|
| | #1 |
| | ![]() Kur’an-ı kerimde buyuruldu ki: (Ey müminler, bir kısmınız, diğer kısmınızı alaya almasın! Belki de alay edilenler, kendilerinden daha iyidir Birbirinizi ayıplamayın, kötü lakaplarla çağırmayın! İmandan sonra fasıklık ne kötüdür! [Allah’ın yasak ettiği şeylerden] tevbe etmeyenler ise, zalimlerdir ) [Hucurat 11]Hadis-i şerifte de buyuruldu ki: (İnsanlarla alay edene, Cennetten bir kapı açılır, “haydi gir” denir O da, telaşla gelir, fakat kapı hemen kapanır Sonra başka bir kapı açılır O yine üzgün olarak kapıya gider Kapı yine kapanır Bu durum, defalarca tekrar eder, artık, gel denildiği halde, gidemez ) [Ebu Davud]
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() “Allah’ın mü’min kulu kızdığında zulmetmez Sevdiği kişi için günaha girmez Kendisine emanet edilen şeyi zayi etmez Haset etmez Başkasının şerefini lekelemez Etrafına sövüp saymaz Şahidi bulunmasa da, üzerindeki hakkı itiraf eder Başkasına kötü lakap takmaz Başkalarının kusurlarını biriktirip intikam alma yoluna gitmez Yapmak istediği bir hayırlı işe cimrilik mâni olmaz Öğrenmek için insanlarla haşir neşir olur Meseleleri kavramak için insanlarla konuşur Zulüm ve haksızlık gördüğünde, Rahman olan Allah bizzat intikamını alıncaya kadar sabreder ” (Hadis-i Şerif)Değerli Kardeşimiz; Müslümanları birbirine yaklaştıran, onları sarsılmaz bir güç ve kuvvet olarak muhafaza eden bazı sırlar vardır Bunlar daha çok ferdhi plânda olsa da, münasebetlerin sıklığı ölçüsünde doğrudan doğruya toplumi, Müslümanları alâkadar etmektedir Bu da iman ehlinin birbirine şefkatle yaklaşması, sevgi ve müsamaha ile davranması, şeref ve haysiyetlerine hürmetkâr bulunmasıdır Bu güzel vasıfların muhafazası, bunların zıddı olan huyların terkiyle mümkündür![]() Bu huyların bir kısmı Kur’an-ı Kerim’de şöyle sıralanır: “Ey mü’minler, bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidir Kadınlar da kadınları alaya almasın, belki onlar kendilerinden daha iyidir Kendi kendinizi ayıplamayın Birbirinizi kötü lâkaplarla çağırmayın ”1Âyet-i kerimede üç husus dikkate veriliyor: insanları alaya almak, insanın kendikendini ayıplayıp kötülemesi, hoşlanmayan lâkaplarla çağrılması ![]() Mü’minlerin birbirlerini kötü lâkapla, sonradan uydurulan adlarla çağırmamaları istenmektedir İbni Cerir, âyetin yasakladığı lâkapların, muhatabın sevmediği ve hoşlanmadığı lâkaplar olduğunu açıklamaktadır Buna göre, hakareti andıran bütün sözler bu yasaklamanın içine girmektedir O halde, bir insan, Müslüman kardeşini çağırırken ve sohbet ederken onun hoşlanmadığı bir isimle veya bir lâkapla hitap etmemeli, seslenmemelidir Meselâ fikir bir insana fakirliğini îmâ eden bir lâkap kullanılamayacağı gibi, sakat bir insana da hoşlanmadığı şekilde sakatlığını, eksikliğini belirtecek bir ifade sarf edilmemelidir 2Bir insan daha önce günahkâr iken sonra tevbe ederse, onu eski hatâlarıyla tevsif ederek Kur’ân’ın tasvip etmediği hususlardandır Bir kısım müfessirler, âyet-i kerimenin, bazı mü’minlerin câhiliye zamanında kalma isim ve sıfatlarla çağrılmaları üzerine nhazil olduğunu ifade ederler![]() Bir hadîs-i şerifte ifâde buyurulduğu gibi, “Müslüman, Müslümanın kardeşidir Ona zulmetmez, onu mahcup etmez ve onu küçük düşürmez Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini küçük düşürmesi kâfidir ”3Baş tarafta