınırken inayet-i İlâhiye (Allah'ın yardımı) ile bir hakikat kalbimde inkişaf etti (oluştu) Mânen: 'Sen hapse, Medrese-i Yusufiye namı vermişsin (sen hapse Yusuf medresesi demişsin) Hem Denizli'de sıkıntımızdan bin derece ziyade, hem ferah, hem mânevî kâr, hem oradaki mahpusların Nurlardan istifadeleri, hem büyük dairelerde Nurların fütuhatı (başarıları, zaferleri) gibi neticeler, size şekva (şikayet) yerinde binler şükrettirdi Hem bir saat hapsinizi ve sıkıntınızı on saat ibadet hükmüne getirdi; o fani saatleri bakileştirdi İnşâAllah bu üçüncü Medrese-i Yusufiyedeki musibetzedelerin (zulme uğrayanların) Nurlardan istifadeleri ve teselli bulmaları, senin bu soğuk ve ağır sıkıntını hararetlendirip sevinçlere çevirecek 92

Güya büyük bir suç işlemişim diye benim pencerelerimi mıhladılar (çivilediler) Ve duman beni sıkıyordu, bir pencereyi bırakmadım ki mıhlansın Şimdi onu da mıhladılar Hem hapis usûlü tecrid onbeş gün kadar olduğu halde, beni üç buçuk ay tecrid-i mutlakta (tamamen tek başıma bırakarak) hiçbir arkadaşımla temas ettirmediler Hem üç aydan beri benim aleyhimde kırk sahifelik bir iddianame yazılıp bana gösterildi Yeni hurufu (harfleri) bilmediğimden, hem rahatsız ve hattım çok noksan (yazım çok eksik) olmasından çok rica ettim ki, "Bana biri iddianameyi okuyacak ve dilimi bilen talebelerimden benim itiraznamemi yazacak iki adama izin veriniz" dedim; izin vermediler Dediler, "Avukat gelsin, okusun" Sonra onu da bırakmadılar Yalnız bir kardeşe dediler ki: "Eski hurufa (harflere) çevir, ona ver" Halbuki o kırk sahifeyi yazmak altı-yedi günde ancak olur Bir saatte bana okumak işini, altı-yedi güne kadar uzatmak, tâ benimle kimse temas etmesin fikri ise, pek dehşetli bir istibdad (baskı) ile benim bütün hukuk-u müdafaamı iskat etmektir (bütün hukuki savunmamı hükümsüz kılmaktır) Dünyada, yüz cinayeti bulunan ve asılacak bir adam dahi böyle muamele göremez93

Ancak Bediüzzaman yaşadığı bu zorlukları hiçbir zaman için sıkıntı olarak görmemiş, bu bakış açısını pek çok defa yazılarında da dile getirmiştir Bunlardan bazıları şöyledir:

"Madem biz kadere teslim olduk, bu sıkıntıları (hayru'l-umuri ahmezüha) (işlerin en hayırlısı en sağlamıdır) sırrıyla sevap kazanmak cihetiyle manevi bir nimet biliyoruz Madem geçici dünyevi musibetlerin sonları ekseriyetle ferahlı ve hayırlı oluyor Madem hakkalyakin derecesinde (imanın en yüksek derecesinde) yakini bir kanaatimiz var ki, biz öyle bir hakikata hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak ve cennet gibi güzel ve saadet-i ebediye gibi şirindir Elbette biz, bu sıkıntılı haller ile müftehirane (iftihar eden), müteşekkirane (teşekkür eden) bir mücahede-i maneviye (manevi mücadele) yapıyoruz, diye şekva (şikayet) etmemek lazımdır"94

"Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm (kendini beğenmiş) bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin îmanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de Seksen küsûr senelik bütün hayatımda dünya zevki n----- bir şey bilmiyorum Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı Divan-ı harblerde, bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan (diğer kişilerle görüşmekten, onlara karışmaktan) menedildim Defalarca zehirlendim Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez İzzet ve şehamet-i İslâmiye (akıl, zeka ile birlikte olan İslami yiğitlik) beni bu halde bulunmaktan şiddetle meneder Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zalim bir cebbar (zalim, gaddar), en hunhar (zalim) bir düşman kumandanı olsa tezellül etmem (kendimi alçaltmam, buna katlanmam) Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım Beni zindana atar, yahut idam sehpasına götürür hiç ehemmiyeti yoktur -Nitekim öyle oldu- Bunların hepsini gördüm Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdanı zulümkârlığa dayanabilseydi Said bugün asılmış ve mâsumlar zümresine iltihak etmiş (katılmış) olacaktı İşte benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle (zorlukla), felâket ve musibetle geçti Cemiyetin îmanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim Helâl olsun Onlara beddua bile etmiyorum Çünki, bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüzbin, yahut birkaç milyon kişinin -adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar Afyon Savcısı beşyüz bin demişti Belki daha ziyade- îmanını kurtarmağa vesile oldu Ölmekle yalnız kendimi kurtaracaktım, fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar îmanın kurtulmasına hizmet ettim Allah'a bin kere hamdolsun"95

