Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Ahlak
> Kötü Ahlak Sıfatları
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-24-2007   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 11,020
İtibar
Tecrübe Puanı: 114
Rep Puanı : 3961
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Ünlem Tutku ve Hırs



Tutku ve Hırs


Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene', Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun) Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır (Şems Suresi, 7-10)

Allah Kuran'da insanların nefislerinde iki ayrı özellik bulunduğunu bildirmektedir Bunlardan biri kötülüklerden sakındıran ve iyiliği emreden "vicdan", diğeri ise kötülüğü emreden "fücur"dur "Fücur" kelimesi; "günaha ve isyana girişmek, fasık olmak, yalan söylemek, baş kaldırmak, haktan yüz çevirmek, nizamı bozmak, ahlaki çöküntü, takvanın zıddı" anlamlarına gelir Yani fücur olarak isimlendirilen kavram, insan nefsinin olumsuz özelliklerinin tümünü kapsamaktadır Allah Kuran'da, nefse fücuru, aynı zamanda ondan sakınmayı, yani vicdanı ilham ettiğini bildirmektedir

Nefsin fücurunun Kuran'da dikkat çekilen önemli özelliklerinden ikisi "tutku" ve "hırs"tır Ahireti düşünmeyip dünya hayatına yönelen kimse, dünya hayatına ve onda elde edeceği geçici nimetlere razı olur sahip olduğu herşeye "hırs" ve "tutku"yla bağlanır Sanki ölüm ve ahiret çok uzakmış gibi yaşamaya başlar Nitekim Kuran ahlakından uzak bir yaşam süren toplumlarda, insanların bu tür bir hırsa sahip olmaları övülen hatta aranılan bir özelliktir Bir kimse hayata ne kadar çok bağlıysa ve dünyadan menfaat elde edebilmek için ne kadar çok çaba harcıyorsa, aynı çarpık anlayışa sahip insanlar tarafından o kadar takdir görür Oysa bu düşünce yanlıştır Elbette insan güzel bir hayat yaşamak için çaba harcamalı ve her zaman, her işinde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmalıdır Ama bu azim ve kararlılık, 'Allah'ın beğendiği hayatı' yaşayabilmek için olmalıdır Yoksa bazı insanların, sahip oldukları herşeyi kendilerine verenin Rabbimiz olduğunu unutarak dünya hırsına kapılmaları ve Kuran ahlakından uzak yaşamaları büyük bir hatadır

Kuran'ın "Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz" (Fecr Suresi, 20) ayetiyle, inkar edenlerin dünya malına olan tutkulu sevgilerine dikkat çekilmiştir Bir başka ayette ise " Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır" (Nisa Suresi, 77) sözleriyle Allah, insanların tutkuyla bağlandıkları nimetlerin hepsinin "dünya hayatının metaı" olduğunu hatırlatmıştır "Meta" kelimesinin sözlük anlamı "az ve değersiz, sonunda yok olucu şey, eşya"dır Dolayısıyla insanların hırsla elde etmeye çalıştıkları dünya nimetleri ahirettekilerle kıyaslandığında değersiz ve sahtedir

Dünya Hayatının Hırslarına Kapılanlar Sürekli Sıkıntıdadırlar

İnsanların yaşamları boyunca karşılaştıkları ve nefislerinin hoşuna giden hırsla bağlandıkları herşey ancak Allah'ın yaratmasıyla mevcut olan, geçici varlıklardır Bunların gerçeği, çok daha güzeli ve sürekli olanları Allah Katında'dır

"Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara 'süslü ve çekici' kılındı Bunlar, dünya hayatının metaıdır Asıl varılacak güzel yer Allah Katında olandır" (Al-i İmran Suresi, 14)

Kainattaki tüm varlıkların Allah'ın kontrolünde olduğunu, Allah'ın kendisi için daima en güzel ve en hayırlı olanı takdir edeceğini bilen kişiler, tevekküllü ve teslimiyetli bir tavır içerisinde olurlar Allah'ın herşeyi belirli bir kader doğrultusunda hayır ve hikmet üzerine yarattığını bilir, her işlerinde bunun verdiği huzurla ve hiçbir zaman hırsa kapılmadan hareket ederler Bir ayette Allah şu şekilde buyurmaktadır:

"… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir Allah bilir de siz bilmezsiniz" (Bakara Suresi,216)

İnsan her durumda Allah'ın kendisine verdiği nimetlere şükredici olmalı ve imtihanın bir gereği olarak nimetin kısıtlandığı dönemde dahi şükrünü azaltmamalıdır Hiçbir zaman elinde olmayanları elde etmek için hırsa kapılmamalı, sahip olduklarına da bir tutku ile bağlanmayıp şükredici olmalı ve hayırlarda kullanmalıdır

