Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Ahlak
> Kötü Ahlak Sıfatları
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-12-2008   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 11,020
İtibar
Tecrübe Puanı: 114
Rep Puanı : 3961
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Ünlem Nefse Hiç İtimat Olmaz



Nefse Hiç İtimat Olmaz




Efendiler Efendisi sallallahu aleyhi ve sellem, insanın düşman olarak başkasına değil kendi nefsine düşmanlık etmesini, yani onun hile ve tuzaklarına karşı uyanık olmasını nasihat buyurmuşlardır Kur’an, bu hususu ifade sadedinde nefsin daima kötülüğü emrettiğini, ancak Allah’ın merhametiyle nefsin şerrinden, hile ve tuzağından kurtulanların onun telkinlerine karşı korunabildiklerini ifade etmektedir

Nefis, şeytanın insan içindeki ajanı, kötülüğün harmanlandığı laboratuvar konumundadır Hal böyle olunca, insanın hayrına olacak ne varsa nefis bundan rahatsızlık duyar, asla haz almaz İnsanın Hakk ile münasebeti, ebediyete hazırlık adına yapacağı ne kadar güzel şey varsa, nefis bunlara karşı reaksiyon gösterir Aksine, onu başaşağı getirecek, ebedî hayatını helak edecek kötülüklere karşı iştah duyar, merak uyandırır Bu hususa açıklık getiren Kainatın İftihar Tablosu “Cehennemin etrafı nefsin hoşuna gidecek, cazip şeylerle, Cennet’in etrafı ise, nefsin kerih gördüğü, hoşlanmadığı şeylerle çepeçevre sarılmıştır” buyurmuşlardır

Nefis, şeytanın da vesvesesi ile insana o kadar çok hile ve tuzak kurar ki, her düzlükte, her virajda, her yokuşta, her inişte karşısına bir yenisi çıkar İnsan, bir hayır işleyecek olsa, nefis önce buna karşı isteksizce bir tavır sergiler İnsan içinde, o işe karşı bir soğukluk hisseder Yerinden kalkmak gelmez içinden İçten içe keyfi kaçar, rahatsız olur Nefis, şeytanın da yardımıyla türlü taktiklerin ilkini bu şekilde sergiler Ardından, inayet-i ilahi yetişip insan o handikapı aşarsa ve hayrın kapısını aralarsa bu sefer nefis strateji değiştirerek tekrar tuzak kurar Hayırın içine gösteriş, beklenti, çıkar vb şeyler katarak o işi kirletir

Mesela, insan önce namaza başlamak, Hakk’ın divanına durmak için, nefsi ile ilk mücadelesine girer Nefis, yorgunluk, üşengeçlik hisleriyle veya yapageldiği işlerin ara verilmeden devam edilmesi gerektiği hissini pompalayarak namazdan-abdestten alıkoymak ister İnsan, ya salih bir arkadaşın yardımı ya da kendi gayreti ve Rabbin inayeti ile ilk mücadeleden başarıyla çıkar da namazı edaya muvaffak olursa, bu sefer de namazın içinde kendine bir kısım payeler çıkarmaya başlar Etrafındakiler tarafından, namazını kılan, salih biri olarak bilinmenin ne güzel olduğu hissini veya ne güzel namaz kılıyor desinler duygusunu pompalar Bunları yapamazsa, namazda onu başka mevzularla meşgul eder Bütün bunlar şeytanla nefsin ortak çalışması sayesinde gerçekleşir

