Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Ahlak
> Kötü Ahlak Sıfatları
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 07-05-2008   #1
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 7,137
İtibar
Tecrübe Puanı: 74
Rep Puanı : 2928
Rep Derecesi :
ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.
ßaran RSS Feed
Standart Günümüzün Hastalığı: Fırsatçılık ve Çıkarcılık



"Gemisini kurtaran kaptan" mantığı cahiliye karakterinin ana özelliklerinden fırsatçılık ve çıkarcılığın makul ifade edilmiş halidir Kısa vadede kar getireceği zannedilen bu cahiliye mantığı gerçekte insanın, dünyada küçük düşmesine, ahirette ise sonsuza kadar cehennemde kalmasına sebep olabilir

Kendisine Kuran'ı ve Peygamber Efendimiz'in sünnetini yol gösterici olarak kabul eden kişinin en belirgin özelliklerinden biri, son derece fedakar oluşudur Fedakardır, çünkü tüm mülkün Allah'a ait olduğunu ve O'nun rızasını aramak için kendisine emanet olarak verilmiş şeyleri de O'nun gösterdiği şekilde hayır yolunda harcaması (infak etmesi) gerektiğini bilir Bu harcama, yani infak, İslam'ın en temel ibadetlerinden biridir Müminlerin, sahip oldukları malları ellerinden geldiği ölçüde infak etmeleri, yani Allah'ın Kuran'da saydığı kimselere -"fakirler, düşkünler, zekat işinde görevli olanlar, kalpleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar"- (Tevbe Suresi, 60) vermeleri gerekir Allah'ın rızası için yapılacak olan bu ibadet, müminler için büyük zevk, neşe ve huzur kaynağıdır Allah Bakara Suresi'nin 177 ayetinde asıl iyiliğin "mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) verenlerin tavrı" olduğunu; İnsan Suresi 8 ayetinde ise müminlerin "ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirdikleri"ni bildirir "Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir" (Al-i İmran Suresi, 92) ayeti de, konunun önemini açıklamaktadır (Harun Yahya,
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...])

Kuran ahlakının hakim olduğu bir toplumun da, kuşkusuz en önemli özelliklerinden biri fedakarlık olacaktır Bu toplumda, en büyük değer Allah'ın rızasıdır ve Allah'ın rızasını kazanmanın önemli bir yolu olan infak ve fedakarlık yoğun bir biçimde uygulanır Toplumun üyeleri, kendi şahsi menfaatlerini değil, mümin toplumunun genel menfaatlerini düşünür ve ona göre davranırlar Kendi menfaatleri ile bir diğer müminin menfaati çatıştığında ise, Allah'ın rızasını kazanmak için, karşı tarafın menfaatine uygun davranırlar Gizlinin de gizlisini bilen Rabbimiz Kuran'da, Medine'ye hicret eden müminlerle Medineli müminler arasında yaşanan üstün ahlak örneklerini şu şekilde tarif etmiştir:

"Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler Kim nefsinin "cimri ve bencil tutkularından" korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır" (Haşr Suresi, 9)

"Gemisini Kurtaran Kaptan" Mantığının Zararları

Buna karşılık, Kuran ahlakının yaşanmadığı bir ortamda şahsi menfaatlere dayalı bir toplum modeli hakimdir Bu çarpık anlayışın hakim olduğu toplulukta yetişen bir insan da, çocukluğundan itibaren çıkarcı ve bencil bir karaktere sahip olması yönünde teşvik edilir Ailesinden, arkadaşlarından, toplumun genelinden gördüğü örnek insan modeli çıkarcı, fırsatçı, her ortamda kendi şahsi menfaatlerini gözetip koruyan insan modelidir Bu telkinle cahiliyenin önemli bir kuralını yani "gemisini kurtaran kaptan" olmayı öğrenir Bunun gibi bencillik telkin ederek insanları uyanıklığa ve fırsatçılığa iten tavırlar o toplumda söz sahibi olmak için aranılan özelliklerdir Her ortamda kendi çıkarına maksimum fayda sağlayabilmek bunun göstergesidir Buna göre insan, içinde bulunduğu her durumda kendi şahsi menfaatlerini düşünmeli, "en çok fayda" prensibi ile hareket etmelidir Bireyler arasındaki ilişkiyi de yine en çok fayda prensibi şekillendirir İş yerinde patron çalışanlardan, çalışanlar patronlarından elden geldiğince yararlanmaya çalışırlar Alışverişte müşteri satıcıdan, satıcı müşteriden; arkadaşlar birbirlerinden en çok oranda faydalanmaya çalışırlar