Bediüzzaman'ın tüm bu zamanlar içerisinde yaşadığı zorlukları ve bunlar karşısındaki metanetli ve fedakar tavrını talebeleri şöyle dile getirmektedirler:

"Kış mevsimi Her taraf donmuş Afyon'un çevreyle irtibatı kesilmiş demiryolu kapanmıştı 15-20 gün şehre yiyecek, yakacak gelmemiş, sular akmıyordu Hz Üstadın pencereleri kırık dökük, döşeme tahtaları aralıklı, ısınmak mümkün değil O gün Hz Üstadı önünde bir gaz tenekesi, içinde bir miktar mangal kömürü, bir çaydanlık, çift battaniye altında iki kat olmuş halde gördüm"96

"Biz Üstad Hazretleri ile çoğu zaman görüşsek de, diğer talebeleri gibi çoğu hallerine muttali olmamız (bilmemiz) mümkün değildi Şiddetli soğuklarda sobasız odada bulundurmak, öldürücü zehirler vermek gibi durumlara zaman zaman vakıf olurduk Üstadı ızdırap içinde gördüm Kim bilir, hangi eza ve cefanın hemen peşi sıra idiı Acip bir gün ve acip bir kış"97

Küçük, büyük infak ettikleri her nafaka ve (Allah yolunda) aştıkları her vadi, mutlaka Allah'ın yaptıklarının daha güzeliyle onlara karşılığını vermesi için, (bunlar) onlar adına yazılmıştır
(Tevbe Suresi, 121)

"Diğer taraftan da, yaşlı ve hasta Bediüzzaman'a her türlü merhametsizce muamele layık görülüyor, hava almak için pencere kenarına bile yaklaştırmıyorlardı Hapishanenin suyu alt katta olduğu için çoğu zaman Üstadı susuz bırakıyorlardı Bütün bu muamelelere karşı, Üstad sabırla mukabele ediyor, beddua dahi etmiyordu98

"Zaman zaman hapishaneye gider, Üstadı ziyarette bulunurdum Bir sefer ki, ziyaretimde harareti 40 dereceye kadar çıkmıştı Böylesi bir halde bile, yine telif (yazma), tashih işiyle meşguldu Talebeleri yanında idi Zaten kendileri de çok hastalık çekmişti"99

"Muazzez Üstadımız hakikaten çok zahmet çekti, zahmette rahmeti görüyordu Herşeyden mahrumdu Abdeshanesi (Abdest alma yeri) elli metre mesafede, üstü açık, elektriği yoktu Kış kıyamet, evde bazen odunu dahi bulunmazdı Barla'da kışın herşeyden mahrumdu Yanında yalnız bir yumurta bulunur, ekmeğini mahallelerde yaparlar, fakat buna rağmen Üstad gayet memnundu"100

"Hocanın yemeğini ben veriyordum" "Bunun odasına kitap, kalem, kağıt ve ziyaretçi sokmayacaksın" dediler "Olur" dedim Kendisine götürdüğüm ekmekleri belki yetmiş parçaya bölüyor, birazını kendine alıyor, geri kalanını da "İbrahim kardeşim bunları talebelerime götür" diyordu Bazen bu duruma çok hayret ediyordum"101

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-24-2007   #31
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 10,986
İtibar
Tecrübe Puanı: 113
Rep Puanı : 3910
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Standart --->: Kur’an Ahlakında Fedakarlığın Önemi



Nur talebelerinin zorluklara fedakarlıkla karşı koymaları

Bediüzzaman gibi, talebeleri de aynı amaç uğrunda pek çok sıkıntıyla karşılaşmış, ancak bu zorluklar karşısında daha da fedakarane bir çaba içerisine girerek Kuran ahlakının tebliğine devam etmişlerdir Sözler adlı eserde anlatıldığı gibi Nur talebeleri, bu tebliğlerinin herhangi bir şekilde engellenmesi ihtimaline karşı Üstad'ın risalelerini ezberlemişlerdir Bediüzzaman ile birlikte onlar da hapishanelere götürülmüş, orada da bulundukları süre içerisinde de yine ihlasla Risaleleri elleriyle yazarak çoğaltmaya ve dağıtmaya devam etmişlerdir:

