|
| | #8 |
| | ![]() Doğu Türkistan Yaklaşık 250 yıldır Çin egemenliği altında olan Doğu Türkistan'daki Müslüman Türkler, hala Maocu Kızıl Çin rejiminin zulmü altında yaşamaktadırlar Mao önderliğindeki komünistlerin Çin'in yönetimini ele geçirmelerinin ardından, asimile olmayı reddeden Doğu Türkistan'daki Müslümanların fiziksel olarak imhasına yönelindi Katledilen Müslüman sayısı korkunç boyutlardaydı 1949-1952 yılları arasında 2 milyon 800 bin; 1952-1957 arasında 3 milyon 509 bin; 1958-1960 yılları arasında 6 milyon 700 bin; 1961-1965 yılları arasında 13 milyon 300 bin kişi ya Çin ordusu tarafından katledildi ya da rejimin doğurduğu kıtlık sonucunda öldü Halkın hayatta kalabilen bölümü ise büyük baskı ve işkencelere maruz bırakıldı Doğu Türkistan'da halka uygulanan baskılar, Sırpların, Bosna'da Müslüman Boşnaklara veya Kosova'da Arnavut çoğunluğa uyguladıklarından farklı değildir Ülkedeki Çin mahkemelerinin "ceza" yöntemleri de son derece acımasız ve vahşicedir Diri diri toprağa gömmek, öldüresiye dövülen bir insanı çıplak halde karlarda yatırmak, iki bacağı iki ayrı öküze bağlanan bir insanı ikiye bölmek gibi "ceza"lar uygulanmıştır![]() 1996 yılından beri on binlerce Uygur Türk'ü kamplarda tutulmakta ve ağır işkencelere maruz bırakılmaktadır Sanıklar, tek celsede biten davalarda ya kürek cezasına mahkum edilmekte ya da meydanlarda infaz mangaları tarafından kurşuna dizilmektedir Komünist rejim, 1949 yılından itibaren, bir yandan Müslümanları imha ederken bir yandan da bölgeye sistemli bir biçimde Çinli göçmen yerleştirdi Bugün ise Uygurlar köylerde oturmaya zorlanırken, Çinliler şehirlere yerleştirilmektedir Çin yönetimi ayrıca Doğu Türkistanlı Müslümanları nükleer denemelerinde denek olarak kullanmıştır İlk olarak 16 Ekim 1964 tarihinde başlatılan nükleer denemelerin olumsuz etkileri yüzünden bölge insanı ölümcül hastalıklara yakalanmış, 20 bin özürlü çocuk dünyaya gelmiştir Nükleer denemeler nedeniyle ölen Müslüman sayısının 210 bini bulduğu bilinmektedir Binlerce insan ise ya sakat kalmış ya da kanser gibi hastalıklara yakalanmıştır![]() Çin, 1964'ten günümüze kadar Doğu Türkistan topraklarında elliye yakın atom ve hidrojen bombası patlatmıştır İsveçli uzmanlar, 1984 yılında yapılan yeraltı nükleer denemesinde kullanılan bombanın Richter ölçeğiyle 6 8 şiddetinde yer sarsıntısına sebebiyet verdiğini tespit etmişlerdir![]() Doğu Türkistan halkını dininden vazgeçirmek için her türlü yıldırma ve baskı yöntemini kullanan Çin şovenizmi, en katı dönemini komünist diktatör Mao'nun 1966-1976 yılları arasında uygulattığı Kültür Devrimi esnasında yaşadı Camiler yıkıldı, toplu ibadet yasaklandı, Kuran kursları kapatıldı ve bölgeye yerleştirilen Çinliler Müslümanları taciz etmek için her yolu denediler Okullarda dinsizlik propagandası yapıldı Ayrıca bütün iletişim araçları vasıtasıyla insanların din ahlakından uzaklaşmaları için yoğun çaba harcandı Dini ilimlerin öğrenilmesi ve dini bilgilere sahip öncü kişilerin halkı eğitmeleri ise tamamen yasaklandı![]() Doğu Türkistan'da Müslüman Türklere yönelik zulüm şiddetle devam etmektedir Çin resmi görevlileri, Türk gençlerini potansiyel olarak rejim karşıtı görerek sebepsiz yere evlerinden toplamaktadır Gençler ise, bu zulümden kurtulmak için dağlara veya çöle kaçmaktadır![]() 1996 