Bu karakteri en ileri aşamada uygulayan ve bu kötü ahlakın kurallarının gerektirdiği bütün yöntemlerle isteklerine ulaşan insanlara gizli bir hayranlık beslenir Yapılan işin gerçekte yüz kızartıcı olduğu pek fazla önemsenmez Herkes kendi olanaklarının elverdiği ölçüde fırsatları kaçırmaz ve imkanları oranında uygulamaya geçirir

Gösteriş için Fedakarlık Yapmaktan Kaçınmak

Bu davranış şekli Kuran ahakını yaşamayan toplumlarda olağan karşılanır, çünkü bu toplumun genel ahlakı haline gelmiştir Herkes kendi olanakları dahilinde kendinden bir kademe altta olanı sonuna kadar sömürme çabası içindedir Bu tür fırsatları kaçırmak ise akılsızlık olarak değerlendirilir "Dünyaya bir kere gelinir" felsefesine dayalı bu zihniyet kişilerde Allah korkusunun bulunmamasından kaynaklanır Bu anlayışın uyanıklık olarak tanımlandığı ve daha fazla dünya nimeti edinmeyi hedefleyen çıkar yarışı, insana üstün ve saygın bir karakter yerine basit ve güvenilmez bir karakter kazandırır

Tüm bunların yanında, adamlık dinine mensup bazı insanların da kimi zaman fedakarlık gösterdiklerine, fakirlere, ihtiyaç sahiplerine yardım yaptıklarına rastlamak mümkündür Ancak burada önemli bir nokta vardır: Adamlık dininin söz konusu "fedakar" mensupları, yaptıkları harcamayı müminlerinki gibi Allah rızası için değil, genellikle insanlara gösteriş olsun diye yapmaktadırlar Göklerde ve yerde bulunan mülkün tek sahibi olan Allah, bir ayette, bu gibi insanların durumunu şöyle haber vermiştir:

"Ey iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın Böylesinin durumu, üzerinde toprak bulunan bir kayanın durumuna benzer; üzerine sağnak bir yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir Onlar kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler Allah, kafirler topluluğuna hidayet vermez" (Bakara Suresi, 264)

Bu tür kimseleri, fakirlere ya da kimsesiz çocuklara yardım için oluşturulmuş kuruluşlara büyük miktarlarda bağış yaparken görebilirsiniz Ama yaptıkları bu bağışların bilinmesi hatta medyada yer alması hoşlarına gider çünkü; yüz binlerce kişi bu "hayırseverliğe" şahit olur Bu tür gösterişli bağışlarla kendilerince iyi bir ticaret yapmış olurlar Verdikleri paraya karşılık toplumda iyi bir imaj satın almaktadırlar Bu, hem kibirlerini okşar hem de daha karlı yatırımlar yapmaları için bir tür sermaye olur

Kalem Suresi'nde ise Rabbimiz, adamlık dinindeki söz konusu cimri karaktere sahip olan bahçe sahiplerinden şöyle söz etmiştir:

"Gerçek şu ki, Biz o bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara da bela verdik Hani onlar, sabah vakti (erkenden ve kimseye haber vermeden) onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine dair and içmişlerdi (Bu konuda) hiçbir istisna yapmıyorlardı" (Kalem Suresi, 17-18)

"Nihayet sabah vakti birbirlerine seslendiler: "Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp-çıkın" Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp-gittiler: "Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın" (Kalem Suresi, 21-24)