Aynı şekilde, bir güzel hizmette bulunmak, hakkı tutup kaldırmak, gönüllere Hakk’ı duyurmak ve bunun gereği fedakarlıklarda bulunmak nefsin hiç de hoşuna giden birşey değildir Herkesin keyif sürdüğü bir vakitte, kalkıp bir yerlere gitme, marifet ufkunu geliştirme, birilerinin kapısını çalıp onların gönüllerine girme adına yüzsuyu dökme elbette nefsin hiç arzulmadığı bir şeydir Bütün bunları aşıp da yaptıktan sonra, bu sefer de etrafındakilere, yaptığı hizmetlerin büyüklüğünden dem vurup faziletfuruşluk taslama başlar Onu aşsa, yaptığı işlerin rutin işler haline gelerek, bir nevi işi gereğiymiş gibi ruhsuz bir hal alması söz konusudur Onu aşsa, etrafındakilerin kendisini gerektiği gibi anlamadığı, kadrini bilmedikleri, fikirlerinin değerlendirilemediği, yaptıkların hakkıyla takdir edilmediği ve eserlerine göz kapandığı duyguları benliğini sarar Onu da aşsa, yaptığı işlerden tatmin olmama, beğenmeme, yapageldikleri şeylerin kendi çapında olmadığı hisleri hakim olur Bu duygular belki bu sıralama ile olmaz ama biri bitse bir diğeri, belki birkaçı birden insana hücum eder Nefis her viraja ayrı bir çukur açar ki, sahibini bunlardan birine düşürmeyi hedefler Bu insanın bu dünyadaki imtihan sırrına tabi olmasının bir gereğidir

Daha nice güzel işler ve ibadetler yapılmadan önce, yapılırken ve yapıldıktan sonra insanı bu tarz duygu ve düşüncelerle tuzağa düşürmek mümkündür Nefis ve şeytan bu işinde o kadar mahirdir ki, pek az insan tam ihlası elde ederek bu çukurlara düşmeden hedefe ulaşabilir Hayırın her safhasında başarı ile mücadele eder, nefsin ve şeytanın hilelerine asla kulak asmaz Yani, “gönül verdiği da’vâ uğrunda, kandan irinden deryaları geçip gitmeye azimli ve kararlı; varıp hedefine ulaştığında da her şeyi sahibine verecek kadar olgun ve Yüce Yaratıcı’ya karşı edepli ve saygılı” olabilir

Bu imtihana maruz kalmayan Allah’ın kulu yok gibidir Hiç kimse kendini bunlardan müstağni görmemeli Peygamberler müstesna, herkes seviyesine göre az çok bu tuzaklara düşer kalkar Ancak, ayetin ifadesi ile Allah’a çok sığınan, yüreği pır pır her daim Mevla’sının yardımını dileyen, ihlasa meftun kullar korunabilirler

İnanan insan, hiçbir zaman nefsine itimat etmemeli Her zaman uyanık olmalı, asla gaflete kapılmamalıdır Bu iş, tıpkı araba sürmeye benzer Bir an direksiyonu bıraksanız, şaranpole yuvarlanmak mukadderdir Nefsin terbiyesi, bir ömür boyu sürecek uzun bir maratondur İnsan en başta bu imtihanı aşarsa, nefsini mağlup ederse kendince en büyük düşmanına karşı muzafferiyet elde etmiş demektir

Cerir’in rivayet ettiğine göre Leys der ki:

"Adamın biri Hz İsa’ya arkadaş olur, ona "Senin yanında sana yoldaş olabilir miyim?" diye teklif eder Teklifinin kabul edilmesi üzerine yola koyulurlar, bir nehrin kenarına varınca yemek molası için otururlar, yanlarında üç çörek vardır İkisini yerler, birisi kalır, bu arada Hz İsa nehre varıp su içmek üzere kalkar, su içip dönünce üçüncü çöreği bulamaz Adama "Çöreği kim aldı" diye sorar, adam “bilmiyorum” diye cevap verir

Yemekten sonra arkadaşı ile birlikte yola koyulur Yolda iki yavrulu bir geyik görürler Hz İsa yavrulardan birini çağırır, yavru Hzİsa’nın daveti üzerine yanına gelince onu keser, etinin nir kısmını kızartarak yerler

