|
| | #1 |
| | ![]() ![]() BİRLİĞİ YIKAN GÜÇ: CEDELLEŞME Cedelleşme kelime olarak; konuşmada kavga etmek, zıtlaşmak, anlaşmamak, münakaşa yapmak, tartışmaya girmek anlamlarına gelir Istılahta ise hakkı bulmak için olmayıp kendi fikirlerini savunma noktasında karşısındakine galip görünmek için çekişmek anlamına gelir![]() İnsanoğlunun tehlikeli hastalıklarından olan cedelleşme, tarih boyunca Peygamberlerle kavimleri arasında meydana gelmiş, bu cedelleşme, tartışma, kargaşa, çekişme ve ihtilafta olma ile kendini göstermiştir Bu durum peygamberlerden sonra da dini misyonu taşıyan insanlarla zıt gruplar arasında da devam etmiş olup günümüz şartlarında kafirlerin ve münafıkların İslami yapıyı yıkmak için kullandığı bir silah haline gelmiştir Bu silahlarıyla kafirler ve münafıklar kimi zaman başarı elde etmiş, yapıları dağıtabilmiştir![]() Peygamberler tarihini incelediğimizde çoğu kavmin, peygamberlerini güçsüz görmelerinin, kör taassuplarından ve üstünlük anlayışlarının, inanmalarını engellediğini hatta idrak noksanlığından, tehdit edildikleri azapları istediklerini görmekteyiz ![]() “Onlar 'Ey Nuh, gerçekten bizimle çok uğraştın ve bizimle yaptığın mücadelede çok ileri gittin Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit edip durduğun azabı getir de görelim' dediler ” Hud:32“Dediler ki: Ey Hud, sen bize mucize getirmeden biz senin sözünle ilahlarımızı terk etmeyiz ve biz sana inanmayız ” (Hud:53)“Onlar: Ey Salih, bundan önce sen içimizde ümit beslenen bir kişiydin, şimdi bizi babalarımızın tapındığına tapmaktan vazgeçirmek mi istiyorsun? Biz kesinlikle senin bizi davet ettiğin şey hakkında çok endişe verici bir şüphe içindeyiz' dediler ” (Hud: 62)“Onlar: 'Ey Şuayb! Atalarımızın taptıklarını terk etmemizi veya mallarımız hususunda dilediğimizi yapmamamızı sana namazın mı emrediyor? Herhalde sen çok uslu ve akıllısın' dediler ” Hud: 87Cedelleşme çok kötü bir haslet olduğundan mümin fertler arasında hele hele bir yapı etrafında toplanan insanlardan uzak olmalıdır Günümüz teknoloji çağında kafirlerin içsel ve dışsal faktörlerle ne kadar fazla üzerimize geldiğini, daha düne kadar ellerinden geçerken bizlere neler yaptıklarını düşündükçe, tartışmalarımızı onlara yöneltme çaba ve gayreti içinde olmamız gerektiğini daha bir idrak ederiz![]() Cedelleşmenin temel kaynağı nefis olduğundan, oluşmasındaki temel etkenleri, niçin, nasıl nereden geldiğini, kişi üzerinde, yapı ve toplum üzerinde ne gibi etkiler yarattığını bilmek gereklidir ![]() CEDELLEŞMEYE NEDEN OLAN ETKENLER 1-Üstün Olma Anlayışı Kişi cedelleşmeye girdiği an kendi düşüncesini kabul ettirebilmek için karşısındaki şahsın düşünce, fikir ve icraatlarına kapalı bir hal aldığında, onların doğruluğunu kabul etmeme noktasında veya kendi tezinin daha doğru olduğunu kabulü noktasında daima bir üstünlük havası içinde olur Bunun da temel kaynağı kişinin kendi nefsi isteğine uyması ve şeytanın vesveselerine kapılmasıdır Çünkü insanın yapısında sürekli üstün olma ve kazanma hırsı vardır Bu durum kontrol altına alınmazsa tehlikeli sonuçlara yol açar Hele bu bir yapı içerisinde olursa tehlike hem şahsa hem de yapıya büyük zararlar verir, hatta kişinin itikadına kadar yansıma yapabilir![]() Şöyle bir misal verilir: Adamın biri oğluna üzüm ağacını budama bıçağını getirmesini ister Oğlu babasına, bunun makas olduğunu