Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Ahlak
> Kötü Ahlak Sıfatları
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-20-2008   #1
Bilgiler
mum
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: filistin
Mesaj: 11,416
İtibar
Tecrübe Puanı: 123
Rep Puanı : 8125
Rep Derecesi :
mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.
mum RSS Feed
Standart Elbise Giydirilmiş Kütükler



Elbise Giydirilmiş Kütükler

a- İçleri de Dışları Gibi mi?
Kimilerinin dış görünüşü güzeldir, biçimlidir, hatta yakışıklıdırlar da. Boyları bosları yerindedir. Belki de güçlüdürler. Maddi imkanları, bir yerlerde makamları vardır. Bunu kendilerinin başkalarından daha üstün, daha ileride, daha önemli olduklarını hissettirmek için kullanabilirler. O makamın verdiği imkanlarla kendilerini daha bir başka takdim edebilirler. Elde ettikleri sıfatları adlarının ve marifetlerinin önüne kocaman harflerle koyabilirler.
Yeni ve pahalı elbise giyebilirler. Kendilerini o elbiselerle ileri sürebilirler. Başkalarının sahip olmadığı dünyalıklara, eşyalara, alet ve makinalara sahip olabilirler. Onlarla övünebilir, onlarla üstünlük taslayabilir. Kendilerine ait olanı önemserler, aynı şeye sahip olmayanları aşağı görebilirler.
Çevremizdeki gerçek böyle değil mi esasen?
Herkes bir şeyle övünüp duruyor. Herkesin kendisine göre kutsalları, kendisine kendisine göre öncelikleri var. Herkes onların bir kısmıyla şişinip duruyor. Başkalarına karşı üstünlük yarışına giriyor. Başkalarını bu sahip oldukları sebebiyle aşağı görüyor.
Kimileri iyi konuşurlar. Ağızları veya kalemleri iyi lâf yapar. Partal partal atarlar. Edebiyat parçalarlar. İnandırıcı olmaya çalışırlar. İyi olduklarını, iyilerden yana, iyi olan şeylerin desteleyicisi olduklarını söylerler. Başkalari için çalıştıklarını, haktan ve adaletten yana olduklarını iddia ederler.
Dış görünüşleri güzel, ağızları lâf yapar, sözlerini dinletirler. Konuştuklarını duyduğunuz zaman "adam ne güzel konuşuyor, ne güzel yazıyor" dersiniz.
Hatta kimileri peşine adam da takar. Bağlıları, hayranları takipçileri olur. Söylediklerini alanlar, yazdılarını okuyanlar, çizdikleri çizgide gidenler olabilir.
Öyle ya, adamın adı var, adının önünde bir sürü ünvanı var.
Belki de makamı ve imkanı var, belli ki bir yerlerde duruyor.
Baksana, biçimi yerinde, dış görünüşü düzgün, sözü var, sohbeti var.
Zaaf sahibi, ya da onun iç yüzünü bilmeyenler, anlaymayanlar da böylelerinin peşine takılabilirler.
Ama gerçek böyle mi?
Hakikatte bu adamlar adam mı?
İçleri de elbisleri gibi mi?
Yürekleri de biçimleri gibi mi?
Anlayışları ve ahlâkları parlak lâflarına benziyor mu?
Görüşleri de kalıpları gibi albenili mi?
b- Cisimleri Hoşuna Gider:
Burada Kur'an'ın münafıklar hakkındaki harika benzetmesine bakmalıyız. Dış görünüşün, süslü sözlerin, cilâlı kalıpların esasen hiç anlam taşımadığını, aldatıcı olduğunu, kalıpların içi doldurulmazsa görüntünün bir işe yaramadığını bir âyet çarpıcı bir benzetmeyle ortaya koyuyor:
"Sen onları gördüğün zaman cisimleri hoşuna gider; konuşsalar sözlerini dinlersin. Ama onlar dayatılmış keresteler gibidirler. Her bağırtıyı kendi aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır; onun için onlardan sakın. Allah onları kahretsin, nasıl da haktan döndürülüyorlar." (63 Münâfikûn/4)
Münafık tip...
Yani inançta iki yüzlü...
İki dinli, bu iki dinli olmanın getirdiği ikili tavırlı...
Ciddiyetsizlik, ikili oynama, menfeata göre tavır alma...
Ahlâkta düşüklük, anlayışta seviyesizlik, insanî ölçülerde --------lik...
