Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Ahlak > Kötü Ahlak Sıfatları

Forum Alev


Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılık ile ilgili Benzer Konular
2329 Kez Görüntülendi

Her kim bizim bu işimizin (yâni dinimizin) içine ondan olmayan bir şeyi yeniden sokarsa (o yaptığı i
Bâtıl Gerçekle ilgisi olmayan, doğru ve haklı olmayan, boş, temelsiz, yanlış şey
Fal günah mıdır? Falcılık ve büyücülük aynı şey midir?
Sihir Kehanet Hakkında Hadisler
Kehânet
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 12-03-2007   #1
 
Ampul Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılık


Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılık Mumsema İslam Arşivi Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılık

DİNİMİZİN ASLINDA OLMAYAN YANLIŞ İNANIŞ VE HURAFELER, SİHİR, KEHANET VE FALCILIK

عَنْأَبِىهُرَيْرَةَ رَضِيَ اللّٰهُ #1593;َنْهُ قَالَقَالَرَسُولُ#1575;للّٰهِصَلّٰىاللّٰهُ
عَلَيهِ وَسَلَّمَمَنْ عَقَدَ عُقْدَةًثُمَّ نَفَثَ فِيهَا فَقَدْ سَحَرَ، وَمَنْ سَحَرَ فَقَدْ أَشْرَكَ،
وَمَنْ تَعَلَّقَ شَيْئًا وُكِلَ إِلَيْهِ

Ebû Hureyre (ra) anlatıyor: "Rasûlullah (sav) buyurdular ki:
"Kim sihir maksadıyla bir düğüm vurur sonra da ona üflerse sihir yapmış olur Kim sihir yaparsa şirke düşer Kim bir şey asarsa, o astığı şeye havale edilir"
(Nesâî, Tahrîm 19)

Sihir

Sihir; sözlükte, sebebi gizli ve ince olan şey demektir Din örfünde ise, sebebi gizli olan ve gerçek olmadığı kabul edilen şeye denir ki, gözbağcılık ve hilekârlık şeklinde cereyan eder Türkçemizde ‘büyü ve efsun’ manalarında kullanılan sihir, muskacılık ve cincilik başta olmak üzere kişilerin maddî-manevî araçları kötüye kullanarak bazı gayeleri gerçekleştirme çabasını da içine alır Bunu sanat edinene de ‘sihirbaz’ adı verilir Ezherî sihri; "Bir şeyi hakikatinden başka bir şeye çevirmektir", Kurtubî de; "Hile ile bir şeyi örtmektir Çünkü sihirbazlar hile ile bir takım şeyler yaparak sihir yapılan kimseye, bazı şeyleri olduğundan farklı gösterir” diye tarif etmişlerdir

Sihirde hakkı batıl, batılı hak; hakikati hayal, hayali hakikat göstermek vardır Kur'ân-ı Kerîm’de, Hz Musa (as) ile yarışmaya kalkan Firavun'un sihirbazlarının yaptıkları sihirler bu aldatmaca çeşidine girer

Bununla beraber sihir, ruhlar üzerinde hâsıl edilen müspet tesir için de kullanılır Mesela; Rasûlullâh'ın; "Güzel ifadede sihir vardır" hadisinde ifade edilen sihir, dinleyenleri ikna edip tesiri altına alan hitabet ve güzel konuşma manasında kullanılmıştır

Sihrin tarihi çok eskidir, ilkel topluluklara kadar dayanır Keldânîler'de, Mısır'da, Uzak Doğu’da, Antik Yunan ve Roma'da, Yahudilikte ve cahiliye devrinde sihir vardı

İslâm toplumlarında, İslâmî bilgisi ve inancı zayıf olan bazı kimseler de Yahudilerden, Suriyelilerden, İranlılardan, Keldânîlerden ve Yunanlılardan etkilenmişlerdir Tütsü, tılsım, muska, cadılık, fala bakmak gibi inanışlar hep onlardan intikal etmiştir

