|
| | #1 |
| | ![]() Sâmirî – Meşrepler Fitne ve tefrika, karakterleri olmuş iki insana Arap şairi şöyle seslenir: “Siz ikiniz, makasın iki ağzı gibisiniz; ancak bir şeyi ayırmak için bir araya gelirsiniz ”İşte bu türlü makas ruhlu insanlar her topluluğa musallat olurlar Bölücülük onların ruhlarına öyle işlemiştir ki bir araya gelmeleri bile ayrılmak ve ayırmak içindir İttifak ettikleri tek nokta vardır o da ihtilâf Sevdikleri şey düşmanlık, düşman oldukları şey ise sevgidir Yaşatmak için değil öldürmek için yaşarlar Kurulmuş her düzeni yıkma, hayırlı her işi baltalama peşinde koşarlar İnsanları birlik ve beraberlik içinde görmeye dayanamazlar Kafaları hep fitne üretir, elleri ve dilleri hep ayrılık çıkarmak için çalışır Onların bu hâlleri normaldir aslında Kobraların ve akreplerin fıtratıdır zehirlemek Şeytanın çıraklarının işidir ifsad etmek![]() Tarih boyunca düşman istediği kadar kavî, talih olabildiği kadar zebun olsun, baş yüceler hiç sarsılmamıştır Ancak, dâhilde körüklenen fitneler ve yayılan iftiraklar onları dâğidar etmeye yetmiştir Bunun için onlar, toplumlarında düşmanlıkları sona erdirmeyi, dağılmış kalbleri bir araya getirmeyi ve herkesi birbirine kardeş gibi sevdirmeyi en önemli vazifelerinden bilmişlerdir Onların irşadıyla hep birlikte Allah’ın ipine sarılanlar, kenarında bulundukları ateş çukuruna düşmekten kurtulmuşlar; şeytanın ve avanesinin hilelerine aldananlar ise talihsizler gürûhu olarak birbirlerini yemiş bitirmişlerdir![]() Henüz yeryüzünün insanı görmediği bir zamanda Faust-Mefisto mücadelesi, en büyük müfsid ve en mekkar fettan’ın ilk ifsad ve fitnesiyle başladı Kurulmuş bir nizamın bozulmasıydı bu Ancak Hazreti Adem, Cennet’ten çıkarıldığına mı daha çok üzülmüştü, yoksa oğullarından birisi bir fitnenin kapısını kıyamete dek açtığında mı bilinmez Hazreti Nuh’un öz oğlu inkârcılarla birlikte boğulurken O’nun elinden hiçbir şey gelmemişti Evine gelen misafir elçileri, tefessüh etmiş kavmine bildiren ve onlarla birlikte helâk olan, Hazreti Lût’un kendi eşi idi Hazreti Yusuf’u kuyuya atan ve Mısır’a satan kendi kardeşleri idi Hazreti Musa firavun ordularını gördüğünde sarsılmamıştı Ancak kendi kavminden birisi olan Sâmirî’nin tutuşturduğu fitne karşısında fevkalâde müteessir olmuş ve kendisine verilen kutsal levhaları yere bırakıvermişti Tâlut’un, Câlut ve muazzam ordusu ile hesaplaşmaya giderken metafizik gerilimi tamdı Ancak peşindekiler oyun bozanlık yapıp bir avuç su ile imtihanı kaybetmişler ve Tâlut da bir avuç insanla kalakalmıştı Hazreti İsa Roma’dan çok, fitne ruhlarına işlemiş kendi kavminden çekmişti Asr-ı saadette ise âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm), her tarafa dalga dalga yayılan bir muhabbetin merkezinde bulunuyordu O’nun vesile olduğu rahmet, güneş ışığı gibi herkesin başını okşayıp içini ısıtıyor, yağmur gibi her köşedeki kurumaya yüz tutmuş gönülleri canlandırıyordu O’nun elinin değdiği, gözünün baktığı her yerde sevgiden hâleler oluşuyordu Çünkü O Yaratıcı’nın Habib’i ve mahlûkatın Mahbub’u idi Allah O’na bakıyor mahlûkatı seviyor, insanlar O’nu görüyor Rabbini tanıyordu O, bir kanadı gayb diğeri şehâdet âleminde “Zülcenâheyn Meb’us”; bir elini Hakk’a diğerini halka vermiş göklerin yerdeki Rasûlü, yerdekilerin de dergâh-ı ilâhiyedeki Elçisi’ydi Allah O’nu sevmiş, göktekiler sevmiş, bu sevgi yerdekilere aksetmişti Öyle ki henüz O’nu tanımadan en nefret ettikleri düşman bilen niceleri, gül yüzünü bir kere görünce dünyadaki herkesten ve herşeyden daha çok sever hâle geliyorlardı![]() İşte o Rahmet ve Sevgi Elçisi, ayı eliyle ikiye bölerken aynı zamanda düşmanlıkları da paramparça ediyor, ümmetini parmaklarıyla sularken onları iliklerine kadar sevgiye doyuruyor; olumsuzlukları düzeltmek için bir nazar etmesi, mübarek ağzından bir iki kelimenin dökülmesi yeterli oluyordu ![]() Efendiler Efendisi Yesrib’e geldiğinde ümmetinin bütün fertlerini olduğu gibi, bu şehrin birbirine düşman iki kabilesini, Evs ve Hazrec’i de kardeş ilan etmişti Öteden beri bu iki kabile çok savaşlar yapmışlar ve birbirlerinin kanlarını çok akıtmışlardı Bu savaşların en kanlılarından birisi de