Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Ahlak
> Kötü Ahlak Sıfatları
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 10-14-2008   #1
Bilgiler
mum
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: filistin
Mesaj: 11,416
İtibar
Tecrübe Puanı: 123
Rep Puanı : 8125
Rep Derecesi :
mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.
mum RSS Feed
Standart Atalet, Fırsatlarımızı Ve Hayallerimizi Gömdüğümüz Mezardır. (Atalet içinde olmayin )



ATALET, FIRSATLARIMIZI VE HAYALLERİMİZİ GÖMDÜĞÜMÜZ MEZARDIR

(Atalet içinde olmayin ! Kalkin ve hareket edin )

Yapmamız gereken ileri ertelediğimizde, atalet içine düştüğümüzde hayallerimizi gömüyoruz demektir Ya da Victor Clam’ın dediği gibi: “Atalet fırsatların katilidir

Hiç hoşumuza gitmese de, bazen ölümlü olduğumuzu hatırlamalıyız Ancak bu şekilde, hayallerimizi gerçekleştirmek için harekete geçmemiz gereken zamanın tam da “bu an” olduğunu hissedebiliriz Hayallerimizi gerçekleştirmek için yapmanız gerekenleri neden sürekli olarak gelip gelmeyeceği bile belirsiz bir zamana erteliyorsunuz Sizi durduran ne ? sürekli hayatın kısa olduğunu vurgularken, neden zamanı ataletin bir hırsız gibi çalıp gitmesine izin veriyoruz

Ataletin nedenlerinden biri hayata hatalı bir perspektifden bakmaktır Örneğin “iş” kelimesini ele alalım İş deyince çoğumuz negatif duygulara kapılırız Hatta çoğumuzun işe “Tanrı tarafından verilen bir ödül” değil “Tanrının insanları cezalandırması” olarak gördüğüne eminim İnsan doğası gereği “acı veren” şeylerden kaçar Bu nedenle işten kaçmak insanın doğasında vardır diyebiliriz

İşten kaçmak taraftarlarındansanız Picasso’yu, Michelangelo’yu ya da Mozart’ı hayal edin Sizce onlar sabah kalktıklarında “işe gidiyorum” mu diyorlardı ? onlar sanat yapıyorlardı ve mutlaka ki bundan iş olarak söz etmiyorlardı Siz de kendinizi yaptığınız iş ne olursa olsun bir sanatçı olarak düşünün ve ürettiğiniz işe “eseriniz” gözüyle bakmaya çalışın

Bir arabayı yürütmek için nasıl benzin gerekliyse, başarı için de kararlılık ve azim gereklidir Azminiz ve kararlı tutumunuz olmazsa, başarıya gidecek yolda arabanın motorunu bile çalıştıramazsınız

Azmin ve kararlılığın zıt kavramı ise atalettir Azim asla vazgeçmemek demektir Atalet ise asla başlayamamaktır Başladığınız işleri bitirmemek de ataletin diğer bir örneğidir

Atalet içindeki kişilerin genellikle şöyle dediğini duyarsınız: “Ben mükemmelliyetçiyim Ben bir işe başlamadan önce şartlar benim çalışmam için uygun olmalı Dikkatimi dağıtacak hiçbir şey olmamalı, çok fazla ses olmamalı, telefonlar mümkünse çalmasın, telefon çalınca dikkatim dağılır Elbette fiziksel olarak kendimi iyi hissetmeliyim, başım ağrıyorsa nasıl çalışabilirim ki ?” bu kişiler atalet içinde olduklarından bir işe asla başlayamayanlardır