Batı Dünyası’nda, bütün milletlerin arşivleri tetkik olununca, sihirle ilgili türlü inançlara rastlanır Keltler, Tötonlar, İskandinavlar, Finler, Doğu Milletleriyle bu konuda esaslı birçok benzerlikler göstermektedirler

Sihrin pek çok çeşidi olmakla birlikte Fahrettin Râzî’nin tefsirinde sekiz çeşit sihirden bahsedilir Bu sekiz çeşit sihrin de özü iki kısımdır Birincisi; gerçekle ilgisi bulunmayan ve sırf gözbağcılıktan ibaret olan sihir, diğeri ise; az da olsa bir gerçeğin kötüye kullanılmasıyla ortaya konan ve insanlar üzerinde etkileri olan sihirdir

Dinimiz sihri yasaklamış, sihirbazların kötü ruhlu insanlar olduklarını, dünyada ve âhirette perişan olduklarını ve olacaklarını bildirmiştir Kur’ân-ı Kerîm’de; “Büyücü nereye varırsa varsın iflah olmaz”(1) buyrulmuştur

Rasûlullah (sav) hadîs-i şeriflerinde, sihrin büyük günahlardan ve helak edici yedi şeyden biri olduğunu belirterek, "Bir düğüme üfüren, sihir yapmış olur Sihir yapan da şirke girer"(2), "Her kim falcıya, gaipten haber verene ve sihirbaza giderek onlardan bir şey sorar, söylediklerine inanır ve tasdik ederse kâfir olur"(3) buyurmuşlardır

Ehl-i sünnet âlimleri, sihrin varlığının ve tesirinin bulunduğunu belirterek sihri öğretmenin, öğrenmenin ve bir sorunun çözümü için sihirbaza gitmenin haram olduğu hususunda ittifak etmişlerdir İmam Nevevî; "Sihir yapmak haramdır, kebâirden (büyük günahlardan) olduğu hususunda icmâ vardır” demiştir

Bununla beraber şunu da belirtmek gerekir ki; sihir, küfrü gerektiren söz ve fiillerle yapılırsa büyük günah olmaktan çıkar, sahibini küfre götürür
Bazı âlimler, küfür olan sihirle, küfür olmayan sihri ayırmışlar; kendisine sihir yapılmış olan bir kimseden sihri kaldırmak ve onu tedavi etmek amacıyla sihir öğrenmeye cevaz vermişlerdir

Âlim, takva sahibi ve güvenilir bir kimse sihir mağdurlarına yardımcı oluyorsa ondan yararlanmak da mümkün görülmüştür

Kehanet ve Falcılık

Gelecekte olacak bir olayı önceden haber vermeye kehanet ve bunu yaptığını söyleyen kimseye de kâhin; bazı alet ve vasıtalarla veya bazı yöntemlerle insanların kişilikleri ve gelecekleri hakkında haber verme işine de falcılık denir

Kur’ân-ı Kerîm’de; “De ki: Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilmezler, ancak Allah bilir…”(4), “…ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı”(5), “
Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir Onlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz”(6) buyrulmuştur Hz Peygamber (sav) Efendimiz de; “Büyücüye, müneccime, gaipten haber veren kimseye inanan kişi Kur'ân’ı inkar etmiştir", "Kim, çalıntı veya yitik bir malın yerini haber veren kimseye (arrâfa) gidip ondan bir şey sorar, söylediğini de tasdik ederse, o kişinin kırk gün hiçbir namazı kabul olunmaz"(7), "Kuşları ürkütüp isimlerinden, seslerinden ve hareketlerinden manalar çıkarmak, uğursuzluğa inanmak, kum üzerine çizgiler çizerek geleceğe yönelik hükümler çıkarmak bir çeşit sihir ve kehânettir"(8), "Yıldızlardan bir bilgi edinen, bir parça sihir elde etmiş olur Bilgisi arttıkça günahı da artar"(9) buyurarak kehanet ve falcılığın İslâm’da olmadığını, bunu yapanların yalanla meşgul olduklarını ve haram işlediklerini ortaya koymuştur Böylelikle kâhinlik ve yıldız, kahve, bakla, iskambil kâğıdı vb araçlarla yapılan falcılık günah olduğu gibi bunlara inanmak da büyük günahtır