Eğer gizlice bir imkân bulurlarsa, onlar yine Risale-i Nur ile meşguldürler Hattâ "Belki hapse atılırım, Nur Risalelerimi vermezler, çalışmaktan mahrum kalırım" diye bâzı Nurları ezberleyen talebeler de olmuştur Muhlis bir Nur talebesi, hapishaneden çıkarıldığı vakit; gûya o kırbaçlı, falakalı, türlü türlü işkenceli hapishane, ona bir kuvvet, bir enerji kaynağı olmuş, sadâkat ve teyakkuzla (dikkat ve uyanıklıkla) Nur hizmetinde koşturmak için bir kırbaç tesiri yapmış gibi, Üstadına daha ziyâde yakınlaşır ve eskisinden daha fazla Nurlara çalışır, neşriyât yapar102

Yaşadıkları zorluklar bu kimselerin imanlarını, şevklerini, azim ve fedakarlıklarını daha da artırmıştır Bu ihlaslı bakış açıları talebeleri tarafından şöyle tasvir edilmiştir:

Kahraman Emirdağ Nur talebeleri, Üstadımıza karşı çok sadıktılar Üstadları için canlarını verirlerdi O kadar baskı, tehdit, zulüm ve tasarrut (kötülük) onları hiç yıldırmadığı gibi bilakis daha çok kahramanlık yaparlardı Öyle zaman oldu ki, üç kardeşin üçünü de oğulları ile beraber hapsettiler Günlerce, aylarca dükkanları kapalı kaldı, iflas ettirinceye kadar çalıştılar, ama yine derslerin mahiyetini tam anlamaya vesile oldu Değil malları ve servetleri, onlar, Üstad ve Risale-i Nur için canlarını veriyorlardı Servetlerini kaybetmiş, iflas etmiş, bunları düşünmüyorlardı bile103

Risale-i Nur talebeleri de, Bediüzzaman'ın ahlakını benimsemiş, yaşadıkları sıkıntılara tevekkül ve güzel bir sabır ile karşılık vermişlerdir:

Risale-i Nur'un tahkikî îman dersleriyle îman mertebelerinde terakki (ilerleme) ve teali (yücelme) edip kuvvetli îmanı elde eden Nur Talebeleri için öyle taarruzlar (saldırılar), bir cihetten bir imtihandır ve kömürle elması tefrik eden (ayıran) bir mihenktir (ölçü aletidir) Nur Talebeleri için Allah'a îman, Peygambere ittiba (tabiyet) ve Kur'an-ı Kerim'le amelden dolayı hapisler bir Medrese-i Yûsufiye'dir Zulüm ve işkenceler, birer kamçı, birer perçindir Kader-i İlâhi bize o hücumlarla işaret veriyor ki: "Haydi durma çalış!" Kur'an ve îman hizmeti uğrunda mahkemelerde konuşmak, Nur Talebelerince bir dostu ile sohbet etmektir Karakollara götürülüp, getirilmek, çarşı pazara gidip gelmekten farksızdır Beşerin zulmen mahkûm etmesi ise, hakikatte Hakk'ın beraat vereceğine bir delildir Bütün öyle işkence ve zulümler, Nur Talebeleri için birer şeref madalyasıdır Ne mutlu ki, otuz seneden beri Nur Talebeleri ağabeylerimiz bu nimetlere mazhar olmuşlar104

Bediüzzaman bir sözünde talebelerinin bu ihlaslı ve fedakar ahlaklarını anlatmakta ve onlara, karşılarına çıkan her olaydan razı olmalarını şöyle hatırlatmaktadır:

Ben maddî ve manevî herşeyimi feda ettim, her musibete katlandım, her işkenceye sabrettim Bu sayede hakikat-ı imaniye her tarafa yayıldı Bu sayede Nur mekteb-i irfanının (Risale-i Nur İlim Okulu'nun) yüzbinlerce, belki de milyonlarca talebeleri yetişti Artık bu yolda, hizmet-i imaniyede (iman hizmetinde) onlar devam edeceklerdir ve benim maddî ve manevî herşeyden feragat mesleğimden ayrılmayacaklardır Yalnız ve yalnız Allah rızası için çalışacaklardır İnşâAllah Benimle beraber çok talebelerim de türlü türlü musibetlere, eza ve cefalara maruz kaldılar, ağır imtihanlar geçirdiler Benim gibi onlar da bütün haksızlıklara ve haksız hareket edenlere karşı bütün haklarını helâl etmelerini isterim Çünki onlar bilmeyerek, kader-i İlahî'nin (Allah'ın belirlediği kaderin) sırlarına, derin tecellilerine akıl erdiremeyerek bizim davamıza, hakikat-ı imaniyenin inkişafına (ortaya çıkmasına, yayılmasına) hizmet ettiler Bizim vazifemiz onlar için yalnız hidayet temennisinden ibarettir105