yılından beri on binlerce Uygur Türkü, kamplarda tutulmaktadır ve bu kamplardakilere ağır işkenceler yapıldığı bilinmektedir Bir insan hakları örgütünün resmi yazısında da belirtildiği gibi sanıklar, tek celsede biten davalarda ya kürek cezasına mahkum edilmekte ya da meydanlarda infaz mangaları tarafından kurşuna dizilmektedir Çünkü mahkemeler, Komünist Partinin talimatı ile çalışmaktadır En dehşet verici olanlarından biri ise hamile kadınların evlerinden alınarak gayrı sıhhi şartlarda kısırlaştırılmaları, sınırlama fazlası doğan bebeklerin öldürülmeleridir (Bkz Doğu Türkistan, Harun Yahya)
|
| |
| | #9 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Çeçenistan Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Rusya içindeki etnik gruplardan bazıları bağımsızlıklarını ilan ettiler Yıllar süren komünist Rus yönetimi altında çok büyük baskılar gören 1 milyon nüfusa sahip Çeçenler, Cahar Dudayev önderliğinde başladıkları bağımsızlık savaşı sonucunda 1996 yılında bağımsızlıklarını ilan ettiler 1999 yılında Çeçen gazisi Şamil Basayev'in kendilerinden yardım isteyen Dağıstanlılara yardım etmesiyle başlayan yeni savaş sonucunda bazı Çeçen köyleri bombardıman altına alındı Bu köylerden sadece iki kişi kurtulabildi Rus kuvvetleri Çeçenistan topraklarında önlerine çıkan herkesi, kadın, çocuk ya da yaşlı demeden masum halkı acımasızca katletmeye ve sivil hedefleri bombalamaya başladılar Kimyasal bombaların, Scud ve Napalm füzelerinin kullanıldığı bombalamalar sırasında da, özellikle hastaneleri, doğum evlerini, çarşıları, mülteci konvoylarını hedef olarak seçtiler Rusların sivil halka yönelik yaptığı vahşi saldırılardan biri de birçok Çeçen köyünün kullandığı Argun Nehrine zehir katmak oldu Zehirli sudan içen kadın ve çocuklardan büyük çoğunluğu ölürken, yüzlercesinde de kalıcı etkiler oluştu İki yıl içinde Çeçenistan, nüfusunun dörtte üçünü kaybetti Bir kısmıysa sığındıkları komşu ülkelerde çok zor koşullarda hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlardı Rusya'nın planı 2000 yılının Kasım ayına kadar kendileriyle mücadele eden tüm Çeçen savaşçıları yok etmekti Ancak bu planları gerçekleşmedi ve Çeçen halkı özgürlüğü için mücadeleye devam etti![]() Çeşitli insan hakları örgütlerinin Rus katliamından kaçan Çeçen mültecilerin durumuyla ilgili yaptığı incelemeler, burada yaşanan insan hakları ihlallerinin çok büyük boyutlarda olduğunu göstermektedir Kilometrelerce yolu yürüyerek katetmeye çalışan Çeçenler bir yandan da açlıkla, susuzlukla ve salgın hastalıklarla mücadele etmektedirler Şiddetli soğuk ve kar yağışı altında kadını, çocuğu, yaşlısı, genci ile göç etmeye zorlanan insanlar, terk edilmiş tren vagonlarında, sığındıkları kasabaların ahırlarında 2-3 aile ile birarada çok zor şartlarda yaşam mücadelesi vermektedirler![]() Rus kuvvetleri Çeçenistan topraklarında önlerine çıkan herkesi, kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden acımasızca katletmeye ve sivil hedefleri bombalamaya başladılar Mülteci kampına sığınan Çeçenler, kışlık giyecek bulamadıkları için çocuklarını okullarına gönderememektedir Buraya sığınanların neredeyse yarısı şartların kötülüğü ve şiddetli soğuğun etkisiyle hasta olmaktadır Haftalarca sıcak yemek yiyemeyen ve bünyeleri bu ağır şartlara dayanamayan Çeçen mülteciler arasında verem, hepatit gibi hastalıklar hızla yayılmış, ölümler artmıştır Bu duruma rağmen bölge ülkelerinden yapılan yardımlarda da sürekli kısıtlamalar yapılmakta, şiddetli soğuk hava koşullarıyla, susuzlukla, açlıkla mücadele eden bu insanlar tek bir dilim ekmek bulmakta dahi zorluk çekmektedirler (Detaylı bilgi için bkz İslam'ın Kışı, Beklenen Baharı)