Bu gerçekleri kavrayamayanlar ise, dünyanın geçici metalarına aldanarak kendilerine zulmederler Olayların Allah'tan bağımsız olarak gerçekleştiği yanılgısına kapıldıkları için bunlara müdahale edebilmenin yollarını ararlar Ellerinden çıkanları yeniden elde edebilmek için her seferinde yeniden büyük bir hırsla mücadeleye girişirler

Bu kişilerin istedikleri şeylere ulaşamamaları kendileri için içinden çıkılmaz bir üzüntü ve huzursuzluk kaynağıdır Bundan dolayı sürekli stres içindedirler; bedensel ve ruhsal olarak zarar görürler İçlerindeki bu sıkıntılardan kurtulabilmek için sonuçsuz çabalara girerler Oysa bu yaptıklarının kalplerine gerçek huzur ve mutluluğu vermesi hiçbir şekilde mümkün değildir Çünkü Allah'ın bir ayette "Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur" (Ra'd Suresi, 28) sözleriyle bildirdiği gibi, insan ancak Allah'a yönelmekle, Rabbimiz'e teslim olup O'nun istediği ahlakı yaşamakla huzur bulabilir

Allah, insanlara dünya hayatının sıkıntılarından kurtulmanın ve gerçek mutluluğu yaşamanın yolunu gösterdiği halde, bile bile bundan yüz çevirenler yalnızca "kendi kendilerine zulmetmiş" olurlar Allah bu insanların durumunu bir ayette şöyle bildirir:

"Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar" (Yunus Suresi, 44)

Ancak insan bilerek veya bilmeyerek böyle bir hayatı benimsemiş hayatını boş bir çaba içinde geçirmiş olabilir Bu içinden çıkılamaz, geri dönülmez bir durum değildir Önemli olan, her an gelmesi muhtemel olan ölümle karşılaşmadan önce yanlış yolda olduğunu kavraması, tevbe etmesi ve Rabbimiz'in bildirdiği güzel ahlakı yaşamaya çalışmasıdır Unutulmamalıdır ki, Allah tevbeleri kabul eden ve esirgeyendir:

"Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir" (Maide Suresi, 39)






Allah Kuran'da insanların nefislerinde iki ayrı özellik bulunduğunu bildirmektedir Bunlardan biri kötülüklerden sakındıran ve iyiliği emreden "vicdan", diğeri ise kötülüğü emreden "fücur"dur "Fücur" kelimesi; "günaha ve isyana girişmek, fasık olmak, yalan söylemek, baş kaldırmak, haktan yüz çevirmek, nizamı bozmak, ahlaki çöküntü, takvanın zıddı" anlamlarına gelir Yani fücur olarak isimlendirilen kavram, insan nefsinin olumsuz özelliklerinin tümünü kapsamaktadır Allah Kuran'da, nefse fücuru, aynı zamanda ondan sakınmayı, yani vicdanı ilham ettiğini bildirmektedir

Nefsin fücurunun Kuran'da dikkat çekilen önemli özelliklerinden ikisi "tutku" ve "hırs"tır Ahireti düşünmeyip dünya hayatına yönelen kimse, dünya hayatına ve onda elde edeceği geçici nimetlere razı olur, sahip olduğu herşeye "hırs" ve "tutku"yla bağlanır Sanki ölüm ve ahiret çok uzakmış gibi yaşamaya başlar Nitekim Kuran ahlakından uzak bir yaşam süren toplumlarda, insanların bu tür bir hırsa sahip olmaları övülen hatta aranılan bir özelliktir Bir kimse hayata ne kadar çok bağlıysa ve dünyadan menfaat elde edebilmek için ne kadar çok çaba harcıyorsa, aynı çarpık anlayışa sahip insanlar tarafından o kadar takdir görür Oysa bu düşünce yanlıştır Elbette insan güzel bir hayat yaşamak için çaba harcamalı ve her zaman, her işinde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmalıdır Ama bu azim ve kararlılık, 'Allah'ın beğendiği hayatı' yaşayabilmek için olmalıdır Yoksa bazı insanların, sahip oldukları herşeyi kendilerine verenin Rabbimiz olduğunu unutarak dünya hırsına kapılmaları ve Kuran ahlakından uzak yaşamaları büyük bir hatadır

Kuran'ın "Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz" (Fecr Suresi, 20) ayetiyle, inkar edenlerin dünya malına olan tutkulu sevgilerine dikkat çekilmiştir Bir başka ayette ise " Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır" (Nisa Suresi, 77) hükmüyle Allah, insanların tutkuyla bağlandıkları nimetlerin hepsinin "dünya hayatının metaı" olduğunu hatırlatmıştır "Meta" kelimesinin sözlük anlamı "az ve değersiz, sonunda yok olucu şey, eşya"dır Dolayısıyla insanların hırsla elde etmeye çalıştıkları dünya nimetleri ahirettekilerle kıyaslandığında değersiz ve sahtedir