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-24-2007   #32
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 10,986
İtibar
Tecrübe Puanı: 113
Rep Puanı : 3910
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Standart --->: Kur’an Ahlakında Fedakarlığın Önemi



79- Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf 188 http://wwwsaidnursicom/turkce/tarihce/kastamonubhtml
80- Büyük Sözler, sf 805 http://wwwnursibiz/turkce/sozler/konferanshtm
81- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf288
82- Tarihçe-i Hayat - Barla Hayatı - sf 2144
83- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf170
84- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf419
85- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf54
86- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf73
87- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf104
88- Büyük Tarihçe-i Hayat, sf 8
89- Büyük Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı sf 608 (sf 2207)
90- Necmettin Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi, Kronolojik Hayatı, Nesil Matbaacılık AŞ, 13 baskı, sf 315
91- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf21
92- Necmettin Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla Said Nursi, Kronolojik Hayatı, Nesil Matbaacılık AŞ, 13 baskı, sf 373 Lem'alar / Yirmi Altıncı Lem'a - sf 721-722 Lem'alar, sf 247
93- Şualar, On dördüncü Şua, sf 368
94- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf93-94
95- Büyük Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, sf604
96- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf196
97- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf313
98- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf318
99- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf328
100- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf110
101- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf336
102- Büyük Sözler, sf 816
103- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi’yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf108
104- Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, sf 2226
105- Emirdağ Lahikası, sf 455 (Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 70 -s1843)

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-24-2007   #33
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 10,986
İtibar
Tecrübe Puanı: 113
Rep Puanı : 3910
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Standart --->: Kur’an Ahlakında Fedakarlığın Önemi



Sonuç

Kitabın başından bu yana anlatıldığı gibi fedakarlık, imanı kavrayan her insanın üzerinde önemli bir vicdani sorumluluktur Bu fedakarlık anlayışı, kişinin sahip olduğu maddi ve manevi herşeyi Allah'ın en razı olacağı şekilde sarf etmesini; hayatı boyunca karşılaştığı her konuda aklını, vicdanını ve iradesini en son sınırına kadar kullanmasını gerektirmektedir Bir ömür boyunca hayırlarda yarışacak, güzel ahlakta takva sahiplerine önder olacak, her ne zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın hiçbir yılgınlığa kapılmadan insanları iyiliğe çağırmaya ve kötülükten sakındırmaya devam edecektir

Allah, iman sahiplerini yalnızca kendi ahlaklarını güzelleştirmekle sorumlu tutmamış, aynı zamanda onlara tüm insanların sorumluluğunu da yüklemiştir Allah'tan korkan vicdan sahibi tüm Müslümanlar, bu sorumluluğu en güzel şekilde yerine getirebilmek için fedakarane bir ahlak göstermekle ve samimi bir çaba harcamakla yükümlüdürler Bunun içinse, "Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çaba harcayanları sever" (Saff Suresi, 4) ayetiyle bildirildiği gibi, birbirlerine destek olmalı, her türlü zorluğa karşı birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmelidirler Allah, Kuran'ın "İnkar edenler birbirlerinin velileridir Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur" (Enfal Suresi, 73) ayetiyle, müminlerin birbirlerine destek olup yardım etmemeleri durumunda yeryüzünde "büyük bir bozgunculuk" oluşacağını bildirmiştir Zulüm gören, adaletsiz uygulamalar altında ezilen insanların, zavallı kadınların, kimsesiz çocukların, bakıma muhtaç kimselerin sıkıntılarının giderilmesine ancak bu şekilde yardımcı olunabilinecektir Güzel ahlakın tüm insanlar arasında yerleşik kılınması ise, hem tüm dünyada barış ve huzurun yaşanmasını sağlayacak, hem de buna vesile olan müminlere Allah Katında çok büyük bir ecir kazandıracaktır



Allah, Kuran'ın "Rabbiniz'den olan bir mağfirete ve cennete (kavuşmak için) 'çaba gösterip-yarışın" (Hadid Suresi, 21) ayetiyle insanlara cennet için kararlı bir hazırlık ve yarış içinde olmalarını bildirmiştir Allah'ın rahmetini ve cennetini umabilecek kimseler hayatları boyunca her türlü fedakarlığı göze alarak, ihlasla Rabbimiz'in rızasını arayan, bu uğurda en fazlasını yapabilmek için rahmani bir yarış içerisine girenler olacaktır