|
| |
| | #10 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Dünya Genelinde Çocukların Yaşadıkları Zorluklar Müminin üzerine düşen sorumluluklardan biri de dünya gündeminde sıkça yer alan, çocukların maruz kaldıkları sıkıntılara çözüm getirebilmektir Köprü altında yatan, çöp karıştırarak yaşamını sürdüren, çok az bir para karşılığında hayatını tehlikeye atarak çalışmak zorunda kalan, evi olmayan, beslenme yetersizliği nedeniyle ölen birçok çocuk vardır Dünya genelinde kötü davranışlara, ihmale, şiddete, cinsel tacize, sömürüye maruz kalan, uyuşturucu trafiğinde kullanılan çocuk sayısında giderek bir artış gözlenmektedir İlgili kurumlarca yapılan istatistiksel hesaplamaların sadece genel oranları bile çocukların içerisinde bulunduğu durumun ciddiyetini tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır: Yoksulluk ve olumsuz sağlık koşulları -Dünya çocuk nüfusu 2 milyar 850 milyon 3 600 milyon çocuk, yoksulluk sınırının altında yaşıyor Her beş çocuktan biri yoksul 4 -1 milyar 100 milyon çocuk sağlıklı ev ortamından uzak büyüyor Sokakta yaşayan çocukların sayısı 90 milyon 5 -Dünyada her yıl 40 000 çocuk ölüyor -Özürlü çocuklar eğitim ve sağlık haklarından yararlanamıyor Dünya çocuklarının yüzde 85'i sorunlu büyüyor 6-Dünyada her gün 5 yaşından küçük 30 500 erkek ve kız çocuk, önlenebilir nedenlerden dolayı ölüyor 7 (her yıl 5 yaşın altındaki 10 milyon çocuk önlenebilir nedenlerden dolayı ölüyor-8 (UNİCEF - 2002)-Dünyadaki çocuk ölümlerinin çoğu yetersiz beslenmeden kaynaklanıyor Gelişmekte olan ülkelerde 174 milyon çocuk (0-5) yetersiz besleniyor ve bu çocuklar olmaları gereken ağırlığın altındalar 9-2 yaşın altındaki çocuklarda demir eksikliği daha sonraları dış dünyayla iletişim zorluklarına neden oluyor ve bu durum zekâ geriliğine yol açıyor 10-Dünya genelinde çocukların sadece %71'i temiz su içebiliyor 11 Yılda iki milyon çocuğun (hemen hepsi beş yaş altı) su kaynaklı hastalıklardan ölmesi gerçeğine rağmen, dünya hâlâ temiz su ve sağlık koşullarını sağlayamıyor 12-Yirmi milyondan fazla bebek-yani her beş bebekten biri- düşük kiloda (2 5 kilodan az) dünyaya geliyor Bu durum her yıl 4 milyon bebeğin daha bir aylık olmadan ölmesinin en önemli nedenini oluşturuyor Düşük kiloda doğum ise ileride şeker hastalığı, kanser ve kalp krizi riskini %50 artırıyor 13-Dünyada gelişmekte olan ülkelerde 30 milyon bebek ilk doğum günlerinden önce aşılanamıyor Bu nedenle 900 binden fazla sayıda, beş yaş altındaki çocuk her yıl kızamıktan ölüyor Yine her yıl yeni doğmuş 200 bin bebek tetanozdan ölüyor Her yıl 370 bin çocuk şiddetli öksürükten, 50 bini de tüberkülozdan ölüyor Oysa bu hastalıklar aşılama yoluyla bağışıklık kazandırılarak önlenebiliyor -Yine tamamen önlenebilir hastalıklardan her yıl yeni doğmuş 200 bin bebek ilk aylarında ölüyor 14-Hamilelik ve doğumdaki yetersiz sağlık bakımı 5 milyon bebeğin ölümüne yol açıyor 15-Yılda 2 milyon beş yaş altı çocuk, solunum