Herkesin kabının şeklini alma...
Kuvvetli ve ileride olana yaltaklanma...
Yağcılık, yalakalık, çıkar için şekilden şekile girme...
İşte münafıklık bu.
Münafikûn Sûresi Peygamber dönemimdeki münafıkların yaptıklarından hareketle o menhus ve rezil insan tipini ortaya koyuyor.
Peygamber'in Medine hayatında bazıları zahiren müslüman olduğunu söyleyerek müslümanların arasına karışmıştı. Toplum içine geldikleri zaman kendilerini ağırdan satar, baş köşeye oturur, duvara yaslanır ve kurula kurula konuşurlardı. Bunların kimilerinin maddi durumu yerinde idi. Üstleri başları düzgündü. Bir de konuştukları zaman sözlerini dinletecek kadar iyi konuşurlardı.
Kur'an onların bu durumuna işaret ediyor. Onlar bir yerlere yaslanarak gururlu bir şekilde, düzgün konuşmaya çalışırlardı, ama hallerinde bir kibir, bir büyüklük duygusu, çevrelerine kendilerinin de iyi olduklarını duyurma sahteciliği görülürdü.
Kur'an bu gibi tiplere bir başka âyette şöyle dikkat çekiyor:
"İnsanlardan öylesi de vardır ki dünya hayatı hakkında sözleri senin hoşuna gider; bir de kalbinde olana Allah'ı şahit tutar. Halbuki o İslâm hasımlarının en yamanıdır.
İş başına geçti mi yeryüzünde fesat çıkarmaya, geçim kaynaklarını ve nesli bozmaya çalışır. Allah ise fesadı sevmez.
Ona 'Allah'tan kork' denildiği zaman, işlediği günahla gurura kapılır. Cehennem de ona yakışır. Orası ne kötü yataktır." (2 Bekara/204-206)
Böyleleri dünya ile, dünya 'işleri ile ilgili konuştukları zaman insanların hoşuna gider. Kimbilir, sanattan, edebiyattan, insan haklarından, eşitlik ve adaletten, herkesin bir onura sahip olduğundan bahseder. Gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında, kitap sayfalarında, politika kulvarlarında böylelerinin bu gibi iddilarını görürsünüz. Bol bol nutuk atarlar. Bol bol vaadde bulunurlar. Kitlelerin hoşuna gidecek lâflar ederler. Kamuoyunun çıkarına yakın konularla ilgilendiklerini ihsas ettirirler.
Eğer müslüman topluma hitap ediyorsa, din derler, Allah derler, sevap derler, ahiret derler. Dediklerine Allah'ı şahit tutmaya kalkışırlar. İçleriyle dışlarının aynı olduğuna belki de yemin bile edebilirler.
Ama böyleleri kendi nefisleriyle başbaşa kaldıkları, ya da iş başına geçtikleri ve bir yetkiye kavuştukları zaman tavırları değişir. Çıkarları için çalışmaya başlarlar. Ahlâkı, toplumun güzel değerlerini, insanlari birbirine bağlayan bağları fesada vermeye, geçim kaynaklarını tahrip etmeye koşarlar.
Onların bu zararlarını dünyanın her tarafında, ahlâkî yozlaşmalarda, çevre kirliliğinde, sömürü savaşlarında, haksızlıklarda ve baskı yönetimlerinde, asırlardan beri ve günümüzde yoğun bir biçimde görmekteyiz.
Bu fesatçı tipler sebebiyle dünyanın her yerinde iyi olan şeyler kötü, güzel olan şeyler çirkin, zararlı olan şeyler faydalı gibi gösterilmektedir. Bunların zararlı faaliyetleri sebebiyle ahlâksızlık ahlâk, İslâmin kötü veya haram dediği her şey hayat biçimi haline geldi. Bunların fitne ve fesatlarını insanlık hayatın her alanında yaşıyor.
Adam ekrana çıkıyor, bir kürsüye tırmanıyor, veya konuşacak bir yer buluyor ve konuşuyor. Çok bilmiş havalarında ve iyi niyetli pozlarında... Sanki kendini değil de insanları düşünüyor çalımlarında... Konuşuyor, nutuk atıyor, yazıyor, yol gösteriyor.
Tipi yerinde, kıyafeti düzgün, diş görünüşü alımlı, hatta etkileyici. Bir makama yaslanıyor. Belki de sırtını güçlü bir yere, bir siyasi güce, belki bir zengin kuruluşa, belki dayılarına dayamiş. Onun için sesi gür çıkıyor.
c- Hiç Kütük Elbise Giyer mi?