söyler Baba bıçak olduğunda, oğul makas olduğunda ısrar eder Baba oğlunu göle atar, oğul boğulmaya yüz tutar Baba ‘bıçak mı makas mı?’ der Oğul 'makastır' der Oğlun başı kaybolunca baba tekrar sorar: Oğlum bıçak olduğunu kabul et, seni çıkarayım der Oğul sadece parmaklarını çıkarıp makas işareti yaparak dediğinde diretir ve boğulur Neticede cedelci bir mantık onu ölüme bile sürüklemiş olur Yapı içerisinde olan birisi için bu, yol ayırımı belirtileri olduğundan Allah muhafaza kendisi için son musibet olur![]() Nisa Sûresi 120 ayette şöyle buyrulmaktadır: “Şeytan onlara vaatte bulunur Kuruntu ve ümitlere düşürür Fakat şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne va'd eder ”2−Çekememe ve Beğenmeme Kardeşler arasında ittihad ve birlikteliğin olmamasının bir sebebi de, kişilerin veya yapıların yaptıklarını beğenmemesi veya onların yapmış olduğu amelleri çekememesidir Bu beğenmemenin en temel sebebi davanın hakimiyeti için fedakarlık etmenin ne derecede önemli olduğunu idrak edememektir Oysa İslam Tarihine baktığımızda kişisel olarak geçmişte yapılan hizmetler, gerek bilgi birikimi, gerekse de fedekârlıklar noktasında yapılanların, oluşturulacak birliktelik ve ittifaklara feda edildiğini görebilmekteyiz Kim davanın kuşatıcılığı konusunda, sorumlulukları yerine getirmede ehil ise yükü omuzlamada da mesuliyet alır O halde davamızın yücelmesi, hakimiyeti hususunda gücü kuvveti düşürecek gereksiz çekişmelerden kaçınmalı Allah'a tevekkül etmeli, şeytanın ve onun temsilcilerinin dürtü ve vesveselerine aldırmamalıyız Davanın hakimiyeti hususunda İslami Nasslara riayet şartıyla kardeşlerimizden gelecek emir ve tavsiyelere hiç bir kaygı duymadan riayet etmeyi kendimize şiar edinmeliyiz Nitekim bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyrulmaktadır![]() “Başınızda başı kuru üzüm tanesi gibi Habeşi bir köle dahi olsa ona itaat ediniz ” (Kütubi Sitte 1 Cilt)Bir diğer Hadis-i Şerif'te şöyle buyrulmaktadır: “Sizin öyle amirleriniz olacak ki, sizin onları sevmediğiniz, onların sizi sevmediği, sizin onlara beddua ettiğiniz, onların size beddua ettiği kişiler olacak demesi üzerine sahabeler Ya Resulullah Peki onlarla savaşmayacak mıyız? dediler Resulullah (sav): Hayır! Sahabeler, peki ne zamana kadar, demeleri üzerine Resulullah (sav), ‘onlar namazı terk etmeyene kadar!’ cevabını verir ” (Kütubi Sitte 1 Cilt sayfa 129)Kardeşlerimizin yaptıkları hayırlı çalışmalara destek olmayı kendimize şiar edinmeli, bu hususta elimizden gelen tüm çaba ve gayreti, gerektiğinde tüm şahsiyetimizi feda etmek suretiyle gösterebilmeliyiz Lakin arzu ettiğimiz iki dünya saadetinin anahtarına kavuşmak çok yüce bir bedel ister Madem ki bu güzelliklere sahip olmak isteriz o halde fedakarlıklara da kendimizi hazırlamalıyız Ashab-ı Güzin'in hayatına baktığımızda nice güzelliklerini feda etmekle ancak istedikleri saadeti elde edebilmiş olduklarını görürüz![]() Rabbimiz, bizleri bu kutlu yolda altından kalkamayacağımız zorlu imtihanlarla bizi sınamasın Sınaması halinde de sabr-ı cemiller versin (amin)![]() Abdullah YALÇIN
|
| |
| | #2 |
| Süper Moderator ![]() | ![]() Allah c c razı olsun hocam
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Rabbimiz, bizleri bu kutlu yolda altından kalkamayacağımız zorlu imtihanlarla bizi sınamasın Sınaması halinde de sabr-ı cemiller versin (amin)![]() Allah razı olsun kardeşim ,önyargılı insanları ikna etmek zor :
