Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Ahlak
> Kötü Ahlak Sıfatları
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 07-23-2008   #1
Bilgiler
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: Türkiye
Mesaj: 13,058
İtibar
Tecrübe Puanı: 139
Rep Puanı : 8376
Rep Derecesi :
mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.
mumsema RSS Feed
Standart Sünnete Göre Münafıkların Alametleri



SÜNNETE GÖRE MÜNAFIKLARIN ALAMETLERİ

Allahu Teâlâ’ya layıkıyla hamd; Resulü Efendimiz Muhammed’e, O’nun pak âline, mücahid ashabına ve onlara tabi olanlara salât ve selam olsun
Geçen yazımızda münafıkların alametleriyle ilgili bazı ayet-i celileleri tefsir ve izah etmeye çalışmıştık Bu sayıda da bu hususta bazı hadisleri şerh ve izah etmeye çalışacağız inşallah Şöyle ki:
1- “Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman yerine getirmez ve ona güvenildiği zaman hıyanet eder” (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai / Camius-Sağir, İmam Suyuti, H No:25)
Müslim rivayetine göre şu ek de vardır:

“Oruç tutup, namaz kılar ve Müslüman olduğunu iddia etse bile”(Cem’ul Fevaid: H No:8099)
Bazı âlimlerin dediği gibi, münafık kelimesinden amaç, hadiste geçen alametleri ahlak ve adet haline getirendir Çünkü nadir de olsa birçok Müslüman da bu hatalara düşmektedir Diğer bazı âlimlere göre de amaç “ameli münafıktır”; ancak İmam Müslim’in rivayetindeki “Oruç da tutsa, namaz da kılsa ve Müslüman olduğunu da iddia etse bile” ek,i büyük bir tehdit oluşturmaktadır
2- “Kimde dört vasıf bulunursa halis münafık olur O dört şeyden biri kendisinde bulunan kişi ise onu terk edinceye kadar münafıklıktan bir haslet bulunur Bunlar: Kendisine bir emanet bırakıldığı zaman ihanet eder; konuştuğunda yalan konuşur, anlaştığı zaman sözünde durmayıp bozar Bir kimseyle çekiştiği zaman aşırı giderek karşısındakinden fazla kötülük yapar”(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai/Cem’ül Fevaid, H No: 8097)
Önceki hadis için verdiğimiz izahat bu hadis için de geçerlidir, (Konu uzamasın diye fazla izahata yer vermek istemiyoruz) Bu hadisteki “Kimde dört vasıf bulunursa o halis münafık olur” cümlesi “münafık” kelimesindeki amacı daha fazla netleştirmektedir Onun için biz hadiste sayılan bu nifak alamet ve vasıflarından küfürden uzak durduğumuz gibi uzak durmalıyız Bu alamet ve vasıflar kimde ahlak ve adet halini almışsa ona karşı nihayet derecede temkinli, tedbirli ve mesafeli olmalıyız,

3- “Münafıkların kendilerini ele veren alametleri vardır: Selamları lanettir, yemekleri gasp ve yağmadır, Ganimetleri hile ile kazançtır, Mescitlere aralıklı yaklaşırlar Camide kılınan namazın sonuna ancak yetişebilirler, Kibirlidirler Ne sevilirler ne de severler Gece odun gibi sessiz, gündüz gürültücüdürler”(İmam Ahmed ve Bezzar/Cem’ul Fevaid, H No: 8110)

