|
| | #1 |
| | ![]() özellikle benzetmeler çok etkileyici lütfen okuyun![]() müddessir 11-25 arasındaki ayetler ![]() Benimle şu adamı yalnız bırak ki ben onu tek olarak yarattım Ona uzun boylu mal verdim Göz önünde oğullar (verdim) Kendisine bir döşeyiş döşedim Hala daha da artırmama göz dikiyor Hayır, çünkü o bizim ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi Onu dimdik bir yokuşa sardıracağım Zira o düşündü, ölçtü, biçti Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti Yine kahrolası nasıl ölçtü, biçti Sonra baktı, Sonra surat astı, kaşlarını çattı, Sonra arkasını döndü, böbürlendi: Bu dedi, rivayet edilip öğretilen bir büyüden başka bir şey değildir Bu, sadece, bir insan sözüdür![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() selamlar, saygılar ![]() ![]() ![]()
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Müddessir Süresi 11-24 Nüzul Sebebi 11 "Tek başına yarattığımı bana bırak "Ayetin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler: 1- Ebu'l-Kasım el-Huzamî, Muhammed b Abdillah b Nuaym'dan, o Muhammed b Ali es-Sağanî'den, o İshak b İbrahim ed-Dıberî'den, o Abdurrezzak'tan, o Ma'mer'den, o Eyyub es-Sahtiyanî’den, o İkrime'den, o da İbn Abbas'tan bize şu rivayette bulundu:"Velid b Muğire Rasulullah (s a v )'a geldi Rasulullah (s a v ) da ona Kur'an okudu ve o sanki yumuşadı Bu durumdan Ebû Cehil haberdar oldu Velid'e dedi ki: "Amca kavmin senin için mal toplayıp sana vermek için seni istiyor Sen ise Muhammed'e gidip O'nun tarafıyla temasta bulunuyorsun" Velid: "Kureyş bilir ki benim malım çoktur" dedi, Ebû Cehil de: "Onu inkâr ettiğine ve ondan hoşlanmadığına dair bir söz söyle, bu söz kavmine ulaşır" dedi O da dedi ki: "Ne söyleyeyim? Vallahi bilirsiniz ki aranızda benden daha iyi şiir söyleyen yoktur Recezi (şiir şekli) ve kasideleri de benden daha iyi bilen yoktur Vallahi O'nun söyledikleri bunlara benzemiyor Vallahi O'nun sözlerinde bir tatlılık ve bir tazelik var O'nun sözlerinin üstü bol meyve, altı bol su verir, O yücedir, O'ndan yüce yoktur" Ebû Cehil dedi ki: "Sen, O'nun hakkında birşey söylemedikçe kavmin senden razı olmayacak " Velid de: "Beni rahat bırak O'nun hakkında düşüneyim" dedi Daha sonra da: "Bu ancak başkasından öğrenilen bir sihirdir" dedi Bunun üzerine Allah Teala bu âyetleri indirdi"[14]Rivayetin isnadı, Buhârî’nin şartı üzerine sahihtir [15] 2- Bunun benzerini, îbnu Ebî Hatim ve İbnu Cerîr başka yollardan anlattı [16] 3- Mücahid şöyle dedi: "Velid b Muğire Rasulullah (s a v ) ve Ebû Bekr ile beraber oluyordu, Kureyş onun müslüman olduğunu zannetti Bunun üzerine Ebû Cehil Velid'e dedi ki: "Kureyş, senin Muhammed'e ve İbn Ebî Kuhafe (Ebû Bekr)'ye gittiğini ve onlann da sana yemek yedirdiğini zannediyor" Velid Kureyş'e şöyle dedi: "Siz, şerefli ve akıllı insanlarsınız, Muhammed'i deli zannediyorsunuz, O'nun hiç deliliğini gördünüz mü?" Onlar da: "Hayır" dediler Velid: "Siz Muhammed'i kâhin zannediyorsunuz O'nun hiç kehanette bulunduğunu gördünüz mü?" diye sordu Onlar da: "Hayır" dediler Velid: "Siz O'nu şair zannediyorsunuz O'nun hiç şiir söylediğini gördünüz mü?" dediOnlar: "Hayır" dediler Velid bu sefer: "Siz, O'nu yalancı zannediyorsunuz O'nun hiç yalanını tecrübe ettiniz mi?" diye sordu Onlar: "Hayır" dediler, Bunun üzerine Kureyş Velid'e dedi ki: "O nedir?" (Velid düşündü, sonra baktı, sonra yüzünü çevirdi) ve dedi ki: "O ancak bir sihirbazdır O'nun söyledikleri de sihirden başka birşey değildir "Cenab-ı Hak onun bu sözleri karşısında şöyle buyuruyor: "O düşündü ve takdir etti ![]() ![]() ![]() " "Bu, ancak başkasından öğrenilen bir sihirdir" dedi" [17]4- Bu el-Velîd ibnu'l-Muğîra kendisinin de