Ayetlerde tarif edilen bahçe sahipleri, fakirlerle karşılaşmadan işlerine gitmeye çalışmaktadırlar Çünkü fakirlere yardım etmek istememektedirler, çünkü bir fakirle karşılaşmaları durumunda, ona para vermek zorunda kalacaklardır Onları böyle davranmaya zorlayan şey, insanların kendileri hakkında olumsuz düşünecekleri yönündeki endişeleridir Kısacası, son derece samimiyetsiz, riyakar ve basit bir karaktere sahiptirler Bu, adamlık dininin temel karakterlerindendir

İman Edenler Her Zaman Fedakardırlar

Müminin şahsiyeti ve asaleti ise yalnızca Allah'ın rızasını aramasından ve dünyada bir iyilik ve hayır yarışı içinde olmasından kaynaklanır Allah'ı memnun etmek için insanların mal ve mülk edinme yolunda gösterdikleri çabalar değil, yaptıkları işlerde O'nun rızasını ne kadar gözettikleri önemlidir Allah Katında makbul olan İslam'ın, müminlerin menfaatlerini sürekli gözetme, müminlerin refah ve ferahını artırma, Allah'ın rızasının her zaman en çoğunu aramakta taviz vermeme, nefsinin, heva ve hevesinin kötü arzularına kapılmama, şeytanın ve nefsinin hile ve vesveselerine aldanmama, imanını ve aklını gitgide daha fazla arttırma, ahlakını daha fazla güzelleştirme yolunda gösterilen bir uyanıklıktır Bu şekilde, Allah'ın rızasının en çoğunu arayan müminlerin de asil ve şahsiyetli karakterleri görünümlerine yansır Herşeyden haberdar olan Rabbimiz, Kuran'da bu durumu şöyle tarif etmektedir: "Muhammed Allah'ın elçisidir Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir İşte onların Tevrat'taki vasıfları budur: İncil'deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu) ekicilerin hoşuna gider (Bu örnek) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va'detmiştir" (Fetih Suresi, 29)

"Onlar, cimrilikte bulunurlar, insanlara da cimriliği emreder (önerir)ler Allah'ın fazlından kendilerine verdiğini gizli tutarlar Biz o kafirlere aşağılatıcı bir azap hazırlamışızdır Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allah'a ve ahiret gününe de inanmazlar Şeytan, kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o Allah'a ve ahiret gününe inanarak Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan infak etselerdi, aleyhlerine mi olurdu? Allah, onları iyi bilendir" (Nisa Suresi, 37-39)

 

ßaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 4 Hafta önce   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesaj: 4,763
İtibar
Tecrübe Puanı: 48
Rep Puanı : 195
Rep Derecesi :
*hayal* ... hakkında olaganüstü bir havası var.*hayal* ... hakkında olaganüstü bir havası var.
*hayal* RSS Feed
Standart --->: Günümüzün Hastalığı: Fırsatçılık ve Çıkarcılık



Allah razı olsun

 

*hayal* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 4 Hafta önce   #3
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 7,137
İtibar
Tecrübe Puanı: 74
Rep Puanı : 2928
Rep Derecesi :
ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.
ßaran RSS Feed
Standart --->: Günümüzün Hastalığı: Fırsatçılık ve Çıkarcılık



Amin Ecmain *hayal*

 

ßaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , ,

Suizan | Bir Manevi Hastaliğimiz: Şikayet

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Günümüzün Sümeyra’larına... LeoparGS Hanım Sahabeler 8 3 Gün önce 09:36 AM
Günümüzün Muhtemel Problemi:Irk Meselesi LeoparGS Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 3 2 Hafta önce 23:44 PM
Günümüzün Ebu Bekirleri’ne mumsema Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 1 3 Hafta önce 17:22 PM
Günümüzün Hastalığı: Gizli Nikah İnşirah İslamda Aile 2 06-22-2008 21:43 PM
GÜnÜmÜzÜn SÜmeyralarina yolcu Yaşanmış Öyküler & Nükteler 1 08-05-2007 13:40 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 00:11 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308