Müminler; etrafındaki insanlara selamı dağıttıkları ve yaydıkları gibi münafıklar da laneti dağıtıp yayıyorlar “Selam olsun!” yerine hep “lanet olsun!” demeyi adet edinmişler
Müminler, hep nazik, edepli ve düşünce ürünü olan kelimeleri sarf ederler Böylece şeytanın ondan yanlış bir mana çıkartıp muhatabın kalbine vesvese vermesine mahal bırakmazlar; şeytana arayı bozma fırsatı vermemeye çalışırlar
Münafıklar, muhatabın kalbine dikkat etmezler, vurdumduymazdırlar, hatta çoğu zaman bilinçli olarak böyle davranırlar,,
Müminler; yediği lokmayı titizlikle helalden seçer, Ateşten kaçtığı gibi haram rızıktan kaçar Münafıklar ise helale, harama dikkat etmeden gasp ve yağmayla ellerine geçirdikleri her şeyi mideye indirirler Yarın bu haram lokmaların başlarına neler getireceğini düşünmezler, gaspçıdırlar Gasp ise şer’i ölçüleri dikkate almadan elde edilen maldır Tabii gasp haramdır; her haram da ateştir

Müminler, mazeretleri olmadığı müddetçe camiye düzenli bir şekilde giderler; çünkü onları camiye sevk eden ilahi bir mes’uliyettir Münafıklar ise mescide düzensiz, kötü niyetle kesik kesik giderler Birkaç gün mescide gelir, sonra bırakır bir ay ve birkaç ay sonra gelirler; çünkü onları camiye iten bazen ihbar bazen de gösteriştir “Millet ‘Bunlar din düşmanıdır’ demesinler” diye camiye gelirlerMüminler mütevazı, alçak gönüllü, hiçbir menfaatin hesabını yapmadan sırf Allah rızası için, insanları sevdikleri için çevreleri tarafından sevilirler Münafıklar ise kibirli, gururlu olduğu ve hep menfaate dayalı hesaplar yaptıkları için hiç kimseyi sevmezler, sadece kendi menfaatini severler Etraflarından hep haddinden fazla saygı bekler ve hep onlardan bir şeyler kapmaya çalışırlar Saygı göstermeyi değil saygı görmeyi, vermeyi değil hep almayı severler Onun için de en yakın insanlar bile onları sevmez ve onlardan nefret ederler,

Müminler, Allah (cc)’ın katında makbul olan amelin ihlâsla yapılan amel olduğunu bildikleri için hep ihlâsı gaye yapmaktadırlar Onun için de gizli amel ve ibadeti severler İbadet ve amellerindeki ihlâsın zedelenmemesi için tenha zaman ve mekânlarda ibadet etmeye gayret ederler Bunun için gecenin en tenha anını herkesin uykuda olduğu saatlerini seçerler Münafıklar ise ihlâs umurlarında olmayıp ibadetlerini de sırf gösteriş için yaptıklarından geceleri odun gibi düşer ve sabaha kadar ses seda çıkarmadan uyurlar Gündüzleri ise takvadan, amelden, ibadetlerden dem vurup vaiz ve abid kesilirler Onları gören, zamanın en ihlâslı abidi ve vaizi zanneder,

4- “Bizimle münafıkların arasını ayıran alamet, bizim yatsı ve sabah cami cemaatinde bulunmamızdır Onlar (münafıklar) buna güç yetiremezler”(Said bin Mansur ve Beyhaki / Camius Sağir, İmam Suyuti, H No: 26)
Hadisteki münafık kelimesinden amaç “ameli münafık” olabilir; ancak hadisin onlara mutlak olarak münafık demesinde onlara büyük bir tehdit vardır” (Feydü’l-Kadir-geçen hadisin şerhinde,,)
5- “Münafıklara ağır gelen namazlar, yatsı ve sabah namazlarıdır” (Buhari ve Müslim / Feydü’l-Kadir İmam Menavi, geçen hadisin şerhi(26))
Biz canlılık ve neşeyle bu namazlara katılmak için camiye gidebiliyoruz; fakat münafıklar bu canlılık ve kolaylıkla bunu yapamıyorlar Zira iman sinmemiştir kalplerine Bu namazlar onlara çok ağır gelmektedir Hele bu vakitlerde camiye gitmek ve cemaate yetişmek onlara çok daha ağır gelmektedir, Nasıl ağır gelmez ki? Yatsı vakti, gündüzün bütün işlerinden sonra istirahat vakti ve sabah namazı vakti uykunun en tatlı olduğu saattir Ancak Müminlerin köklü imanlarıyla Allahu Teâlâ’dan umdukları büyük sevap, ulvi derece, ebedi saadet ve cennetteki sayısız nimetler, onlara en ağır ve zor işleri de kolaylaştırmakta ve zevkle yaptırmaktadır İnsan, gerçek manada sevdiği ve inandığı bir şeyin yolunda hiçbir zorluk ve eziyete aldırış etmemektedir Gülü seven dikenlere; balı seven arılara; ücreti bekleyen hamal yükün ağırlığına; fani bir yare gönül kaptıranın yolun uzaklığına aldırış etmemesi gibi

