|
| | #1 |
| | ![]() Tutku ve Hırs Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene', Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun) Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır (Şems Suresi, 7-10) Allah Kuran'da insanların nefislerinde iki ayrı özellik bulunduğunu bildirmektedir Bunlardan biri kötülüklerden sakındıran ve iyiliği emreden "vicdan", diğeri ise kötülüğü emreden "fücur"dur "Fücur" kelimesi; "günaha ve isyana girişmek, fasık olmak, yalan söylemek, baş kaldırmak, haktan yüz çevirmek, nizamı bozmak, ahlaki çöküntü, takvanın zıddı" anlamlarına gelir Yani fücur olarak isimlendirilen kavram, insan nefsinin olumsuz özelliklerinin tümünü kapsamaktadır Allah Kuran'da, nefse fücuru, aynı zamanda ondan sakınmayı, yani vicdanı ilham ettiğini bildirmektedir Nefsin fücurunun Kuran'da dikkat çekilen önemli özelliklerinden ikisi "tutku" ve "hırs"tır Ahireti düşünmeyip dünya hayatına yönelen kimse, dünya hayatına ve onda elde edeceği geçici nimetlere razı olur sahip olduğu herşeye "hırs" ve "tutku"yla bağlanır![]() Sanki ölüm ve ahiret çok uzakmış gibi yaşamaya başlar Nitekim Kuran ahlakından uzak bir yaşam süren toplumlarda, insanların bu tür bir hırsa sahip olmaları övülen hatta aranılan bir özelliktir Bir kimse hayata ne kadar çok bağlıysa ve dünyadan menfaat elde edebilmek için ne kadar çok çaba harcıyorsa, aynı çarpık anlayışa sahip insanlar tarafından o kadar takdir görür Oysa bu düşünce yanlıştır Elbette insan güzel bir hayat yaşamak için çaba harcamalı ve her zaman, her işinde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmalıdır Ama bu azim ve kararlılık, 'Allah'ın beğendiği hayatı' yaşayabilmek için olmalıdır Yoksa bazı insanların, sahip oldukları herşeyi kendilerine verenin Rabbimiz olduğunu unutarak dünya hırsına kapılmaları ve Kuran ahlakından uzak yaşamaları büyük bir hatadır Kuran'ın "Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz " (Fecr Suresi, 20) ayetiyle, inkar edenlerin dünya malına olan tutkulu sevgilerine dikkat çekilmiştir Bir başka ayette ise "![]() ![]() Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır![]() ![]() " (Nisa Suresi, 77) sözleriyle Allah, insanların tutkuyla bağlandıkları nimetlerin hepsinin "dünya hayatının metaı" olduğunu hatırlatmıştır "Meta" kelimesinin sözlük anlamı "az ve değersiz, sonunda yok olucu şey, eşya"dır Dolayısıyla insanların hırsla elde etmeye çalıştıkları dünya nimetleri ahirettekilerle kıyaslandığında değersiz ve sahtedir Dünya Hayatının Hırslarına Kapılanlar Sürekli Sıkıntıdadırlar İnsanların yaşamları boyunca karşılaştıkları ve nefislerinin hoşuna giden hırsla bağlandıkları herşey ancak Allah'ın yaratmasıyla mevcut olan, geçici varlıklardır Bunların gerçeği, çok daha güzeli ve sürekli olanları Allah Katında'dır "Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara 'süslü ve çekici' kılındı Bunlar, dünya hayatının metaıdır Asıl varılacak güzel yer Allah Katında olandır " (Al-i İmran Suresi, 14) Kainattaki tüm varlıkların Allah'ın kontrolünde olduğunu, Allah'ın kendisi için daima en güzel ve en hayırlı olanı takdir edeceğini bilen kişiler, tevekküllü ve teslimiyetli bir tavır içerisinde olurlar Allah'ın herşeyi belirli bir kader doğrultusunda hayır ve hikmet üzerine yarattığını bilir, her işlerinde bunun verdiği huzurla ve hiçbir zaman hırsa kapılmadan hareket ederler Bir ayette Allah şu şekilde buyurmaktadır: "… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir Allah bilir de siz bilmezsiniz " (Bakara Suresi,216) İnsan her durumda Allah'ın kendisine verdiği nimetlere şükredici olmalı ve imtihanın bir gereği olarak nimetin kısıtlandığı dönemde dahi şükrünü azaltmamalıdır Hiçbir zaman elinde olmayanları elde etmek için hırsa kapılmamalı, sahip olduklarına da bir tutku ile bağlanmayıp şükredici olmalı ve hayırlarda