yolu enfeksiyonunda profesyonel bakım olanaksızlığından ölüyor 16-Her yıl 400 bin çocuk zatürre veya menenjitten ölüyor 17-HIV/AIDS salgınının durdurulması için gereken kampanyaların ertelenmesi nedeniyle her ay 250 bin çocuk ve genç bu ölümcül virüsü kapıyor 18-Özellikle mülteci kamplarında şiddetini gösteren AIDS, 3 8 milyondan fazla çocuğun ölümüne, 13 milyonunun da yetim kalmasına yol açtı 19 (2002 BM raporu)Çocukların çalıştırılması ve istismar edilmesi -Gelişmekte olan ülkelerde yaşları 5 ile 14 arasında olan 252 milyon çocuk işçi yanında, yaşları 5 ile 11 arasında 50-60 milyon kadar çocuk da tehlikeli koşullarda çalışmaktadır 20-Tayland'da 7-15 yaşları arası çocukların alım-satımı yapılmaktadır Bu çocuklar fabrikalardaki ince işlerde günde 12-14 saat çalıştırılmakta ve bunun sonucunda gözlerini kaybetmektedir 21Günümüzde 600 milyon çocuk yoksulluk sınırının altında yaşıyor Sıkıntı ve ihtiyaç içerisindeki bu çocuklara yardım eli uzatmak; onları zor şartlardan kurtarmak için çaba harcamak, vicdan sahibi her insanın sorumluluğudur -10 yaşından itibaren pek çok zorluk içerisinde yaşamaya başlayıp 30 yaşında ölen yaklaşık 2 milyon çocuk her yıl cinsel sömürüye maruz kalmaktadır 22
|
| |
| | #11 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Savaş riski altındaki çocuklar -Son on yıl içinde 2 milyon 400 bin çocuk savaşlarda öldü 6 milyondan fazlası ciddi şekilde yaralandı veya sakat kaldı Milyonlarca çocuk şiddet kullanmaya zorlandı 23 16 milyon çocuk psikolojik travma geçirdi 15 milyonu evsiz 24 Tahminen 25 milyon çocuk halen evlerinden ayrılmış durumda 25 Mülteci çocukların sayısı ise 5 milyon 433 bin 26 (BM 2002)-Savaşlarda uyarıları okuyamadıkları için mayınlara basıp hayatını kaybeden ve sakat kalan çocuk sayısı her geçen gün artıyor 90 ülkede çocuklar savaşan orduların ve asilerin yerleştirdiği 60 milyon kara mayını tehlikesi altında yaşıyor Yılda 10,000 çocuk mayın kurbanı olmaya devam ediyor 27 (2002 BM raporu)Dünya genelinde süregelen savaşların çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün giderek artmaktadır Sadece mayınlara basarak hayatlarını kaybeden çocukların sayısı on binleri bulmaktadır![]() -Savaş sonrasında yiyecek kaynaklarının yok edilmesinden veya sağlık hizmetlerinin ortadan kaldırılmasından dolayı da çocuklar ölmeye devam ediyor 28-Bazı bölgelerde ise çocuklar hayatta kalmak için asker oluyorlar 7-14 yaşları arasında 300 bin çocuk aktif olarak savaş ve silahlı çatışmalara katılıyor 29-Dünyada çoğu 10 yaşın altında 300,000'den fazla çocuk kaçırılarak, halen zorla askerlik yapıyor Askerlik yapan kız çocukların birçoğu değişik cinsel sömürülere maruz kalıyorlar 30 (2002 BM raporu)
|
| |
| | #12 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Mültecilerin Yaşadıkları Sıkıntılar Savaş sonrasında meydana gelen yoksulluk, pek çok insanı yurtlarından ayrılmaya zorlamıştır Tüm dünya, savaştan kaçan insanların yaşadıklarına şahit olmasına rağmen pek çok ülke mültecileri kabul etmemiştir Soğuk altında günlerce, haftalarca yürüyerek güvenli yerlere ulaşmaya çalışan bu insanlar çok defa başka bir ülkeye yönelmek zorunda kalmışlardır Günümüzde dünya genelindeki resmi olarak bilinen toplam mülteci sayısı 21 milyon civarındadır Bu duruma yalnızca kısaca birkaç örnek verilmesi bile yardıma