Ama gerçekte böyleleri kaliteli insanlar mı?
İçleri de, yürekleri de, fikirleri de dış görünüşleri gibi mi?
Davranışları da elbiseleri gibi olgun mu?
Ahlâkları da kalıpları kadar biçimli mi?
Cevabı Kur'an veriyor:
"Onlar bir yerlere yaslanmış kütük gibidirler."
Ya da üstüste yığılmış, atılmış, işe yaramayan, çürük, içi boş, küflü kalaslar gibidirler.
Veya elbise giydirilmiş kütükler, elbiseye bürünmüş odunlar...
Kimi kalaslar veya kütükler işe yarar. Kimilerinden kereste olur, eşya yapılır, kimileri de yakılabilir.
Bazıları ise bir işe yaramaz. Çünkü çürümüştür, içi koftur. Ne kullanılmaya yarar, ne de yakılmaya. Uzaktan bakan onları normal kereste zannedebilir. Kişi onların dış görünüşlerine aldanabilir. Bir tarafa atılmışlardır. Bir yere yaslanıp öylece çürümeye terkedilmişlerdir.
Âyette tasvir edilen münafık tipi de böyledir. Dışı seni yakar, içi beni yakar hesabı, uzaktan hoş, biçimli, ile yarar gibi görünseler de, içleri kof ve küflüdür. Hiç biri bir işe yaramazlar. Öyle çalımlı çalımlı bir yerlere yaslanarak nutuk attıklarına, anlattıklarına, hava atmalarına bakmayın. Onların içi çürümüştür. Sözlerini ve fikirlerinin bir değeri yoktur.
Çünkü, tıpkı peygamber döneminde yaşayan, ama O'nu bir türlü anlamayan, O'nunla gelen gerçeğe karşı sinsice savaşan münafıklar gibi. Dış görünüşleri aldatıcıdır. Sözlerinin yaldızlı olması yanıltıcıdır. Onlar hakikate sırt dönmüş, hakikatle kalleşce mücadele eden, pek çok yüzü olan ahmaklardır.
Günümüzde bu tipleri politika sahnelerinde, medya dünyasında, dünya olaylarında bol bol görüyoruz. Maalesef bu elbise giydirilmiş kütükler yeryüzünde oldukça etkili. Onların bu iki yüzlü tavırları sebebiyle kitleler onları kolay kolay tanıyamıyor. Âyetin işaret ettiği gibi bunlar, sinsi oladukları için açık düşmandan daha tehlikelidir.
Faaliyetlerini sinsice yürüttükleri ve başkalarına haksızlık yaptıkları için rahat değillerdir. Her an cezalandırılma veya foyalarının meydana çıkması korkusunu duyarlar.
Olayları, gelişmeleri, gürültüleri, sesleri kendi aleylerinde zannederler. Küçük tehlikeleri bile abartirlar. Korku içinde yaşarlar. Sahtekârlıklarının her an ortaya çıkmasından, kalleşliklerinin duyulmasından endişe ederler. Çünkü suçludurlar. Çünkü davranışları kalıpları gibi düzgün değildir.
ALLAH (CC) BÜTÜN BİR YERYÜZÜNÜ, BÜTÜN BİR İNSANLIĞI 'ELBİSE GİYMİŞ KÜTÜKLER'İN ŞERRİNDEN KORUSUN...
Hüseyin K. Ece

 

mum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-20-2008   #2
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesaj: 26
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi :
ismail-16 Seçkin bir yolda.
ismail-16 RSS Feed
Standart --->: Elbise Giydirilmiş Kütükler



Allah Razı olsun defaatle okunup hatırda kalması gereken bir mevzuKütükler Cehenneme yakışırCennetede incinmişİncindikçe İncelmiş Müslüman Kardeşlerim!selametle

 

ismail-16 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , ,

Kötü alışkanlıklarla ilgili muhasebe | Dünyevileşmenin ölçüsü nedir?

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Yeşil elbise Efdal Dini Hikayeler 20 12-01-2008 18:37 PM
Elbise Çeşitleri hadisler Gülehasret Hadisler Bölümü 0 11-12-2008 22:32 PM
Siyah Elbise mum Fıkralar 7 10-13-2008 17:53 PM
elbise ile ilgili ayetler İnşirah Kur'an Arapça & Türkçe meal 2 06-22-2008 23:37 PM
Yeşil Elbise [pps] goncagül Slaytlar - Power Point Slaytları (pps) 4 04-13-2008 10:01 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 01:07 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308