kullanmalıdır Bu gerçekleri kavrayamayanlar ise, dünyanın geçici metalarına aldanarak kendilerine zulmederler Olayların Allah'tan bağımsız olarak gerçekleştiği yanılgısına kapıldıkları için bunlara müdahale edebilmenin yollarını ararlar Ellerinden çıkanları yeniden elde edebilmek için her seferinde yeniden büyük bir hırsla mücadeleye girişirler Bu kişilerin istedikleri şeylere ulaşamamaları kendileri için içinden çıkılmaz bir üzüntü ve huzursuzluk kaynağıdır Bundan dolayı sürekli stres içindedirler; bedensel ve ruhsal olarak zarar görürler İçlerindeki bu sıkıntılardan kurtulabilmek için sonuçsuz çabalara girerler Oysa bu yaptıklarının kalplerine gerçek huzur ve mutluluğu vermesi hiçbir şekilde mümkün değildir Çünkü Allah'ın bir ayette "Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur " (Ra'd Suresi, 28) sözleriyle bildirdiği gibi, insan ancak Allah'a yönelmekle, Rabbimiz'e teslim olup O'nun istediği ahlakı yaşamakla huzur bulabilir Allah, insanlara dünya hayatının sıkıntılarından kurtulmanın ve gerçek mutluluğu yaşamanın yolunu gösterdiği halde, bile bile bundan yüz çevirenler yalnızca "kendi kendilerine zulmetmiş" olurlar Allah bu insanların durumunu bir ayette şöyle bildirir: "Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar " (Yunus Suresi, 44) Ancak insan bilerek veya bilmeyerek böyle bir hayatı benimsemiş hayatını boş bir çaba içinde geçirmiş olabilir Bu içinden çıkılamaz, geri dönülmez bir durum değildir Önemli olan, her an gelmesi muhtemel olan ölümle karşılaşmadan önce yanlış yolda olduğunu kavraması, tevbe etmesi ve Rabbimiz'in bildirdiği güzel ahlakı yaşamaya çalışmasıdır Unutulmamalıdır ki, Allah tevbeleri kabul eden ve esirgeyendir: "Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir " (Maide Suresi, 39)Allah Kuran'da insanların nefislerinde iki ayrı özellik bulunduğunu bildirmektedir Bunlardan biri kötülüklerden sakındıran ve iyiliği emreden "vicdan", diğeri ise kötülüğü emreden "fücur"dur "Fücur" kelimesi; "günaha ve isyana girişmek, fasık olmak, yalan söylemek, baş kaldırmak, haktan yüz çevirmek, nizamı bozmak, ahlaki çöküntü, takvanın zıddı" anlamlarına gelir Yani fücur olarak isimlendirilen kavram, insan nefsinin olumsuz özelliklerinin tümünü kapsamaktadır Allah Kuran'da, nefse fücuru, aynı zamanda ondan sakınmayı, yani vicdanı ilham ettiğini bildirmektedir Nefsin fücurunun Kuran'da dikkat çekilen önemli özelliklerinden ikisi "tutku" ve "hırs"tır Ahireti düşünmeyip dünya hayatına yönelen kimse, dünya hayatına ve onda elde edeceği geçici nimetlere razı olur, sahip olduğu herşeye "hırs" ve "tutku"yla bağlanır Sanki ölüm ve ahiret çok uzakmış gibi yaşamaya başlar Nitekim Kuran ahlakından uzak bir yaşam süren toplumlarda, insanların bu tür bir hırsa sahip olmaları övülen hatta aranılan bir özelliktir Bir kimse hayata ne kadar çok bağlıysa ve dünyadan menfaat elde edebilmek için ne kadar çok çaba harcıyorsa, aynı çarpık anlayışa sahip insanlar tarafından o kadar takdir görür Oysa bu düşünce yanlıştır Elbette insan güzel bir hayat yaşamak için çaba harcamalı ve her zaman, her işinde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmalıdır Ama bu azim ve kararlılık, 'Allah'ın beğendiği hayatı' yaşayabilmek için olmalıdır Yoksa bazı insanların, sahip oldukları herşeyi kendilerine verenin Rabbimiz olduğunu unutarak dünya hırsına kapılmaları ve Kuran ahlakından uzak yaşamaları büyük bir hatadır Kuran'ın "Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz " (Fecr Suresi, 20) ayetiyle, inkar edenlerin dünya malına olan tutkulu sevgilerine dikkat çekilmiştir Bir başka ayette ise "![]() ![]() Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır![]() ![]() " (Nisa Suresi, 77) hükmüyle Allah, insanların tutkuyla bağlandıkları nimetlerin hepsinin "dünya hayatının metaı" olduğunu hatırlatmıştır "Meta" kelimesinin sözlük anlamı "az ve değersiz, sonunda yok olucu şey, eşya"dır Dolayısıyla insanların hırsla elde etmeye çalıştıkları dünya nimetleri ahirettekilerle kıyaslandığında değersiz ve sahtedir Dünya hayatının hırslarına kapılanlar sürekli sıkıntıdadırlar İnsanların yaşamları boyunca karşılaştıkları ve nefislerinin hoşuna giden hırsla bağlandıkları herşey ancak Allah'ın yaratmasıyla mevcut olan, geçici varlıklardır Bunların gerçeği, çok daha güzeli ve sürekli olanları Allah Katındadır Kainattaki tüm varlıkların Allah’ın kontrolünde olduğunu, Allah’ın kendisi için daima en güzel ve en hayırlı olanı takdir edeceğini bilen kişiler, tevekküllü ve teslimiyetli bir tavır içerisinde olurlar Allah'ın herşeyi belirli bir kader doğrultusunda hayır ve hikmet üzerine yarattığını bilir, her işlerinde bunun verdiği huzurla ve hiçbir zaman hırsa kapılmadan hareket ederler Bir ayette Allah şu şekilde buyurmaktadır: “… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir Allah bilir de siz bilmezsiniz ” (Bakara Suresi, 216) İnsan her durumda Allah’ın kendisine verdiği nimetlere şükredici olmalı ve imtihanın bir gereği olarak nimetin kısıtlandığı dönemde dahi şükrünü azaltmamalıdır Hiçbir zaman elinde olmayanları elde etmek için hırsa kapılmamalı, sahip olduklarına da bir tutku ile bağlanmayıp şükredici olmalı ve hayırlarda kullanmalıdır Bu gerçekleri kavrayamayanlar ise, dünyanın geçici metalarına aldanarak kendilerine zulmederler Olayların Allah'tan bağımsız olarak gerçekleştiği yanılgısına kapıldıkları için bunlara müdahale edebilmenin yollarını ararlar Ellerinden çıkanları yeniden elde edebilmek için her seferinde yeniden büyük bir hırsla mücadeleye girişirler Bu kişilerin istedikleri şeylere ulaşamamaları kendileri için içinden çıkılmaz bir üzüntü ve huzursuzluk kaynağıdır Bundan dolayı sürekli stres içindedirler; bedensel ve ruhsal olarak zarar görürler İçlerindeki bu sıkıntılardan kurtulabilmek için sonuçsuz çabalara girerler Oysa bu yaptıklarının kalplerine gerçek huzur ve mutluluğu vermesi hiçbir şekilde mümkün değildir Çünkü insan ancak Allah'a yönelmekle, Rabbimiz'e teslim olup O'nun istediği ahlakı yaşamakla huzur bulabilir Allah, insanlara dünya hayatının sıkıntılarından kurtulmanın ve gerçek mutluluğu yaşamanın yolunu gösterdiği halde, bile bile bundan yüz çevirenler yalnızca "kendi kendilerine zulmetmiş" olurlar Ancak insan bilerek veya bilmeyerek böyle bir hayatı benimsemiş hayatını boş bir çaba içinde geçirmiş olabilir Bu içinden çıkılamaz, geri dönülmez bir durum değildir Önemli olan, her an gelmesi muhtemel olan ölümle karşılaşmadan önce bir kişinin yanlış yolda olduğunu kavraması, tevbe etmesi ve Rabbimiz'in bildirdiği güzel ahlakı yaşamaya çalışmasıdır Unutulmamalıdır ki Allah tevbeleri kabul eden ve esirgeyendir: “Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir ” (Maide Suresi, 39)Harun yahya
|
| |
| | #2 | |||||||||||||||||||
| Devamlı Üye ![]() | ![]()
![]() ![]() Allah razı olsun kendine zulüm edenlerden olmayalım inşallah![]() ![]()
| |||||||||||||||||||
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Allah celle celaluhu sizdende razı olsun kardeşim; Hem kendimize hemde başkalarına zulmedenlerden olmayalım inşaAllah, okuduğunuz için teşekkür ederim ![]() ![]()
|
| |
![]() |
| Tags: hirs, tutku |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Tutku Hakkındaki Ayetler | LeoparGS | Kur'an Arapça & Türkçe meal | 1 | 3 Hafta önce 09:32 AM |
| Tutku hakkında ayetler | İnşirah | Kur'an Arapça & Türkçe meal | 2 | 4 Hafta önce 15:56 PM |
| Hırs | İnşirah | Hadisler Bölümü | 1 | 11-04-2008 22:12 PM |
| sevgi,tutku ve benlik arasinda.... | suara | Sohbet & Muhabbet | 2 | 04-27-2008 10:19 AM |
| Sevgi ve tutku arasında | İnşirah | Dini, Güzel Yazılar / Makaleler | 0 | 12-15-2007 19:14 PM |