Dünya hayatının hırslarına kapılanlar sürekli sıkıntıdadırlar İnsanların yaşamları boyunca karşılaştıkları ve nefislerinin hoşuna giden hırsla bağlandıkları herşey ancak Allah'ın yaratmasıyla mevcut olan, geçici varlıklardır Bunların gerçeği, çok daha güzeli ve sürekli olanları Allah Katındadır Kainattaki tüm varlıkların Allah’ın kontrolünde olduğunu, Allah’ın kendisi için daima en güzel ve en hayırlı olanı takdir edeceğini bilen kişiler, tevekküllü ve teslimiyetli bir tavır içerisinde olurlar Allah'ın herşeyi belirli bir kader doğrultusunda hayır ve hikmet üzerine yarattığını bilir, her işlerinde bunun verdiği huzurla ve hiçbir zaman hırsa kapılmadan hareket ederler Bir ayette Allah şu şekilde buyurmaktadır:

“… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir Allah bilir de siz bilmezsiniz (Bakara Suresi, 216)

İnsan her durumda Allah’ın kendisine verdiği nimetlere şükredici olmalı ve imtihanın bir gereği olarak nimetin kısıtlandığı dönemde dahi şükrünü azaltmamalıdır Hiçbir zaman elinde olmayanları elde etmek için hırsa kapılmamalı, sahip olduklarına da bir tutku ile bağlanmayıp şükredici olmalı ve hayırlarda kullanmalıdır

Bu gerçekleri kavrayamayanlar ise, dünyanın geçici metalarına aldanarak kendilerine zulmederler Olayların Allah'tan bağımsız olarak gerçekleştiği yanılgısına kapıldıkları için bunlara müdahale edebilmenin yollarını ararlar Ellerinden çıkanları yeniden elde edebilmek için her seferinde yeniden büyük bir hırsla mücadeleye girişirler

Bu kişilerin istedikleri şeylere ulaşamamaları kendileri için içinden çıkılmaz bir üzüntü ve huzursuzluk kaynağıdır Bundan dolayı sürekli stres içindedirler; bedensel ve ruhsal olarak zarar görürler İçlerindeki bu sıkıntılardan kurtulabilmek için sonuçsuz çabalara girerler Oysa bu yaptıklarının kalplerine gerçek huzur ve mutluluğu vermesi hiçbir şekilde mümkün değildir Çünkü insan ancak Allah'a yönelmekle, Rabbimiz'e teslim olup O'nun istediği ahlakı yaşamakla huzur bulabilir

Allah, insanlara dünya hayatının sıkıntılarından kurtulmanın ve gerçek mutluluğu yaşamanın yolunu gösterdiği halde, bile bile bundan yüz çevirenler yalnızca "kendi kendilerine zulmetmiş" olurlar Ancak insan bilerek veya bilmeyerek böyle bir hayatı benimsemiş hayatını boş bir çaba içinde geçirmiş olabilir Bu içinden çıkılamaz, geri dönülmez bir durum değildir Önemli olan, her an gelmesi muhtemel olan ölümle karşılaşmadan önce bir kişinin yanlış yolda olduğunu kavraması, tevbe etmesi ve Rabbimiz'in bildirdiği güzel ahlakı yaşamaya çalışmasıdır Unutulmamalıdır ki Allah tevbeleri kabul eden ve esirgeyendir:

“Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (Maide Suresi, 39)

Harun yahya

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-19-2008   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2008
Mesaj: 820
İtibar
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı : 398
Rep Derecesi :
Sessiz yüreK Gerçekten çok hoş.Sessiz yüreK Gerçekten çok hoş.Sessiz yüreK Gerçekten çok hoş.Sessiz yüreK Gerçekten çok hoş.
Sessiz yüreK RSS Feed
Standart --->: Tutku ve Hırs



Alıntı:
"Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar" (Yunus Suresi, 44)
çok güzel konular Allah razı olsun kendine zulüm edenlerden olmayalım inşallah

 

Sessiz yüreK isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-19-2008   #3
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 11,020
İtibar
Tecrübe Puanı: 114
Rep Puanı : 3961
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Standart --->: Tutku ve Hırs



Allah celle celaluhu sizdende razı olsun kardeşim;
Hem kendimize hemde başkalarına zulmedenlerden olmayalım inşaAllah, okuduğunuz için teşekkür ederim

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

Gıybet | Kötü alışkanlıklarla ilgili muhasebe

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Tutku Hakkındaki Ayetler LeoparGS Kur'an Arapça & Türkçe meal 1 3 Hafta önce 09:32 AM
Tutku hakkında ayetler İnşirah Kur'an Arapça & Türkçe meal 2 4 Hafta önce 15:56 PM
Hırs İnşirah Hadisler Bölümü 1 11-04-2008 22:12 PM
sevgi,tutku ve benlik arasinda.... suara Sohbet & Muhabbet 2 04-27-2008 10:19 AM
Sevgi ve tutku arasında İnşirah Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 0 12-15-2007 19:14 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 02:27 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308