meâlini verdiğimiz âyet-i kerimenin izahında Fahri Râzî bu hadîs-i şerifte geçen “Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini küçük düşürmesi kâfidir” ifâdesini açıklamış olmaktadır insanın başkasını hoşlanmadığı şeylerle ayıplaması, lâkaplandırması aslında kendi kendini ayıplaması demektir Zira kötü lâkapla lâkaplandırdığı arkadaşının yerine kendisi düşer![]() Burada bir hususa dikkat etmek lâzımdır Âyet-i kerime hoş olmayanve kötülüğü andıran lâkaplarla atışlamayı yasaklamaktadır Fakat güzel ve medhi ifade eden lâkaplar yasaklananlar kısmına girmez Bu hususu ifade eden Elmalılı merhum, “Mü’min kardeşini güzel lâkaplarla ve isimlerle çağırmak, mü’minin mü’min üzerindeki hakkıdır” mealindeki hadisi zikretmekte ve Müslümanların birirlerini güzel lâkapla isimlendirmelerinin teşvik edildiğini açıklamaktadır O halde güzel lâkapla çağırmak, isimlendirmek teşvike şâyandır 4Meselâ Peygamber Efendimiz, Hz Ebû Bekir’e “Cehennemden âzad olunmuş” mânâsına “Atîk”, Hz Ömer’e “hak ile bâtılı birbirinden ayırıp adaletle hükmeden” mânâsında “el-Fâruk”, Hz Osman’ iki kızını nikâhladığı için ‘Zinnûreyn (iki nur sahibi), Hz Ali’ye “Ebû Turab” (toprak babası) ve Halid bin Velid’e “Seyfullah” lâkaplarını vererek onları taltif etmiştir![]() Bunun yanında, bir insanı kolayca tarif etmek maksadıyla, çağırıldığı zaman rahatsız olmayacağı bir isimle anmak ve seslenmek de yasaklanan kısma girmemektedir Meselâ bir topluluk içinde birden fazla “Ali” isminde şahıs varsa, yaşı küçük olan tanıdığımızı “Küçük Ali” diye çağırmak, mesleği berber olan “Ahmet” ismindeki zâta “Berber Ahmet” diye seslenmek gibi![]() Bütün bu meselelerde gözden uzak tutulmaması gereken husus, muhatabın hissî durumudur Onun haysiyet ve izzetinin korunmasıdır Bir insanbaşkaları tarafından takılan bir lâkapla çağrılmaktan rahatsız oluyorsa, onu artık o isimle çağırmak mü’mine eziyet olacağından, dikkatli olmak lâzımdır Esas olan, “Kendimiz için istemediğimizi, başkaları için de istememektir ”1 Hucurât Sûresi, 11![]() 2 et-Tefsîrül-Kebir, 26: 85![]() 3 A g e , 28: 132![]() 4 Hak Dini Kur’ân Dili, 6: 4470![]() Mehmed Paksu Helal – Haram
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Allah razı olsun Yektâ güzel bir konu seçmişsin kişi düşünemiyor birini ayıpladığım zaman ya aynısı benim başımada gelirse diye düşünemiyor insanoğlu unutulmamalıdırki kişi kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmamalı ayrıca kaynak belirttiğin içinde teşekkür ederim ![]()
|
| |
| | #4 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() "kişi kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmamalı" buradan yola çıkılsa hiç bir sorun kalmayacak aslında ben teşekkür ediyorum selametle
|
| |
| | #5 |
| Üye | ![]() ALLAH(c c)razı olsun eline sağlık
|
| |
![]() |
| Tags: hukmu, lakapcilarin |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| İlmin hükmü | Nursedaa | Diğer Soru ve cevaplar (kategorilerin dışında kalanları bu bölüme açalım) | 4 | 11-25-2008 22:04 PM |
| Haccın hükmü | kimsesiz | Hac ve Önemi | 1 | 10-25-2008 21:35 PM |
| Haccın hükmü | MATTET | Hanefi mezhebi | 1 | 10-25-2008 18:33 PM |
| Namazı Terketmenin Hükmü | Şem'a | Namazla ilgili yazılar | 1 | 12-16-2007 00:10 AM |
| Tasavvufu İnkarin HÜkmÜ | hayrunnisa | İslamda Tasavvuf | 1 | 11-21-2007 16:24 PM |