|
| | #8 |
| | ![]() Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar Allah büyük fazl sahibidir (8/29)Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azablandıracak değildir Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de, Allah onları azablandıracak değildir (8/33)O inkâr edenlere de ki: "Eğer vazgeçerlerse geçmişte (yaptıkları) şeyler bağışlanacaktır Ama yine dönecek olurlarsa, önceki (toplumlara uygulanan) sünnet, muhakkak (onların başından da) geçmiş olacaktır (8/38)Artık ganimet olarak elde ettiklerinizden helal ve temiz olarak yiyin ve Allah'tan korkup-sakının Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir " (8/69)Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar Allah bağışlayandır, esirgeyendir " (8/70)İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mü'min olanlar bunlardır Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır (8/74)Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp-bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip-tutun Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekatı verirlerse yollarını açıverin Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (9/5)Bunun ardından Allah, dilediği kimseden tevbesini kabul eder Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (9/27)Özür belirtmeyiniz Siz, imanınızdan sonra inkâra saptınız Sizden bir topluluğu bağışlasak da, bir topluluğunuzu gerçekten suçlu-günahkar olmaları nedeniyle azablandıracağız (9/66)Sen, onlar için ister bağışlanma dile, istersen dileme Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de, Allah onları kesinlikle bağışlamaz Bu, gerçekten onların Allah'a ve elçisine (karşı) nankörlük etmeleri dolayısıyladır Allah fasıklar topluluğuna hidayet vermez (9/80)Allah'a ve elçisine karşı 'içten bağlı kalıp hayra çağıranlar' oldukları sürece, güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir sorumluluk (günah) yoktur İyilik edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (9/91)
|
| |
| | #9 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Bedevilerden öyleleri de vardır ki, onlar Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve infak ettiğini Allah katında bir yakınlaşmaya ve elçinin dua ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar Haberiniz olsun, bu gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır Allah da onları kendi rahmetine sokacaktır Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (9/99)Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır Umulur ki Allah tevbelerini kabul eder Hiç şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (9/102)Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma dilemeleri peygambere ve iman edenlere yaraşmaz (9/113)İbrahim'in babası için bağışlanma dilemesi, yalnızca ona verdiği bir söz dolayısıyla idi Kendisine, onun gerçekten Allah'a düşman olduğu açıklanınca ondan uzaklaştı Doğrusu İbrahim, çok duygulu, yumuşak huyluydu (9/114)(Savaştan) Geri bırakılan üç (kişiyi) de (bağışladı) Öyle ki, bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmişti, nefisleri de kendilerine dar (sıkıntılı) gelmişti ve O'nun dışında (yine) Allah'tan başka bir sığınacak olmadığını iyice anladılar Sonra tevbe etsinler diye onların tevbesini kabul etti Şüphesiz Allah, (yalnızca) O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir (9/118)Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur Ve eğer sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir O, bağışlayandır, esirgeyendir (10/107)Ve Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin O da sizi, adı konulmuş bir vakte kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine kendi ihsanını versin Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım (11/3)Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar başka İşte, bağışlanma ve büyük ecir bunlarındır (11/11)Dedi ki: "Ona binin Onun yüzmesi de, demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır Şüphesiz, benim Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir " (11/41)Dedi ki: "Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum " (11/47)Ey kavmim, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin Üstünüze gökten sağanak (yağmurlar, bol nimetler) yağdırsın ve gücünüze güç katsın Suçlu-günahkarlar olarak yüz çevirmeyin " (11/52)
|
| |
| | #10 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Semud (halkına da) kardeşleri Salih'i (gönderdik) Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur O sizi yerden (topraktan) yarattı ve onda ömür geçirenler kıldı Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin Şüphesiz benim Rabbim, yakın olandır, (duaları) kabul edendir " (11/61)"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin Gerçekten benim Rabbim, esirgeyendir, sevendir " (11/90)Onlar, burda da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular (Bu) Verilen bağış, ne kötü bir bağıştır (11/99)"Yusuf, sen bundan yüz çevir Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile Doğrusu sen günahkârlardan oldun " (12/29)"(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir " (12/53)Böylece onun (Yusuf'un) huzuruna girdikleri zaman, dediler ki: "Ey Vezir, bize ve ailemize şiddetli bir darlık dokundu; önemi olmayan bir sermaye ile geldik Bize artık (yine) ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun Şüphesiz Allah, tasaddukta bulunanlara karşılığını verir " (12/88)Dedi ki: "Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur Sizi Allah bağışlasın O, merhametlilerin (en) merhametlisidir " (12/92)(Çocukları da) "Ey babamız, bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile Biz gerçekten hataya düşenler idik" dediler (12/97)"İlerde sizin için Rabbimden bağışlanma