Konu irem naz tarafından (05-20-2008 Saat 10:13 AM ) değiştirilmiştir.. |
| |
| | #4 | |||||||||||||||||||||||
| Süper Moderator ![]() | ![]()
irem naz kardeşim, Allah ismini yazarken ilk harfini büyük yazalım ![]()
| |||||||||||||||||||||||
| |
| | #5 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Şöyle bir misal verilir: Adamın biri oğluna üzüm ağacını budama bıçağını getirmesini ister Oğlu babasına, bunun makas olduğunu söyler Baba bıçak olduğunda, oğul makas olduğunda ısrar eder Baba oğlunu göle atar, oğul boğulmaya yüz tutar Baba ‘bıçak mı makas mı?’ der Oğul 'makastır' der Oğlun başı kaybolunca baba tekrar sorar: Oğlum bıçak olduğunu kabul et, seni çıkarayım der Oğul sadece parmaklarını çıkarıp makas işareti yaparak dediğinde diretir ve boğulur Neticede cedelci bir mantık onu ölüme bile sürüklemiş olur Yapı içerisinde olan birisi için bu, yol ayırımı belirtileri olduğundan Allah muhafaza kendisi için son musibet olur![]() Nisa Sûresi 120 ayette şöyle buyrulmaktadır: “Şeytan onlara vaatte bulunur Kuruntu ve ümitlere düşürür Fakat şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne va'd eder ”gerçekten böyle baba olamaz her halde ama kıssa güzel Allah razı olsun ![]()
|
| |
| | #6 |
| Üye | ![]() Selam ile ![]() ![]() Alemde hiçbirşey yoktur ki zatı ile kötü olsun Birşeyi iyi veya kötü yapan o şeyin hizmet ettiği gayedir Kibir, bir müslümanın bir müslümana yapması halinde kötü iken, bir müslümanın kafire yapması iyidir![]() ![]() Mücadele diyoruz![]() ![]() niye bunun faziletinden bahsediyoruz Oysa bir müslümanın bir diğer müslümana karşı mücadele etmesi yerilmiştir Demek ki bizler eşya ve hadiseler karşısında bir hükme varmadan önce DOĞRU DÜŞÜNCE HÜKÜMLERİNİ belirlememiz gerekecektir![]() Cedel metodlar içinde bir metod dur Eğer cedeli basit bir tartışma zaviyesinden ele alırsak bu mesele üzerine konuşmaya bile değmez Ama meseleyi FİKİR çapında ele alacaksak o zaman cedel i MÜCERRED olarak ortaya koymak iktiza edecektir![]() Şöyle demekte fayda vardır; Bir arının balını işlerken başka bir arı ile cedele girmesi ile, başka bir canlı ile cedele girmesi aynı şey değildir Oysa herkesçe malumdur ki, Bir arı bile balını işlerken bir diyalektiğe sahiptir![]() ![]() ![]() İmamı Gazali hazretlerinin eserlerini takib edenler bilir Cedel onda öyle latif bir hale bürünür ki, bıçağın bir caninin elinde olması ile bir doktorun elinde olması gibi![]() ![]() Ahir zamanda yaşadığımızı kabul ediyorsak, Eşya ve hadiseleri değerlendirecek bir muhatap anlayış kendisini zorunlu kılar Yoksa Allah kelimesini yazarken ilk harfinin büyük olmasına takılıp kalırız ve bunu ihlas addederiz Dua ile![]() ![]() ![]()
|
| |
| | #7 | |||||||||||||||||||||||
| Süper Moderator ![]() | ![]()
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
| |||||||||||||||||||||||
| |
![]() |
| Tags: birligi, cedellesme, guc, yikan |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Eşler arasında ideal birliği de olmalı | LeoparGS | Eşlere Tavsiyeler | 2 | 2 Hafta önce 19:32 PM |
| Söz ve Davranış Birliği | İnşirah | Güzel Ahlak Sıfatları | 1 | 11-03-2008 23:30 PM |
| İman Birliği | LeoparGS | iman ve önemi | 8 | 10-09-2008 23:41 PM |
| İsalm birliği | Mehmet | Konu Dışı Başlıklar | 1 | 01-29-2008 12:36 PM |