Yemekten sonra Hz İsâ geyik yavrusunun kalıntılarına "Allah’ın izni ile canlanıp kalk" der, yavru da derhal canlanıp kalkarak oradan uzaklaşıverir

Bu olay üzerine Hz İsâ yoldaşına "Sana az önceki mucizeyi gösteren Allah için soruyorum, çöreği kim aldı?" der Adam yine "bilmiyorum" diye cevap verir

Bir müddet sonra bir nehrin yanına varırlar Hz İsâ, adamın elinden tutarak su üstünde yürürler, karşıya geçerler Nehri aşınca Hz İsâ: "Az önceki mucizeyi sana gösteren Allah hakkı için sana soruyorum, üçüncü çöreği kim aldı?" diye sorar, adam yine "bilmiyorum" diye cevap verir

Bir müddet sonra bir çöle varırlar ve otururlar Hz İsâ bir yere kum ve yoprak yığar, meydana gelen yığına Allah’ın izni ile "altın ol" der, yığın da altın olur Hz İsâ yığını üçe bölerek adama " üçte biri benim, üçte birir senin, öbür üçte biri de çöreği alanın " deyince adam "çöreği alan bendim" diye gerçeği itiraf eder

Bunun üzerine Hz İsâ: "Altının hepsi senin olsun" diyerek ondan ayrılır

Adam altının başında dururken çölde yanına iki yolcu gelir Gelenler kendisini öldürüp altını almak isterler, adam: "Onu aramızda üçe bölüşürüz, şimdi önce biriniz şehre varıp yiyecek bir şey alsın" diye teklif eder Adamın teklifi kabul edilerek gelenlerden biri şehre gönderilir

Şehre giden adam yolda giderken "Niye altını onlar ile bölüşeyim, alacağım yiyeceğe zehir katar, onları öldürürüm, böylece altının hepsi bana kalır" diye düşünür ve dediği gibi yapmak üzere şehirden aldığı yiyeceğe zehir katarak döner

Altının yanında kalanlar da "Niye ona altının üçte birini verelim, dönünce onu öldürür ve altını ikimiz paylaşırız" diye konuşurlar Adam dönünce onu öldürürler, fakat yiyeceği yeyince de kendileri ölür, böylece altın çöl ortasında ve her üçünün ölüsünün yanıbaşında sahipsiz kalır

Daha sonra Hz İsâ’nın yolu olay yerine yeniden uğrar, durumu görünce yanındakilere "İşte dünya budur, ondan sakının" der

Nefis, dünya adına hiç doyma bilmeyen bir mahiyette yaratılmıştır Rabbin, insandan istediği şeyler ise bu özellikteki bir varlığın hiç de hoşuna gitmeyecek türdendir Bu yüzden insan, içinde sürekli bir muhalefetle mücadele ede ede Rabbin emirlerine ve nehiylerine boyun eğme durumundadır Hal böyle iken insan tamamen yardımsız ve çaresiz de değildir O kendine düşen şekli ile iradesinin hakkını verdiği zaman, bu yolda, başta Rabbü’l-Alemin olmak üzere, nebiler, ilahi kitaplar, veliler ve vicdan onun yar ve yardımcısı olurlar

Mevlanın, nefislerimizle mücadelede bizleri muvaffak eylemesi niyazıyla


Ali Ünsal
Herkulorg

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , ,

Lüks Ve Israf Zaafımız | Yalan ve Yalan Şahitliği

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Haramın temeli olmaz (Haramdan şifa olmaz). mum Atasözleri ve Açıklamaları 0 10-03-2008 17:00 PM
Ayağa değmedik taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz. mum Atasözleri ve Açıklamaları 0 09-28-2008 23:54 PM
Nefse Mani Olma ßaran Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 0 07-21-2008 19:10 PM
Nefse Mektup Efdal Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 1 06-06-2008 23:53 PM
Nefse gem vurmak ne demektir? LeoparGS Sohbet & Muhabbet 0 09-22-2007 08:37 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 00:21 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308