babasının da biricik "el-Vahîd" olduğunu, kendisinin de babasının da Araplar içinde bir benzerinin olmadığını söylermiş[18] 5- Bu rivayet bu sûrenin bir defada toptan nazil olmadığını gösterir[19] 18 Doğrıısu o, düşündü, ölçüp biçti![]() 19 Canı çıkasıca, nasıl da ölçüp biçti![]() 20 Sonra yine canı çıkasıca nasıl da ölçüp biçti![]() 21 Sonra baktı,22 Sonra kaşlarını çattı, suratını astı![]() 23 Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı![]() 24 Ve dedi ki: "Bu, sadece öğretilegelen bir büyüdür "Ayetin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler: Bu âyet-i kerimeler de el-Velîd ibnu'l-Muğîra hakkında inen âyetler cümlesindendir 1- Mücâhid der ki: el-Velîd ibnu'l-Muğîra bazan Hz Peygamber (sa)'e, bazan da Hz Ebu Bekr'e gelir ve onların sözlerini dinlerdi Onun böyle yaptığını gören Kureyşliler de onun müslüman olduğunu zannettiler da Ebu Cehl ona: "Kureyş senin Muhammed'e ve Ebu Kuhafe'nin oğluna onların yemeklerinden yemek için gittiğini zannediyor" demiş el-Velîd de Kureyş'e: "Siz soylu ve akıllı insanlarsınız Siz onun deli olduğunu iddia ediyorsunuz Siz onun hiç kehanette bulunduğunu gördünüz mü?" diye sormuş, onların hayır cevabından sonra: "Siz onun yalancı olduğunu söylüyorsunuz, siz onun hiç yalanını gördünüz mü?" diye sormuş, onlar yine hayır deyip "Peki o nedir?" diye sormuşlar el-Velîd: "O olsa olsa bir büyücüdür, sözleri de başkalarından öğrenip naklettiği bir büyüdür " demiş İşte "Bu, sadece öğretilegelen bir büyüdür "e kadar olmak üzere "Doğrusu o düşündü ve ölçüp biçti" kavli budur [20]2- İbnu'l-Cevzî de Mücâhid'den naklen hadiseyi şöyle anlatır: el-Velîd, Kureyş'e: "Sizinle konuşacaklarım var, Dâru'n-Nedve'de toplanın" demiş Orada toplanınca da onlara: "Siz soylu ve akıllı insanlarsınız, Araplar size gelecekler ve sizin yanınızdan ayrılırken de farklı farklı şeyler duymuş olarak ayrılacaklar, Bir sözde toplanın; bu adam (Muhammed) hakkında ne diyeceksiniz?" demiş Onlar: "Şairdir, deriz " deyince yüzünü ekşitmiş ve: "Biz şiir işittik; onun sözleri şiire benzemiyor" demiş" O kâhindir, deriz" demişler "O zaman onun yanına gelirler ve onun, kâhinlerin konuştuklarını konuşmadığını görürler" demiş "O delidir, deriz" demişler "O zaman yanına gelirler ve onun deli olmadığını görürler " demiş "O büyücüdür, deriz" demişler "Peki büyücü nedir?" diye sormuş; "Birbirine buğzeden iki kişiyi birbirlerine sevdiren ve birbirini seven iki kişiyi de birbirine buğzettiren kişidir" demişler Bunun üzerine el-Velîd de: "O bir büyücüdür" demiş Böylece oradan çıkıp dağılmışlar Onlardan hangisi Hz Peygamber (sa)'e rastlasa "Ey büyücü!" demiş de bu Hz Peygamber (sa)'e ağır gelmiş ve bunun üzerine Allah Tealâ: "Bu, sadece öğretilegelen bir büyüdür"e kadar olmak üzere "Ey O örtüye bürünen!"i indirmiş[21] 3- Bu hadiseyi Muhyi's-Sünne (el-Beğavî) biraz daha farklı ve Ğâfir, 40/1-2 âyetlerinin nüzulü ile ilişkilendirerek şöyle anlatır: Allah Tealâ’nın "Hâmîm Bu kitab, Azîz Alîm olan Allah'tan indirilmedir" (Ğâfir, 40/1-3) âyetleri nazil olduğunda Hz Peygamber (sa) Mescid-i Harârn'a gelerek orada kalkmış bu âyetleri okumuş, el-Velîd ibnu'l-Muğîra da orada ve Hz Peygamber (sa)'in kıraatini duyacak yakınlıkta imiş, Hz Peygamber (sa), Velîd'in kendi kıraatini dinlediğini anlayınca âyetleri tekrar okumuş, Velîd oradan ayrılıp kendi kabilesi olan Mahzûm oğullarının toplu olduğu bir yere gelmiş ve onlara: "Vallahi ben biraz önce Muhammed'den öyle bir söz işittim ki o ne insan sözüdür, ne de cinn, onun söylediğinde bir tatlılık var, Üstü semereli, altı bol, her sözün üstüne çıkıyor, hiçbir söz onun üstüne çıkamıyor" demiş ve onlardan da ayrılıp evine gitmiş, Onun böyle