Buâs harbi idi![]() Evs ve Hazrecliler’in muhabbet ve samimiyet içinde oturup sohbet ettikleri bir gün bu tabloyu kıskançlıkla seyreden birisi vardı Bu, ne Hak Din’i, ne onun Yesrib’i şereflendirmiş Peygamberi’ni, ne de müntesiplerinin bünyân-ı mersus gibi birlik ve beraberliğini hazmedememiş bir yahudi idi Hasedinden, kin ve nefretinden âdeta çıldıracak hâle gelmişti Hemen birisini buldu, ona ne yapacaklarını öğretti ve Evs ve Hazrecliler’in öz kardeşler gibi sarmaş dolaş oturup konuştukları yere yolladı Ajan, kalabalığın arasına karışınca Buâs gününden bahsetmeye başladı Bu hareket, bir fitnenin patlamasına yetmişti İlk başlarda kahramanlık şiirleri okunan kalabalıkta tansiyon yavaş yavaş yükseliyordu Sonra atışmalar başladı![]() karşılıklı söylenen sözler iyice sertleşince hareketlenmeler oldu![]() her iki taraf da bağırıyor, taraftarlarını silaha çağırıyordu![]() kılıçlarını kuşanıp Harre denilen arazide kozlarını paylaşmaya karar verdiler![]() Bu gelişmeler hemen Medine’de yankılandı ve haber çabucak Allah Rasûlü’ne ulaştı Efendimiz hiç vakit kaybetmeden hâdise mahalline intikal etti Birbirlerini boğazlamak için saldırmaya hazır olan kalabalık O’nu görür görmez sakinleşti Efendimiz, “Ben aranızdayken cahiliye davaları mı güdüyorsunuz?” derken herkesin başı önündeydi Sonra onlara henüz nazil olan şu ayeti okudu: “Hepiniz toptan, Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah kalblerinizi birbirine ısındırmış ve O’nun lütfu ile kardeş oluvermiştiniz Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oraya düşmekten de sizi O kurtarmıştı Allah size ayetlerini böylece açıklıyor, ta ki doğru yola eresiniz ” (Al-i İmran, 103) Artık her iki taraf da silahlarını atmışlar, gözyaşları içinde birbirlerinin boyunlarına sarılıyorlardı![]() Bu, Sâmirî’nin temsilcilerinin, mü’minlerin içine girip birlik ve beraberliklerini bozmaya çalışmalarının son örneği değildir İslâm alemi başlangıçtan bugüne değin her devirde, bu kabil provakasyonlarla karşı karşıya kalmış ve maalesef müslümanların zayıf ve çelimsiz oldukları dönemlerde -ve tabii günümüzde- çok şiddetli sarsıntılar yaşamıştır Bundan dolayı asrımızın büyük mütefekkiri, günümüzde İslâm âleminin derlenip toparlanmasına mani olan en büyük üç problem arasında iftirak illetini saymıştır Bu illet öyle büyük bir belâdır ki Osmanlı’nın en kudretli padişahlarından Yavuz cennetmekân bile, savletinden şarkı da garbı da lerzân ettiği bir dönemde “Milletimde ihtilâf u tefrika endişesi Kûşe-i kabrimde hatta bîkarar eyler beni İttihat etmekken a’dâya karşı çaremiz İttihat etmezse millet dâğidar eyler beni” demiştir ![]() Toplum içindeki fitne ve ayrılıklar, bir kıvılcımla tutuşan ve hızla yayılıp önü alınamayan dev yangınlara benzer Cemiyetleri yakıp kül edecek böyle bir yangın, ancak ona sebebiyet verecek faktörler ortadan kaldırılarak; kuraklaşmış gönüller gözyaşları ile ıslatılıp yumuşatılarak; kin ve nefretler izale edilip kardeşlik tesis edilerek önlenebilir Bütün bunlar bu konuda bize iki vazifenin terettüp ettiğini gösteriyor: Aynı imanî ve İslâmî değerleri paylaştığımız insanların kardeşimiz olduğu düşüncesini benimseyip, uhuvvet prensiplerini fıtratımız ve hayat tarzımız hâline getirmek; birlik ve beraberliği zedeleyecek gıybet, dedikodu, tartışma, cedel gibi menfiliklerden bütün gücümüzle kaçmak Birincisinin ihmali, bünyemizin “sâmirîler”in attığı fitne virüsüne açık ve savunmasız hâle gelmesine sebep olacağı gibi ikincisinin ihmali kişinin bizzat kendisinin sâmirîleşme sürecine girmesi demektir![]() Halim Çalış
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Allah razı olsun
|
| |
![]() |
| Tags: 8211, mesrepler, smir |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Dünya – Âhiret Dengesi | İnşirah | Sohbet & Muhabbet | 1 | 12-04-2008 14:34 PM |
| İlk katil – İlk şehit | prénsés | Dini Şiirler | 1 | 10-30-2008 00:04 AM |
| FahŞa – FahİŞe | yumna | Kötü Ahlak Sıfatları | 1 | 10-26-2008 12:04 PM |
| Kalbin Zümrüt Tepeleri – 2 | LeoparGS | Konu Dışı Başlıklar | 50 | 10-07-2007 11:30 AM |
| Çilekli – Bisküvili Kup | LeoparGS | Tatlılar & Pastalar | 0 | 07-08-2007 00:44 AM |