Anlayış bozukluğunu da, dünyasal anlamı ile ele almak, aklı kıt, anlama yeteneği yok demek şeklinde kavramak, konumuz değil

Düşüncede afeti anlatan bu anlayış bozukluğu; İlmi hususlarda ve dine yapılan tecavüzlerde, günahların ortaya döküldüğü sırada, bunları gördüğü anda ve gücü de varken, gayretsizlik içinde susmak, ikaz etmemek, doğruyu gizlemek olarak anlaşılmalıdır
Genellikle "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" gibi pasif düşünce ürününü tercih eder, sesimizi çıkarmamak ya da görmemek gibi bir anlayışın ardına sığınırız
Bu görüş kısmen doğru olabilir ancak dünyasal konularda uygulanmalı, manevi konularda ise terkedilmelidir

Çünkü; dünyasal herhangi bir konuda "Şerr'e alet olmamak" adına susmak daha evladır

Ancak; manevi konularda; manevi gücü, ilmi ve anlatabilme kabiliyeti varsa, yanlışın yanlış olduğunu izah edecek, doğruyu gizlemeyecek


ancak zorlayıcı ve kabul ettirici tavırla değil, ikaz edip çekilmek kaydıyla