Okuyarak Tedavi

Hastalıkların maddî olduğu kadar manevî sebepleri de vardır Peygamber Efendimiz (sav); “Göz değmesi (nazar) gerçektir”(10) buyurarak, hastalıkların manevî sebeplerinden birisi hatta en önemlisi sayılabilecek nazarın gerçek olduğunu ifade etmiştir Günümüzde, zihnî ve ruhî hastalıkların maddî sebepleri yanında manevî sebepleri de araştırılıp, hastalar her iki yönüyle tedavi edilmeye çalışılmaktadır

Okuma suretiyle tedavi Hz Peygamber (sav) ve sahabe efendilerimiz tarafından icra edilmiş ve etkili olduğu görülmüştür Hadis kitaplarımızda bu çeşit tedavilerde Fâtihâ, İhlâs, Felak ve Nâs sûreleriyle özel bazı duaların okunduğu rivayet edilmektedir Bu sûre ve duaların, nazar değmesi gibi manevî sebeplere dayalı hastalıklara ve bazı durumlarda yılan ve akrep sokması gibi maddî sebepli hastalıklara da okunduğu ve netice alındığı bildirilmektedir

Okuma ile tedavinin caiz olması için; okunanın âyet, hadis veya manası anlaşılan bir dua olması, şifa verenin yalnız Allah olduğunun bilinmesi, gayr-i meşrû bir maksada hizmet edilmemesi, tıbbî tedavinin önünü kapatmaması gibi şartlar ileri sürülmüştür

Tedavisi yapılamadığı için çaresizlik içinde çırpınan veya maddî sebeplerle tıbben tedavi imkânı bulamayan insanların bu sıkıntılı durumunu fırsat bilip onlara nazarlık ve muska yazan, tütsü ve sihir yapan ve böylece onların umutlarından maddi çıkar sağlayan kimseler, dinen haram olan bir iş yapmış olurlar

Rasûlullah (sav), bir hastanın yanına girdiğinde şöyle derdi: "Gider o sıkıntıyı, ey insanların Rabbi! Ona şifa ver, Sen’sin şifa veren, Sen’in şifandan başka şifa yok, (Sen’in şifan öyle) bir şifa ki dert bırakmaz"

Rasûlullah (sav), Hz Hasan ile Hz Hüseyin için; "İkinizi de Allah'ın tam kelimelerine sığındırırım, her şeytandan, kötü kazadan ve kötü gözden" der ve "Babam İbrâhim de oğulları İsmail ve İshak'ı böyle sığındırırdı" buyururdu

Rivayet edildiğine göre sahâbeden Osman b Ebi'l-Âs es-Sakafî; “Rasûlullah’a vardım, bende ağrı vardı ki beni az daha öldürecekti Rasûlullah (sav) buyurdu ki: "Sağ elini ağrıyan yerin üzerine koy ve yedi kere şöyle de: ‘Allah'ın adıyla, ben bulduğum şeyin şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınırım’ Ben de yaptım, Allah bana şifa verdi" demiştir Bu rivayette görüldüğü üzere Rasûlullah (sav) ona okumayıp bizzat kendisine okutmuştur

Rasûlullah’ın üflediği ve sıvazladığı da sabittir Rasûlullah (sav) her gece İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini okur, ellerine üfler, yüzüne ve vücuduna mesh ederdi

Şifa veren ancak Allah Teâlâ olduğuna ve O’nun, sünnet-i seniyyeye muvafık olarak yapılan uygulamaları şifaya sebep kıldığına inanan kimselerin bu tür tedaviye yönelmelerinde bir sakınca yoktur fakat üfleme ile tedavi halkın pek çoğunun zannettiği gibi dinin bizatihi emrettiği bir şey olmayıp, bir izindir

Toplumda İslâmî konulardaki temel bilgi ve kültür eksikliğine paralel olarak büyücülük, muskacılık, falcılık, astroloji, kâhinlik ve medyumluk gibi İslâm’ın onaylamadığı birtakım hayalî ve karanlık yöntemlere talep artmaktadır