muhtaç insanların durumunu anlayabilmek için yeterli olacaktır![]() Örneğin Kosova'da yaşanan savaş nedeniyle 1998 Martı'nda başlayan mülteci göçünde Kosova'nın hemen hemen bütün şehirleri boşalmıştır Günlerce yürüyerek göç etmek zorunda kalan yaklaşık 300 000'i aşkın Kosovalı'dan yoğun kış şartları nedeniyle hayatını yitirenler olmuştur Çeçenistan'da ise 1999 yılının Kasım ayında Rus saldırılarından yürüyerek kaçan Çeçen halkını hiçbir ülke kabul etmemiştir Kendilerini kabul eden Türkiye sınırına ulaşana kadar ise birçok kadın, çocuk ve yaşlı soğuktan ölmüşlerdir![]() Dünya üzerindeki nüfusları 9 milyonu bulan Filistinlilerin ise sadece 4 milyonu Filistin toprakları içinde yaşamaktadır 5 milyonu ise Filistin toprakları dışında, onların da çoğu mülteci kamplarında yaşamaktadır Filistin içinde yaşayanların yarıdan fazlasının da asıl mekanları değiştirilmiş, mülteci kamplarına yerleşmek zorunda bırakılmışlardır Yani Filistin halkının % 75'ine yakın bir kısmı ikamet ettikleri yerlerden silah zoruyla ve şiddet yoluyla çıkarılmışlardır Filistinliler, bu kamplarda son derece kötü şartlar altında hayatlarını sürdürmek zorunda kalmışlardır Filistinlilerin göçe zorlanması sebebiyle 531 köy tamamen boşaltılmış bunların da % 90'ı işgal devletinin askeri güçleri tarafından tamamen yıkılmıştır Göçe zorlanan Filistinliler gittikleri yerlerde de rahat edememişlerdir 1948'de henüz işgal edilmiş olmayan Batı Yaka ve Gazze bölgesine yerleşen mülteciler 1967 Haziran Savaşından sonra sık sık saldırılara uğramış, katliamlara maruz kalmışlardır Bu kampların birçoğuna havadan ve karadan saldırılar düzenlenerek katliamlar gerçekleştirilmiştir Bunların en büyüğü ise Cenin mülteci kamplarına yönelik saldırı sonucu gerçekleştirilen ve yaklaşık 1000 kişinin öldürüldüğü tahmin edilen katliamdır Bunun dışında yine Gazze'deki pek çok mülteci kampına şiddetli saldırılar düzenlenmiş, büyük katliamlar gerçekleştirilmiştir 31 (Detaylı bilgi için bkz Filistin, Harun Yahya)
|
| |
| | #13 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Savaş riski altındaki çocuklar -Son on yıl içinde 2 milyon 400 bin çocuk savaşlarda öldü 6 milyondan fazlası ciddi şekilde yaralandı veya sakat kaldı Milyonlarca çocuk şiddet kullanmaya zorlandı 23 16 milyon çocuk psikolojik travma geçirdi 15 milyonu evsiz 24 Tahminen 25 milyon çocuk halen evlerinden ayrılmış durumda 25 Mülteci çocukların sayısı ise 5 milyon 433 bin 26 (BM 2002)-Savaşlarda uyarıları okuyamadıkları için mayınlara basıp hayatını kaybeden ve sakat kalan çocuk sayısı her geçen gün artıyor 90 ülkede çocuklar savaşan orduların ve asilerin yerleştirdiği 60 milyon kara mayını tehlikesi altında yaşıyor Yılda 10,000 çocuk mayın kurbanı olmaya devam ediyor 27 (2002 BM raporu)Dünya genelinde süregelen savaşların çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün giderek artmaktadır Sadece mayınlara basarak hayatlarını kaybeden çocukların sayısı on binleri bulmaktadır![]() -Savaş sonrasında yiyecek kaynaklarının yok edilmesinden veya sağlık hizmetlerinin ortadan kaldırılmasından dolayı da çocuklar ölmeye devam ediyor 28-Bazı bölgelerde ise çocuklar hayatta kalmak için asker oluyorlar 7-14 yaşları arasında 300 bin çocuk aktif olarak savaş ve silahlı çatışmalara katılıyor 29-Dünyada çoğu 10 yaşın altında 300,000'den fazla çocuk kaçırılarak, halen zorla askerlik yapıyor Askerlik yapan kız çocukların birçoğu değişik cinsel sömürülere maruz kalıyorlar 30 (2002 BM raporu)
