|
| | #1 |
| | ![]() Beyzadeye prim verince Yusuf Kâmil Paşa, devlet memuriyetlerinde şımarıklık eden, nüfuz baskısı yapan, memuriyet yeri beğenmeyen kimseleri sevmez ve tercih etmezdi O devirde “Çingene Hüsam” olarak anılan ve aslı Kıptî olan Hüsamettin Bey’in oğlu Selahattin Bey, babasının vükelâ meclislerinin sevilen şahsiyeti olması dolayısıyla gönderilen memuriyetlerde fazla kalmaz, daima İstanbul’da iş isterdi![]() Yusuf Kâmil Paşa’nın sadrazamlığı zamanında, Beyrut’ta olan vazifesinden yine ayrılmış, İstanbul’a gelmişti Orasının sıhhatini bozduğundan dertleniyordu Bunun üzerine Yusuf Kâmil Paşa, devletin üç kıtaya dağılmış yüzlerce ilinden boş memuriyet olanların listesini önüne uzattı:- Bir yer tercih ediniz ve hemen vazifenizin başına gidiniz, dedi ![]() Selahattin Bey birçok sebep ileri sürerek İstanbul’da kalmak isteyince Paşa sinirlendi, şair Surûrî’nin şu meşhur beytini okudu: “Baban kelp oynatırken bunca yıllar bulmayıp maymun, Sen çingene oğlan, ayda bir ayı mı beğenmezsin? Ve sonra gürledi: - Bu devletin ekmeği her yerde ekmektir! Onu taşrada yemeye hak kazan, saçın-sakalın ağarınca da gel, İstanbul’da hazmet Şimdi yıkıl karşımdan!Cahilin gürültüsü ehili susturur Bağdat, Diyarbakır ve Erzurum valiliklerinde bulunan ve bir dönem başkumandanlık yapan Çırpanlı Abdülkerim Nadir Paşa, az konuşan, herkesi dinleyen ve düşüncesi sorulduğu takdirde fikrini söyleyen bir zat idi ![]() Sultan Aziz devrinin ilk senelerinde, Padişah doğu sınırlarında Ruslara karşı istihkâmlar yaptırılmasını emretmiş, devrin tanınmış kumandanlarından bir komisyon toplanmıştı Adet olduğu üzere bol bol konuşuldu Abdülkerim Paşa ise konuşmalara daha çok dinleyerek katılıyordu![]() Bir zaman tartışıldıktan sonra bir karara varıldı, haritalar hazırlandı, yapılacak istihkâmların yerleri tespit edildi Yine devrin gereklerine göre taslak “Padişah’a arz edilecek rapor” haline getirilmek üzere oylamaya geçildi İşte o sıra oyu sorulan Abdülkerim Nadir Paşa hazırlanan projenin öylesine bir tenkitini yaptı ki, projeyi hararetle destekleyen ve evet diyenler hemen fikirlerini değiştirdiler İçlerinden biri dayanamayarak:- Peki, Paşa Hazretleri; burada günlerdir bu esaslar üzerinde görüşülür ve kararlar alınırken neden düşüncenizi söylemediniz? Başkumandan gülümseyerek şöyle dedi: - Bir kere, esaslar üzerine konuşulmadığı şu değişen fikirlerden anlaşılıyor, bu bir! Görüşülmüş karar alınmamış, iki Bilenler ancak fikirleri sorulduğu zaman cevap verirler, üç Dördüncü de, bu gibi komisyonların terkibinde asıl susması icap edenlerin konuşması şifasız bir hastalıktır![]() Güldürmeyen fıkra Bunlar tarihimizde yaşanmış olaylar Alacağımız çok ders var Nasıl yaşadık, neler yaşadık, neden geriledik, ne şekilde çöktük?![]() Tarihimizin hep muhteşem sayfalarını okumaya alışmışız Neden böyleyiz, neden böyle olduk sorularına cevap dahi aramıyoruz Geçmişle bağlar giderek kopuyor Halbuki geçmişimizi ancak her yönüyle bilmek geleceğimize ışık tutabilecektir![]() Son olarak fıkra gibi gerçeği de yazalım: Zihni Paşa Maliye Nazırı iken, mühürdar Hafız Said Efendi’yi karşısına alır, kağıtları beraber çıkarırlarmış Bir gün saraydan, acele on beş bin altın gönderilmesi için Padişah’ın iradesi gelir Merkez hazinesinde bu kadar para yoktur Zihni Paşa alışkanlığı üzere sağa sola sallanarak söylenmeye başlar:- Ah Said Efendi, gör bak Said Efendi ![]() ![]() Nereden bulacağız Said Efendi?Said Efendi, karşısında sallanarak konuşan Zihni Paşa’ya dervişâne bir cevap verir: - Hele telaş etmeyin Paşa Hazretleri Cenab-ı Hak gaip hazinesinden gönderir!Zihni Paşa bu teselliyi duymazdan gelerek sallanmaya devam edip: - Ah ne yapacağız Said Efendi? Vah Said Efendi, diye sızlanmaya devam ederken, Aydın defterdarlığından bir telgraf, görevli tarafından masanın üzerine bırakılır Telgrafta vilayet tahsilatından yirmi bin altın gönderildiği yazılıdır![]() Zihni Paşa şaşkın şaşkın bir telgrafa, bir Said Efendi’ye bakarak: - Said Efendi, bu derdin böylece halledileceğini nereden bildin? Said Efendi Maliye Nazırına acı bir tebessümle şöyle cevap verir: - Bunu bilmeyecek ne var Paşa Hazretleri? Kaç asırdır bu memleketin bütün dertleri sadece Allah’ın lütfu ile halledilir Bir ülkede liyakatli insanlar kalmadı mı, Allah’ın merhameti başlar Bu da bir ilâhi cezadır, ama bizler anlamayız![]() ![]()
|
| |
| | #2 | |||||||||||||||||||
| Süper Moderator ![]() | ![]()
c razı olsun![]() ![]() ![]()
| |||||||||||||||||||
| |
![]() |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Üçüncü Asırda Rical Çalışmaları | mum | Hadis Tarihi & Hadis Usulü | 8 | 3 Hafta önce 19:33 PM |
| Petrol Sorunumuz | neva | Bizi ilgilendiren haberler | 0 | 01-07-2008 00:34 AM |
| Arkadas araniyor !!! | suara | Sohbet & Muhabbet | 0 | 10-28-2007 14:55 PM |
| Rİcal’ul Gayb | İnşirah | İslamda Tasavvuf | 0 | 10-01-2007 12:59 PM |
| Kaht-i Rİcal Sorunumuz Ya Da Adam Araniyor -1- | musab ebubekir | Konu Dışı Başlıklar | 1 | 05-09-2007 11:39 AM |