Maalesef bu talep, önemli bir pazar oluşturmakta ve bu pazar, bu tür karanlık işlerden çıkar sağlayanların işini kolaylaştırmaktadır Hâlbuki İslâm Dini; falcılık, kehanet, sihirbazlık, medyumluk ve benzeri faaliyetleri şiddetle yasaklamıştır Zira faydalı şeylerin celbi ve zararlı şeylerin def'i ancak Allah'tan bilinir, O'ndan istenir Ondan başkasından istenen her şey batıldır

Allah Teâlâ bütün Müslümanlara maddî ve manevî yönden sıhhat, afiyet versin! Hasta olanlarımıza da “Şâfî” ismiyle şifalar ihsan etsin! Hiçbir işimizde zâtından başkasına yöneltmesin! Bizleri dinimizin koyduğu hudutları koruyanlardan eylesin! Ölünceye kadar itaat yolundan ayırmasın! Âmin!

Kaynakça

1 Tâhâ, 20/69
2 Nesâî, Tahrîmü’d-Dem 19
3 Tirmizî, Tahâre 102; İbn-i Mâce, Tahâre 122
4 en-Neml, 27/65
5 el-Mâide, 5/3
6 el-Mâide, 5/90
7 Müslim, Selâm 125
8 Ebû Dâvûd, Tıb 23
9 Ebû Dâvûd, Tıb 22, 51
10 Buhârî, Tıb 36

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 30-01-2008   #2
 
Standart --->: Dİnİmİzİn Aslinda Olmayan YanliŞ İnaniŞ Ve Hurafeler, Sİhİr, Kehanet Ve Falcili


Alıntı:
Allah Teâlâ bütün Müslümanlara maddî ve manevî yönden sıhhat, afiyet versin! Hasta olanlarımıza da “Şâfî” ismiyle şifalar ihsan etsin! Hiçbir işimizde zâtından başkasına yöneltmesin! Bizleri dinimizin koyduğu hudutları koruyanlardan eylesin! Ölünceye kadar itaat yolundan ayırmasın! Âmin!

AMIN AMIN AMIN
Allah cc razi olsun

 

rana isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 13-05-2008   #3
 
Standart --->: Dİnİmİzİn Aslinda Olmayan YanliŞ İnaniŞ Ve Hurafeler, Sİhİr, Kehanet Ve Falcili


Alıntı:
azra´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
AMIN AMIN AMIN
Allah cc razi olsun
amin Allah senden de razı olsun azra

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 13-06-2008   #4
 
Standart --->: Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılı


Rabbim Kalbimizi Kendi Dini üzerine Sabit Kılsın Ondan Başka Bütün Boş Ve Anlamsız şeylerden Yüz çevirmeyi Nasip Etsin

 

zeynep1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-04-2009   #5
 
Standart --->: Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılı


Allah cc razı olsun Paylaşım için Teşekkürler

 

ßaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-08-2009   #6
 
Standart --->: Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılı


paylaşım icin Allah razı olsun

 

Dünya Güzeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-08-2009   #7
 
Standart --->: Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılı


Paylaşımınız için teşekkürler bizleri aydınlatıyorsunuz ALLAH cc hepinizden razı olsun

 

desert.rose isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: aslinda, dinimizin, falcilik, hurafeler, inanis, kehanet, olmayan, sihir, yanlis

Müstehcen görüntülere bakmak | Çalma kapıyı, çalarlar kapını!

Konu Araçları


Dinimizin Aslında Olmayan Yanlış İnanış Ve Hurafeler, Sihir, Kehanet Ve Falcılık ile ilgili Benzer Konular
2329 Kez Görüntülendi

Her kim bizim bu işimizin (yâni dinimizin) içine ondan olmayan bir şeyi yeniden sokarsa (o yaptığı i
Bâtıl Gerçekle ilgisi olmayan, doğru ve haklı olmayan, boş, temelsiz, yanlış şey
Fal günah mıdır? Falcılık ve büyücülük aynı şey midir?
Sihir Kehanet Hakkında Hadisler
Kehânet

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369