Evet, “Yâr-ı yâra” (Allah’u Teâlâ’ya) ve Muhammed Mustafa’ya gerçek manada gönül verenler, iman edenler; ne yatsı vaktindeki istirahata, ne sabah saatlerindeki tatlı uykuya ne cihad meydanındaki yara ve ölüme ne zindanlara ne de müebbet ve idamlara aldırış etmemektedirler Tabi fani maşuklarla, geçici zevklerle, tablolardaki baharlarla, sanal dünyalarla ömür geçiren münafıklar bunu bilmezler Müminlerin gerçek âleminden haberdar olmadıkları ve anlamadıkları için ona beş para vermezler ve bir dakikalık istirahatlarını bile bozmazlar; ancak ne zaman ki elektrik gitti, ekranlar karardı, sanal dünya son buldu, fani dilberler tatlı rüyadan uyanmakla fenaya göçtü, geçici zevkler ebedi azaplarla son buldu, gerçek âlemin rüzgârı cennetvari bahar tablolarını etrafa savurdu ve gerçekler dışında her şey görünmez oldu; işte o zaman münafıklar; caminin, namazın, cihadın, Allah (cc) için eziyet çekmenin ve zorluklara katlanmanın değerini anlayacaklar Hayallerle ömür geçirirken ne kadar değerli gerçekleri kaybettiklerinin farkına iyice varacaklar Ancak o zaman çok geç olacak ve hiçbir pişmanlık da fayda vermeyecek Ne mutlu o kimseye ki daha fırsat kaçmadan elektrikler gitmeden, hayat sanal ekranlarını kapatıp gerçek hayata adım atana, geçici lezzetlerden el çekene ve ebedi saadeti için geçici zorluklara göğüs gererek yüzü ak olarak “Yâr-ı yâra” ve yaranlarıyla randevu noktasında buluşana!

6- “Münafık, iki sürü arasında kâh birine kâh öbürüne yanaşan şaşkın koyun gibidir”(Müslim ve Nesai/Cem’ul-Fevaid, h no:8101)

“Tibi (ra) bu hadisin şerhinde şu açıklamada bulunmuştur: ‘Münafık fahlı (koçu) arayan koyun gibidir Nefsanî istek ve kötü amaçları peşinde koşar, sürekli istikrarsızdır Bunun içindir ki Kur'an-ı Kerim’de de bu vasıfla vasıflanmışlardır

“Onlar (münafıklar) küfürle iman arasında bocalayıp durmaktadırlar, Ne bu müminlere ne de şu kâfirlere bağlanırlar Allah kimi saptırırsa sen artık ona bir yol bulamazsın” (Nisa:143) (Feydu’l-Kadir geçen hadisin şerhinde,,)

Mümin, imanına ve akidesine göre yer alır, Münafık ise nefsanî isteklerine göre davranır Nerde nefsanî istekleri tatmin olabiliyorsa o tarafa kayar Müminler güçlü göründükleri ve galip geldikleri zaman, münafıklar onların yanında yer alır ve “biz sizdeniz” derler, Kâfirler güçlü görünüp galip olsalar hemen saf değiştirip “biz sizdeniz” derler,