|
| |
| | #14 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Mültecilerin Yaşadıkları Sıkıntılar Savaş sonrasında meydana gelen yoksulluk, pek çok insanı yurtlarından ayrılmaya zorlamıştır Tüm dünya, savaştan kaçan insanların yaşadıklarına şahit olmasına rağmen pek çok ülke mültecileri kabul etmemiştir Soğuk altında günlerce, haftalarca yürüyerek güvenli yerlere ulaşmaya çalışan bu insanlar çok defa başka bir ülkeye yönelmek zorunda kalmışlardır Günümüzde dünya genelindeki resmi olarak bilinen toplam mülteci sayısı 21 milyon civarındadır Bu duruma yalnızca kısaca birkaç örnek verilmesi bile yardıma muhtaç insanların durumunu anlayabilmek için yeterli olacaktır![]() Örneğin Kosova'da yaşanan savaş nedeniyle 1998 Martı'nda başlayan mülteci göçünde Kosova'nın hemen hemen bütün şehirleri boşalmıştır Günlerce yürüyerek göç etmek zorunda kalan yaklaşık 300 000'i aşkın Kosovalı'dan yoğun kış şartları nedeniyle hayatını yitirenler olmuştur Çeçenistan'da ise 1999 yılının Kasım ayında Rus saldırılarından yürüyerek kaçan Çeçen halkını hiçbir ülke kabul etmemiştir Kendilerini kabul eden Türkiye sınırına ulaşana kadar ise birçok kadın, çocuk ve yaşlı soğuktan ölmüşlerdir![]() Dünya üzerindeki nüfusları 9 milyonu bulan Filistinlilerin ise sadece 4 milyonu Filistin toprakları içinde yaşamaktadır 5 milyonu ise Filistin toprakları dışında, onların da çoğu mülteci kamplarında yaşamaktadır Filistin içinde yaşayanların yarıdan fazlasının da asıl mekanları değiştirilmiş, mülteci kamplarına yerleşmek zorunda bırakılmışlardır Yani Filistin halkının % 75'ine yakın bir kısmı ikamet ettikleri yerlerden silah zoruyla ve şiddet yoluyla çıkarılmışlardır Filistinliler, bu kamplarda son derece kötü şartlar altında hayatlarını sürdürmek zorunda kalmışlardır Filistinlilerin göçe zorlanması sebebiyle 531 köy tamamen boşaltılmış bunların da % 90'ı işgal devletinin askeri güçleri tarafından tamamen yıkılmıştır Göçe zorlanan Filistinliler gittikleri yerlerde de rahat edememişlerdir 1948'de henüz işgal edilmiş olmayan Batı Yaka ve Gazze bölgesine yerleşen mülteciler 1967 Haziran Savaşından sonra sık sık saldırılara uğramış, katliamlara maruz kalmışlardır Bu kampların birçoğuna havadan ve karadan saldırılar düzenlenerek katliamlar gerçekleştirilmiştir Bunların en büyüğü ise Cenin mülteci kamplarına yönelik saldırı sonucu gerçekleştirilen ve yaklaşık 1000 kişinin öldürüldüğü tahmin edilen katliamdır Bunun dışında yine Gazze'deki pek çok mülteci kampına şiddetli saldırılar düzenlenmiş, büyük katliamlar gerçekleştirilmiştir 31 (Detaylı bilgi için bkz Filistin, Harun Yahya)
|
| |
![]() |
| Tags: 214nemi, ahlak305nda, fedakarl305287305n, kur8217an |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Kur’an’da Ahlâk Esasları | mumsema | Güzel Ahlak Sıfatları | 3 | 2 Hafta önce 23:17 PM |
| Ailenin önemi ve kardeşler arası ilişkiler | mumsema | İslamda Aile | 6 | 08-07-2008 01:24 AM |
| "Risale-i Nur’da Ahlâk" Mevzuuna Kısa Bir Bakış | LeoparGS | Risale-i Nur | 0 | 05-28-2007 19:21 PM |
| Allah’ın Hoşnut Olacağını Bildirdiği Güzel Ahlak | LeoparGS | Güzel Ahlak Sıfatları | 4 | 05-24-2007 21:09 PM |