Kuran ahlakını ve vicdani sorumluluklarını bilerek, dünya hayatında bu gerçekleri gözardı eden bir insan, ahirette çok büyük ve telafisi mümkün olmayan bir pişmanlık yaşayabileceğini unutmamalıdır Hayatını bencilce tutkularının peşi sıra giderek tüketen kimseler, ahiret ile karşılaştıklarında dünyaya bir kez daha geri dönüp mallarıyla ve canlarıyla Allah için fedakarlıkta bulunmak isteyecek; kazanç sanarak fedakarlıktan kaçındıkları, yığıp biriktirdikleri herşeyi cehennem azabından kurtulabilmek için fidye vermek isteyeceklerdir:

Gerçek şu ki, inkar edenler, yeryüzünde olanların tümü ve bununla birlikte bir katı daha onların olsa, bununla da kıyamet gününün azabından (kurtulmak için) fidye vermeye kalkışsalar, yine onlardan kabul edilmez Onlar için acı bir azap vardır (Maide Suresi, 36)

Onlar birbirlerine gösterilirler Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister; Kendi eşini ve kardeşini, ve onu barındıran aşiretini de; Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa Hayır; (hiçbiri kabul edilmez) Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir (Mearic Suresi, 11-15)

Bu kimseler pişmanlıklarını ise şöyle dile getireceklerdir:

O gün, cehennem de getirilmiştir İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda? Der ki: "Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim" (Fecr Suresi, 23-24)

Kitabı sol eline verilen ise; o da, der ki: "Bana keşke kitabım verilmeseydi" "Hesabımı hiç bilmeseydim" "Keşke o (ölüm herşeyi) kesip bitirseydi "Malım bana hiçbir yarar sağlayamadı" "Güç ve kudretim yok olup gitti" (Hakka Suresi, 25-29)

Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık" (Enam Suresi, 27)

Her insanın dünya hayatında kendisine verilen süre içerisinde bu gerçekleri düşünmesi ve sonsuz hayatını tehlikeye atacak her türlü ahlaki zaaftan sakınması gerekmektedir Dünyada cennet ahlakını yaşamadığı takdirde, kişi ahirette karşısına yalnızca sonsuz azaplarla dolu cehennemin çıkmasından korkmalıdır Halbuki böyle bir sondan kurtulup, cennet nimetlerini kazanabilmek son derece kolaydır Kuran'da bunun kolaylığı ve Rabbimiz'in kulları için en güzel olanı istediği " Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister Umulur ki şükredersiniz" (Maide Suresi, 6) ayetiyle bildirilmiştir Yaşamlarının her anını Allah'ın rızasını kazanmak için geçiren müminler için dünyada ve ahirette güzel bir hayat, Allah'ın sevgisi, dostluğu ve yardımı vardır Allah Kuran'da "bütün hayırların" bu kimseler için olduğunu bildirmiş ve onları içinde süresiz kalacakları eşsiz güzellikteki cennetlerle müjdelemiştir:

Ama ve onunla birlikte olan müminler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler onlardır Allah onlar için, süresiz kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur (Tevbe Suresi, 88-89)


Harun Yahya

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt bir Hafta önce   #34
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesaj: 330
İtibar
Tecrübe Puanı: 4
Rep Puanı : 302
Rep Derecesi :
betafix Pürüzler içinde bir mücevher.betafix Pürüzler içinde bir mücevher.betafix Pürüzler içinde bir mücevher.betafix Pürüzler içinde bir mücevher.
betafix RSS Feed
Standart --->: Kur’an Ahlakında Fedakarlığın Önemi



YA RAB BİZİ AFFET BİZİ KENDİNE KUL KABULET EMANETIKABZETMEK ZAMANINA KADARBİZİ EMANETINDE EMIN KIL AMIN AMIN AMINrabbım razı olsun kardes

 

betafix isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , ,

Kur'ân Mucizeleri | Dostluklarımız üzerine.. !? zümer suresi 68,69 ayet...

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Kur’an’da Ahlâk Esasları mumsema Güzel Ahlak Sıfatları 3 2 Hafta önce 23:17 PM
Ailenin önemi ve kardeşler arası ilişkiler mumsema İslamda Aile 6 08-07-2008 01:24 AM
"Risale-i Nur’da Ahlâk" Mevzuuna Kısa Bir Bakış LeoparGS Risale-i Nur 0 05-28-2007 19:21 PM
Allah’ın Hoşnut Olacağını Bildirdiği Güzel Ahlak LeoparGS Güzel Ahlak Sıfatları 4 05-24-2007 21:09 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 05:50 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198