Allahu Teâlâ da bu imtihan diyarında bu tip insanların gerçek yüzlerini ortaya çıkartmak, sonra da hak ettikleri cezayı onlara verdiği zaman hükmüne itiraz etmemeleri ve daha birçok sebebe ve hikmete binaen bazen Müslümanları ve bazen de kâfirleri galip getiriyor,

7- “Münafık, gözlerine hâkim olup istediği şekilde ağlayabiliyor”(Deylemi / Cami’us Sağir, İmam Suyuti H, No:9237)

Çünkü sürekli iki renklidirler, Bir görünen bir de görünmeyen renkleri vardır Ortama göre renk değiştirirler Rol icabı ağlamalarına şeytan yardım ediyor
Malik bin Dinar (ra) diyor ki: “Ben Tevrat’ta gördüm: ‘Münafığın nifakı kemale erince gözlerine hâkim olabiliyor’ Bundan dolayı hep deniliyor ki; ‘Kötü insanlar gözlerine hâkimdirler (istedikleri gibi ağlayabiliyorlar)” (Feyd’ul - Kadir, geçen hadisin şerhinde)
8- “Kim ki kalbindeki Allah korkusundan daha fazlasını insanlara göstermeye çalışırsa o münafıktır”(İbn-i Neccar / Cami’us Sağir h no:8383)
Mümin tek yüzlüdür Yaptığı amelin ücretini Allah (cc)’tan bekler Hiçbir şeyin ondan gizli olmadığını bilir Gösterişin ona hiçbir fayda kazandırmayacağını bildiği için ona ne ihtiyaç duyar ve ne de teşebbüs eder
Münafık ise Allahu Teâlâ’dan gafil olduğu ve insanlardan ödül beklediği için kendini daha takvalı ve daha iyi göstermekle daha fazla kazanacağını düşünür İnsanların gaybı bilmemelerinden ve zahire göre hüküm vermelerinden dolayı onları münafıklıkla kandırıp kendini onlara sevdireceğine inanır Oysa durum hiç de öyle değildir Kalpleri yönlendiren Allahu Teâlâ’dır İstediği şekilde çevirip yönlendiriyor Bazı insanlar vardır ki insan onları sevmek ister de bir türlü sevemez Bazı insanlar da vardır ki insan onları sevmeden duramaz Gerçek müminlerin düşmanları bile onları övdüğü ve istemeyerek de olsa onlara bir sevgi besledikleri halde, münafıkların en yakın dostlarının bile onlardan hoşlanmamaları ve kalben onlardan bir ağırlık hissetmeleri, nefret duymaları bunun en bariz delilidir

9- “… Kadınlarınızın en kötüleri tesettürsüz olan ve mahremleri olmayan (yabancı) erkeklere görünenlerdir, Münafık kadınlar onlardır Onlar -çok azı hariç- cennete giremezler” (Beyhaki/Cami’us Sağir/İmam Suyuti H, No: 4092)
Zerre miktar imanı olan kadınlar, Hz Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın bu ağır yürek titretici tabirlerinden korkmalı, kendi hal ve hareketlerine dikkat etmeli ve bu tür davranışları olan kendine çeki düzen vermeli, helal ve haram çizgisini muhafaza etmelidir Yoksa nifak ve münafıklık az bir günah değildir Bakın Allahu Teâlâ onlara ne tür bir azabı hazırlamıştır:

“Allah, münafık erkeklere, münafık kadınlara ve kâfirlere içinde sürekli kalacakları cehennem ateşini söz vermiştir Bu onlara yeter Allah onlara lanet etmiştir Onlar için sürekli bir azap vardır”(Tevbe: 68)
Ey aklı başında ve “Ben müslümanım” diyen kadınlar! Sizi yaratan Allahu Teâlâ’nın size verdiği vücut ve güzellikleri nefsanî davranıp düşüncesizce, kâfirlerin, zalimlerin ve fasıkların menfi emellerine alet etmeyin Allahu Teâlâ’nın İslam’la size emrettiği tesettürü atarak yuvanızdan çıkmayın! İnci, kendi sadefinde veya korunma kutusunda kaldığı müddetçe değerlidir; sokaklara bırakılırsa değerini bilmeyen cahil ve çocukların eline düşer ve sıradan taşların seviyesine iner Siz de yuva ve tesettürünüzde kaldığınız müddetçe değerlisiniz Sokaklara Allah’ın yasakladığı bir şekilde inip kendinizi Allah (cc)’tan korkmaz fasık ellere teslim ederseniz, paçavraya dönüşürsünüz, kullanılıp atılırsınız; böylece dünyanız da mahvolur ahiretiniz de…

Yıllarca bazı pervasız kadınlar İslam düşmanlarının elinde en güçlü silah olmuşlar Onlarla İslamı yıkıyor, Müslümanları mağlup ediyor ve vatanlarımızı işgal edip talan ediyorlar Onlar yarın huzur-u Hak’ta bu vebalin altından nasıl çıkacaklar, nasıl Hz Resulullah aleyhissalatu vesselam’dan şefaat dileyecekler? Daha ölüm gelip çatmadan, tövbe kapısı kapanmadan, bütün değerleri yağmalanmadan ve var olan ışıklar sönmeden kadınlar tesettür ve yuvalarına dönmelidirler İzzetleri, şerefleri, kurtuluşları ve ebedi mutlulukları budur

Birkaç dakikalık gaflet, birkaç günlük dünya zevki, ebedi hayatı, cennet gibi bir yurdu mahvetmeye ve cehennem gibi bir azaba girmeye değmiyor Allahu Teâlâ size hidayet ve ebedi saadet versin
Hâsılı zikrettiğimiz hadis-i şeriflerde bulunan münafıkların alamet ve özellikleri kimde varsa o, ya gerçekten münafıktır ya da münafıkça amel etmektedir Kalp gizli olduğundan Müslüman, amele göre hüküm vermekle mükelleftir Kalp Allah (cc)’a malumdur, O ona hükmeder Mademki Hz Resulullah aleyhissalatu vesselam münafıkların özelliklerini taşıyanlara “münafık” ismini takmıştır; öyleyse münafıklardan olmamak veya münafıklardan zarar görmemek için nifaki ahlaklardan korunarak sünnet-i seniyeye sığınmalıyız
Allahu Teâlâ hepimizi nifak ve münafıklardan korusun! Amin!

M Beşir VAROL

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-21-2008   #2
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2007
Mesaj: 1,224
İtibar
Tecrübe Puanı: 13
Rep Puanı : 914
Rep Derecesi :
Efdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkemEfdal Farkına varılacak bir görkem
Efdal RSS Feed
Standart --->: Sünnete Göre Münafıkların Alametleri



Alıntı:
“Allah, münafık erkeklere, münafık kadınlara ve kâfirlere içinde sürekli kalacakları cehennem ateşini söz vermiştir Bu onlara yeter Allah onlara lanet etmiştir Onlar için sürekli bir azap vardır”(Tevbe: 68)

Allah cc razı olsun

 

Efdal isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , ,

Dünyevileşmenin ölçüsü nedir? | Dilenmek haramdır, zaruret olmadan dilenmek olmaz.

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
SÜnnete GÖre Hareket Etmek İnşirah Sünnet 4 3 Hafta önce 19:48 PM
Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı Hesna Namazla ilgili yazılar 13 06-24-2008 00:49 AM
Kur’an ve Sünnete Göre Zikir mum Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 2 06-04-2008 11:55 AM
sünnete göre hareket etmek vacip kusema Dini Kitaplar 0 03-21-2008 22:50 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 00:15 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308