Ey iman edenler, Allah'ın Resûlü’nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir
Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp-söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider
Şüphesiz, Allah’ın Resûlü’nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır
Şüphesiz, hücrelerin ardından sana seslenenler de, onların çoğu aklını kullanmıyor
Eğer gerçekten, yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir
Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın' Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz
Ve bilin ki Allah'ın Resûlü içinizdedir Eğer o, size birçok işlerde uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kıldı ve size inkarı, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi İşte onlar, doğru yolu bulmuş (irşad) olanlardır
Allah'tan bir fazl (bir ihsan ve lütuf) ve bir nimet olarak Allah, bilendir hüküm ve hikmet sahibidir
Mü'minlerden iki topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup-düzeltin Şayet biri diğerine tecavüzde bulunacak olursa, artık tecavüzde bulunanla, Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın; eğer sonunda (Allah'ın emrini kabul edip) dönerse, bu durumda adaletle aralarını bulun ve (her konuda) adil davranın Şüphesiz Allah, adil olanları sever
Mü'minler ancak kardeştirler Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz
Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi 'olmadık-kötü lakablarla' çağırmayın İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir
Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın) Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz Allah'tan korkup-sakının Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir
Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır
Bedeviler, dedi ki: "İman ettik" De ki: "Siz iman etmediniz; ancak "İslam (Müslüman veya teslim) olduk deyin İman henüz kalplerinize girmiş değildir Eğer Allah'a ve Resûlü’ne itaat ederseniz, O, sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir"
Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resûlü’ne iman ettiler, sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücadele ettiler İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir
De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğreteceksiniz? Oysa Allah, göklerde ve yerde olanları bilir Allah, herşeyi bilendir"
Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler De ki: "Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin Tam tersine, sizi imana yönelttiği için Allah size minnet etmektedir Eğer doğru sözlüler iseniz (bunu böyle kabullenmeniz gerekir)"
Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir Allah, yaptıklarınızı görendir