dilerim Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir" dedi (12/98)Onlar, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmak istiyorlar; oysa onlardan önce nice örnekler gelip-geçmiştir Ve şüphesiz, senin Rabbin, zulümlerine karşılık insanlar için bağışlama sahibidir ve şüphesiz senin Rabbin, cezası çok şiddetli olandır (13/6)Resulleri dedi ki: "Allah hakkında mı şüphe (ediyorsunuz)? O, gökleri ve yeri yaratandır; O, sizi, günahlarınızı bağışlamak için davet etmekte ve sizi adı konulmuş bir süreye kadar erteliyor " Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan birer beşerden başkası değilsiniz Siz bizi, babalarımızın taptıklarından çevirip-engellemek istiyorsunuz, öyleyse bize apaçık bir delil getirin " (14/10)"Rabbim, gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp-saptırdı Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin " (14/36)"Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve mü'minleri bağışla" (14/41) Haber ver kullarıma; şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim (15/49)Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (16/18)Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir) Şüphesiz senin Rabbin, bundan sonra da gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir (16/110)O, size ancak ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilmiş olan (hayvan)ı haram kıldı Fakat kim mecbur kalırsa, saldırmamak ve sınırı aşmamak üzere (yiyebilir) Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (16/115)Sonra gerçekten Rabbin, cehalet sonucu kötülük işleyen, sonra bunun ardından tevbe eden ve ıslah olanlar(la beraberdir) Şüphesiz Rabbin bundan sonra bağışlayandır, esirgeyendir (16/119)Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir Eğer siz salih olursanız, şüphesiz O da, (kendisine) yönelip dönenleri bağışlayıcıdır (17/25)
|
| |
| | #11 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır (17/44)Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları inanmaktan ve Rablerinden bağışlanma dilemelerinden alıkoyan şey, ancak evvelkilerin sünnetinin kendilerine de gelmesi veya azabın onları karşılarcasına gelmesi(ni beklemeleri)dir (18/55)Senin Rabbin rahmet sahibi (ve) bağışlayıcıdır Eğer, kazandıklarından dolayı onları (azabla) yakalasaydı, şüphesiz onlara azabı (bir an önce) çabuklaştırırdı Hayır, onlar için bir buluşma zamanı vardır, onun dışında asla başka bir sığınak bulamayacaklardır (18/58)(İbrahim) "Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır" dedi (19/47)"Gerçekten biz Rabbimize iman ettik; günahlarımızı ve sihir dolayısıyla bizi kendisine karşı zorlayarak-sürüklediğin (suçumuzu) bağışlasın Allah, daha hayırlıdır ve daha süreklidir " (20/73)Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım (20/82)Buna göre, iman edip salih amellerde bulunanlar, onlar için bir bağışlanma (mağfiret) ve üstün bir rızık vardır (22/50)İşte böyle; her kim kendisine yapılan haksızlığın benzeriyle karşılık verir, sonra aleyhine 'azgınlık ve saldırıda' bulunulursa, Allah, mutlaka ona yardım eder Şüphesiz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır (22/60)"Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: "Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de," (23/109) Ve de ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın " (23/118)Ancak bundan sonra tevbe eden ve salihçe davrananlar hariç Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (24/5)Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (24/22)
|
| |
| | #12 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler, kötü kadınlara; iyi ve temiz erkekler, iyi ve temiz kadınlara (yaraşır) Bunlar, onların demekte olduklarından uzaktırlar Bunlar için bir bağışlanma ve kerim (üstün) bir rızık vardır (24/26)Nikah (imkanı) bulamayanlar, Allah onları kendi fazlından zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın Ve Allah'ın size verdiği malından onlara verin Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların (fuhşa) zorlanmalarından sonra Allah (onları) bağışlayandır, esirgeyendir (24/33)Mü'minler o kimselerdir ki, Allah'a ve Resûlü'ne iman edenler, onunla birlikte toplu(mu ilgilendiren) bir iş üzerinde iken, ondan izin alıncaya kadar bırakıp-gitmeyenlerdir Gerçekten, senden izin alanlar, işte onlar Allah'a ve elçisine iman edenlerdir Böylelikle, senden kendi bazı işleri için izin istedikleri zaman, dilediklerine izin ver ve onlar için Allah'tan bağışlanma dile Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (24/62)De ki: "Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilen (Allah) indirmiştir Doğrusu O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir " (25/6)Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunup davranan başka; işte onların günahlarını Allah iyiliklere çevirir Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir (25/70)"Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimizin bizim hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz " (26/51)"Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;" (26/82) "Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır " (26/86)"Ancak zulmeden başka; sonra kötülüğün ardından iyiliğe çevirirse, artık şüphesiz Ben, bağışlayanım, esirgeyenim " (27/11)Dedi ki: "Ey kavmim, neden iyilikten önce kötülük konusunda acele davranıyorsunuz? Allah'tan bağışlanma dilemeniz gerekmez mi? Umulur ki esirgenirsiniz " (27/46)Dedi ki: "Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla " Böylece (Allah) onu bağışladı Şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir (28/16)Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Allah katında daha adildir Eğer babalarını bilmiyorsanız artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır Hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir sakınca (bir vebal) yoktur Ancak kalplerinizin kasıt gözeterek (taammüden) yaptıklarınızda vardır Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (33/5)Çünkü Allah, (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sâdıkları sadakatlerinden dolayı mükafaatlandıracak, münafıkları da dilerse azablandıracak veya tevbe (nasib edip tevbe)lerini kabul edecektir Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir (33/24)