konuştuğunu duyan Kureyşliler: "Vallahi Velîd Sâbiî oldu (Muhammed'in dinine girdi), Velîd onun dinine girdikten sonra bütün Kureyş onun dinine girecek demektir" demişler, Velîd'e "Kureyş'in reyhânesi" derlermiş Ebu Cehl onlara: Ben, sizin yerinize Velîd'e yeterim, onu bu fikrinden caydırırım" demiş, Velîd'e gelmiş, üzgün bir şekilde yanına oturmuş, Velîd ona: "Ey kardeşim oğlu seni neden böyle üzgün görüyorum?" diye sormuş, Ebu Cehl: "Nasıl üzgün olmıyayım; baksana Kureyş sen yaşlı olduğun için sana yardım etmek üzere aralarında mal topluyorlar Senin, Muhammed'in sözünü güzel bulduğunu, yanlarındaki fazla maldan nasiblenmek için İbn Ebî Kebşe (Hz Muhammed) ve İbn Ebî Kuhâfe (Hz Ebu Bekr)'in yanına gittiğini iddia ediyorlar" demiş Buna çok öfkelenen Velîd: "Kureyş benim, onların mal ve evlâdca en zenginleri olduğumu bilmiyor mu? Muhammed ve ashabı kendi karınlarını doyurmuşlar mı ki (onların artan yiyeceklerinden ben nasibleneyim)?" demiş, sonra kalkıp kabilesinin oturduğu yere gelmiş ve onlara: "Muhammed'in deli olduğunu iddia ediyorsunuz? Onu boğulurken hiç gördünüz mü? " demiş; "Allah hakkı için hayır, görmedik" demişler "Onun kâhin olduğunu iddia ediyorsunuz? Hiç onu kehanette bulunurken gördünüz mü?" diye sormuş; "Allah hakkı için hayır" demişler "Onun şair olduğunu ileri sürüyorsunuz, Onu hiç şiir okurken gördünüz mü?" diye sormuş; "Allah hakkı için hayır" demişler "Onun yalancı olduğunu ileri sürüyorsunuz, hiç onun yalanını tecrübe ettiniz mi?" dye sormuş; "Allah hakkı için hayır, O halde o nedir?" demişler Kendi kendine şöyle bir düşünmüş, kaşlarını çatmış, yüzünü ekşitmiş ve: "O, olsa olsa bir büyücüdür, Görmüyor musunuz kişi ile ailesinin, çocuklarının ve kölelerinin arasını açıyor, O bir büyücüdür, söylediği de başkalarından öğrenip naklettiği bir büyüdür" demiş işte bunun üzerine bu âyet-i kerimeler nazil olmuş[22] [14] Hakim Müstedrek: 2/506, Suyuti; ed-Dürr: 6/282 İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 372 Vahidî, age s 319-320 Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/919-920 Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 447-448 Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/214[15] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/695-696 [16] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/696 [17] Hakim Müstedrek: 2/506, Suyuti; ed-Dürr: 6/282 İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 373[18] Râzî, age XXX,198; Alûsî, age XXIX,123 Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/919-920[19] Alûsî, age XXIX,121 Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/920[20] Vahidî, age s 320 Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/920[21] İbnu'l-Cevzî, age VHI 403-404 Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/920-921[22] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/920-922
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() __________________________________________________ "Hayır" dediler, Bunun üzerine Kureyş Velid'e dedi ki: "O nedir?" (Velid düşündü, sonra baktı, sonra yüzünü çevirdi) ve dedi ki: "O ancak bir sihirbazdır O'nun söyledikleri de sihirden başka birşey değildir "__________________________________________________ _________ sizinde ilettiğiniz gibi ![]() ![]() ![]() kurandan etkileniyorlar bu çok açık Efendimizi de kötüleyemiyorlar ve bir şeyi kabul ediyorlar bu ancak bir sihir olabilr nasıl etkilenmişlerse![]() ![]() demek ki, büyüsüne kapılmışlar kuranın![]()
|
| |
![]() |
| Tags: muddessir, suresi_muthis |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Müddessir Suresi | eymen | Hadisler Bölümü | 0 | 08-29-2007 19:09 PM |