Bir de başladıkları işi bitirmeyenler vardır, başladıkları işi hep yarım bırakırlar ama onların da mükemmelliyetçilik kılıfıyla örtülmüş bahaneleri daima hazırdır Şöyle derler: “ben herşeyin tam ve mükemmel olmasını isterim Hiçbir işden tatmin olmam Bunun “i” harflerinin noktaları mükemmel bir benek şeklinde olmalı, bütün “t” harfleri birbirinin aynı olmalı Yoksa o iş bitmiş sayılmaz Ben kendimin en büyük eleştirmeniyim, ne yapayım ben böyleyim Mükemmelliyetçi olduğum işler işler bitmiyor Ama değişemem ki

Burada neler olduğunu görebiliyor musunuz ? “Yanlış” bir davranış, “erdemli” bir davranışmış gibi gösteriliyor Mükemmelliyetçi “kendi standartlarının içinde yaşadığı bu dünya için çok yüksek olduğunu” söylüyor Hata-erdem sendromu adını verebileceğimiz bu davranış biçimi, aslında kişilerin zayıflıklarını örtmek için geliştirdikleri bir savunma kalkanıdır Sahte bahaneler bulma çabasıdır Elbette ki bu davranış şekli ataletin gerçek nedenlerini açıklamaz Çünkü ataletin gerçek nedenleri çok daha derinlerde saklıdır

Ataletin temelinde “başarısızlık korkusu” yatar Korku sizi paralize etmiştir ve ilerlemekten alıkoymaktadır Hiç başlayamamak ile başladığınız işi bitirememek arasındaki fark nedir ? aslında hiç fark yoktur Her iki durumda da bir noktada takılıp kalırsınız Her iki durumda da hiçbir yere varamazsınız Yapmanız gereken görev ya da iş ne olursa olsun, karşısında yenik duruma düşmüşsünüzdür

Bu davranışın gerçek nedeni ise sizin gelecekle ilgili oluşturduğunuz hatalı vizyonlarınızdır Bu işi başaramadığınızda neler olacağını düşünmek, sizi o işi bitirmekten alıkoyan davranışı doğurur yani ataleti Belki başarısızlığınız karşısında insanların size güleceklerinden korkarsınız, belki alacağınız eleştirileri kaldıramayacağınızı düşünür ondan korkarsınız ya da korkunuzun nedeni, işi beklenen şekilde tamamlayamadığınızda, cezalandırılacağınız düşüncesi olabilir

Kısaca geleceğinizle ilgili oluşturduğunuz “negatif vizyonlar” sizi ilerlemekten alıkoyar, takılır kalırsınız Bu pek çok kişinin zihninin kendi yarattığı bir araçtır
Öyleyse bizi ilerlemekten alıkoyan ataleti yenmek için ne yapmalıyız ? şimdi size ataleti, azme dönüştürmenizi sağlayacak bir teknik göstereceğim Ataleti ve pasifliği, üretkenliğe ve kararlılığa dönüştürmek için temel prensip şudur

Parçalara Ayırma Prensibi

Tamamlamaya çalıştığınız işin niteliği, bu prosesin işleyişini değiştirmez Belki bir kitap yazmak istiyorsunuz, bir dağa tırmanmak istiyorsunuz, ya da evinizi badana yapacaksınız Başarmak istediğiniz şey ne olursa olsun, başarının anahtarı, yapacağınız işi küçük parçalara ayırabilmenizdir Her küçük parça işin, kolaylıkla tamamlayabileceğiniz, idare edebileceğiniz, bir bölümü olmalıdır Tam şu anda işin ne kadarlık bölümünü bitirmeniz gerekiyorsa o kadarlık kısmına odaklanın Daha ilerisinin düşünmeyi bırakın Geleceği negatif bir şekilde gözünüzün önüne getirmekten vazgeçerek, tam da bulunduğunuz an için pozitif bakış açısı geliştirin Bu teknik ataleti yenmedeki en önemli tekniklerin başında gelir Şimdi bunu bir örnekle biraz daha açıklayalım:

Diyelim ki sizden 400 sayfalık bir roman yazmanızı istedim Eğer siz de çoğunluk gibiyseniz, bunun tamamlanması imkansız bir görev olduğunu düşünebilirsiniz Ama şimdi size daha farklı bir soru sorduğumu farz edin; bu kez diyorum ki: “bir yıl boyunca her gün 15 sayfa yazı yazmanı istiyorum” Yapabileceğinizi düşünür müsünüz ? 400 sayfalık kitap yazma fikri imkansız gibi görünürken, bu yeni teklif size biraz daha kolay gelmedi mi ? En azından yapması imkansız gibi görünmüyor olsa gerek

Burada yaptığımız “400 sayfalık kitap yazma işini parçalara ayırmak oldu Peki iş kolaylaştı mı, belki evet ama inanın bana, hala bazılarınızın gözünün korktuğunu görür gibi oluyorum Neden mi ? çünkü burada “bir yıl” boyunca sürecek bir çalışmadan bahsettim, her gün 15 sayfa yazın dedim 15 sayfa yazma kısmı kolay Ama bunu 1 yıl boyunca yapmanız söylendiğinde bu pek çok kişinin gözünü korkutur İnsanlardan bir yıl boyunca sürekli aynı şeyi sürdürmesini istediğinizde, kişiler ileriye bakma ve negatif bir ruh hali geliştirme eğilimine girerler Öyleyse ne yapmalıyız Haydi işi biraz daha parçalara ayıralım:

Bu kez sizden, “bugün” 15 sayfa yazı yazmanızı istiyorum Bunu isterken bir yıl, bir ay, bir hafta boyunca demiyorum “Bugün 15 sayfa yazı yaz” diyorum, daha ötesine bakmanızı istemiyorum Pek çok kişi bunu rahatlıkla kabul edecektir Hatta 400 sayfalık bir kitap yazmanın kendileri için imkansız olduğunu düşünenler bile

Yarın olduğunda bu kişilerden yine aynı şeyi isteyeceğim, ve onlara şöyel diyeceğim “düne bakma, yarına da, asıl olan bu gündür ve bugün yapman gerek 15 sayfa yazı yazmaktır” Sizce yapabilirler mi ?
Buradaki teknikte yapılması gereken işin yanı sıra zamanı da parçalara ayırmış oluyoruz Önemli bir işin için gereken zamanı bir günlük zaman dilimlerine bölüyoruz Aynı anda yapılması gereken işin kendisini de parçalara ayırmış bulunuyorsunuz İnanın bana bu tekniği bir yıl boyunca uygularsanız, sonunda hepinizin 400 sayfalık bir kitabı olacaktır !

Eğer gözünüzü korkutan bir işle karşılaştığınızda, içinde bulunduğunuz günü esas alır, geriye ve ileriye bakmadan günlük görevlerinizi yerine getirirseniz başaramayacağınız iş yoktur

Unutmayın en uzun maraton koşusu bile “tek bir adım ile başlar Kalkın ve ilk adımızını hemen şimdi atın

Chuck Gallozzi, “Procrastination is the grave in which oppurtunity is buried” ve
Jim Rohn, “Ending procrastination” adlı makalelerinden çeviren ve derleyen Nüvide G Tulgar

 

mum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , , , ,

Tembellik ve tembellikten kurtulma (tembelliğe manevi bir reçete var mı? ) | Davetciyi Bekleyen Tehelike: Atalet

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
1 dk içinde İnşirah Sohbet & Muhabbet 5 10-25-2008 20:27 PM
Atalet nasıl meydana gelir buna güzel bir örnek:) mum Yaşanmış Öyküler & Nükteler 1 10-14-2008 12:24 PM
Tatil Atalet (mi) mum Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 0 10-14-2008 11:53 AM
Davetciyi Bekleyen Tehelike: Atalet mumsema Kötü Ahlak Sıfatları 4 10-14-2008 11:43 AM
Ümİt Kesenlerden Olmayin elif07 Sohbet & Muhabbet 6 02-22-2008 17:25 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 00:14 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308