|
| |
| | #13 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Şüphesiz, Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokca zikreden erkekler ve (Allah'ı çokca) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır (33/35)Ey Peygamber, gerçekten biz sana ücretlerini (mehirlerini) verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana ganimet olarak verdikleri (savaş esirleri)nden sağ elinin malik olduğu (cariyeler) ile seninle birlikte hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını helal kıldık; bir de, kendisini peygambere hibe eden ve peygamberin kendisini almak istediği mü'min bir kadını da, -mü'minler için olmaksızın yalnızca sana has olmak üzere- (senin için helal kıldık) Biz, kendi eşleri ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) konusunda onlar (mü'minler) üzerine neyi farz kıldığımızı bildik (size bildirdik) Böylelikle senin için hiçbir güçlük olmasın Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir (33/50)Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) tanınması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir (33/59)Ki O ( Allah), amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, artık o en büyük kurtuluşla kurtulmuştur (33/71)Şundan ki: Allah, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azablandıracak; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların tevbesini kabul edecektir Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir (33/73)Yerin içine gireni, ondan çıkanı; gökten ineni ve oraya çıkanı bilir O, esirgeyendir, bağışlayandır (34/2)Andolsun, Sebe' (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi (Onlara demiştik ki) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var) " (34/15)O inkâr edenler; onlar için şiddetli bir azab vardır İman edip salih amellerde bulunanlar ise; onlar için de bir bağışlanma ve büyük bir ecir vardır (35/7)İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır Kulları içinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek-korkar' Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır (35/28)Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir (35/30)Derler ki: "Bizden hüznü giderip yok eden Allah'a hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz, gerçekten bağışlayandır, şükrü kabul edendir " (35/34)Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır (35/41)
|
| |
| | #14 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olana (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele (36/11)"Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını " (36/27)"Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir, üstün ve güçlü olan, bağışlayandır " (38/66)Gökleri ve yeri hak olarak yarattı Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor Güneşe ve aya boyun eğdirdi Her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir Haberin olsun; üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur (39/5)(Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir " (39/53)Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası pek şiddetli olan ve lütuf sahibi (Allah'tan) O'ndan başka ilah yoktur Dönüş O'nadır (40/3)"Siz beni Allah'a (karşı) inkâr etmeye ve hakkında bilgim olmayan şeyleri O'na şirk koşmaya çağırıyorsunuz Ben ise sizi, üstün ve güçlü olan, bağışlayan (Allah')a çağırıyorum (40/42)"İmkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur Şüphesiz, bizim dönüşümüz Allah'adır Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar " (40/43)"Çok bağışlayan, çok esirgeyen (Allah)tan bir ağırlanma olarak " (41/32)Gökler, neredeyse üstlerinden çatlayıp-parçalanacaklar; melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlara mağfiret dilerler Haberiniz olsun; gerçekten Allah, bağışlayan ve esirgeyen O'dur (42/5)İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir De ki: "Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum " Kim bir iyilik kazanırsa, biz ondaki iyiliği arttırırız Gerçekten Allah, bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir (42/23)(Bunlar,) Büyük günahlardan ve çirkin -utanmazlıklardan kaçınanlar ve gazablandıkları zaman bağışlayanlar, (42/37) Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, azme değer işlerdendir (42/43)İman edenlere de ki: "(Allah'ın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Allah'ın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar " (45/14)Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) hiçbir şeye malik (engel) olamazsınız Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir " (46/8)
|
| |
![]() |
| Tags: affetmek, ayetler, bagislamak, hakkindaki |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Ay Hakkındaki Ayetler | LeoparGS | Kur'an Arapça & Türkçe meal | 1 | 4 Hafta önce 16:26 PM |
| Fuhuş Hakkındaki Ayetler | LeoparGS | Kur'an Arapça & Türkçe meal | 1 | 4 Hafta önce 13:32 PM |
| Zan Hakkındaki Ayetler | İnşirah | Kur'an Arapça & Türkçe meal | 4 | 11-28-2008 21:48 PM |
| Kız hakkındaki ayetler | İnşirah | Kur'an Arapça & Türkçe meal | 2 | 06-01-2008 00:37 AM |
| Bağışlamak (Affetmek) ile ilgili ayetler | İnşirah | Kur'an Arapça & Türkçe meal | 4 | 09-09-2007 22:42 PM |